“Sosyalistlerin güç birliği”

Türkiye’de SOL ve SOL ittifaklar üzerine…

“Sosyalistlerin Güç Birliği”

“Bugün gelinen aşamada SOL/Sosyalistler yeniden güçlü bir özeleştiri ile şimdilik sınırlıda olsa yan yana gelip “Güç Birliği” kararı alıp ittifaklar oluşturup işçi sınıfı ve emekçi halkın mücadelesine geçmişin bütün deneyimlerine dayanarak yeni bir ivme ile yola çıkarak ”Sosyalistlerin Güç Birliği” oluşturuyorsa bu olumsuzlanıp, görmezden gelinecek değil takdir edilip destek olunması gereken bir süreçtir.

“Sosyalistlerin Güç Birliğine” bir katkı yapılmak isteniyorsa; Öncelikle bu çok ciddi bir emek harcanmış, özverili sürece saygılı olup, peşin hükümlü, önyargılı
olmadan “Sosyalistlerin Güç Birliği” sürecinin pratiğini yakından izleyip gerekirse destek olarak ve bu sürecin diğer tüm SOL yapıları kapsayacak şekilde genişleyip yaygınlaşmasına katkıda bulunmak gerekir diye düşünüyorum.

20/08/2022 günü kamuoyu İle paylaşılan;
“Sosyalist Güç Birliği” büyük emek ve özveri ile oluşturduğu bu “Güç Birliği”nin;
Ülkemizin 100 yılı aşan Sosyalist birikim ve deneyimlerinden yararlanarak,
Ve yakın siyasal geçmişte yaşanmış başarılı başarısız benzeri tüm girişimlerin olumlu olumsuz deneyimlerimi değerlendirerek Ülkemizde siyaset yapan tüm SOL/Sosyalist güçleri kapsayacak şekilde yaygınlaştırıp güçlendirmesi dileği ile başarılar diliyorum.
Osman Naci Balta

 

HDP’yi dışarıda tutarsak Türkiye’de SOL siyasal yapıların ayrı ayrı, tek tek sandıktaki karşılığı %1 cıvarında bile değil.
Ancak SOL güçler bir araya geldiğinde oluşturacağı potansiyel karşılık matematiksel toplamından kat be kat yüksektir.

(Burada “HDP’yi dışarda tutarsak” ifadesini HDP’yi SOL bir parti olarak görmediğimiz için değil. HDP’nin Coğrafyamıza özgü kimlik siyasetinden kaynaklı karşılığından dolayıdır. Bu bambaşka bir tartışma konusu olduğu İçin konuyu burada uzatmayacağım.
HDP’yi Coğrafyamızın özgün demografisine dayalı siyaset yapma biçiminden dolayı ayrıca bağımsız uzun bir değerlendirme gerektirmektedir.
HDP bünyesindeki tüm karmaşaya karşın içinde SoL unsurlar barındırdığını görmezden gelmiyoruz elbette.)

Ancak SOL ve Sosyalist değerlerin toplumdaki potansiyel karşılığı sandıktaki karşılığından ters orantılı olarak kat be kat fazladır ki MHP’ den başlayarak tüm sağ partiler SOL değerler, SOL söylemler (Hak, hukuk, adalet gibi…) üzerinden siyaset yapar.
Çünkü SOL değerlerin toplumsal karşılığı gerçekçi ve çok yüksektir.

Bunu yaşama yansımış somut örnekleri siyasal tarihimizde oldukça fazladır.
15/16 Haziran, 1Mayıslar, 2013 Gezi Direniş. #adalet yürüyüşü…

Durum böyle iken bugün neden SOL’un bu gerçek potansiyeli sandığa olduğu gibi yansımaz da SOL değerleri ağzından düşürmeyen Sağ siyaset egemendir hep bu Coğrafyada?

Bunun en güçlü nedeni yukarıdaki paragrafta saklı Türkiye’nin içinde bulunduğu Coğrafya”.Avrupa-Asya kıtaları arasında bir köprü Kafkasların Güneyi ve Ortadoğu’nun Doğusun ve sırtını Asya’ya yaslamış jeostratejik konumu İle çok kritik bir jeopolitik özelliğe sahip olması Türkiye’nin…

Bu jeopolitik konumdaki bir Türkiye başını Rusya/Çin/İran’ın çektiği Dünyanın Batıya alternatif Doğu kutbuna Batı emperyalizmi tarafından kaptırılmayacak kadar değerlidir.
İkincisi Türkiye’nin demokratik bağımsız bir ülke olması “Rol model” olduğu Doğu, Ortadoğu ülkeleri içinde Batı emperyalizmi açısından “kötü örnek” olurdu.

Bu nedenle Türkiye Batı emperyalizmi tarafından sürekli siyasal baskı ve denetim altında tutulmuş toplumda yükselen özgürlükçü demokratik değerler, destekleyip, İktidara getirdikleri işbirliği halindeki Sağ İktidarlar tarafından yeri geldiğinde provakasyon, kitlesel katliamlar, Askeri Darbelerle bastırılmıştır.

Cumhuriyet. öncesi ve ilk kurulduğu günden itibaren Türkiye işçi sınıfı emekçileri Batı emperyalizminin bu baskısı ve kontrolü altındadır.

İşçi sınıfı ve emekçi halkın hakları için örgütlenme çabalarına yönelik baskılar, katliamlar öncelikle bu Coğrafyada Ermeni Komünistlerin katli ile başladı ve bu provokasyonlar Mustafa Suphi ve ondört yoldaşına yönelik Karadeniz’de hunharca katliamla devam edip, sosyalist, komünist, devrimciler üzerinde toplu tevkifatlar, darbeler, idamlar, uzun hapislikler, sürgünler ile gelinmiş bunlardan en vahşisi 1980 öncesi yaratılan terör ortamı bahane edilerek 12 Eylül 2980 Askeri Darbe sonrasi bugünkü karanlık, gerici siyasal rejimin alt yapısını oluşturan 1982 Anayası ve anti demokratik yasaları İle Sosyalist SOL’un üzerinde siyasal baskılar arttırıp, siyasal alanı iyice daraltılmıştır.
Bugün Coğrafyamızda, Ülkemizde ne yaşanıyorsa bu 12 Eylül Kanlı faşist darbe ve bu darbenin etkileri bugünlere kadar süren siyasal rüzgarıdır..

Bugün Türkiye’de SOL’un içinde bulunduğu durumun kısaca tarihsel bir gelişim özetidir.

Bu tarihsel süreçte SOL’un eksiklikleri, yanlışlıkları bugüne ve geleceğe ışık tutma açısından değerli bir birikim ve deneyim olarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Bugün gelinen aşamada SOL/Sosyalistler yeniden güçlü bir özeleştiri ile yan yana gelip “Güç Birliği” kararı alıp ittifaklar oluşturup işçi sınıfı ve emekçi halkın mücadelesine geçmişin bütün deneyimlerine dayanarak yeni bir ivme ile yola çıkıyorsa bu eleştirilecek değil takdir edilip destek olunması gereken bir davranıştır.

“Sosyalistlerin Güç Birliğine” bir katkı yapılacak olunursa öncelikle bu çok ciddi bir emek harcanmış, özverili sürece saygılı olup, peşin hükümlü, önyargılı
olmadan “Sosyalistlerin Güç Birliği” sürecinin pratiğini yakından izleyip gerekirse destek olarak ve bu sürecin diğer tüm SOL yapıları kapsayacak şekilde genişleyip yaygınlaşmasına katkıda bulunmak gerekir diye düşünüyorum.

20/08/2022 günü kamuoyu İle paylaşılan;
“Sosyalist Güç Birliği” büyük emek ve özveri ile oluşturduğu bu “Güç Birliği”ni;
Ülkemizin 100 yılı aşan Sosyalist birikim ve deneyimlerinden yararlanarak,
Ve yakın siyasal geçmişte yaşanmış başarılı başarısız benzeri tüm girişimlerin olumlu olumsuz deneyimlerimi değerlendirerek Ülkemizde siyaset yapan tüm SOL/Sosyalist güçleri kapsayacak şekilde yaygınlaştırıp güçlendirmesi umudu ve dileği ile başarılar diliyorum.

Osman Naci Balta

21/08/2022

About OsmanNaciBalta

Check Also

IRKÇILIĞIN FARKLI GÖRÜNÜMLERİ VE DEMİRTAŞ’IN SAVUNMASI-M.Taş

Her tarihsel olay, onu oluşturan güçlerin yarattığı yanılsamalarla soyut olmayan somut durumlarda kendini ifade eder. …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com