SİBER SOSYALİST MODEL (tartışma taslağı) 3 – M. Taş

Marx, komünist ekonominin örgütlenmesini sunan tamamlanmış modeller bırakmadı. Yaptığı analizler, geçmiş sosyalist deneyler ve teknolojik gelişmelerin yarattığı olanaklar, araştırmacıları alternatif bir ekonominin ilke ve mekanizmaları üstüne çalışmaya yöneltti.

Buradaki zorluk, modelin yalnızca sosyal adalet, özgürlük ve demokrasi anlamında etik açıdan arzu edilir olması değil, aynı zamanda kurumsal olarak uygulanabilir bir alternatif olduğunu göstermektir. Pazara alternatif olacak model, herşeyden önce politik amaçlara uygun sürdürülebilir, kendi içinde entegral ve ekonominin verimliliğini sürekli arttırabilir olmasıdır.

En geniş ifadeyle planlı bir komünist ekonominin geçerli olabilmesi için iki temel koşulu karşılaması lazım. Birincisi, teorik anlamda kendi içinde ve belirlediği kurumların işlerliğinde çelişki taşımamalı. İkincisi, etkili bir şekilde gerçekleşebilmesi için uygun teknolojik alt yapısı olmalı.

Marksist araştırmacı Maxi Nieto, kendi içinde çelişkiler taşımayan, demokratik, çevreyle uyumlu, siber teknolojiyi hedefleyen, verimli ve uygulanabilir bir komünist ekonomi için belirlediği önerileri küçük bir kitapçıkta tartışmaya açtı. Biz de, bu önerileri İspanyolcadan Türkçeye kısaltarak çevirdik, ilgi duyan sol bileşenlerin iradesine sunuyoruz.  

1.KOMÜNİST EKONOMİNİN TEMEL YAPISI

Önerilen komünist ekonomik model farklı ancak tamamlayıcı işlevleri yerine getiren üç temel sektörden oluşabilir.

  1. Sosyal sektör: Üretimin büyük bir kısmını kapsayan, sosyal gelişmenin seyrini rasyonel ve demokratik olarak belirlenmesine izin veren merkezi sektördür. Teknik prosedürlere dayanan matematiksel optimizasyon yöntemleri kullanılarak, sektörün maliyet hesaplamaları yapılır. Yatırım akışının sosyal kontrolü gerçekleştirilir ve demokratik prosedürler izlenerek, orta ve uzun vadede planlamalar yapılır.
  2. Bağımsız işletmeler ve kooperatif sektörü: Bu sektör, küçük ölçekli özel üretim alanını kapsar. Hem bağımsız üreticilerden hem de plan tarafından, usulüne uygun olarak yürütülen lisans sistemleriyle düzenlenir ve kooperatiflerden oluşur. Kişisel tüketim araçlarının topluma ulaşmasına aracılık eder. Eğlence, moda, konaklama, kişisel hizmetler, kültür vb. gibi alanlar da bu faaliyetlerin kapsamındadır.
  3. İş deneyimi ve girişimcilik sektörü;farklı düzeylerde demokratik olarak seçilmiş otoriteler tarafından kurulan inovasyon birimlerini, kurum ve programlarını düzenler. Yenilikçi fikirleri iş projelerine dönüştürür, belirli yeteneklere sahip kişilerin inisiyatifini üretime kanalize eder, deneyselliği ve merkezi olmayan iş inovasyonunu teşvik etmek için ek olarak kurumsal yapıların getirilmesini hedefler.

2.PLANLAMA MEKANİZMASININ İŞLEYİŞİ

Verimli ve uygulanabilir olduğu iddiasındaki demokratik olarak planlanmış bir ekonominin düzgün işlemesi için, iki koşulu karşılaması gerekir. Pazarın yokluğunda maliyetleri hesaplamak, kaynakları tahsis etmek ve geniş çaptaki enformasyonu işlemek için gerekli kurum ve teknolojileri yaratmak. Halkın demokratik katılımının eksiksiz uygulanması, ekonomik karar alma süreçlerinin etkin düzenlenmesi, prosedürlerin şeffaf ve saygın kurumlarla yürütülmesi. Komünist ekonomiyi, geçmiş deneyimlerin karakteristik özelliği olan bürokratizmden ve siyasi iradenin etkisinden uzak otomatizmle donanmış yapılarla çalıştırmayı hedefler.

On milyonlarca farklı ürünün üretildiği son derece karmaşık bir ekonomiyi verimli bir şekilde organize etmenin, yalnızca hesaplama ve optimizasyon türü teknik araçlarla, yani statik bir sorunla karşı karşıya olmadığını anlamak için çok önemlidir. Çünkü, ilgili hesaplamaları istenilen şekilde yapmak, gerekli bilgileri toplamak, ekonomik kararlar vermek ve aynı zamanda insanın değişken arzu ve taleplerini değerlendirmelere katma sorumluluğunu üstlenmek gibi temel faaliyetler statik değil, bilinçli faaliyetlerdir. Bu çok değişkenli ve akışkan süreçte yeni bilgi, ürün, teknoloji ve yatırımların nasıl yaratılacağı ve harekete geçirileceği ile ilgili dinamik bir yapıya sahip olmak gerekir.

Bunun için birbirinden ayrı çalışan ama birbirini tamamlayan planlamanın, iki devresinin faaliyete sokulması düşünülüyor.

  1. i) Teknik bilimsel koordinasyon uygulamaları;Matematik ve sibernetik optimizasyon programlarının verimli çalışabilmesi için kaynaklar hakkında verilen bilgiler ve bireylerin tüketim tercihlerindeki değişiklikler dikkatlice saptanır. Bunun için temel araç; ulusal ekonominin tüm sektörel ve ticari süreçlerini kapsayan bir girdi-çıktı süper matrisin oluşturulması gerekiyor.
  2. ii) Koordinasyon ve ekonomik karar prosedürleri;Yatırımın sosyal kontrolü, yeni ürün üretimi, teknoloji kullanımı ve iş projelerinin teşviki için kurumsal yapılar gerekli. Bunun için gerekli organlar, iş ekipleri tarafından sunulan yeni projelerin seçilmesi ve finansmanından sorumlu işyerleri ve bölgeler tarafından seçilen ‘yatırım konseyleri’ olacaktır.

3.KARAR VERME SÜRECİ: MERKEZİLEŞME VE DEMOKRASİ

Mevcut bilgi, büyük veri, süper bilgisayarlar, yapay zeka ve nesne interneti gibi iletişim ve kontrol teknolojilerine dayalı, demokratik katılımla planlanmış bir ekonomi, internete benzer biçimde dağılmış, merkezi ve merkezi olmayan bir sistem gibi işlev görecektir. Böyle bir sistem, bilgi akışının zamanında ve kararların genel bir plan çerçevesinde yaşama geçirilmesine olanak tanır. Sistemin merkezi yanı güvenilir, tutarlı, tüm kaynaklara erişilebilir ve demokratik olarak belirlenmiş hedeflere doğru ve hızlı bir şekilde harekete geçme esnekliğini sağlar. Merkezi olmayan yanı; girdilerin belirli özellikleri üzerinde anlaşmaya varmak için işletmeler arasındaki özerk ilişkilerin kurulu olması ve yerel enformasyonun tıkanmadan arızasız sürdürülebilir olması ve böylece eğer herhangi bir bileşende bir gerileme yaşanırsa, diğerleri çalışmaya devam edebilmeli.

Tutarlı koordinasyon ve stratejik vizyon ihtiyacı, merkezileşmeyi gerektirir. Ayrıntılı bilgi ihtiyacı ve karşılıksız yerel inisiyatifin teşviki, bir dereceye kadar ademi merkeziyetçilik gerektirir. Bu nedenle, optimal bir sonuca (örneğin, büyük altyapılar gibi) ulaşmak için kapsamlı koordinasyon gerektiren kararlar, paralel kararların çakışmasını önlemek için yeterince merkezileştirilmelidir; buna karşılık, ayrıntılı yerel bilgi gerektiren ve koordinasyon sorunları içermeyen kararlar (örneğin, spesifik karar verme, tüketim araçlarının özellikleri) yerel inisiyatiflere bırakılabilir: burada yerellik ticari olmayan bir biçim alır, çünkü hiçbir durumda kaynaklar ve yatırım üzerinde özel denetim olamaz. Daha ayrıntılı olarak, tüm kararlar aşağıdaki prensipler doğrultusunda oluşturulabilir:

Merkezi kararlar

  1. i) Demokratik prosedürler:Bunlar arasında en başta; sosyal kalkınmanın hızını ve yönünü belirleyen ana kalkınma hedeflerine ve ekonomik büyümeye ilişkin olanlar, net üretimin tüketim ve yatırım arasında bölünmesini düzenleyenler ve tüketimin üç bileşeninin dağılımını; bireysel, toplu (altyapı ve donanım) ve sosyal hizmetleri (eğitim ve sağlık) belirleyen prosedürler olarak sıralanabilir.
  2. ii) Teknik bilimsel prosedürler; lineer matematik programlama tekniği, bilgi teknolojisi ve girdi-çıktı metodolojisinin üretim optimizasyonunu gerçekleştirme amacına uygun olarak düzenleyen prosedürlerdir.

Merkezi olmayan kararlar;

  1. i) İşletme düzeyinde:İşletmeler, ilk kaynakları aldıktan sonra, ekonominin dengesi ve genel optimizasyonu için merkeze iletilecek üretim planları hazırlarlar ve doğrudan ve dolaylı işler açısından maliyetlerini hesaplarlar. Ayrıca mal ve hizmetlerin çeşitliliğini ve özelliklerini planlarına dahil ederler (tasarım ve yenilik departmanları aracılığıyla mobilya, giysi, elektrikli ev aletlerinin türünü belirlerler) ve üretim araçları söz konusu olduğunda, şirketler arasında iletişim kurabilirler. Son olarak, işi organize etmek, yönetimi seçmek, personel yönetimi, teşvikler gibi doğrudan faaliyetleri organize ederler.
  2. ii) İşletme konseyleri:coğrafi bölge ve sektörlerin finansmanına, yatırımların genişletilmesine, yeni teknolojiye ve projelere karar verirler.

İİİ) İşletmelerin inovasyonu için inisiyatif:

Planlı bir ekonomide yatırım, doğasına bağlı olarak üç farklı temel prosedürle yürütülür.

Merkezi yatırım: toplumsal vizyonu belirleyen büyük kalkınma projelerini, altyapıları ve sosyal hizmetleri tasarlayan stratejik yatırımları içerir.

Teknik olarak belirlenen yatırım: kurulu kapasitenin kullanımını (hammadde tüketimi, enerji vb.) otomatik olarak uygular.

Merkezi olmayan yatırımlar: Üretim yapısında, yeni teknolojilerde, makinelerde ve iş projelerinde değişiklikleri Yatırım Konseyleri üstlenir.

4.İŞ ZAMANI ILE EKONOMİK HESAPLAMA

Gelişmiş iş bölümüne sahip karmaşık toplumsal sistemlerde, bireylerin sahip olduğu birincil kaynak olan emek açısından üretmenin ve yeniden üretmenin maliyeti hesaplanır. Kapitalist ekonomilerde sosyal hizmetin özel ve bağımsız üretim birimlerine bölünmesi nedeniyle bu muhasebe para (değerin genel eşdeğeri) ve rekabetçi pazar fiyat oluşumu aracılığıyla dolaylı ve kendiliğinden (yani rıza olmaksızın) gerçekleşir. Öte yandan, komünist bir ekonomide, şirketlerde toplumsallaştırılmış bir üretim aygıtı anlamına gelen teknik-idari koordinasyon, çalışma sürelerinin muhasebesi doğrudan hale gelir (bilinçlidir), tüm ekonomi toplam hesaplama birimine dahil edilir. Emek hesaplaması, ekonomik rasyonaliteye izin veren ve sömürüyü önleyen iki yönü içerir: i) maliyetleri tahmin etmek için iş zamanını bir hesap birimi olarak almak ve ii) kapitalist ücret sisteminin yerini alacak çalışma kuponları ile ücretlendirme sistemine geçmek. Her birini ayrı ayrı inceleyelim.

  1. i) Maliyet birimi

Pazar ekonomisine dayanmayan planlı bir ekonomide mal ve hizmetlerin maliyeti, kullanılan üretim araçlarında zaten nesnelleştirilmiş olan, gerekli iş miktarı cinsinden doğrudan hesaplanabilir. Her bir ürün için toplam çalışma süresinin en aza indirilmesi, temel verimlilik kriteridir. Bu hesaplamanın kapsamlı olabilmesi için, gelişmiş bir bilgi teknolojisi sistemi ve bazı şube ürünlerinin diğerlerine nasıl girdi olarak girdiğini kaydeden bir girdi-çıktı tablosunun kullanılması gerekmektedir. Bu doğrudan, bir matris cebir formülü aracılığıyla çözülür.

Tİ (Toplam İş), Dİ (Doğrudan İş), Dİ (Dolaylı İş) ve her döneme ait endeksler.

Tİ = Dİ + Dİ = Dİ + (Dİ +Dİ) = Dİ + Dİ + (Dİ+Dİ) ….= Dİ + Dİ + Dİ + ….Dİ

————————-

Telekomünikasyon ve bilgi işlem kapasitesine sahip olmayan SSCB’de, bu tür bir hesaplama henüz mümkün değildi.

  1. ii) İş kuponuyla ücretlendirme

Nihai üründeki işgücü maliyetine denk gelen üreticilerin geliri, iş kuponları sistemi aracılığıyla doğrudan iş zamanıyla belirlenir. Bir ekonominin nihai mal ve hizmetlerinde nesnelleştirilen toplam sürenin, tanım gereği, aynı dönemde gerçekleştirilen farklı bireysel iş günlerinin toplamı olduğu göz önüne alındığında, bu nihai üründen ortak bir fona karşılık gelen miktar düşüldükten sonra, iş kuponu olarak işçiye verilir. Nüfusun çeşitli katmanlarına dağıtılan ücretsiz hizmetler (eğitim, sağlık…) ve yatırımlar, işçilerin ellerindeki iş kuponları aracılığıyla bireysel olarak dağıtılır. Bu ilkenin dayandığı temel eşitlik şu formülle ifade edilir:

Doğrudan İş = Nihai Ürün = İş kuponları

Bu ilke, her üreticinin katkıda bulunduğu çalışma saatlerini (ortak fona ayrılan kısım düşüldükten sonra) ve bununla tüketim araçlarını satın alabileceğini gösteren işe eşdeğer olan bir sertifika (gelir ve gider hesabında bir kayıt) alması anlamına gelir. Tüketim malları, ekonominin bütününde emek verimliliği arttığı ölçüde, yapılan iş saati başına tüketim kapasitesi de yükselir. İşçilerin yaşam standardını duruma göre yükselmesini sağlayan eşitlikçi ücretlendirme sistemidir. Temettüler, faiz vs gibi emek dışı mülk gelirlerine izin verilmez.

Bu eşitçi ücret sistemi, özgürce ve ayrıca her zaman demokratik olarak belirlenmiş kriterlere göre düzenlenir. Kaynak tasarrufu ve verimliliği artırmak için işletmeler düzeyinde teşvikler uygulanabilir. Sosyalist bir ekonomide insanlar yalnızca çabaları veya fedakarlıkları için ödüllendirilir.

Tüm insanlar eşit derecede fedakarlık yapma yeteneğine sahip olmasa bile, ek gelirin ancak ek fedakarlıklar karşılığında alınabilmesi, elde edilen faydalarda net eşitlik anlamına gelir, bu nedenle esasen adil bir dağıtımın uygulanmasını sağlar.

Paradan farklı olarak, bu kuponlar tüketim mallarıyla takas edilmez, ancak tüketim için ürün alınırken kullanılır ve her kullanım sonrasında tıpkı sinema veya konser bileti gibi sona erer.

5.KAYNAKLARIN PLANLI TAHSİSİ

Komünist bir ekonominin temel özelliği, daha önce de belirttiğimiz gibi, insanların birbirleriyle eşit koşullarda karar aldığı, sömürüyü ve her türlü emek dışı maddi geliri dışlayan bir ekonomi olması dolayısıyla yurttaşların sosyal ihtiyaçlarına bağlı olarak bilinçli düzenlenir.

Bu bölümde, kaynakların farklı faaliyetlere ayrıntılı tahsisini gerçekleştirmek için gerekli metodolojik ve teknolojik temelin yanı sıra planlama sürecinin farklı düzeylerinin nasıl olması gerektiğini göstermeğe çalışacağız.

Planlama seviyeleri

Komünist ekonomide faaliyet, kural olarak, plan çerçevesinde yürütülür. Bu, “serbest rekabet” olmadığı anlamına gelir: neyin, nasıl ve nerede üretileceğine ilişkin karar, özel değildir ve sonuç olarak kâra dayanmaz. Bu planlama süreci en az üç temel seviyede oluşturulur:

Makroekonomik planlama. Ekonomik kalkınmayı düzenleyen genel parametrelerin belirlenmesinden sorumludur; i) yıllık nihai ürünün tüketim ve yatırım arasında nasıl dağıtılacağı, hem bireysel tüketimin (mal ve hizmetler) hem de toplu tüketimin (kamu tesisleri ve altyapıları) ve hizmetlerin (eğitim ve sağlık) nasıl bölüştürüleceğini belirler; ii) normal çalışma gününü belirler; iii) bölgesel planlamanın, ekolojik dengenin veya kalkınmanın büyük hedeflerini içerir. Oldukça merkezi bir karaktere sahiptir. Çeşitli biçimlerde gerçekleştirilebilir: doğrudan oylama, önerilen farklı planlar veya farklı öneriler üzerinde tartışma ve oylamayla sonuca varılır.

Stratejik Planlama. Görevi; makroekonomik planlamaya girmeyen ekonominin genel yapısını tasarlar. Sektörel yapı, önceliklendirme teknikleri, stratejik yatırım projelerinin detaylandırılması ile ilgili her şeyi kapsar. Bu kararların birçoğu aynı zamanda demokratik karar meselesidir. Bütün bunlar sonuçta tartışmaya ve toplu karar almaya sunulur.

Ayrıntılı planlama. Üretilmesi gereken çeşitli mal ve hizmet tür ve miktarının belirlenmesiyle ilgilenir, ayrıca her durumda gerekli olan girdilerin türü ve sayısı belirtilir ve ulusal ekonominin girdi/çıktı tablosunda kaydedilir. Geliştirilen teknik modele bağlı kalarak işletmeler, tüketiciler ve kullanıcı konseyleri yeni ürünlere ve mevcut ürünlerdeki iyileştirmelere karar verir.

  1. TÜKETİM ARAÇLARININ DAĞITIMI

Önerdiğimiz modelde emek kuponlarını, işçiler tercihlerine göre ticari işletmelerde harcar. Bu harcama aynı zamanda, plana uyumu doğrulamak, mal ve hizmetlerdeki nihai üretimin hedeflerini bazı zaman aralıklarında değiştirmek için bir gösterge olmasını sağlar. Burada her öğe, çalışma saatlerinde bağlı kalarak iki “fiyat” ile işaretlenmiştir: onu elde etmek için gereken gerçek emek miktarını yansıtan bir maliyet fiyatı ve arz ile talebi dengelemek (“piyasayı temizlemek”) için belirlenen etkin bir fiyat.

Sosyalleşmiş ekonominin dengelenmesi şu prosedürü takip eder: i) kısa vadede; arzın taleple örtüşmemesi durumunda, efektif fiyatlar, maliyet fiyatlarına göre düzenlenirken, fazla talep edilen ürünlerin fiyatları artırılıp; düşük talep olan mal ve hizmetlerin fiyatları düşürülür veya daha doğrusu, stokları azalan ürünlerin fiyatı artırılır. ii) orta vadede: arz ve talep arasındaki farklılıklar devam ediyorsa, üretimin artırılması veya azaltılması yoluyla üretilen ürün miktarları ayarlanır…………

Demokratik prosedürle makroekonomik ve stratejik kararlar bir kez alındıktan sonra, toplumsallaşmış üretimin yapısı halkın tercihlerini karşılamaya yönelik olduğu doğrulanmış olur. Bunun anlamı, ihtiyaca dayalı gerçek tüketime izin verilir. Hiç kimse çalışmadan gelir elde etmez ve reklam manipülasyonunun neden olduğu gereksiz tüketime fırsat verilemez. İş ikramiyeleri çalışmaya bağlı olarak düzenlenir. Tüketicilerin gerçek tercihlerini ve üretim aygıtının konfigürasyonunu bozan piyasanın plütokrasi ilkesi geçerli değildir. Herhangi biri, hayatı boyunca ne kadar tasarruf ederse etsin, artık yat satın alamayacağına göre, bu lüks ürünün üretimi, turizm dışında, durur.  Alım -satıma sunulan ürünler, nüfusun gerçek tercihlerini karşılamayı amaçlar……………

  1. İŞLETME VE İŞ İNOVASYONU İÇİN KURUMSAL YAPI

Sosyalist planlamaya yönelik en yaygın eleştirilerden biri, ekonominin verimliliğini önemli ölçüde artıramadığı iddiası olagelmiştir. Yeni mallar, teknolojiler ve üretken projeler yaratma yeteneğinin geliştirilmemesi olarak anlaşılır. Daha geniş bir ifadeyle planlamanın karşıtları, pazarın yokluğunda iş inovasyonu ve deneylerin yeterince teşvik edilmediğini belirtirler. Bu eleştiriye yanıt vermek amacıyla, sosyalist ekonomide verimliliği teşvik edecek şekilde üç temel unsuru kapsamına alan bir kurumsal yapı öneriliyor: i) teknolojideki tekelcilikten kaçınmak için farklı tekniklerin test edilmesiyle deneysellik ve merkezi olmayan iş yaratıcılığının cesaretlendirilmesi; ii) kendi iş projelerini yönetme olasılığı da dahil olmak üzere, maddi materyallerle sınırlı olmayan teşvik sistemi ve iii) üretken kararların tüketici talepleri tarafından onaylanması.

Aynı zamanda, söz konusu kurumsal yapının etkili olabilmesi için inovasyon süreci en az üç farklı alanda uygulanması öngörülüyor:

  1. i) Stratejik planlama: bilimsel, teknolojik ve yenilikçi araştırmaların ana hatlarını belirlemekten sorumludur. Yeni teknolojilerin ve altyapının geliştirilmesine yönelik soruların yanı sıra, olasılıkları ve gelecek senaryolarını araştıran vizyoner projelerin geldiği yer burasıdır. Bu tür araştırmalar üniversitelerde, bilim akademilerinde, teknolojik kurumlarda ve diğer merkezlerde yürütülebilir…
  2. ii) İşletmeler:araştırma, tasarım ve yenilik departmanları aracılığıyla.

iii) İşletmelerdeki girişimcilik: bireyler ve ekipler, finansman arayışı içinde yeni teknolojiler, ürünler ve projeler için bütçelerini artırabilirler.

  1. ÇEVRESEL SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ

Doğal kaynakların değerlerini belirleyen prosedürler, yenilenebilirliğini dikkate almıyorsa onların gerçek değerini hafife almış demektir. Bu da ekonomik boyutun çok ötesine geçer. Hammadde veya enerji kaynaklarına “doğanın armağanı” muamelesi yapan bir değerleme mekanizması olan piyasa fiyatlarının en büyük arızalarından biri budur. Bu şekilde, serbest rekabet, doğal kaynakların gelişigüzel sömürülmesini teşvik eder, çünkü tüketilen kaynakların kendileri bir yerde, sermayeleri başka yerdedir.

Ekonomik analizler, doğal rezervler ve çıkarma süreçleri parasal maliyetlerle orantılı olarak tekrarlanan stokların geleneksel değerlendirmelerini yapar, ancak yeniden yerleştirme gibi bir durum söz konusu değildir. İyileşme, geri dönüşüm veya yenilenebilenlerin olası ikameleri için maliyet işlemlerine dahil edilmez. Pazarın belirlediği değer, çok yönlü bir medya gibidir, ilkeldir ve değerlerin azaltılması ve bilginin yetersiz iletilmesini hedefler.

Etkili maliyet hesaplarında, fiziksel koşullar dikkate alınarak formüle edilmiş, çevreyi koruyan çeşitli kriterler tanımlanır. Bu, üretim sürecindeki ürünün maliyeti hesaplandığı gibi, buna yenilenebilir malzemelerin yeniden konumlandırılması maliyeti de dahil edilir. Bu nedenle, bir ekonomik sistemin ekolojik sürdürülebilirliği; onun malzeme döngülerini kapatma, atıkları yeniden kaynaklara dönüştürme veya en azından onlara zarar vermeden çevreye geri verme yeteneği açısından değerlendirilir.

Dahası, pazar ekonomisine kıyasla komünist planlı ekonomi, hem sorunların bilimsel olarak değerlendirilmesine ve demokratik karar almaya olanak sağlayan toplu müzakere prosedürlerine dayandığı için, hem de sorunların fiziksel-teknik tedavi sorunlarıyla başa çıkabilecek nitelikte olduğundan açıkça daha iyi performans gösterebilecek kapasitededir. Ekonomik planlar hazırlanırken, önerilen hedeflere ulaşılması için çevresel doğal sınırlar işgücünün niceliği ve niteliği gibi dikkate alınır.

Örneğin, sera gazı emisyonlarını azaltmak gibi belirli bir hedef belirlendiğini varsayalım. Bu, doğal olarak matematiksel optimizasyonun gerçekleştirildiği üretim üzerinde bir kısıtlama oluşturur. Planlı bir ekonomide çevresel kısıtlamalara uyum sağlamak çok daha kolaydır. Çünkü hesaplamalara dayalı ve endüstriyel karşılıklı bağımlılığı içerecek, girdi-çıktı matrisi temel alınır.

Sera gazı emisyonlarını azaltmanın tek gerçek olasılığı, hükümetin elektrikli otobüsleri ve tramvayları ve ulaşımın yerini alacak gerekli demiryolu altyapısını devreye sokarken, örneğin fosil yakıt kullanan arabaların sayısı için fiziksel üretim hedeflerini belirleyerek otomobil sektörünü düzenler. Bu şekilde, her branş veya endüstriyel kümelenme için kaynakların tahsisi yapılır ve olası ekolojik maliyetler önceden bilimsel değerlendirmelerle belirlenir.

Görüldüğü gibi model, merkezi ve merkezi olmayan planlama sistemi önermekte, makroekonomik, stratejik ve ayrıntılı olmak üzere üç tür planın doğrudan demokratik yöntemlerle tasarlanmasını ve tartışılmasını öngörmektedir. Her üretim birimini birbirine bağlayan bir bilgisayar ağı ile, ekonominin üretim matrisinin denklemlerini çözmek ve ekolojik olarak sürdürülebilir bir plan elde etmek için çevresel kısıtlamaları optimizasyon sorununa entegre ederek, demokratik ekonomik planlamayla zamanımızın en büyük sorunlarını çözmek için geniş olanaklar açıyor.

SON 

Kaynakça

-Maxi Nieto, Dijital Çağda Marx ve Komünizm (eko-sosyal krize karşı), Maıa ediciones, 2021

-Autores W. Paul Cockshott y Allin Cottrell, Yeni Bir Sosyalizme Doğru, Hacia un nuevo socialismo (1993)

– Gonzalo Barcena, Üç Sosyalizm mi? tartışmaya açılan postkapitalist modeller, VİENTOSUR. 15 OCTUBRE 2022|

-Aaron Bastani, Tam otomatık, lüks komünizm Bir Manifesto, verso, 2019,

-Paul Cockshott y Maxi Nieto, Siber komünizm, Cibercomunismo (2017), editorıal Trotta. 2017

 

 

About Mehmet Tas

Check Also

Değerden değer ötesine

Bilgi yoğun teknolojilerin değer ilişkisine dayalı üretimi çöküşe sürüklediğini tespit etmek, çağımızı çözümlemede anahtardır.Bilgi yoğun …

2 comments

  1. SİBER KOMÜNİST MODELİN ARKAPLANI
    Belki şaşırtıcı olabilir ama Marks hiçbir yerde mücadelesini verdiği komünist toplumu detaylı anlatmadı. Bir bilim insanı olarak postkapitalist toplum için tamamlanmış kurumsal bir yapıyı dayatmayı iki neden dolayı reddetti: Birincisi, ona göre toplumlar komünist geleceklerini özgürce ve kalıcı kollektif bir yaratıcılıkla belirleyebilmeli; ikincisi, komünist ekonomik planlarda kaynak tahsisini ve kararları belirleyecek olan somut prosedür ve kurallar o günün maddi ve teknik koşullarına bağlı olduğuna dikkat çekti. Bugün kullanmakta olduğumuz matematik ve bilgisayar teknolojisinin Marx zamanında olmadığını düşünürsek, bu vizyonun ne kadar gerçekçi olduğunu görebiliriz.
    Marx kapitalizmin işleyişini derinlemesine analiz ettikten sonra, komünist ekonomide olabileceğini düşündüğü çok genel prensipleri, KAPİTAL, Kitap 1, bölüm 1 ve Gotha Programının Eleştirisinde sıraladı. Kapitalizm sonrası toplumu iki aşamaya ayırdı; sosyalizm ve komünizm. İlk aşama olan sosyalist toplum için Marx’ın açıkladığı genel prensipleri kısaca hatırlamak gerekirse;
    -Planlı üretim: İş ve maddi kaynakların sosyal ihtiyaçlara göre bilinçli dağılımı, ancak pazar için üretime son verilerek planlı ekonominin örgütlenmesi.
    -Sosyal mülkiyet: Anarşik üretimin aşılabilmesi, demokratik ve bilinçli bir ekonominin kurulabilmesi için kapitalist mülkiyetin tasfiye edilerek toplumsal mülkiyetin oluşturulması.
    -Paraya dayanmayan maliyet ve fiyat hesapları: İş zamanının ve ürünlerin fiziki kullanım değerinin hesap birimi olarak kabul edilmesi.
    -Yeniden dağıtım: gerçekleşmiş ve saatle ölçülen iş için üreticilere iş kuponlarıyla ödemenin yapılması.
    – Ücretsiz kamu hizmetleri: kişisel gelir üzerinden alınan doğrudan vergiler yoluyla, eğitim ve sağlık gibi ücretsiz yaşamsal hizmetlerin finansmanı.
    Tartışmaya açtığımız demokratik sosyalist model, bu genel teorik prensiplere doğal yaşamsal sınırlar katılarak tasarlanmıştır.

    Mustafa İrvem Keskinoğlu
    Kamu hizmetlerinin ücretsez olması Yaşayan Sosyalizmde çeşitli yollardan sağlanmıştır: sağlık, eğitim, konut gibi gereksinimlerin ücretsiz olması, bir de “sosyal tüketim fonu” diye adlandırılan, sadece gereksinimi olana yapılan (komünist paylaşım tarzı) desteklerin üretilen bütün ürünlerin toplamından karşılanması. Sosyalist ekonominin komünizme doğru ilerlemesinin göstergesi olarak sosyal tüketim fonlarının oranındaki artışa bakılıyordu.

    Ahmet Ekinci
    Para ve yeniden dağıtım başlıklarının yeniden ele alınması gerek.
    Ücretlendirme kriteri; maaliyet, kupon vb. en iyi para ile olur. Parayı dışlamak sorun çözmez. Sömürüde paranın rolü yoktur. Para dağıtım organizasyonunu daha özgür hale getirir. İstediğin, arzu ettiğin, ihtiyaç duyduğun şey için özgürce harcarsın.

    Mehmet Tas
    Ahmet Ekinci siber sosyalist modele yöneltilen eleştirilerin başında; para ve maliyet hesapları geliyor. Iş zamanına göre ödeme, kupon bazılarına çok basit ve ilkel geliyor. Bence modelin püf noktası bu, tartışmak lazım. Arkaplanda sıralanan 5 prensibi birlikte düşünerek fikir geliştirmeliyiz. Çevreyi koruyan, halka eşit fırsatlar sağlayan, emeğe dayalı postkapitalist modelin üretim ilişkileri kapitalist üretim ilişkilerinden daha ileride olmak zorunda. Insani ve doğayı korumak için hangi ödeme biçimini kullanmalıyız? parayı mı, iş zamaninı mı ? Tartışalım.

    İbrahim Demir
    Marks sosyalist toplum aşamasında parti bürokrasisini hesaplamadi parti yöneticileri ve yakınlarının işçi sınıfı ve halktan kopuk ve tüm maddi çıkarları için kurdukları çarkı göremedi ve yetmiş yıllık uygulama tuz buz oldu birinci nedeni ülkeye çöken parti yönetici bürokrasisi

  2. Mahmut Güreş
    etdpsonSro
    D
    3

    it
    3
    c
    t
    gm3
    b
    5
    2
    r

    h
    m
    f

    c
    5
    a
    c09
    e
    uft24
    e
    m8832if1
    :
    1
    e
    i7
    0
    uc
    1
    ·
    Bir dinin,bir ideolojinin zayıf bir tarafı ortaya çıktığında,onarıcılar (teologlar, ideologlar) ortaya çıkar ve onları onarır; eğer onarılacak gibi değilse, bir sürü laf cambazlığıyla o noktayı iyice karıştır, anlaşılmaz hale getir, üstünden atlayıp yola devam etmesini sağlarlar. Marksizminde iki zayıf noktası var (felsefe kısmından başka bir yazıda söz edeceğim)
    1-sermayenin, sınırlı kârlı alanlarda yoğunlaşması (1800 sonu ve 1900 başı) kâr paylarını düşürüyordu, bunun sonucu çöküntü, işsizlik ve sefalet. 1965 yılına kadar hiçbir ekonomistin fark edemediği, bilimsel teknolojik devrim, kapitalistlerin önüne sınırsız kârlılık alanlarını açtı, bu durum beklenen devrimleri belirsiz bir tarihe erteledi.
    2-kollektif mülkiyetin sonucu, uygulanan merkezi planlama bilimsel teknolojik devrim sonucu biriken bilginin hantal merkezi planlamayla (bilgi kısa zamanda eskiyor) çelişmesi. 1950’lerden sonra Sovyet ekonomisi durgunluk yaşadı, sonra çökmesine neden oldu.
    Mehmet taş’ın paylaştığı “siber komünizm, insanlığın geleceği” isimli makaleyi takip ediyorum. Yazı, merkezi planlamanın çıkmazını siber teknoloji ile aşılabilir mi konusunu işliyor (yazı devam ediyor) yazının sonucunu bekliyorum, ya bu zayıf noktayı onarıcı yeni bir şeyler sunacaklar, ya da yabancısı olduğumuz siber teknoloji ile merkezi planlamayı harmanlayıp anlaşılmaz hale getirecekler ve üstünde atlayıp komünizmin cennetine doğru yol alacaklar. Böyle bir cennet dururken, burjuva demokrasisi ne burun kıvıracaklar.

    • Birol Parlak
    Benim anladığım Marksizim değişimi ve dönüşümü esas alır. Herakleitos ustanın dediği akan bir nehir de aynı suda ikinci kez yıkanamazsın önermesi tam da bu gerçekliği açıklıyor gibidir.
    Uygulayıcılarının hantallığı, içine düştükleri atalet Marksizme maledilemez.

    Mahmut Güreş
    Author
    Birol Parlak günaydın! Kusura bakma! Bu problemler salt yönetimle sınırlı değildir. Ajitasyon yerine tartışma öneririm.

    Birol Parlak
    Mahmut GüreşMahmut Güreş Sn. Güreş merhaba. Tartışmaya evet fakat benim Marksizmi aşmak gibi bir iddiam olamaz. Haddimi bilirim. Benim saptamam bence insanlığı ilgilendiren en önemli bilimlerden biri olan Marksizmi aşmanın pek sonuç alıcı bir çaba olmadığıdır. Genel bir başarısızlık söz konusu ise ki gerçekçi bir saptamaďır, benim gücümün yeteceğini uygulamada ki hatalardır. Nesnel durum da budur, ki önce iç cepheyi sağlamlaştırmak, ezen ezilen saflaşmasında yerimizi netleştirir.
    Vahit Azazi
    Günaydin,serbest pazar ekonomisinde kär oranini arz talep olayi otomatik olarak belirliyor mu?

    Mahmut Güreş

    Vahit Azazi günaydın. Evet.

    Vahit Azazi
    Mahmut Güreş o halde kär oranlarini dengeleyen bu arz talep mekanizmasidirÖrnegin insaat sektörü doyuma ulasinca,sermaye baska,daha karli alanlara yöneliyor.böylece uzun süreli kär oranlarinin düsmesi söz konusu olmuyor.Kar oranlarini düsüren yeni teknoloji kullanimidir bence.Yeni teknoloji kullanamayan kücük kapitalist yok oluyor..

    Mahmut Güreş
    Vahit Azazi dediklerin doğru. Benim dikkat çekmek istediğim, kar alanları sınırsız. Okyanusun dibinden, gezegenlere, kutuplara ,Nano teknolojiye kadar çok geniş bir karlılık alanı. 1.800 ile 1900 yılların başı karlık alanları sınırlıydı. ayakkabı üretimi, tekstil üretimi, maden üretimi gibi dar sınırları içindeydi.

    Vahit Azazi
    Mahmut Güreş dogru Ama o yillarda cevre,doga sorunu henüz daha ortaya cikmamistir.enerji ve ham madde sorunu diye bir sorun da henüz daha yoktu.

    Mahmut Güreş
    Vahit Azazi dar alandı.onu değiştiren bilimse teknolojik devrimdir.

    Ferruh Erkem
    Çok iyi iki yaklaşım. İlkinde sanırım Marksizm düşüncesi zamanında, Sanayi sonrası kapitalizmin yeni aşaması olan dijitalleşme çağını yakalayamadı ve buna uygun bilgisel gelişmeyi tamamlayamadı ve ikinci maddede, sosyalizm merkezi planlamanın, yerel düzeylerdeki üretim planlamasınındaki demokrasiyi, -rekabet ve yarış nedeniyle- önemsemedi ve üretimin hem teknik hem de verimlilik anlamında tıkanmasına neden oldu.
    Yukarıdaki demokrasi kusurlu merkezileşme, üretimdeki ve yaşamdaki demokrasiyi yok etti, çürümeyi hızlandırdı.
    Mahmut Güreş
    Author
    Ferruh Erkem dijitali yakaladılar uzaya bile çıktılar,ama merkezi yönetim uygulaması engeldi. Yerel düzeyde de olsa, bireysel üretimler kadar bilgi hızlı uygulanamaz.

    Ferruh Erkem
    Devletler tarihinde, yemi kurulan devletlerin ilk yüz yılı, o devletin yaşayıp yaşamayacağının, devletler politikasında var olup olamayacağının kritik zaman dilimi olarak görülür. Sovyetler bu süreci atlatamadı. Atlatamamasının nedenlerini gerçek anlamda ortaya koyamazsak, korkarım bunun yeni bir şansı da olmayacaktır.
    Fergul Yucel
    Konuyu takipteyim:)
    Hasan Şükrü Dal
    Güzel. Yalnız ilk cümlelerinin zaaf oluşturduğunu da sen atlamışsın sevgili Mahmut.
    1- önce her iki kategorik kavramdan ne anladığını “erteleyip” açmamışsın. Yani “din” ve “ideoloji” kısaca tanımını yapmamışsın. Felsefeler bilgilerin dilidir bence.
    2- “Marksizm” gibi ideolojik kavramla konuya balıklama dalma zaafını yazıya yaymışsın..
    Şimdilik ilk gözlemim budur..

    Mahmut Güreş
    Author
    Hasan Şükrü Dal din, belki ayribir yazı konusu olabilir. Marksistlerin dine bakışıda problemli geliyor bana.
    Hasan Şükrü Dal
    Mahmut Güreş Ben anlatamadım sanırım.
    1- Din ve ideolojiden ne anlıyorsun. Kısaca tanımlarsan sevinirim.
    2- Marksizm tanımını açıklayabilir misin? İdeoloji mi yoksa bir bilim mi yoksa ne?
    Eğer bir konuyu eleştirmek istiyorsan bunları bilmek hakkımız.
    Mahmut Güreş
    Author
    Hasan Şükrü Dal kusura bakma, konuyu dağıtmak istemem. Sözünü ettiğin konuyu yazarsan tartışırız.iyi günler diliyorum.
    Hasan Şükrü Dal
    Peki. Anladım seni…
    Ferruh Erkem
    Batı’daki beklenen devrimlerin gerçekleşmemesi ile doğuda gerçekleşen devrimlerin (hala devam eden) YAPISAL problemleri, farkın sadece bilimsel teknolojik gelişmelerle sınırlı olmadığını gösteriyor. Sibernetik sosyalizm düşüncesi buna çözüm olabilir mi, iyi tartışmak gerekiyor.
    Mahmut Güreş
    Ferruh Erkem doğuda hangi devrim devam ediyor?
    Ferruh Erkem
    Mahmut Güreş doğunun olumsuz yapısal koşulları devam ediyor, anlamında. Doğuda olabilecek yeni bir devrimin de şansının fazla olacağını düşünmüyorum. Bunun gerekçesi de sadece gelişkinlik-ekonomizm değil.
    Ferruh Erkem
    Doğunun tarihsel-toplumsal koşullarından gelen otoriter-merkezi devlet yapısı sosyalizmin uygulamasında can alıcı önemde olan demokrasinin-özgürleşmenin yaşanmasına izin vermiyor. Bu haliyle de sosyalizmler bürokratik ve kaba bir eşitlikçiliğe ve özgürlüksüzlüğe mahkum oluyor. Bana göre sosyalizm pratiklerinin kaynaktaki problemleri buradan başlıyor.

    Ferruh Erkem
    Batıda devrim olamıyor, doğuda devrim yaşayamıyor.

    Mahmut Güreş
    Ferruh Erkem “maddi hayatın üretim tarzı,hayatın toplumsal, politik ve ussal süreçlerini belirler” diyor Marx. tespitlerin doğru; ama orada başlıyor diyemeyiz.

    Ferruh Erkem
    Mahmut Güreş evet, o farkları belirleyen üretim tarzları ve doğudaki üretim tarzının farklılığı; merkeziyetçi üretim tarzının yol açtığı otokratik iktidar modeli. Belki biraz avrupa merkezci görülebilir ama değil. Yapısal koşullar iki coğrafyayı da farklı belirliyor.
    Deniz Kan
    Teknolojik devrimle ulaşılan sınırsız kar alanları da neymiş ki? Kısa vadede teknojik gelişme ve buna dayalı yeni yatırım alanları bir rahatlama yaratır. Ama sömürünün kaynağı canlı emek olduğu sürece(ki kapitalizmde başka türlüsü olamaz) Bu durum bir süre içinde tersine döner. Nihayetinde somut hayata bakarsanız epeyi zamandır dönüyor da. Bu soruna yanıt olarak kapitalizmin sığındığı neoliberal limanda yasaların dalgaları tarafından yıkılmış durumda. Sistemin biz kez daha tıkanma içinde olduğunu yalnız biz değil burjuva ideologlarda söylüyor. Bu yüzden klasik çözüm olan savaş tamtamları çalıp duruyor. Bilginin merkezciliği meselesine gelince her şeyi parçalayıp kendi parçaladığına şey üzerinden dünyaya bakan post yaklaşımların her konuda kullandığı bu söylemin ekonomiye uygulanması hem zor hem de gereksizdir. Ne de olsa bunu çok daha tutarlı bir biçimde savunan liberalizmin ondan eski sayılır. Mahmut güneş arkadaş biraz geç kaldınız. Bu fikirler Sovyetler yıkılıp “tek kutuplu dünya” kurulup, kapitalizmin ebediliği ilan edildiğinde revaşta idi. Şimdi hayatın akışı tarafından çürütülüyor. Bence marx ile uğraşacaksanız ekonomi hiç iyi bir alan değil. Felsefenin derin delhizlerinde onu çürütmek çok daha kolay. Üstelik orada eleştirileri haklı kılacak epeyi malzemede var kanımca.
    Birol Parlak
    Deniz Kan Sn. Mehmet Güreşe verdiğim yanıta benzer bir yanıtta size iletmemi gerektiren cümleniz felsefe alanında Marksı çürütmeye çalışmaktır. Bunu yüz küsür yıldır deniyorlar. Başaranın önünde saygı ile eğilmeye razıyım. Biz önce Marksı bir anlayıp çözümleyebilelim de.
    Deniz Kan
    Evet çürütmeyi tırnak içine almak gerekirdi.
    Mehmet Tas
    Sevgili Mahmut, tatışma taslağını yeni koydum. Tartışmaya açılan sosyalist model yazının üçüncü ve son bölümünü oluşturuyor. İsminden de anlaşılacağı üzere model dört dörtlük, politik mücadelede uygulanabilir durumda değil, tartışılarak olgunlaştırılacak. Model, çevre ve iklim sorunlarına; “ekonomik küçülmeğe” başvurmadan, teknolojik gelişmeleri ve demokrasiyi uygulayarak çözüm yolları arıyor, ilginç bulacağını düşünüyorum. Yanlış, çelişkili veya eksik bulduğun bölümleri kanıt göstererek eleştirirsen modele katkı sağlayabilirsin. Tüm arkadaşların yapacakları yorum ve katkıların bir özetini İngilizce ve İspanyolca’ya çevirip Siber Komünizm websitesine göndereceğim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com