Bilimsel Bilgi Üretmek

Bilimsel Bilgi Üretmek
Akademisyenlere çoğunlukla kızarız, kariyerlerini öne alan memurlar olarak görürüz onları. Bu (ön)yargılarımızı besleyecek yeteri kadar veri de bulabiliriz. Ama bu gerçeğin sadece bir kısmıdır. Akademi, bir yandan devlet(ler)in ‘bilimsel bilgi’ gereksinimlerini karşılama amacını taşırken, diğer yandan Devletin ve Sermaye sınıfının ideolojik hegemonya aracılığıyla kitleleri manipüle etmesi amacıyla ‘çarpıtılmış ve yüklenmiş bilgi’ üretimini sağlar. Tabi bu yapı, Akademi içinde ‘toplumun için ve toplumun yanında bilgi birikimini öne alan akademisyenlerin’ bilgi üretmelerinin önünde engel değildir.

Bu akademisyenler için bilimsel bilgi üretiminin gerçek anlamda bilimselliği (araştırma yöntemleri) ile bilimin disiplinleri arasındaki işbölümü ve işbirliği vazgeçilmez niteliklerdir. Sosyal bilimlerin değişik disiplinleri; Antropoloji, Sosyoloji, Tarih, Tarihsel Sosyoloji, Sosyal Psikoloji, Felsefe, Felsefe Tarihi, Siyaset Bilimi, Siyaset Felsefesi, Uluslararası İlişkiler vs. gibi disiplinler sıkı bir işbölümü ile alanlarındaki derinleşmeyi sağlarken, disiplinler arasındaki işbirliği de bilimsel bilginin çok yönlülüğünü, yaşamın zenginliğini yakalama anlamında bir işlev görmektedir.

Bilimsel bilgiye ulaşmada Akademide kullanılan çok önemli bir iki kuralı anımsatma düşüncesi bu yazının ana düşüncesini oluşturuyor. Birincisi; bilimsel olma anlamında bir kitap yazılacaksa, kitabın ele aldığı konu anlamında ‘yeni bir açıklama, yaklaşım getirmesinin’ kural olmasıdır. Yeni bir şey söylemeyeceksen, ve tabi bu yeni tez(ler)i kanıtlamayacaksan, kitap yazma gibi zorlu bir uğraşa hiç başlamamak gerektiği söylenir. İkincisi de; birincisindeki düşünceye bağlı olarak, ileri sürdüğün iddiaların, tezlerin gerekçelerini bilimsel olarak kanıtlama gerekliliğidir. Gerekçelendirme ve kanıtlama tezden çok daha önemlidir, bilimselliği sağlayan bu yöntemdir. Ben söyledim, oldu demek, gerekçeleri sağlam kaynaklardan kullanmamak, çok çeşitli, eklektik düşünce kalıplarını yan yana getirerek iddiayı havada bir yerlerde bırakmak, kuramsal anlamda tam nir düğümün oluşmasına neden olacak, kullanılan yöntemin (veya yöntemsizliğin) de, ileri sürülen iddiaların da tartışılması daji mümkün olmayacaktır, yani tıkanma.
Bu tıkanmalardan biri yakın zamanda Kapitalizm çözümlemelerinde orjinal fikirler ileri sürmede yaşanıyor. İleri sürülen ve aşırı kişiselleştirilmiş iddiaların çok büyük çoğunluğu gerekçelendirilmediği gibi, varılan sonuçlara hangi tarihsel ve toplumsal önkoşullarla varıldığını, hangi değişim duraklarından bu aşamaya gelindiğini göstermeyi önemsememe gibi bir yaklaşım, yazılara verilen bütün emeği de sakatlamış oluyor.

Kendi içinde bir çok değişime rağmen, Kapitalist Üretim Tarzının temel çelişkisi Emek-Sermaye çelişkisi belirleyeni olarak devam ediyor. Buna bağlı olarak; sermayenin fraksiyonları içindeki çelişkiler, Devlet yapısı içindeki çelişkiler, Devlet yapısı ile Sermaye sınıfı arasındaki çelişkiler ve işbirlikleri Küresel Kapitalizm özgüllükleri içinde yeni yerlerini alıyor. Genişlemiş işçi Sınıfının kendi içindeki çelişkiler ile diğer sınıflar arasındaki ilişkiler de bu Küresel Kapitalizmin yeni yüzü arasında yeni ilişkili ve çelişkili konumlarına yerleşiyorlar. Burada konumuz açısından önemli olan Kapitalist Devlet ile Kapitalist Sermaye sınıfına bu çelişkiler içinde yeni ve belirleyici konum atfedilmesidir. Dikkat edilirse bu çelişki, yani Devlet-Sermaye çelişkisi, işçi sınıfını, alt orta sınıfları, ezilen, dışlanan kimlikleri temel çelişki dışına taşımakta, temel post-modern bir sonuç olarak ‘Özneyi dışa atmakta’dır. Bunun sonucu da Emek-Sermaye arasındaki Sınıf Mücadelesini Burjuvazinin kendi iç çelişkilerine bırakmaktadır. İşte bu varılan sonuca, bilimsel bilgi üretiminin gereği olarak hangi gerekçe, kanıt, tarihsel-toplumsal koşul olarak varıldığını ve bu sonucun Marksizmin hangi kaynakları, hangi ekolü olarak varıldığının açıklanmasını beklemek bizim de hakkımız olsa gerek.

Ferruh Erkem
8.8.2020

About Ferruh Erkem

Check Also

Çarşı çok fena karıştı…Ve akla gelen haylaz sorular…

Çarşı çok fena karıştı… Ve akla gelen haylaz sorular… Aslında “Çarşı” daha önce de 7-25 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com