Antik Yunandan günümüze Sokak Akademileri.

Antik Yunan’dan günümüze;
“SOKAK AKADEMİ”leri.

Bir toplumun değişimi, gelişimi, devrimsel nitelikli dönüşümü o toplumun bireylerinin eğitimsel, bilimsel, kültürel, sanatsal, sosyal gelişkinleri ile olanaklıdır.

Bu gelişim sürecinin alt yapı olanaklarının kurumlarının oluşumunu yüzyıllardır dünyaya hakim sömürü sisteminin
toplumların egemenlerinden beklemek, sınıfsal konumlanma gereği, toplum bilimlerinin, toplumsal gelişim sürecinin doğasına aykırıdır.

Bu gerçekten yola çıkarak toplumsal gelişimler, köklü, devrimsel toplumsal dönüşümler için toplumsal aydınlanmayı aşağıdan yukarı, egemenlerin hegemonyasından bağımsız, egemenlerin hegemonyasına rağmen aşağıdan yukarıya sivil inisiyatiflerle SOKAK’ tan başlatılmalı.

Her mahallenin bir SOKAK AKADEMİSİ olmalı.

Antik Yunan’dan günümüze;
“SOKAK AKADEMİ”leri.

Akademi adı, Atina yakınlarındaki Akademeia adlı bir zeytinlikten gelir. Bu zeytinlikte Eski Yunan düşünür Platon, matematik, doğa bilimleri ve yönetim biçimi gibi çeşitli konularda öğrencilerine ders veriyordu. |Eflatun (Platon)’un MÖ 4. yüzyılda ders verdiği bu okul, tarihteki ilk akademi olarak kabul edilir.

Platon’un Akademi geleneğini, onun ölümünden sonra öğrencileri ve felsefesini benimseyenler sürdürdüler. Akademi’ye devam eden öğretmen ve öğrencilerin en çok ilgi gösterdikleri konular bilim, sanat, edebiyat ve müzikti. MS 529’da, Bizans İmparatoru I. Justinianus, Akademi’nin çalışmalarına son verdi.

Günümüzde
Bugün birçok ülkede akademi adını taşıyan kurum vardır. Paris’teki Fransız Akademisi (Académie Française) bunların en ünlüsüdür. Günümüzde de Fransız dili konusunda tek yetkili kurum sayılan Fransız Akademisi, 1635’te Kardinal Richelieu tarafından kurulmuştur. Bu akademinin üye sayısı tarihi boyunca hep 40 olarak kalmıştır.

ABD’deki Sinema Sanat ve Bilimleri Akademisi de dünyanın ünlü akademilerinden biridir. Bu kurum 1929’dan bu yana her yıl “Akademi Ödülleri” adı altında, sanat değeri taşıyan sinema filmlerinin yönetmen, oyuncu, görüntü yönetmeni ve öbür yaratıcılarına ödüller verir. Ödül, “Oscar” adlı bir heykelcikle simgelendiği için Akademi Ödülü’ne Oscar Ödülü de denir.

Londra’daki Kraliyet Sanat Akademisi (1768) ile Kraliyet Müzik Akademisi (1822), İngiltere’nin en ünlü akademileridir. Gene Londra’daki Kraliyet Tiyatro Sanatı Akademisi (1904) ile bilimsel çalışmalar yapmak üzere 1662’de kurulmuş olan Kraliyet Derneği (Royal Society) de ünlü akademiler arasında sayılır.

Rusya’daki Bilimler Akademisi de yeryüzündeki saygın akademilerden biri sayılır. 1725’te Rus Çarı I. Petro tarafından Petersburg Bilimler Akademisi adıyla kurulan bu kurum, Sovyet döneminde SSCB Bilimler Akademisi adını taşıyordu.

Türkiye’de yakın zamana kadar akademi adını taşıyan birçok yükseköğretim kurumu vardı. Bunların en ünlüsü olan ve pek çok ünlü sanatçının yetiştiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, sonradan Mimar Sinan Üniversitesi’ne dönüştü. Günümüzde akademi adını koruyan eğitim kurumları olarak yalnızca Harp Akademileri ile Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Polis Akademisi kalmıştır. Ayrıca akademi adını taşıyan özel öğretim kurumları vardır. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ise 1993’te kurulmuştur.

Konumuz Devlet, Devlete hakim egemenlerin, egemenlerin İktidarları yönetimindeki AKADEMİ’ler değil, sivil toplumun özgür iradesindeki SOKAK AKADEMİ’leri…

Ülkemizdeki bu nitelikte ve işerlikte ilk önemli örneği 1960’lı yılların Halkevleridir.

Sonraki yıllarda Halkevlerinin gerçek işlevi olan bilim , kültür, sanat faaliyetlerinden uzaklaşıp siyasallaşması ve süreç içinde, siyasallaşarak yozlaşıp, sönümlenerek yok olması sürecinde bu işlevi yerel, mahalli dernekler ve Kültür Merkezleri üslenmiştir.

Ancak ülkemizde yerleşmiş çok kötü bir gelenek haline gelmiş demokratik sivil girişimlerin yönetimlerinin siyasal yapılarca ele geçirilip gerçek işlevleri olan bilim, sanat, kültürel faaliyetlerden gerçek işlevlerinden dolayısı İle halk İle bağlarını koparıp dar siyasal bir alana hapsedilmesi demokrasi ve toplumsal gelişimin önemli bir aracı olan bu girişimlerin, gelişiminin önünde ciddi engeller oluşturmaktadır.
Ne yazık ki bu anlayış günümüzde de devam etmektedir.

Ancak bu konuda yukarıda saydığım olumsuzlukları bünyesinde barındırmayan örnek sayılabilecek geleceğe yönelik umut vaadeden tüm Ülke sathına yayılmış çok fazla sayıda örnek girişimlerde yok değil.

Bunlarda yakından bilip izlediğim bu konuda “rol model” oluşturabilecek bir kaç örnek

Müjdat Gezen Kültür ve Sanat Merkezi,

GELİŞİM AKADEMİSİ,

Gazi Sokak Kültür Merkezi

Yakından bildiğim izlediğim katkıda bulunduğum sadece bir kaç önemli örnek.

Takdir haklarını saklı tutmak İçin kuşkusuz Ülke genelinde yukarıdaki örnekler benzeri var olduğunu bildiğim pek çok sivil girişimin Ülkemizin demokratik, kültürel, sanatsal, bilimsel, sosyal gelişimi için umut vermekte.

Ancak ben bu çalışmada yakından bildiğim yukarıda tanıttığım bir kaç örnek üzerinden konuyu derinleştireceğim.

Müjdat Gezen Kültür ve Sanat Merkezi; Sanatçı Müjdat Gezen’in bireysel girişimleri egemen siyasal anlayışın her türlü engeline karşın, sanatçı dostlarının dayanışması, desteği ile Ülkemiz kültür ve sanatına katkı yapmak üzere sivil bir girişimdir. Ve kurulduğu günden itibaren sanatın her alanında onlarca, yüzlerce, belki binlerce genç yetenek kazandırmış başarılı bir örnektir.
Resmî statüde olmasa da Müjdat Gezen Kültür ve Sanat Merkezi sivil bir girişim olarak Antik Yunandaki benzerleri gibi bir
SOKAK AKADEMİSİ’dir.

GELİŞİM AKADEMİSİ Ülkemizde SOKAK AKADEMİSİ ünvanlı ilk girişimdir.

Kozyatağı/Kadıköy/İstanbul mahallesini merkez alan belli bir mekana, kuruma bağlı olmayan mahallenin, ilçenin ve İlin ve Ülkenin hatta bilişimin olanakları İle tüm Dünyanın tüm mekanlarını eğitim ve etkinlik alanı kabul eden bir anlayışla yola çıkıp;
Kafe Sohbetleri
Fotoğraf
Yazım
Bilim ve Felsefe Tarihi
Gastronomi
İstanbul’u Adımlıyoruz
Atölye ve etkinlikleri ile faaldir.

Eğitim ve etkinlik mekanları, kafeler, parklar, meydanlar, sokaklardır.
Öğretim üyeleri ve öğrencileri mahalleli, sokaktaki yurttaşlardır.

GELİŞİM AKADEMİSİ sonrası kurulan SOKAK AKADEMİ’lerine ilham kaynağı olmuştur, olmaktadır.

Gazi Sokak Kültür Merkezi
( GAZİ MAHALLESİ SOKAK AKADEMİSİ )

Gazi Mahallesi/Sultangazi/İstanbul merkezli kuruluşu, tüm detayı, işlevi, konsepti, işlerliği ile tabelasında;
Gazi Sokak Kültür Merkezi” yazmakla birlikte aslında tam bir Antik Yunan örneği tam bir SOKAK AKADEMİSİ’dir.

Gazi mahallesine yolunuzu düşürüp bir yakından tanıma şansı bulursanız bu noktada bana hak vereceksiniz.

Bir toplumun değişimi, gelişimi, devrimsel nitelikli dönüşümü o toplumun bireylerinin eğitimsel, bilimsel, kültürel, sanatsal, sosyal gelişkinleri ile olanaklıdır.

Bu gelişim sürecinin alt yapı olanaklarının kurumlarının oluşumunu yüzyıllardır dünyaya hakim sömürü sisteminin
toplumların egemenlerinden beklemek, sınıfsal konumlanma gereği, toplum bilimlerinin, toplumsal gelişim sürecinin doğasına aykırıdır.

Bu gerçekten yola çıkarak toplumsal gelişimler, köklü, devrimsel toplumsal dönüşümler için toplumsal aydınlanmayı aşağıdan yukarı, egemenlerin hegemonyasından bağımsız, egemenlerin hegemonyasına rağmen aşağıdan yukarıya sivil inisiyatiflerle SOKAK’ tan başlatılmalı.

Her mahallenin bir SOKAK AKADEMİSİ olmalı.

Osman Naci
19/08/2022

 

About OsmanNaciBalta

Check Also

DEMOKRASİ, ANAYASA VE TOPLUM SÖZLEŞMESİ

Dr. Alişan Özdemir “17. Yüzyıldan bu yana dek modern Avrupa’nın siyasal alanı, kısmen toplumsal sözleşme, …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com