Köşelerden Bir Demet (365)- Cavlı Çulfaz

[İki hafta sonra, salgın nedeniyle nerdeyse iki yıldır gidemediğim anayurdumda olacağım. İstanbul’da internet olanaklarım kısıtlı. Biraz da bu nedenle, Köşelerden Bir Demet özetleri işbu 365. ileti ile son buluyor. Uzun zamandır sabır sınırlarını fazlasıyla zorlayarak köşeleri izletme zahmetine katlandırdığım herkese teşekkürlerimi iletiyorumBütün kadîm dost ve yoldaşlarla coğrafyanın ve zamanın elverdiği ölçülere göre yeniden kucaklaşabilme dileğiyle…  -C.Ç.-]

Adalet Bakanlığı, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasını isteyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının uygulanmaması üzerine alınan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararının “gayri resmi” tercümesini, “gizli” yazıyla savcılıklara gönderdi. “AİHM’nin Selahattin Demirtaş Kararının İcrası” konulu yazı sadece “bilgi” olarak gönderilirken eski AİHM yargıcı Rıza Türmen, Türkiye’nin AİHM yükümlülüklerine dikkat çekerek, Adalet Bakanlığı’nın “gereğini yapın” demesi gerektiğini söyledi.

https://www.gazeteduvar.com.tr/aihmin-demirtas-karari-mahkemeye-gizli-yaziyla-gayri-resmi-tercume-haber-1537410

Millet İttifakı’nın düzenlediği toplantılara sol partiler katılmıyor. Niye? Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, TKP, EMEP, HDP ve sayamadığım partiler, bu ülkenin dinamik, güvenilir ve vizyon sahibi siyasetçilerine sahipler. Aslında “Laik demokrasi”de birleşilerek, cumhuriyet taçlandırılacaksa mutlaka etkin ve ideoloji olarak yetkin sol partilerde bu bileşimin içinde olmalılar. Sol partiler düşünce zenginliğinin yanı sıra toplumun güçlenmesinde ihtiyaç duyulan enerjinin kaynağı olacaktır. Bugün ülkenin geleceği için düşünen ve tavır koyan hiçbir kimse ve kurumu öteleme lüksüne sahip değiliz. Siyasetin görevi umudu var etmek olmalı.

https://www.birgun.net/haber/rejim-tartismalarinda-sol-partiler-nerede-361217

“Barış Derneği’nin Genel Başkanı sıfatıyla yüksek mahkemenizden talebim şudur: halkımızın özlemleri ve hayatî çıkarları doğrultusundaki düşüncelerimizden ötürü bizi hayalî suçlarla huzurunuza gönderen bu iddianameye itibar etmeyiniz. Dünyanın döndüğünü kanıtladığı için mahkûm edilmek istenen bir bilim adamının, yargıçlarına “ne yapayım ki dünya dönüyor” dediği gibi, bizi de “ne yapalım ki dünya halkları barış istiyor” demeye zorlamayınız. Dünyanın döndüğü nasıl tartışılmaz bir gerçek ise, tüm dünya halklarının barış içinde yan yana yaşamak istedikleri ve topluca intihar demek olan savaşı reddettikleri de o kadar açık ve kesin bir gerçektir. İçtenlikle inanıyorum ki, beni yetiştiren ve her şeyimi ona borçlu olduğum halkıma yaşamım boyunca mütevazı bir hizmette bulunabilmişsem; bunu otuz yedi yıllık mesleki görevimden çok, üç buçuk yıllık Barış Derneği Başkanlığı’nda yerine getirebildim.”

https://politikahaber.org/baris-savascisi-mahmut-dikerdemin-anisina/

“Orhan Kemal’de itiraz ettiğim bir taraf var. Dili diyeceğim. Lüzumundan fazla mahalli şiveyle yazıyor. Demek istemiyorum ki, nihayet Anadolulu insanlar, Anadolu köylerinin köylüleri yerli dillerinde konuşmamalı. Konuşmalı tabii. Fakat bu öyle olmalı ki, Anadolu’nun her tarafındaki insanlar anlasın ve İstanbullu da anlasın. Yani bütün Türkler anlasın. Bir itirazım bu. Bence buna dikkat etmesi lazım. İkincisi de Bereketli Topraklar Üzerinde’yi okudum, nefis bir roman. Fakat karanlık. İnsana müthiş bir ümitsizlik veriyor. Halbuki ben Türk milletinin hiç de ümitsiz bir durumda olduğuna kâni değilim. Türk milletinin geleceğinin çok güzel olduğuna kaniyim ve bu güzel geleceği de bugünkü yaşayan insanların yapacağına inanıyorum. Türk köylüsü içinde, Türk işçisi içinde, Türk esnaf, zanaatkârı içinde, Türk aydını içinde mükemmel insanların varlığına inanıyorum. Onun için şu Bereketli Topraklar’da gayet eminim ki bütün o havalide yaşayan köylülerin içinde memleketini dehşetli seven ve büyük insan olan köylüler de vardır. İnsanlar da vardır. Onlar yok kitapta. Onun için biraz karanlık. Biraz daha içine aydınlık koymasını isterdim doğrusu.”

https://www.cumhuriyet.com.tr/kitap/agabey-kardes-yureklere-gomulduler-1871494

[Ali Erten yoldaş, Ergin Yıldızoğlu ile Ali Sirmen’in yazılarına dikkatimi çekti. Hemen ardından 1961 Mülkiye girişli Orhan Emirdağ kardeşim de Ali Sirmen’in yazısını iletti. Her ikisine de teşekkür ediyorum. -C.Ç.-]

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ali-sirmen/pardon-cikali-1875066

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ergin-yildizoglu/ufukta-mukemmel-firtina-1874826

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

https://en-gb.facebook.com/groups/DemBirDay/

Bir zamanlar çevirmenler kendilerinin görünmezliğine çok içerlerlerdi. İnsanlar sözgelimi Dostoyevski’nin Türkçeye çevrilmiş bir romanını okur, o romana hayran olur ama o metnin doğrudan doğruya Dostoyevski’nin kaleminden çıkmış bir metin olmadığı, bir çevirmenin kaleminden çıktığı gerçeğini dikkate almaz, çevirmenin adına hiç dikkat etmez, adını öğrenmezlerdi.

https://www.cumhuriyet.com.tr/kitap/muzip-bilge-bir-olumsuz-kavafis-ulker-incenin-yazisi-1873079

Ben melamet hırkasını kendim giydim eğnime…

https://www.youtube.com/watch?v=F8CA-tE6m48

Attachments area

Preview YouTube video Ruhi Su – Ben Melamet Hırkasını (haydar)

Ruhi Su – Ben Melamet Hırkasını (haydar)

About Mehmet Tas

Check Also

Gündemden Bir Demet/Politika/M.Aydin

Fehim Taştekinftastekin@gazeteduvar.com.tr Tiyatro diyenler bu yazıyı okumasın! İran’ın saldırı koreografisini silahların yüzde kaçı hedefe ulaştı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com