Köşelerden Bir Demet (319)-Cavlı Çulfaz

Sol ve cumhuriyetçi muhalefet güçleri eğer bu yakın ve yıkıcı tehdidi görür, gereğini yaparsa, ülke bu tehlikeli sürüklenişten kurtarılabilir. Yani, 16 Nisan 2017 referandumunda olduğu gibi, geri çekilmek yerine, dönemin maddesine ve ruhuna uygun bir mücadele hattı kurulabilirse, ortaçağ artığı bir gücün, tarihsel arazı niteliğindeki işgaline son verilebilir. İhtiyacımız olan şey ise; sadece siyasal irade ve cesarettir.

https://www.birgun.net/haber/yikici-caresizlik-350565

Bugün Türkiye, iktidarını korku ve baskı olmadan sürdürmesi imkânsız hale gelmiş bir siyasi liderlik tarafından yönetiliyor. Ataerkil düzen, hesaplaşamadığı bütün o eril korkularını, komplekslerini ötekinin üzerine boca ederek kendini kurtardığını sanarken, aslında hepimize zulmeden bir çember inşa etmiş oluyor. Oysa erkeğin özgürlüğü de, kadının özgürlük mücadelesinden geçiyor.

https://www.birgun.net/haber/erkegin-ozgurlugu-kadinin-ellerinde-350545

Kapitalizmin askıya alınması… Bu tanımlamayı sevdim. Batı’da kapitalizm son olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında askıya alınmış, savaş ekonomisi, fiyatları sabitleyen bir kontrollü ekonomi hakim olmuştu. Savaş ekonomisi standart kapitalist modelin aşılmasını getirmişti. [Ama] şu anda gördüğümüz tam olarak kapitalizmin askıya alınması değil. Kapitalizmin kuralları askıya alınmış olabilir. Bütün o kutsal sayılan politikalar, para politikalarıyla kamu maliyesinin birbirinden titizlikle ayrılması, kamu borçlanmasının kötü bir şey olduğu fikri hepsi gitti.

https://t24.com.tr/haber/koronavirus-ve-kapitalizm-iktisatcilar-krizin-sistemi-nasil-degistirebilecegini-tartisiyor,877042

Partilerinizi “Erdoğan ve bakanları istifaya zorlamaya, geçici bir hükümet vasıtasıyla erken seçime gitmeye, olmuyorsa TBMM’den çekilmeye ve milyonlarca insanı ‘Erdoğan istifa, geçici hükümet ve erken seçim’ sloganıyla alanlara çıkmaya” ikna edin diyerek uyarmalıyız. Bu taktik planı HDP, onun bileşeni sosyalist partiler, TİP, Sol Parti Millet İttifakının tabanına neden teklif etmiyor? Onlara neden yol göstermiyor?

https://www.ozgurpolitika.com/haberi-fasist-rejimde-parlamentarizmkarsi-devrimci-bir-aliskanliktir-151423

Ortak uygarlık, demokratik devrimlerin uygarlığıdır. Bu uygarlığın kurulmasına, tek tek ülkelerde, Cromwell, Washington, Robespierre, Abraham Lincoln, Bismarck, Garibaldi, Bolivar, Lenin, Sun Yatsen, Atatürk, Mao, Gandi, Kim İl Sung, Ho Şi Minh, Fidel Castro, Nasır, Lumumba, Nkrumah, Chavez gibi devrimciler önderlik ettiler. Dünün güneşi ile bugünü ısıtamayız. Günün gerçeklerini saptamak, günümüzün çelişmelerini belirlemek, bugünün işidir.

https://vatanpartisi.org.tr/genel-merkez/makaleler/si-jinping-in-yeni-dunya-bildirisi-25968

“PKK/KCK Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin egemenliğini tanımaya dâvet edilmelidir. Tanımıyorsa bölgeyi terketmelidir. Terketmiyorsa, takibatla, idari ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmalıdır.” İnanılması çok zor ama bu sözler İsmail Beşikçi’ye ait. Takibatı, idari ve cezai yaptırımları hayata geçirmenin KDP eliyle olamayacağını, KDP’nin gücünün buna yetmeyeceğini herkesten çok Beşikçi biliyor; Öyleyse kim yapacak bunları, kim PKK’ye idari ve cezai yaptırımlar uygulayacak?

https://www.ozgurpolitika.com/haberi-kurdistan-i-isgal-vebesikci-den-beklentiler-151434

Türk’ün heykelle imtihanı – “Göçmen İşçi” vandalizmin kurbanı oldu. Eli-kolu yavaş yavaş parça parça budandı, bir ara katrana bulandı, arta kalan torso da 2016’da belediyenin parkı yenileme çalışmalarında kaldırılıp kim bilir hangi moloz yığınına atıldı. Aslında bir işçi heykeli fikri Vedat Nedim Tör’e aitti. Vedat Bey ne de olsa hem cumhuriyetin kuruluşunu yaşamış bir aydın, hem de eski komünistti.

https://t24.com.tr/yazarlar/haluk-uluhan/turk-un-heykelle-imtihani,31655

‘Ama kendinizden çok fazla emin olmayın. Özgür İngiltere’de, fikirler zor kullanılmaksızın bastırılabilir.’ En iyi okullara gidiyorsanız, Oxford ve Cambridge’den mezunsanız, belirli şeyleri söylememenin – hattâ artık düşünmemenin – daha iyi olduğu anlayışını içselleştirmişsiniz demektir. Bu, Gramsci’nin “hegemonik sağduyu” dediği şey haline gelmiştir, hiç lâfını etmezsiniz belli şeylerin. Ve bu, bu şeylerin nasıl içselleştirildiği, çok büyük bir faktör. Bunları gündeme getiren insanlara deli gözüyle bakılıyor.

https://dunyadanceviri.wordpress.com/2019/03/09/noam-chomsky-birkac-kusak-sonra-orgutlu-insan-toplumu-diye-bir-sey-kalmayabilir/

“Bir de o acınası, açgözlü kişilere bak / ün, para hırsı gerektiğinde suç ortaklığına / maşalığa bile iter onları; gece gündüz demeden / mal mülk hesabı yaparlar kara bir tutkuyla / temelde ölüm korkusudur besleyen / içten kemiren bu açık yaraları.” İşte şimdi biz de görüyoruz açık yaralardan akan irini, her biri kendini kurtarmak için ötekinin sırrını anlatırken, pisliği görmemek için gözlerimizi mi kapatsak, yoksa üstüne mi gitsek hurafeden güç alan rezilliğin…

https://www.birgun.net/haber/hurafenin-egemenligi-surerken-350558

The new Lucretius has an old lineage. This lineage traces its roots back to the German philosopher, Karl Marx’s 1841 dissertation “The Difference Between the Democritean and Epicurean Philosophy of Nature.” There Marx gave one of the most radical and heterodox interpretations of Epicurus and Lucretius the world never saw.

https://philosophyofmovementblog.com/2018/11/01/the-return-to-lucretius-iii/

Katılanların sayısı giderek azalsa da, “Kuruçeşme toplantıları”nı anımsayanlar vardır. 1980’li yılların sonuna doğru, az çok kıdemli bir grup sosyalistin (Çağatay Anadol, Halil Berktay, Korkut Boratav, Oral Çalışlar, Metin Çulhaoğlu, Necmi Demir, Gençay Gürsoy, Saim Koç, Ertuğrul Kürkçü, Celâl Polat, Sezai Sarıoğlu, Nail Satlıgan, Mehmet Emin Sert, İskender Savaşır, Gülnur Savran, Sungur Savran, Saruhan Oluç, Şadi Ozansu)) çağrısıyla İstanbul Kuruçeşme’deki Mülkiyeliler lokalinde, sosyalist solu birleştirmek amacıyla maraton toplantılar yapıyorduk.

https://t24.com.tr/yazarlar/gencay-gursoy/eski-bir-dostu-anarken,31656

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

https://en-gb.facebook.com/groups/DemBirDay/

Nurten Tuç – “En güzeli yalnız olmadığınızı bilmek”

https://bianet.org/bianet/kadin/246712-nurten-tuc-ozgurlukler-pesinde-bir-hayat?fbclid=IwAR0cKH5SowMD484MCxEXPBgP3NFAbZomMiSYElDJNQS4dy9FsglbKLryasc

https://bianet.org/galeri/sanki-esittik-1960-70-li-yillarda-devrimci-mucadelenin-feminist-sorgusu

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HAKKINDA RAPOR  Prof. Albert MALCHE 1933)  Mülkiye mektebinin ilgası icap ettiğine kail değilim. Talebesinin müsabaka ile temini gibi bir mümtaziyete malik bulunmaktadır ve Türkiye idaresi ona birçok iyi erkânı memurin medyundur. Hüsnü suretle devam eden birşeyi değiştirmemek lâzımdır. Müsabaka usulü, leylî şekil ve bazı tedrisatı mahsusa idame ve muhafaza olunduktan sonra, Mülkiye mektebi Hukuk Fakültesinin idarî bir şubesini teşkil etmek üzere geri kalan kısımlar hukukla birleştirilmelidir.

https://www.academia.edu/30385540

About admin

Check Also

Gündemden Bir Demet/Politika/M.Aydin

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yerel seçimlerde alınan sonuçlarla DEM Parti’nin yeniden belirleyici …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com