BASINDAN-Kemal Yilmaz

Bir ideolojik yakıt olarak korku

Güçlü lider”, “dediği dedik tek adam”, “otoriter figür”, kendini çaresiz ve savunmasız hisseden insanın, korkularına çare saydığı bir merkez olarak görülmektedir: Hangi korkuları yaşıyorsa, bunların kaynağı olarak kimleri görüyorsa, hepsine “heyt” çekecek, kodu mu oturtacak, vurdu mu ses getirecek bir lider…

 Egemen ideoloji, halkta geleneksel olarak var olan, çoğu kendiliğinden duyguların, algıların, yönelimlerin ve motiflerin egemen sınıfın ideologları tarafından yeniden şekillendirilerek belirli kalıplara sokulması ve kaynağına, yani halka bu şekilde sunulmasıdır.

Halkın durumu ve yönelimleri söz konusu olduğunda ortadaki sorun kuşkusuz öyle hemen çözülebilecek cinsten değil. Ama en azından “baba” figürünün, “dünya lideri” sıfatının, kadiri mutlak lider imajının temsilcisi kişinin siyaseten kaybetmesini ve yenilmesini sağlayacak bir adımın atılması ve böylece yapılan atıfların altının boş olduğunun gösterilmesi yerinde olmaz mı?

Unutmayalım: “O kişinin” gitmesi, başka her şey bir yana pek çok kişiyi “O bile gitti” düşüncesine yöneltecektir ve bu da olumlu bir gelişme sayılmalıdır.

https://ilerihaber.org/yazar/bir-ideolojik-yakit-olarak-korku-141606

TKP’den Göçmen Konferansı: Dünyanın bütün işçileri kardeştir

Türkiye Komünist Partisi (TKP) ülkenin son zamanlardaki en önemli tartışmalarından biri olan göçmen sorunuyla ilgili tartışmaları Pazar günü düzenlediği “Dünyanın bütün işçileri kardeştir” başlıklı konferansta çok boyutlu bir şekilde ele aldı.

Konferansta göçmenler üzerinden yürütülen politikalarda, ırkçılık ve ayrımcılığın körüklenerek toplumdaki milliyetçiliğin yükseltilmesine izin verilmemesi gerektiği vurgulanarak, konuyla ilgili sorunlara dair pratik çözüm önerilerinin yer aldığı bir eylem planı yayımlandı.

https://haber.sol.org.tr/haber/tkpden-gocmen-konferansi-dunyanin-butun-iscileri-kardestir-338410

İşçiler kan ağlıyor Koçların kasası doluyor: Ağladılar sızladılar kârlarını 3 katına çıkardılar!

Ekonomi, nereden baktığınıza, kimin çıkarlarını savunduğunuza göre çok farklı anlamlar ifade eder. Biri “ekonomi kötü” dediğinde kime göre diye sormak gerekir. Örneğin işçiler ve emekçiler açlık sınırının altındaki ücretlere talim ederken, gün geçtikçe hayat pahalılığı artar ve kitleler yoksullaşırken işçinin ekonomisinin kötü olduğu ve daha da kötüye gittiği açıktır. Peki ya patronlar? Koç Holding’in 2022 yılı ilk üç aylık dönem için açıkladığı rakamlar bambaşka bir tablo sunuyor bize. Koç Holding bu dönemde 6 milyar 713 milyon lira net dönem kârı elde etti. Holding, geçen yılın aynı dönemine göre kârını yüzde 218 oranında artırdı yani 3 katına çıkardı.

Kod adı “gider kontrolü”: Tercümesi işçinin ümüğünü sıkmak!

Çip krizi, tedarik sorunları, piyasanın daralması vb. gerekçelerle kara tablolar çizilen otomotiv sektöründe dahi 2,2 milyar lira kâr açıklayan Koç Holding bu başarısını “gider kontrolü”ne bağlıyor. Gider kontrolü kulağa şık geliyor. Ama tek bir anlamı var. O da tüm kriz dinamiklerini Koç’un işyerlerinde çalışan işçilere yüklemekten başka bir şey değil. Otomotivde MESS aracılığıyla ücretleri resmi enflasyon oranında arttırıp gerçek enflasyona ezdirmek, üretimdeki duruşları “esnek çalışma” dayatmasıyla işçilerin ücretlerinde yüzde 25 kesinti yapmak: işte size “gider kontrolü”!

https://www.gercekgazetesi1.net/ekonomi/isciler-kan-agliyor-koclarin-kasasi-doluyor-agladilar-sizladilar-karlarini-3-katina

Hassasiyet

Düzen siyasetinin temsilcileri iktidarlarını korumak için işçi sınıfı ve emekçi halkı bölmeye çalışır. Bugün istibdad rejiminin ihtiyaç duyduğunda kardeş kavgasını körüklemeye çalışması, Alevi’yi Sünni ile, Türk’ü Kürt ile karşı karşıya getirmeye çalışması gibi. Amaç, işçi sınıfı ve emekçi halkın en yakıcı sorunlarının asıl kaynağının sermaye düzeni olduğunu anlamasına izin vermemek, işine, aşına, hürriyetine sahip çıkarak düzenin güçleri karşısında birleşmesini engellemektir.

Aynı şey kadınlar açısından da geçerli. Yaşamlarına kast edenin erkek egemen kapitalist sistem olduğunu, kadınları şiddete karşı korunmasız bırakanın bizzat düzenin kendisi olduğunu gizlemek için “ahlaki hassasiyetler” lafını atıyorlar ortaya. Düpedüz bir katil olan bir erkek işlediği cinayete tüm toplumu işte bu ahlaki hassasiyetlerle ortak etmeye kalkıyor. İstibdad rejimi kadınların muhalefetini bastırmak ve sesini kısmak için türlü alanlarda yasaklamalara giderken, düpedüz keyfi, haksız ve hukuksuz olan uygulamalarını örf, adet, ahlaki hassasiyet kılıfına sokuyor.

https://www.gercekgazetesi1.net/kadin-hareketi/hassasiyet

Mutlak, olası ve kuşkulu sınırlar

İnsanlığa yalnız bilgi değil, bilgi metodu kazandıran başyapıt, Ansiklopedi’nin yaratıcısı Denis Diderot (1713-1784), “ahlak” görüşüyle de çığır açan bir filozoftur. Diderot, ahlakı dinden soyutlar. İki büyük doğal yönelim, “yardımseverlik” ve “mutluluk” üzerine oturtarak Tanrıtanımazlıkla erdemi bağdaştırır.

Çağımızda sayıları giderek artan dindar ama ahlaksız, dinsiz ama ahlaklı kişi ve topluluklara doğru ışık tutan bu görüş, doğru geleceği de aydınlatmaktadır. Çünkü dinden bağımsız bu ahlak anlayışı, hem akla, hem de içgüdülere dayanması bakımından, insanın doğasıyla en uyumlu olandır.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mine-g-kirikkanat/mutlak-olasi-ve-kuskulu-sinirlar-1946223

Sanki Sophie’nin seçimi

Galatasaray Spor Kulübü Derneği bu hafta sonu bir kez daha seçime gidiyor.

İki aday var.

Eşref Hamamcıoğlu ve Dursun Özbek.

Bana göre ikisini toplasan tek bir aday bile etmiyor ama ne yazık ki, durum bu.

Bu seçim aslında Galatasaray’ın karşı karşıya bulunduğu açmazı ve Galatasaraylıların içine düşürüldüğü ilkesizliği gösteriyor.

Yakın zamana kadar “Dursun Abi” diyerek Dursun Özbek’in çevresinde gruplaşan genel kurul üyelerinin büyük bölümü bugün Dursun Özbek’in karşısında ve “İktidarın emriyle aday oldu. Ankara’nın adayı, Galatasaray’ı satmaya geliyor” diyerek Özbek’in başkanlığına karşı çıkıyor, Dursun Özbek’in başkanlığı döneminde Dursun Özbek’e demediğini bırakmayan ahlaksız ve satılmış sözde taraftar grupları ise bugün Özbekçi.

https://m.haberturk.com/

About Mehmet Tas

Check Also

Gündemden Bir Demet/Politika/M.Aydin

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yerel seçimlerde alınan sonuçlarla DEM Parti’nin yeniden belirleyici …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com