Köşelerden Bir Demet (318)-Cavlı Çulfaz

Bir devrimci muhalefet dalgası (ama bir devrim dalgası olmaz bu) kendisini nasıl örgütleyecek? Özellikle belirttiğim gibi kadınların rolü çok belirgin biçimde tekrar öne çıkacak. Kendilerinin istediği, özlediği dünyayı, bütün insanlığın özlediği dünya haline getirecek güç onlarda var. Kadınların harekete kattığı yeni nitelik son derece önem kazanacak. Her düzeyde ciddi örgütlerin yaratılması lazım ve bunlar birleşik bir muhalefete öncülük edebilecek yetenekte örgütler olmalı.

https://www.evrensel.net/haber/423155/yazar-aydin-cubukcu-salgin-sonrasi-muhalefet-icin-onemli-olanaklar-sunacak

“Aziz Nesin’e, biri telsizli komiser, öteki otomatik silahlı iki polis koruma vermişler. Olayların patlak verişinden bir süre sonra silahlı olan gözden kayboldu. Telsizli komiser ise bizimle birlikte canını dişine taktı; barikattaki gençlerle birlikte saldırganlara karşı koydu, hava boşluğuna açılan pencereden inmemizi sağladı, sanki en yakın dostlarıymışız gibi davrandı hep… Unutmak mümkün değil…”

https://artigercek.com/yazarlar/ahmetnesin/bugunku-yazimi-madimak-ta-yasamini-yitirenler-adina-mehtap-yucel-e-birakiyorum-1

Maske, takanın kendisinden çok, çevresindekileri koruyor bu musibetten. Siz değil miydiniz, “Bir ağaç gibi tek ve hür, Bir orman gibi kardeşçesine” diyenleri ömür boyu hapislerde, sürgünlerde çürüten? “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz” şiarıyla yaşayanları, evlerinde kıstırıp, öldüren? İnsan, “doğası gereği bencil bir varlık” değil. Toplumsal bir varlık. Yok etmeye çalıştıkları vicdanımız, bugün her sokak başında karşımıza dikiliyor.

https://www.evrensel.net/yazi/89026/maske-ve-toplum-olma-hissi

[Ali Erten yoldaş, aşağıdaki yazıyı okumamızı önerdi. Teşekkür ediyorum. -C.Ç.-] Kamuculuk tasfiye edilip özelci-bireyci neoliberal ekonomi egemen hale getirilirken; sistem “benim memurum işini bilir” diyerek, “köşe dönmeciliği” kutsayarak, “uyanıklığı” alkışlayarak, “başkasının sırtına basıp yükselmeyi” marifet sayarak kendi ihtiyacı olan insanları yetiştirdi.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mehmet-ali-guller/hirsizlik-rejimi-1849365

Kadınların muhteşem öfkesi, “Aklep Nalân” gibi boyun eğmez devrimci kadınlardan süzülerek geliyor. Her çağdan, her yaştan, dünyanın her yerinden kadının “hayır” itirazında, dünyayı yeniden şekillendirme ısrarında atıyor hayatın nabzı: “Komünar kadınlar önemli ölçüde korku uyandırdı. Burjuvazinin mülkünü ve gücünü çalmak isteyen kıskanç ve intikamcı proleterler olarak görülen işçi sınıfı Ulusal Muhafız Birliği ve Komün süresince göreve seçilen erkekler yeterince tehlikeliydi. Ama kadınlar toplumsal düzene karşı daha büyük tehdit oluşturuyordu.”

https://artigercek.com/haberler/anne-neden-sana-aklep-diyolla

 Kutlu Adalı cinayetinin 25. yıldönümü dolayısıyla Kuzey Kıbrıs’taki “Sol Hareket”, 6 Temmuz’da Lefkoşa’da yürüyüş düzenleme kararı aldı. Türkiye’de sokak eylemleri bir süredir “tu kaka” edilirken Kuzey Kıbrıs’ta muhalefet partileri ve sendikalar “sokak siyaseti”ni mücadelenin tamamlayıcı bir öğesi olarak yoğun biçimde kullanıyor.

https://www.birgun.net/haber/adali-icin-sokaga-cagri-350483

O ders kitabı, Madımak’ta katledilen büyük değerimiz Asım Bezirci tarafından Nalân Göker ile birlikte yazılmıştı. Bezirci son eserinin ilerici öğretmenler tarafından okullarda okutulmaya başladığını görememişti. Bugün edebiyatla ilgili yazılar yazıyor, aylardır cumartesi günleri edebiyat aracılığıyla dünyayı, ülkemizi, güç ilişkilerini yorumlamaya çalışıyor ve affınıza sığınarak başınızı ağrıtıyorsam, bu, Asım Bezirci’nin büyük bir özenle hazırladığı ve sonuçlarını göremediği o kitap sayesindedir biraz da.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/deniz-yildirim/siirle-kalemle-kitapla-direnenler-1849349

[Sibel Özbudun ile Temel Demirer yoldaşlar alttaki yazılarını ilettiler. Kendilerine teşekkür ediyorum. -C.Ç.-] MADIMAK’TA YAKILIP YIKILAN HEPİMİZDİK – “Madımak ülkenin utancıdır. Tıpkı Maraş’ta, Çorum’da daha önce yaşananlar gibi. Ders almamıştır devlet ve iktidarlar.

https://www.ekdergi.com/madimakta-yakilip-yikilan-hepimizdik/

“1- Tarihin hataları ve içtimai hastalıkları kat’i surette tashih ve tedaviye karar veren Türkiye Komü­nist Kongresi, kadınlık âleminin kıymet ve ehemmiyetini takdir ederek layık olduğu dereceye is’adı [yükseltmek] için icap eden kat’i tedbirlere tevessül eder [başlar, girişir]. 2- Beşeriyetten sınıf farkını kaldırmak şiarıyla ortaya atılan Komünistler, tabiatıyla kadınları cemi­yetin içerisinden ihraç etmek [dışlamak] gibi bir ikilik hatasını irtikab edemez [işleyemez]. Komünistler nasıl hazır yiyicileri mahvederek tam bir müsavat-ı hukukiye [hukuk önünde eşitlik] yaratıyorsa, kadınlık, erkekliğin farklarını da kaldırarak, hukuk ve vezaif cihetiyle [görevler bakımından] hakiki bir birlik teşkilini kabul eder.

https://kaldirac.org/ne-gecmis-tukendi-ne-yarinlar-1920lerden-1970lere-devrimci-kadinlar/

Demek istediğim aslında tam da şuydu, titan Marx ile olan ilişkisinde, vefalı Fred’in [Engels] itibarı gölgelenmek şöyle dursun, artmaktaydı. Lenin bu fikre onayını can atarak, hatta şevkle verdi. Bilhassa karakterinin bütünlüğü ve dört başı mamur insanlığı yüzünden Lenin Engels’i çok derinden sevmişti. Genç bir adam olarak Engels’in portresini biraz da heyecanla nasıl incelediğimizi, bu portrenin içinde onun daha sonraki yaşamında öne çıkan hususiyetleri keşfettiğimizi hatırlıyorum. Ancak bu Marx’ta kaybettiğimiz şeyleri gerçekten takdir edeceğimiz daha fırtınalı zamanlar gelene kadar olmayacak. Hiçbirimiz onun, ne zaman süratle eyleme geçilmesi gerekse doğru olanı yaptığı ve belirleyici meseleyi ele aldığı kadar geniş bir vizyona sahip değiliz. Doğru, barışçıl zamanlarda bazen olayların beni haklı çıkardığı oldu, ancak devrimci anlarda onun muhakemesi tamamen tartışılmazdı.” “74 yaşında olduğumu hissetmeye başladığım ve 40 yaşında iki insana yetecek kadar çalışmış olduğum yerdeyim. Eğer kendimi 40’ında F.E ve 34’ünde F.E olarak ayırabilseydim tam 74 ederdi ve yolun sonuna yaklaşmış olurdum. Öte yandan, her zaman olduğu gibi yapabileceğim tek şey önümdeki işlere odaklanmak ve  olabildiğince, yapabildiğim kadarını bitirmek. (Engels’ten Laura Lafargue’a mektup, Aralık 17, 1894)

http://www.viraverita.org/yazilar/friedrich-engels-dogumundan-bu-yana-200-yil

 Büyük bir dönüşümün içinden geçiyoruz, insanlık bir kabuk değiştiriyor gibi geliyor bana…

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1773740

 https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

https://en-gb.facebook.com/groups/DemBirDay/

Kıymetli Bir Fırsatın Güçlükleri – Şili, Anayasa Konvansiyonu, Toplumsal Sorun

http://www.viraverita.org/yazilar/kiymetli-bir-firsatin-guclukleri-sili-anayasa-konvansiyonu-toplumsal-sorun

https://verfassungsblog.de/pitfalls-of-a-precious-opportunity/

About admin

Check Also

Gündemden Bir Demet/Politika/M.Aydin

Fehim Taştekinftastekin@gazeteduvar.com.tr Tiyatro diyenler bu yazıyı okumasın! İran’ın saldırı koreografisini silahların yüzde kaçı hedefe ulaştı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com