Marx ve tarihsel materyalizm tartışmaları- M. Taş

Marx’ın 140. ölüm yıldönümü 

19 yüzyıldaki savaşlar ve siyasi çatışmalar bugünkünden çok farklıydı. Marx, Luis Bonaparte ve 18. Brumaire’yi yazarken o dönemin somut analizini yapar, ilerici hareketin politik yelpazede nerede konumlanacağı, liderlerin rolü ve devlet kurumlarının yapısını detaylandırır ve sonraki nesiller için faydalı olacak analizler bırakır. Bunca yıl geçmesine rağmen eser hala klasik bir politik yapıt kalmaya devam ediyor. Marx, analizlerinin bir yerinde Hegel’e referans yaparak “tarihteki tüm büyük olayların ve karakterlerin, tabiri caizse, iki kez gerçekleştiğini gözlemliyor. Bunu bir kez bir trajedi, diğerini bir maskaralık olarak eklemeyi” unuttu diyerek ekleme yapar.

Ancak, Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı’nın girişinde (1859) Marx tek yanlı ve yanlış bir tarih görüşünün yaratılmasına yol açan bir dizi tez geliştirdiği iddia edilir. Yazıda bu iddiaların birkaçına değinmek istiyorum.

Marx, siyasi veya yasal biçimlerin ekonomik ilişkilerden ayrı anlaşılamayacağını belirterek döneminin idealizmiyle mücadele etmeye çalıştı. Ancak, Engels’in yazıları (Anti-Dühring, Ütopik Sosyalizmden Bilimsel Sosyalizme), aynı zamanda Kautsky ve Bukharin’in çalışmaları Marx’ın görüşlerini farklı yerlere götürmüştür.  Bu marksist teorisyenler “Marx’ın tarihsel yorumlarını klişeleştirdiler, mekanik bir basitleştirmeye, ekonomik bir önyargıya indirgediler. Hayatın gerçeklerini analiz ederken Tarihsel Materyalizmi içi boş soyutlamalara ve kalıplara dönüştürdüler.” Aşırı bir örnek vermek gerekirse, Althusser’in tarihsel materyalizm anlayışını formüle ettiği Yapısalcı Marksizm’dir. Yazar “gerçekleri veya ampirik kanıtları ideolojiye tabi kılarak diyalektikten uzaklaşmıştır.”

Marx, tarihin genel akışını açıklamaya çalışırken Antik çağlardan günümüze tüm uygarlık tarihini dört büyük üretim tarzına (Asya, köleci, feodal ve burjuva) sığdırmaya çalıştı iddiası doğru değildir.  18 Brumaire’de yaptığı analiz dikkate alınırsa; liderler, sınıflar ve devlet yapısındaki ayrışmalar gibi birden fazla faktörün etkileşimi olmadan toplumsal yapıların değişimini anlamanın mümkün olmadığını kanıtlamıştır.

Bir diğer eleştiri, sol hareketlerin önemli paradigmalarından “İnsanlık tarihi, sınıf mücadelesinin tarihidir”. İnsanlık tarihinin değişimin tetikleyen en temel faktördür ve işçi hareketi içinde vaz geçilmez bir ilkedir. Tek başına kullanıldığında analitik değerden çok kışkırtıcı, basit ajitatif olabilecek bir ifade. Çatışmalara, devrim ve karşı devrimlere etki eden faktörler çoğu zaman sınıf çatışmalarını gölgede bırakabilir. Her birinin etki ve tepkisini görmeden sınıfsal içerik anlaşılamaz.

Marx’ın diyalektik materyalist düşüncesine yöneltilen eleştirilerin içinde en yıkıcı olanı alt-yapı üst yapı ilişkisidir. Temel olan Ekonominin üstyapıdaki politika ve hukuk üzerindeki önceliğini Raymond Williams ve E.P. Thompson, gibi değerli Marksistler tarafından eleştirildi.

Diğer marksist aydınların eleştirilere verdikleri yanıtların her biri Marksizmin derinleştirilmesine değerli birer katkıdır. Tartışmalarda sınıf, ideoloji ve üretim tarzı kategorilerinin zor ama yaratıcı kavramlar olduğu belirtilerek yeniden mercek altına alındı. Perry Anderson’un belirttiği gibi eğer alt ve üstyapı metaforu yüzeysel anlaşılırsa ciddi bir kafa karışıklığına yol açar. Özellikle, tarihsel dönemler analiz edilirken toplumsal varlık ile toplumsal bilinç arasındaki diyalektiğin etkileri mutlaka değerlendirilmeli. Tüm bunlara ek olarak, gelenek ve kültürü ekonomiye indirgeyerek anlatmaya çalışmak zorlamadır, diyalektik değildir.

Bertrand Russell daha da ileri giderek Marx’ın “tarihsel hareketin kişisel olmayan bir ilerleme olduğuna inandığını ” belirtiyor. Ekonomik nedenler kadar başka toplumsal nedenlerin de etkili olabileceği, özellikle “savaşların her zaman ekonomik kaynaklara sahip olmak için yapılmadığını” vurgular.

Perry Anderson Tarihsel Materyalizmin İzinde adlı kitabında bu eleştirileri mercek altına alır. Yanıt verirken tarihsel materyalizmin 20. Yüzyıl tarihçileri üzerine entelektüel bir üstünlük sağladığını belirtir. Marx’ın başlattığı Marksist tarih akımının varlığı çok önemli olmuştur ve olmaya devam etmektedir, ancak diğer ekolleri ve tarihçileri hafife alamayız.

Diğer bilimlerde olduğu gibi tarihsel materyalizm de tekrarlar veya durgunluk dönemleri geçirmiştir. Hata ve sapmalar tam da bu süreçte üretildi.

Tarihsel materyalizm, sosyalizmin ufkunu, günümüzün çelişkilerini toplumsal gelişimin dinamiklerine ilişkilendirecek kadar geniş perspektifli tek entelektüel paradigma olmaya devam ediyor.

-Perry Anderson, Tarihsel Materyalizmin İzinde, 1983, California Universite Press.

-Jesus Jaen, Marx’ın 140. ölüm yıldönümü; gerekli bir tartışma, 2023, vientosur, ispanyolca

 

About Mehmet Tas

Check Also

Gündemden Bir Demet/Mustafa Aydin

Buzkıran gemisi olarak Büyük Özgürlük Yürüyüşü İktidarın beynini besleyen otobanvari ve hortum gibi şah damarına …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com