BASINDAN – KEMAL YILMAZ

Sosyo-ekonomik mutasyon şart!

”Bazen gerçekleri en çiğ haliyle, süslemeden, işin edebiyatına kaçmadan haykırmak gerekiyor. Eğer işçi sınıfı kendi gücüne güvenip dünyanın gidişatına el koymazsa, en azından en hassas alanlardaki üretim araçlarını kamulaştırıp planlanmış bir ekonomi kurmazsa, felaket kapımızda. İnsanlık uçurumun kenarında. İklim değişikliği bunu gösteriyor, dünya çapında yükselen faşizm tehlikesi bunu gösteriyor, yeni bir dünya savaşı tehdidi bunu gösteriyor. Hepsinin ardında kapitalizmin piyasa kumarhanesinde her şeyi kâr hırsına bağlayan ekonomik yapısının artık teklemesi yatıyor.”

https://gercekgazetesi.net/politika/sosyo-ekonomik-mutasyon-sart

Alman Yeşillerine Brüksel’den darbe

”Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, yılbaşında AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenen Fransa’ya oldukça değerli bir hediye sundu. Komisyonun 31 Aralık’ta 27 üye ülkeye gönderdiği bir yasa tasarısında nükleer enerji ve doğalgaz ‘yeşil’ yani ‘çevre koruyan’ enerji olarak tanımlanıyor. Bu, nükleer enerji santrallarına ilişkin tartışmalara kesin olarak karşı çıkan ve önümüzdeki dönemde yeni santrallar kurmayı hedefleyen Fransa açısından büyük bir siyasal destek ama Almanya’nın kısa bir süre önce görev başı yapan ‘yeşil’ ortaklı hükümetine bir darbe.”

https://www.birgun.net/haber/alman-yesillerine-bruksel-den-darbe-372193

Ertuğrul Özkök: Ben dansözüm de Sözcü’nün Genel Yayın Yönetmeni ne?

”Hürriyet’in eski genel yayın yönetmeni olan ve geçtiğimiz aylarda yazılarına son verilen Ertuğrul Özkök, “Ben dansözüm de Sözcü’nün Genel Yayın Yönetmeni ne?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Kendisine ilişkin çizilen bir dansöz karikatürü ve “Hürriyet’ten kovulan Ertuğrul Özkök ‘Rahatlıkla dansözlük yaparım’ dedi…” notunu paylaşan Özkök, şu ifadeleri kullandı:

“Ben diyorum ki; büyük bir gazeteyi yönetmek için insanın dansöz olması gerekir. Hadi bu kelimeye alışamayacaksınız, ‘Dans yeteneğine sahip olması gerekir’ diyeyim. Ve gelin şöyle küçük bir medya turu yapalım. Ben dansözüm de Sözcü gazetesinin genel yayın yönetmeni nedir diye düşündünüz mü hiç?”

https://haber.sol.org.tr/haber/koca-yeni-varyanta-bagli-covid-19u-cogu-kisi-hafif-atlatiyor-322804

‘Önümüze katıp kovalarız’

“Tarih bazen çok zayıf ve güçsüz omuzlara çok ağır bir yük bırakır. İnsanlar, omuzların zayıflığını ve güçsüzlüğünü çıplak gözle görürler, yükün ağırlığını hissederler. Lider diye benimsedikleri tahtadan yontulmuş Pinokyo karakterlerin sırtlarına vurulan yükü taşıyamayacaklarını, dönüşemeyeceklerini, üstelik kendilerini ezen şeyle aynı programı savunduklarını idrak ederler.

Önlerinde iki seçenek vardır.

Birincisi, Pinokyo karakterlerin aptallığa varan iyimserliğini paylaşarak her şey gayet olağanmış, işler düzgün gidiyormuş, bütün sorunlar tek bir hamlede, mesela seçim sandığında çözülecekmiş gibi davranmaktır.

İkincisi, kötümserliğe varan bir akıl yürütmeyle, parti yönetimini zorlayarak fakat gerektiğinde parti disiplinini umursamadan yurttaşın müdahale etmesi, elindeki bilgi ve belgeyle konuşması, topluca açıklama yapması, taleplerini savunması, Anayasa’da yer alan toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkını sonuna kadar kullanması için yolu açmaktır.”

https://www.veryansintv.com/onumuze-katip-kovalariz

Toplum popülizme ne kadar yatkın?

“ÜÇ soru soralım:

-Erdoğan ve AK Parti, yol açtığı tüm sorunlara, hukuk, demokrasi ve ekonomi krizlerine rağmen neden hala ülkenin en çok oy potansiyeline sahip siyasi partisi? Yaşadığı iniş, erozyon neden bu kadar yavaş?

-Kurucu siyasete, yeni bir toplum tahayyülüne, gelecek tanımına en uzak duran, lider partisi görünümünde olan, gücünü Kürt meselesinden göçmen sorununa kadar seçmeni karşıtlıktan alan, risk almadan merkezde duracağını ima ederek güven peşinde koşan İYİ Parti, neden, son bir yılda kamuoyu araştırmalarına göre oyunu en çok arttıran siyasi parti?

-Sağ siyaseti, merkez söylemi yeniden yapılandırma, özgürlükçü değerlerle buluşturma, muhafazakar alandaki değişim ve arayışı temsil etme iddiasındaki ve program partileri görünümündeki DEVA ve Gelecek Partisi’nin toplam oyu yüzde 5-6 geçmiyor?”

https://www.karar.com/yazarlar/ali-bayramoglu/toplum-populizme-ne-kadar-yatkin-1591771

Saray yazarı, Erdoğan’ın bitişini ilan etti

“…Erdoğan diyenlerin oranı yüzde 30.8 olurken, ikinci sırada uzun süredir Mansur Yavaş geliyor. Yavaş diyenlerin oranı yüzde 11.6 oldu. Ekrem İmamoğlu yüzde 9.6 ile üçüncü sırada yer alırken, dördüncü sıraya yüzde 7.3’le adaya bağlı seçeneği girdi. Kılıçdaroğlu ise yüzde 6.1’le beşinci sırada gelirken, onu 4.1’le Meral Akşener takip etti. Abdullah Gül ise yüzde 1 oranıyla on birinci sırada yer aldı.”

Kusura bakmasın ama Abdülkadir Selvi saraya yaranmak isterken Erdoğan’ın çöküşünü yazdığının farkına bile varmamış anlaşılan.

İşte görüyorsunuz, AKP yüzde 39.1 oy alırken Erdoğan yüzde 30’da kalıyor.”

https://www.korkusuz.com.tr/saray-yazari-erdoganin-bitisini-ilan-etti.html

About Mehmet Tas

Check Also

GÜNDEMDEN BİR DEMET (1)- Admin

Engels’in Bilinmeyen beş özelliği Sanata karşı derin bir ilgisi vardı Engels gençliğinde bir dansçıydı, şarkı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com