BASINDAN-Kemal Yılmaz

Siyasi iktidar ve ideolojik hegemonya

Siyasi iktidar ile ideolojik hegemonya her zaman üst üste oturmaz, hatta çoğunlukla oturmaz. Totaliter rejimler bunu bildiklerinden ya da hissettiklerinden ideolojik hegemonyayı siyasi aygıtların zoru yoluyla sağlamaya çalışırlar. Elbette “zorla güzellik” ne kadar olursa! Bu tür ülkelerde, ideolojik hegemonyanın taşıyıcısı entelijansiya zor karşısında boyun eğmiş gibi görünür ama siyasi baskının gevşediği an başkaldırır.

2002 yılında AKP’nin iktidara tek başına gelmesi, gelenekçi sağın siyasi iktidara yeniden tayin edici bir atak yaptığının göstergesiydi. O kadar ki, AKP’nin temsil ettiği yeni sağ, ordunun kısıtlamalarına karşı siyasi iktidarını pekiştirebilmek için ideolojik hegemonya alanında atağa geçmeye bile teşebbüs etti. Sol liberal entelijansiyanın “vesayet rejimine” karşı mücadele adıyla siyasi sağ hegemonyanın yardımcı gücü haline getirilmesi, aynı zamanda AKP iktidarının bu kesim aracılığıyla solun geleneksel ideolojik hegemonyasını kırma girişimiydi. Bu, sağ siyasi iktidarın ideolojik hegemonyayı da ele geçirmeye en fazla yaklaştığı dönemdir.

Sağcı AKP iktidarı buz dağından “Fetullahçı” denen kocaman bir parça koptuğu gibi, sol-liberal entelijansiya kesimi AKP iktidarına verdiği ideolojik desteği çekip muhalefete geçti. Böylece AKP sağ iktidarı, bir ara doğmuş gibi görünen ideolojik hegemonyayı ele geçirme şansını bütünüyle kaybetti.

https://amp.artigercek.com/yazarlar/gun-zileli/siyasi-iktidar-ve-ideolojik-hegemonya

Dezenformasyon yasası ne söylüyor?

27 Mayıs 2022 itibariyle sosyal medyaya ilişkin düzenlemeleri daha doğrusu sınırları ve kısıtlamaları da içeren ve kamuoyuna “dezenformasyon yasası” olarak yansıyan kanun teklifi Meclis’e sunuldu.

Yasa teklifinde, internet haber siteleri de süreli yayın siteleri kapsamına alarak basın faaliyetine dahil ediliyor. Bununla beraber onları kısıtlayacak türlü çeşitli yasaklar da hemen arkasından geliyor. Bunun içinde yasağı kararlarının hemen onlar için de alınabilmesi, basın kartı sahibi olan gazetecinin basın ahlak esasına uymaması sebebiyle basın kartı iptal edilirse beş yıl boyunca basın kartı alamayacağı düzenleniyor. Belki gazeteci için sadece uyarma ve kınama gerektiren bir fiil, bu sebeple beş yıl süreli bir meslekten mene dönüşecek.

Ancak kanun teklifinin, hepimizin sesine ve sözüne hüküm koyan düzenlemesi 29. Madde. Bu madde, Türk Ceza Kanunu’nda bir değişiklik yapıyor ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” adında müstakil bir suç getiriyor. Buna göre,

“(1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

(2) Suçun, failin gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.”

Bu maddenin gerekçesinde, ifade özgürlüğünün “fikirler pazarı” olduğu söylenmiş.

https://birikimdergisi.com/haftalik/11023/dezenformasyon-yasasi-ne-soyluyor-iktidarin-fermani-hukumdur

Nasıl bir ülkede yaşamak istersiniz?

İktidar tüm demokratik yaşam alanlarını yok ederken, muktedirler kendilerinden olmayan herkese hakaretler yağdırırken, halk olarak yoksullaşırken ve yoksunlaşırken yıllardır aynı sorunun sorulduğunu işitiyoruz, böyle bir ülkede yaşanır mı?

Türkiye’yi, en azından yeniden demokratik bir düzen kurulana kadar terk edenleri ya da gitmek isteyenleri bu karara doğru iten en başat faktör derin bir ümitsizlik hali.

Muhalif seçmen, 6’lı masaya bakıp “Ya son anda kriz çıkarsa”, “Ya doğru adayı belirleyemezlerse”, “Ya sandıkları koruyamazlarsa” endişesi yaşıyorsa kabahat seçmende değil Meclis muhalefetindedir.

https://www.birgun.net/haber/nasil-bir-ulkede-yasamak-istersiniz-390675

BM Gıda ve Tarım Örgütü Başekonomisti enerji fiyatlarındaki artış devam ettikçe gıda enflasyonundaki yükselişin süreceğini, bunun özellikle yoksul ülkelerde ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi.

Gıda fiyatlarındaki son artışın ana nedenleri olarak hangi faktörler sıralanabilir?

Küresel gıda fiyatlarındaki artışta etkili olan faktörleri Ukrayna’daki savaş ve uygulanan yaptırımlar, yüksek gübre ve enerji fiyatları, olumsuz hava koşulları ve COVID-19 kaynaklı tedarik zinciri aksaklıklarının güçlü küresel talebe yetişememesi olarak sıralayabiliriz

Gıda enflasyonunun toplam enflasyon içindeki payını ölçmek için kesin tahminler yapılamıyor. Düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerde gıdanın tüketim sepetindeki payı %40-50 civarında iken, yüksek gelirli ülkelerde çok daha küçüktür

https://haber.sol.org.tr/haber/abd-kuba-nikaragua-ve-venezuelanin-amerika-zirvesine-katilimini-engelledi-337688

İlle de bir musibet mi gerekiyor?

Önce 12 Eylül döneminin çaresizlikleri, ardından sosyalist ülkelerin birbiri ardına çöküşü ve son olarak 20 yıllık AKP iktidarının yarattığı ortam, bunlara eşlik eden postmodern eğilimler ve düşünce kırıntılarıyla birlikte solda belirli alanlarda bir gerilemeye yol açtı.

“Gerileme” dediğimiz durum ise solun kimi eski doğrularından ödün vermeye hazır hale gelmesi, makbul bir şey sayıldığı düşüncesiyle hemen hemen hiç günahının olmadığı alanlarda bile “özeleştiriye” razı olması, hatta hiç yapmamış olduğu şeyleri bile yapmış olabileceğini düşünmeye başlamasıdır…

TARİHE BAKIŞ

ASKER VESAYETİ EDEBİYATI

“Asker vesayetine karşıyız” diye bunları es geçmek olmaz. Olursa da gerileme olur; çünkü süreçlerin sınıfsal karşıtlıklar ekseninden değil bir tür “devlet-sivil toplum” karşıtlığı ekseninden okunmasına götüren bir tuzak söz konusudur.

https://ilerihaber.org/yazar/ille-de-bir-musibet-mi-gerekiyor-141449

About Mehmet Tas

Check Also

Gündemden Bir Demet/Politika/M.Aydin

Fehim Taştekinftastekin@gazeteduvar.com.tr Tiyatro diyenler bu yazıyı okumasın! İran’ın saldırı koreografisini silahların yüzde kaçı hedefe ulaştı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com