Yünlü Dokuma Sanayi

YÜNLÜ DOKUMA SANAYİ

Üzerinde genel olarak uzlaşılan 1492 tarihi itibariyle, kapitalizm ekonomik bir sistem ve toplumsal formasyon olarak dünya tarihinde yerini almıştır. Bu tarihten başlayarak bu sistem belirli dönemsel aşamalardan geçerek bugünlere kadar geldi. Kapitalizmin, sermaye sınıfının meta ve (kendisi de bir meta olan) işgücü kontrolü aracılığı ile mülkiyet sahipliğini koruyarak sermaye birikimi sistemini, bu süreçte de kendini -kendisi için- egemen sınıf olarak kurmasını tarihsel olarak inceleyebiliyoruz.

Manifaktür üretiminden fabrika üretimine, buradan bilgi-teknoloji temelli üretime geçişlerin toplumsal formasyonda (yapıda) ortaya çıkardığı değişimler, bu değişimlerin toplumsal ve sınıfsal ilişkilerde yarattığı dönüşümlerin niteliği bu yazının konusu değil. Bu yazı, kapitalist toplumsal formasyondan önceki formasyon olan feodal toplumun bağrında meydana gelen değişimlerin, kapitalist toplumun ortaya çıkışının temellerini nasıl ortaya koyduğunu gösterebilmeyi amaçlıyor.

Kapitalizmin temel etkenlerinin meta üretimi, emeğin-işgücünün kontrolü olduğunu yazmıştık. Tabi temelde mülkiyet sahibi sınıfların mülkiyetlerini koruma ve çoğaltma amacını burada unutmamak gerekiyor. Feodal toplumsal formasyonun temel etkenlerine baktığımız zaman da (kendisi de bir meta olan toprak ile yine emeğin-işgücünün kontrolünün egemen bir mülkiyet sahibi sınıfın, kapitalizmdeki gibi, mülkiyetlerini koruma ve çoğaltmayı amaçladığını görüyoruz. Burada iki sistem arasındaki temel farklılık, meta üretimini önceleyen unsurun toprak olmasıdır. Toprak metayı önceler, (beylere eşit konumda) kral, soylu ve toprak beyi burjuva-sermaye sınıfını önceler, serf-viellin (göreli özgür küçük köylü)-familias (soylu bey hizmetlileri) ise proletaryayı, tarım işçilerini, hizmet sektörü işçilerini önceler. Ve feodal toplumsal formasyonun çeşitli unsurları sömürü temelinde kapitalist toplumsal formasyonda, ikincil üretim tarzı olarak varlığını uzun bir süre devam ettirir. Bu süre kapitalizmin kendini toplumsal yapının bütün hücrelerine kurup, ikincil üretim tarzının yapısını da kendi üretim tarzına dahil ederek dönüştürmesiyle, kendi içinde yeni bir aşamaya geçmesiyle devam edecektir. Feodalizm içinde kapitalist üretim tarzının öncülerinin açıkça ortaya çıkması, toplumsal yapıda ikincil üretim tarzının yeni çelişkili bir sürecini ortaya çıkarıyorsa, bu süreç aynı şekilde bize, birincil üretim tarzının, burada feodalizmin, artık tarih sahnesinden çekilmekte olduğunu gösterir. Bu sürecin görülmesi ve gösterilmesinin -ki bu kolay bir görev değildir-, mümkün olmasına rağmen, hangi yeni üretim tarzının ortaya çıkacağının kavramsallaştırılması mümkün değildir. Bunun nedeni de bu kavramsallaştırmaya uygun, yeterli verinin henüz açığa çıkmamış olmasıdır. Marx’ın anlayışına göre, bir sistemin bütün yönleriyle kavranmasının gerçekleşmesi, o sistemin artık tarih sahnesinden çekilmekte olduğunun gösterenidir. Bu kapitalizm öncesi toplumsal formasyonlar için ne kadar geçerliyse, kapitalizm için de o kadar geçerlidir.

1250 yılı civarında Batı Avrupa’da, yani İngilter, Kuzey ve Güney Fransa’da, Kuzey İtalya’da, Almanya’da Yünlü Dokuma Sanayinin kendi iç kollarıyla, Loncalarıyla, ücretli işçi sınıfıyla, kimi yerde kadın işçilerin, kimi yerde de erkeklerin ağırlıkla bu sanayiyi yürüttükleri, Kara Veba öncesi işçilerin bu sanayide uzmanlaşmaları, Kara Veba sonrası ise (Avrupa’yı kıran ölümler nedeniyle) azalan işgücünün sonucu olarak yükselen ücretlerin sektörü zorlaması ile yaşanan süreç, kapitalist üretim ilişkilerinin feodal üretim tarzı ile yan yana bulunmasının örneğidir. Bu elbette ikincil bir üretim tarzıdır ama birincil üretim tarzının, yani feodal üretim tarzının yapısını kökten değiştirmeye başlamış, eski üretim ilişkilerinin yanıbaşında (artık eski ile çekişme içinde olacak) yeni üretim ilişkilerinin ortaya çıktığının kanıtıdır. Bu yeni üretim tarzında geçerli olan yeni değer meta üretimi ve bu üretimi gerçekleştiren ücretli işçiliktir. Birincil üretim tarzının temel değeri olan toprak artık kırsal da kalmış, ikincil üretim tarzının değeri olan meta üretimi ise kentlerde yeni toplumsal ilişkilerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bunlar da kentlerdeki büyük tüccar sınıfı, yünlü dokuma sanayinin ilişkilerinin örgütlendiği Loncaların yöneticileri ve kent yöneticileri idi. Bu sınıf temsilcileri yükselen sınıfın temsilcileri olmuş ve soylu sınıf ile tarihsel süreç içinde devrimler ile çözümlenecek çelişkileri biriktirmişlerdir.

Feodalizmin 1000-1250 yılları arası yükselme ve durgunluk, 1250-1450/75 arası ise durgunluk ve gerileme dönemi olarak kabul edilir bazı kuramcılarca. Feodalizmden kapitalizme geçişin çeşitli ülkelerde farklı zamanlarda ve farklı biçimlerde gerçekleşmiş olması, halkların tarihlerinin eşitsiz ve kendi özgüllükleri içinde geliştiğini ve bu özgüllüklerin onların sonraki tarihlerini de belirlediğini iyi değerlendirmek gerekiyor. Bu, yaşadığımız tarihin, toplumsal değişimlerin ve sınıf mücadelelerinin düz bir çizgide ilerlemediğini görmek açısından önemlidir.

Buraya kadar toplumsal formasyonlar arasında, farklı üretim tarzlarının birincil (belirleyici) ve ikincil olmak üzere yan yana nasıl bir arada bulunduğunu gördük. Peki, örneğin bu iki üretim tarzının önceki bir üretim tarzı, buradaki konumuz açısından feodalizmde köleci üretim tarzı görünebilir mi? Okuyalım; “Floransa yünlü dokuma sanayi on beşinci yüz yıl boyunca yavaş yavaş gerilemeye devam etti. Bu gerilemenin bir belirtisi önceki bir üretim biçimine (Ragusa’da kadın kölelerin çalıştığı geçici işliklere) dönülmesidir.” (Stuard, 1995: 21)-aktaran, S.M.Pelizzon, Kadının Konumu Nasıl Değişti?-Feodalizmden Kapitalizme, sf.221

Bu tespit P.Anderson’un, yaşanan bir üretim tarzının içinde öncelikle bir önceki üretim tarzının bazı unsurlarının varlığını sürdürdüğü, çok daha zayıf olmak üzere ondan önceki üretim tarzının unsurlarının -belirli koşullarda- görünebildiği yönündeki saptamasını doğrulamaktadır.

Feodal toplumsal formasyon içinde, gelecek üretim tarzının önkoşulları olan yeni üretim ilişkileri ile, belirli tikel koşulların yarattığı özgül koşullarda, daha eski üretim biçiminin bazı unsurlarının da görülebildiği bildiğimize göre, kapitalizm içinde de eski üretim tarzının ikincil önemdeki varlığı ile yeni üretim biçiminin önkoşullarının varlığını saptamak önemlidir. Eğer böylesi önkoşulların ve bunlara ait ilişkilerin varlığını kanıtlar hale gelmişsek, bileceğiz ki bir toplumsal formasyon olarak kapitalizmin sonuna da varmak üzereyizdir.

About Ferruh Erkem

Check Also

104 Emekli Amiralin altında imzası olan bildiri ne anlama geliyor.

104 Emekli Amiralin altında imzası olan bildiri ne anlama geliyor. 3 Nisan akşamı saat 23.00 …

One comment

  1. Hasan Şükrü Dal

    Sevgili Ferruh,
    Çok önemli noktalara vurgu yapmışsın, Bu konu bu bakış açısı ve biçimiyle tartışılıp daha iyi noktalara taşınabilir.
    Tabi ki yazının 1492’den sonrasına kapitalizm vurgusu yapılmasıyla başlaması bence hem yerinde hem de farklı ve gelişmiş düşüncelere kapı açacak nitelikte. Eğer bilimin bütün dallarının birikimleriyle tartışılırsa çok faydalı olacağını sanıyorum.
    Saygı ve sevgiyle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com