Latin Amerika’da Aşırı Sağ- Kısa bir özet- Admin

Aşırı sağ Latin Amerika’nın hemen hemen tüm ülkelerinde kültürel hegemonyayı ele geçirmek amacıyla atağa kalktı. Son günlerde Arjantin ve Kolombiya’da etki alanlarını genişletti. Sokaklarda güçlü kampanyaları organize ederken ideolojik saldırılarının hedefinde “kültürel Marksizm, radikal feminizm ve ilerici politik değerler var.

Politik savaşımını tekelleşmiş geleneksel kitle iletişim araçlarından yürütmeyen aşırı sağ belli bir güce erişen sosyal ağlardan yürütüyor. Felakete dönüşen kapitalist ekonomi üzerinden polemiklere girmiyor, onların deyimiyle ilerici hegemonyaya karşı koymak için kültür alanlarını tercih ediyor. Onlara göre, sol devrimci inisiyatifini kaybetmiş, ancak fikirleri akademide, medyada, kültürel üretimde, uluslararası örgütlerde ve devlet aparatlarında hegemonyasını korumaktadır.

Son yıllarda adından söz ettiren İspanyol asıllı Arjantin’de yaşayan ırkçı teorisyenlerinden Agustín Laje’ye yayınladığı makalelerinde, sol fikirlerin kültürel üstünlüğüne tepki gösterilmesini istiyor.

Kutsama ve kitleselleştirme

Kadın hareketinin genişlemesi, kimlik politikalarının ve cinsel eğitimin kurumsallaşması aşırı sağ fikirlerin tepki verme alanlarını arttırdı. Aynı akım sağdan ultra liberalleri, Katolik gelenekçileri ve soldan Ernesto Laclau, Antonio Gramsci, Michel Foucault ve Judith Butler’i hedef tahtasına koydu.

Kültür Savaşı

Aşırı sağ kültürel Savaş’ını, toplumsal cinsiyeti ve feminizmi eleştiri odağı yaptı. Kültürel savaşını sadece amaç değil araç olarak inşa etmesiyle kapsamlı referans, fikir ve örnekleme yaratmatmayı becerdi. Kendilerini ilerici olmayan özgürlükçüler, devletçi olmayan yurtseverler, hareketli muhafazakarlar ve köktenci olmayan gelenekçiler olarak tanımlıyorlar. “yeni bir sağ”ın teorik koordinatlarını ve politik programını hazırlama taahhüdündde bulunuyor.

Yayınlanan aşırı sağ kitaplar hayata, aileye, vatana, mülkiyete, özgürlüğe (…) isyan içerikli kültürel malzemelerle dolu, başka türlü de olamazdı. İsyan, onlara göre, kurulu sisteme ‘hayır’ demektir.”

Aşırı sağ hareket üç temel unsuru bir araya getirdi: birincisi program geliştirme yeteneği, ilericiliğin kendisine karşı kullanmaya çalıştığı Laclau, Butler ve Marcuse gibi solcu yazarları eleştirmekte, ikincisi akademik çevrelerde kitlesel olmayı ve üçüncüsü, gazetecilik mantığıyla propaganda ve polemik yapma kapasitesine sahip olduğunu kanıtladı.

Böylece mesajlarını geniş çevrelere ulaştırabiliyor, güçleniyor ve eleştirel kapasitelerini sürekli geliştirebiliyorlar. İlerici hareketin kendine ait kıldığı o romantik alanlar şimdi aşırı sağ faaliyetlerin dayanıklı zeminlerine dönüşmüş durumda.

Halkçı kampı, kast ve kast karşıtı olarak yeniden tanımlayan aşırı sağ entelektüeller kültürel ve ideolojik bir savaşın yapılandırılması için kilit yazarlar olarak ortaya çıkıyorlar.  “Devletin kaynaklarını kullanan toplumda asalak ilerici bir kastın oluştuğu bu nedenle, solla anlaşmazlıklarının sadece kültürel ve politik değil, aynı zamanda ahlakidir diyorlar.

Laje’in öncülük ettiği bir grup entelektüel Arjantin’de seçimler için hazırladıkları program ırkçı Milei’nin seçim zaferini getirdi. Yeni sağın kültürel savaşı hem yerel hem de uluslararası çerçevede konumlanıyor ve daha derin sosyal, ekonomik, politik ve kültürel süreçlere gömülüdür. Arjantin’de Milei’nin zaferi, siyasi yayınlardaki pek çok kişinin nasıl yorum yapacağını bilmediği toplumsal talepleri açığa çıkardı.

Bu radikal sağcı projeye karşı, 2020’de yasal kürtajın onaylanmasını sağlayan Arjantin gibi güçlü feminist harekete sahip bir ülkede güçlü bir dirençle karşılaşacağı düşünülüyor.

– Ezequiel Saferstein, Agustín Laje, el cruzado de la nueva derecha latinoamericana (kısaltıldı) Nueva sociedad, ENERO 2024

About Mehmet Tas

Check Also

Devlet Kuramları ve Siyaset

Toplumun değişik dönemlerinde, toplumun toplam değerlerinin, emek ve sermaye (sanayi sermayesi, ticari sermaye ve para …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com