Köşelerden Bir Demet (292)-Cavlı Çulfaz

Bu fırsatın hakkıyla yerine getirilebilmesi için muhalefetin bu tablonun arkasındaki devlet mimarisiyle cesurca hesaplaşma iradesi göstermesi ve milliyetçi-mukaddesatçı ezberlerden uzak bir pozisyon alabilmesi gerekiyor. Şayet bu başarılabilirse yalnızca son 20 yılla değil Türkiye’nin Soğuk Savaş geçmişiyle de hesaplaşmak mümkün olabilir. İşte o zaman sahiden demokratik bir ülke inşa etmenin imkânı doğabilir.

https://www.birgun.net/haber/iktidarla-is-tutmus-olanlar-ecel-teri-dokuyor-345745

Yale Üniversitesi’ndeki bir araştırmaya göre 1945-2002 yılları arasında iktidara gelen 316 otokrattan 205’i, yani yaklaşık yüzde 70’i kendi içlerinden çıkan muhaliflerce devrilmiş. Otoriter rejimler için tehlike, kendi iktidar gruplarının (derebeyliklerin!) içinde yatıyormuş. Meclisteki muhalefet de belki bu yüzden yan gelip yatıyordur. Kendi kendilerini yıksınlar da yer açılsın diye… Kendim SOL Parti üyesiyim ve selamı oradan gönderiyor, çözümü de orada arıyorum. Somut çözüm peşinde olan başkaları da her türden çete örgütlenmesine karşı kendilerine en yakın buldukları siyasi partilerde, sosyal örgütlerde yer almalı ve mutlaka bir arada olmalıdır. Şimdilik ilk çare budur.

https://www.birgun.net/haber/derebeylik-raconu-veya-the-blacklist-345739

Hal böyleyken, topluma, başka türlü de olabilir diyecek bir muhalefete asıl şimdi ihtiyaç var. Sedat Peker durmadan vatanın fedaisi, serdengeçtisi, delisiyiz deyip duruyor ya, işte bu toprakları memleket, vatan belleyen ve memleketin bir devleti olsun diyen sıradan insanlara, barış içinde bir arada yaşayabiliriz ve bunu birlikte yapabiliriz diyecek, tek tek insanları bir araya getirebilecek bir muhalefete. Kahramanlara değil örgütlere. Demokratik yasal örgütlere. Toplum, tam da şimdi toplum olmayı seçme sorumluluğuyla yüz yüze kalmışken ona, birlikte ve bir arada yaşayabiliriz diyecek, “inadına” demokratik bir cepheyi kurmakla sorumlu olanlar, tarihi değiştirme fırsatı yakalamış durumdalar.

https://www.birgun.net/haber/peker-in-araladigi-kapi-345741

Ama hiçbiri bu kadar sıkıntılı bir dönem değildi. Yani birey olarak düşündüm gazeteci olarak mesleğimin namusunu kurtarmak adına ‘Bu artık sorulmalı’ dedim ve sordum. Ben bunu çocuklarımın geleceği için yaptım, gazetecilik vicdanıyla yaptım, meslek onuruyla yaptım. Sadece “Bu bir tarafın adamı mı, bir yerden emir mi aldı” falan denilince çok yaralandım. Yani bu kadar mı körleştik biz toplum olarak insanî ve olması gereken bir şeyi görmeye?

https://www.birgun.net/haber/aa-dan-kovulan-musab-turan-sedat-peker-e-tesekkur-etti-345718

“Abi”yi koruyor gibi gözükse de, Süleyman Soylu’ya dokunmanın, Binali Yıldırım’a dokunmanın, Mehmet Ağar’a dokunmanın, iddia ettiği büyük uyuşturucu haritasında yer alan figürlere dokunmanın aynı zamanda “Abisine” dokunmak olacağını en iyi Peker biliyor. Çünkü toplum, içinde sıkıştığı yoksulluk ve adaletsizlikle; gördüğü, duyduğu, en azından hissettiği rant düzeni arasındaki ilişkinin sona ermesi için yüksek bir ses duymak istiyor. Tehlike şu ki , o ses bir mafya liderinden geliyor.

https://artigercek.com/yazarlar/incihekimoglu/tehlike-su-ki-o-ses-bir-mafya-liderinden-geliyor

Bırakın ucuz propagandayı! İsrail’e yanıt vermek isteyen için yapılacak ilk iş belli: ABD’nin kurduğu, İsrail’in güvenliğini sağlayan Kürecik Radarı’nı kapatmak!

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mehmet-ali-guller/emperyalizm-icin-israil-icat-etmek-1838658

Eski TBMM Başbakanı, eski Başbakan Yardımcısı, eski Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Bülent Arınç medyanın halinden şikâyet etmiş. Aynen şöyle demiş; “Sedat Peker ne diyor? Namusu maaşı kadar olanlar diyor. Ne kadar acı bir şey. Düşünebiliyor musunuz? Hâlâ köşesinde bu konuyla ilgili yazı yazmayan insanlar var.

https://t24.com.tr/yazarlar/mehmet-tezkan/sayin-arinc-bu-duzen-sizin-eseriniz,31119

(Kaya Çetin) – Bugün ulaştığımız noktaya bakarsak, Atatürk dönemiyle sınırlı kalan çabalarla birçok alanda görüldüğü gibi müzik alanında da çağdaşlaşma hedeflerini tutturamadığımızı söylemek zorundayız. Kuşku yok ki bu saptamadan yola çıkarak Türk toplumunun çağdaşlaşma hedeflerini ıskaladığını söylemek doğru olmaz. Bu toplumun her türlü engele ve baltalamaya karşın yetiştirdiği İdil BiretSuna KanLeyla GencerFazıl Say ve daha nice değer, yönümüzü ve yolumuzu gösteriyor.

https://www.birgun.net/haber/turk-sanat-muzigi-mi-divan-musikisi-mi-345751

1) Tarihyazımında kaynak, ana/birincil kaynak ve ikincil kaynakların ne anlama geldiğini ve sözü edilen kaynak türlerinin nasıl bir hiyerarşi içerisinde kullanılacağını, yani kaynak hiyerarşisini ele alacağım. Devamında tarihyazımında çok gerekli olan genelleme metodunun tek bir hadise veyahut kanıt üzerinden yapılması durumunda ne tür sonuçlara yol açacağını tartışacağım. En sonda ise tarih araştırmalarında tarihçilerin/araştırmacıların kendi tezlerini ispatlamak için üçlü doğrulama tekniği olarak bilinen triangularity metodunun neden elzem olduğunu açıklayıp Akçam’ın iddiasını sorunsallaştıracağım.

https://www.ilkehaber.com/haber/taner-akcamin-iddialarina-cevap-1-56127.htm

https://www.ilkehaber.com/haber/taner-akcamin-iddialarina-cevap-ii-56129.htm

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

About admin

Check Also

BASINDAN-KEMAL YILMAZ

MARKSİZM SOHBETLERİ https://youtu.be/KIzgHaAcy38  Aydın Engin: Bolu’da halk dalkavukluğunun utanç verici yükselişi “Bolu bu utancı hak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com