SUÇLARINI VİCDANLARININ EN GİZLİ YERLERİNDE SAKLAYANLAR!

SUÇLARINI VİCDANLARININ
EN GİZLİ YERLERİNDE SAKLAYANLAR!

 

40 yıl önceydi. İsmail Çakır ve İnanç Seçiç, bir zamanlar yoldaş, dost dedikleri insanlar tarafından öldürüldü.

İsmail Çakır gencecik bir çocuktu. İlerici Liseliler Derneği (İLD) üyesi bir tim tarafından pusuya düşürüldü. Tren rayları üzerinde kurşunladılar onu!

İnanç Seçiç yanındaki yoldaşı Leyla ile birlikte pusuya düşürüldü. İnanç öldü, Leyla yaralandı.

İnanç Seçiç’in öldürülüşünü Asi Ruhlu Kasabalı isimli kitaptan aktaralım:

İGD üyeleri arasında yarattıkları kan düşmanlığı TKP’li yöneticilere yetmedi. Sonunda kadrolar arasına kandan bir duvar örmek için planlı bir cinayet işlediler. TKP İzmir yöneticileri 29 Ağustos günü bir can aldılar. Canımızı aldılar. İnanç’ı öldürdüler.

O gün İnanç ve Leyla, İşçinin Sesi’nin düzenlediği “Yaz Taarruzu Kampanyası” için Tepecik SSK Hastanesi Kan Merkezine kan vermeye gitmişlerdi. İnanç daha önce başka arkadaşları ile birlikte gitmişti birkaç kez. O gidişlerinden birinde İLD’li bir güvenlikçi onları görmüş. TKP İzmir yöneticileri İnanç’ın bu eyleminden böylece haberdar olmuşlar.  İnanç’a bir tuzak hazırlamışlar.

İnanç ve Leyla o gün kan merkezine gittiğinde, onları bekleyen 10-15 kişilik İGD’li grupla karşılaştı.  İGD’liler iki kız arkadaşı orada taciz etmeye başlamışlar. İnanç, Leyla’ya “korkma bize bir şey yapamazlar, barış oldu,” demiş. Ama İGD’lilerin barış niyeti yoktu. İnanç tansiyonu düşük olduğundan kan verememiş. Leyla kan verdikten sonra oradan ayrılmışlar.

Leyla’nın anlattığına göre iki arkadaş Karabağlar semtine gidip, bir arkadaşlarından kitap almak için otobüse bindiler. Bir İLD’li onları takip ediyordu. İnanç ve Leyla peşlerindeki İLD’liden kurtulmak için sokak içlerine daldılar. Bir evin kapısını çaldılar, evdekiler onları içeri almadı.

Saat 11:30 sıralarında 5778 sokakta kıstırıldılar. Katil tabancasını çekti, “hain” diye bağırarak, bir metre kadar bir mesafeden İnanç’a ateş etmeye başladı. Onu başından ve göğsünden vurdu. İnanç yere düştü.

Bu arada Leyla kendini yan taraftaki dereye attı. İLD’li katil, Leyla’nın arkasından ateş etmeye başladı. Attığı kurşunlardan biri Leyla’nın sol eline isabet etti. Kurşunu biten katil ordan uzaklaştığında, Leyla, İnanç’ın yanına gitti. İnanç ölmüştü.
(…)
TKP gibi merkeziyetçi bir parti de bu infaz kararının alındığı bir üst organ mutlaka vardır. Silahlı eylemlere katılan çoğu 17-18 yaşındaki liseli çocukların kendi başlarına bu eylemleri gerçekleştiğine inanmak mümkün değildir.  

İnanç’ın infazına kimler, nerede, TKP’nin hangi organında karar verdiler? Bu giz çözülmeden kimse rahat uyuyamaz. Ta ki sorumlular çıkıp dökülen kardeş kanının siyasi sorumluğunu üstlenip, özeleştiri yapıncaya dek tarih bu infaz kararını alanların peşini bırakmayacaktır.

(…..)

Böylece İşçinin Sesi üyelerine yapılan saldırıların ve infazların kararının alındığı bir TKP organı belli oluyordu. TKP Ege Bölge Gençlik Komitesi bu kararları nasıl almıştır? Bu komitenin sekreteri kimdir?”

(Sait Almış – Mehmet İnanç Turan, Asi Ruhlu Kasabalı, Etki Yayınları, 2015, s.116-117, 119, 122.)

*                      *                      *

Bu satırlar yazıldıktan 3 yıl sonra TKP Genel Sekreterliği yapmış Nabi Yağcı’dan bir yanıt geldi. Nabi hem bir özeleştiri yaptı, hem de Asi Ruhlu Kasabalı’da yazılmış saptamayı doğrulayan bir açıklama yaptı.

Nabi diyordu ki:

“Çatışmalar İzmir’de vahim boyutlar kazandı.
(…)
Bu durumun gençlik içinde lokal yöneticilerin tutumlarıyla ortaya çıkmış çatışmalar olduğunu anladım.
(…)
Fakat bunu derken TKP İzmir Parti Komitesi’nin sorumlu olmadığını söylemek istemiyorum.
(…)
İnanç Seçiç yoldaşın kaybı için gerçekten üzgünüm, böylesi bir akıldışı düşmanlığın hiçbir mazereti olamaz, eğer bu olaylarla ilgili TKP yönetimi adına bir özür gerekiyorsa ki gerekiyor, makable şamil yani geriye dönük olarak bunu yapmak bana düşer.”

(Nabi Yağcı, Elele Özgürlüğe, Belge Yayınları, 2018, s.356-357.)

Öncelikle Nabi Yağcı’nın olayların vahametinden yurt dışına çıktıktan sonra haberdar olduğuna inanmıyorum. Olayların üzerinden çok uzun süre geçmeden, İzmir’e gelip parti yöneticileriyle toplantı yaptığında üç kişinin ölümüyle sonuçlanan olayları mutlaka sormuş ve öğrenmiş olmalıdır.

Nabi’nin açıklamasından çıkan sonuç ne?

  • İnanç’ın öldürülmesinden en başta İzmir lokal gençlik sorumluları (yani İzmir Gençlik Komitesi- Ege Gençlik Komitesi) sorumludur.
  • İzmir Gençlik Komitesi, Ege Bölge Yöre Komitesi’nin sorumluluğu altında olduğundan dolayı Yöre Komitesi de direk sorumludur.
  • Olaylar İzmir’de geçtiğinden dolayı, İzmir parti örgütü de sorumludur.

Şimdiye kadar tarih, ne İzmir (Ege) Gençlik Komitesi üyelerinden, ne Ege Bölgesi Yöre Komitesi üyelerinden, ne de İzmir parti örgütü yönetimindeki kişilerden yazılı bir özeleştiriyi görmüştür. Hepsi suskun!

İşte, onlar suçlarını vicdanlarının en gizli yerlerinde saklayanlardır.

About Sait Almis

Check Also

Bir Egemenlik Aracı Olarak Sanatta Ödül-Sinan Abuzer Akdağ

Egemenin amaçlarına ulaşmasını kolaylaştıran ve her kesimden insanı bu yarışma kültürü içine çeken bu anlayış, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com