BASINDAN-KEMAL YILMAZ

 Şu seçim meselesi

Seçimler her şey değildir ama bugün öncelikle çözmemiz gereken bir majör sorundur. Türkiye sosyalist hareketi, başı sonu anlaşılır, hedefleri ve yol haritası doğru şekilde belirlenmiş bir seçim politikasıyla, Saray Rejim’nin yıkılışında ve bir yeniden kuruluşta kitle ölçeğinde siyaset yapabilen bir toplumsal güce dönüşebilir.

“Seçim sonuçlarına güven olur mu?”, “Bu rejim Türkiye’yi seçime götürmez, karışıklık çıkarırlar…” vb. karşı tezler gelmektedir, daha da gelecektir.

 Bizim tezimiz de şudur: Ancak ülke sathında örgütlenmiş, yurttaşlara derdini anlatabilir hale gelmiş, politik analiz yeteneği gelişkin ve halkın bir bölümünü seferber etmeyi başarmış bir parti, rejimin olası hamlelerine yanıt verebilir. Gerisi kumda oynamaktır.”

https://ilerihaber.org/yazar/su-secim-meselesi-132026.html

“Eleştirel bir sanat eserinde ideolojik açıdan bakılması gereken temel mesele, sorunsallaştırdığı somut olgu ile onun soyut toplumsal kaynağı arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğudur.”

NEVZAT EVRİM ÖNAL

Temel çelişkinin sorgulanması zorunlu olarak düzen dışıdır, ancak ondan türeyen ya da onun sağladığı ortamda şiddetlenen çelişkilerin çoğu düzenin dışında çıkılmadan da sanki havada duruyorlarmış, kendinde şeylermiş gibi sorgulanabilir. Sermayenin ideolojik atmosferinde, özel mülkiyete ve insanların arasındaki maddi eşitsizliğe karşı olmadığınız müddetçe açlığa, savaşlara, kimliklere yönelik ayrımcılığa, çevresel yıkıma, bireysel şiddete vb. karşı olabilirsiniz. Hatta bunun sermaye düzeni açısından faydalı bir yanı dahi vardır, toplumsal tepki semptomlara odaklandıkça çoğunlukla hastalığın kendisi görülmez hale gelir ve tepki, tehlikesizleşir.”

https://haber.sol.org.tr/haber/squid-game-celiskiler-hiyerarsisini-dogru-dizmek-316086

Şapka düştü, kel göründü!

Ömer Özmen

“Ninova’daki Mesihiler ile Şengal’deki Êzidî Kürtlerin toptan KDP’ye oy vermeleri, anti-KDP ve anti-Barzani kampanyasını yürüten ;

 1- PKK medyasındaki kara propagandistlerin,

 2- Halkların kardeşliği ve demokratlık yuturmacasıyla PKK’ye destek sunan Türk solcularının,

 3- Türkiye’deki İslamo/faşist çevrelerin,

 4- Terörist  İran Mollalarının,

 Yalanlarını/ sahtekarlıklarını yüzlerine vurmuş, umutlarını kursaklarında bırakmıştır.”

https://www.basnews.com/tr/babat/717665

Vahap Coşkun: “Hafıza Odası”nın sancısı

“Picasso’nun İspanya iç savaşının dehşetini resmeden Guernica’sının önünde de insanlar poz verirlerdi; bu, ne Guernica’nın değerini düşürür ne de savaşın acılarına bir saygısızlık addedilirdi.

Sanatçı kendi zamanının tanığıdır, ne bir ahlak polisidir ne de ziyaretçilerin örf-adet denetçisi. Bazı ziyaretçilerin bazı davranışları, kimi kesimlerce münasebetsiz görülebilir, bunlardan rahatsızlık duyulabilir. Lakin bu, bir sanat eserinin itibarsızlaştırılmanın gerekçesi yapılmaz. Hele bunun üzerinden bir serginin saldırıya uğraması asla kabul edilemez.

Bir de yükseklerden konuşan bir kesim var; ahlaki bir poz takınıp herkese tepeden bakan bir kesim. Neyin başlayıp neyin bittiğine onlar karar veriyorlar. Sanatsal bir akıma hayat verme imtiyazı da onların, o akımın fişini çekme imtiyazı da. Eleştiri vitrinine hep ilkesel argümanları koyuyorlar ama işin aslı biraz deşildiğinde geride kendi hesaplarını gördükleri ortaya çıkıyor. Ellerinde tuttukları kültürel sermayeyi kaybetmemek adına şahsi hesap ve kinlerini ideolojik bir kılıfa sokarak karşılarındaki mahkûm etmeye çabalıyorlar.”

https://rojawelat.me/basindan/vahapcokunhafzaodasnnsancs

Mansplaining”in panzehiri: Susmanın reddi

“Kanada York Üniversitesi’nde feminist teori dersleri veren Coşku Çelik, “Eğer Ceren Damar genç, kadın bir akademisyen değil, sözü değerli gösterilen erkek bir akademisyen olsaydı öldürülür müydü? Keza Aylin Sözeri, susmasaydı, başına geleni online derste açıklamaz mıydı?” diyor.”

““Mansplaining” kelime anlamı olarak “erkek” (man) ve “açıklama” (explaining “kelimelerinin birleşimi, erkeklerin kadınlara kibirli ve kadınların kendilerinden daha az şey bildiklerini var sayarak açıklama yapmalarına karşılık gelen bir kavram. Kadınların susturulması, sözlerinin değersizleştirilmesini ifade eden bir kavram.”

https://m.bianet.org/biamag/toplumsal-cinsiyet/252235-mansplaining-in-panzehiri-susmanin-reddi

İyi Parti mezhepçiliğe başladı bile…

Nihat Genç yazdı…

“Bu ‘reklam filmi’, bir bilirkişi/uzman olarak söylüyor savcılığa suç duyurusunda bulunuyorum açıkça bir ‘mezhep ayrımına’ girer!

Çünkü Hazreti Ali, sünni ve alevi, ortak saygı duyulan kutsaldır, ancak, bu reklamda, Hazreti Ali’nin adını hiç anmadan Hazreti Ömer’i öne çıkartmak, açıkça, şunu söylemeye çalışıyor, biz ‘sünniyiz’.”

https://www.veryansintv.com/iyi-parti-mezhepcilige-basladi-bile

About Mehmet Tas

Check Also

BASINDAN-KEMAL YILMAZ

MARKSİZM SOHBETLERİ https://youtu.be/KIzgHaAcy38  Aydın Engin: Bolu’da halk dalkavukluğunun utanç verici yükselişi “Bolu bu utancı hak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com