Köşelerden Bir Demet (267)-Cavlı Çulfaz

Türkiye, Ermeni Soykırımı’yla yüzleştiğinde; başka meclislerin, parlamentoların ne dediğinin hiçbir önemi kalmayacaktır. 106 yıldır Ermeni Soykırımı inkâr edildiği için bu mesele başka meclislerin, başka devlet başkanlarının konusu olmaya devam etmektedir. Ermeni halkının acısını, ait olduğu topraklara, bu topraklara Türkiye’ye taşımalıyız. Ermeni halkının acısıyla yüzleşmeliyiz ve bu acıyı adaletle dindirmeliyiz. Ermeni halkı adalet bekliyor. Ermeni Soykırımı’nın kurbanlarını bir kez daha saygıyla anıyorum.  Աստուած իրենց հոգին լուսաւորէ։ / Asdvadz irents hokin lusavore.”

https://t24.com.tr/haber/garo-paylan-dan-kanun-teklifi-ermeni-soykirimi-nin-adaleti-ancak-bu-topraklarda-turkiye-de-saglanabilir,948186

Kaldı ki 1915’te “Ben vâliyim, eşkıya değilim” diyerek tehcire karşı çıkan Ankara Vâlisi Mazhar Bey… “Bu cinayetleri işlemeyeceğime göre istifamı kabul buyurun” diyerek talimatlara karşı gelen ve Ermeni yurttaşlarını tehcir etmeyi reddeden Kütahya mutasarrıfı şair Faik Ali Ozansoy… Tehcire karşı çıktığı için öldürülen Lice kaymakamı Hüseyin Nesimi gibi Osmanlı idarecileri… Ve Ermeni komşularını katliamdan korumaya çalışan sıradan yurttaşlarımız… Onlar da “ecdadımız” değil mi? Neden kendimizi onlarla değil de hükümettekilerle özdeşleştirmeyi seçiyoruz? Neden insancıl davranan ecdadımıza değil de, koskoca imparatorluğu batırdıktan sonra emperyalist Alman dostlarıyla kaçanlara sahip çıkıyoruz?

https://artigercek.com/yazarlar/yigit-bener/sutte-leke-var-tarihimizde-mi-yok

Lice Kaymakamı Hüseyin Nesimi, Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali Bey, Konya Valisi Celal Bey, Boğazlıyan Müftüsü Mehmet Hüsnü Efendi gibi Tehcir uygulamasına ve katliamlara karşı duran ve bu nedenle bedel ödeyen vicdanlı devlet görevlilerinin isim ve hatıraları ise toplumsal hafızadan silinmiştir. Ermeni halkının Büyük Felaketi, olması gerektiği yerde, Türkiye’nin meclisinde konuşulmalı, adı konulmalı ve adaleti sağlanmalıdır. Bu sağlanırsa, diğer ülkelerin devlet başkanlarının ve parlamentolarının bu konuda söyleyeceklerinin bir önemi kalmayacaktır. Ermeni halkının yarasını iyileştirecek tek meclis Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/25594/paylan-dan-soykirimin-taninmasi-icin-kanun-teklifi

Ermeni halkı, binyıllardır yaşadığı anayurdundan sürülerek, büyük oranda katledildi. Anadolu Hristiyansızlaştırıldı. Soykırım neticesinde mülkiyet ve kültürel varlık kamu iradesiyle el değiştirdi.

106’ncı yıldönümünde bu toprakların kadim halkı olan Ermenilere karşı gerçekleştirilen soykırımı, yaşanmış olan büyük felaketi ve insanlık trajedisini yüreğimizde hissediyor, katledilenleri saygı ve rahmetle anıyoruz.

https://www.hdp.org.tr/tr/ermeni-soykirimi-utanciyla-yuzlesin/15358/

1915’i kaşımak, ne Türklerin ne de Ermenilerin yararınadır, bir tek emperyalistlerin çıkarınadır. O nedenle 1915’e saplanıp kalınmamalıdır. Hrant Dink bu uyarıyı çokça yapmıştır: “Ermenilere sesleniyorum. 1915’e takılıp kalmayın. Kendinizi dünyadaki insanların soykırımı kabul edip etmemesine zincirlemeyin. Bu tarihsel bir acı mıdır? Atalarımız yaşadı. Anadolu’da hoş bir laf vardır: ‘Acıyı onurla sırtlayıp taşımak’. Yaygara yapmadan, patırtıya vermeden sırtla, taşırsın.”

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mehmet-ali-guller/hrant-dink-abd-doktor-degil-1831008

Erdoğan’ın şu sözlerinin altını çizdim: “Birinci Dünya Savaşı’nın zor şartlarında hayatlarını kaybeden Osmanlı Ermenilerini saygıyla yâd ediyor, torunlarına taziyelerimi sunuyorum.Ortak kültürümüz, Ermeni toplumunun mimari, musiki ve sanattaki katkılarının yanı sıra yetiştirdiği nice hekim, mühendis, hukukçu, iş insanı ve meslek erbabının bilgi ve alın teriyle zenginleşmiş, gelişmiştir. Türkler ile Ermenilerin yüzyıllarca süren ve insanlığa örnek olan birlikte yaşama kültürünün unutulmasına izin veremeyiz.  Tarihçilerin yapması gereken tartışmaların üçüncü taraflarca siyasallaştırılarak, ülkemize yönelik müdahale aracı haline getirilmesinin kimseye bir faydası olmamıştır. Kimliğimizi sadece, ruhumuzda geçmişin bıraktığı sancılar üzerine inşa etmenin yeni nesillere de büyük bir haksızlık olduğuna inanıyorum. Türkler ve Ermeniler olarak bütün engelleri birlikte aşacak olgunluğa eriştiğimizi artık ortaya koymamız gerekiyor.

https://t24.com.tr/yazarlar/mehmet-y-yilmaz/biden-in-sozunden-daha-onemli-olan,30760

Sonuç olarak; yüz yıllarca birlikte güven ve refah içinde yaşadıkları ve birlikte yaşama iradesine sahip oldukları Amerikan belgeleri ile sabit Türk-Ermeni toplumları arasında bir dönemde yaşananları ‘Soykırım’ olarak nitelemek gaflettir, cehalettir, geleceğin tahribidir. Bu yanlış düzeltilmelidir.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/hulusi-akardan-abdye-tepki-1831065

Bu gibi durumlarda onlarca, hatta yüz yıl sonra bile olsa, devletlerin özür dilemelerinin anlamı kendilerinden öncekilerin işledikleri  suça ortak olmadıklarını, bu suçu üstlenmediklerini ifade etmektir, halkları işlemedikleri bir suçtan aklamaktır. Bir devleti ve milleti suçu inkâr değil, o suça ortak olmadığını göstermek için sembolik de olsa başkaları adına özür dilemek yüceltir. Bunu yapabildiğimizde, ne Biden’ın sözlerinin hükmü kalır ne de dedelerin günahlarının ağırlığı.

https://t24.com.tr/yazarlar/oya-baydar/ama-siz-de-kizilderilileri-oldurmustunuz,30761

[1961 Mülkiye girişli sınıf arkadaşım, emekli büyükelçi Ümit Pamir alttaki bağlantıyı gönderdi.] Bundan sonra inşallah her iki ülke de tamir edilemeyecek adımlar atmaz. Biz tabii ki tepki göstereceğiz. Bunu yaparken fevrî  davranmayıp, uzun vadeli düşünüp stratejik çıkarlarımızı gözetmeliyiz.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/deneyimli-diplomat-umit-pamir-dis-politikada-al-gulum-ver-gulum-olmuyor-1831000

[1961 Mülkiye girişli sınıf arkadaşım, Koç Sigorta emekli genel müdürü Günel Başer alttaki bağlantıyı gönderdi.] Amerikan Hava Kuvvetleri Gazisi, Amerikan Başkanı Joe Biden’a sesleniyor: “Arkadaşlarım sizin siyasetiniz yüzünden öldü. Irak’ta milyonlarca insan öldü. Bunun bir sorumlusu da sizsiniz!”

https://mk-mk.facebook.com/istanbultgb/videos/3651059244939138/

 Bir dönem Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliğini yapmış Kaya Türkmen nasıl uyarıyor Türk yetkilileri: “Kıbrıslıya saygı gösterin. Anayasal düzenine de. Yüksek Mahkemesine de. Laikliğine de. Ve tabii bütün dünyaya haykırdığımız bağımsızlığına da… Saldırdığınız Yüksek Mahkeme’nin kararını da önce bir okuyun…” (Yenidüzen, 21 Nisan 2021)

https://www.birgun.net/haber/once-ogrenin-sonra-konusun-342597

Hiçbir çocuğun sokaklarda dilenmek zorunda kalmadığı, açlık yoksulluk çekmediği, çocuk yaşta gelinlerin olmadığı, kız çocuklarının okuldan alınmadığı, çocuk istismarının yaşanmadığı, çocukların gözleri önünde annelerinin öldürülmediği bir dünya hasretiyle…. #23NisanKutluOlsun

https://twitter.com/Elif_Safak

Fotoğraf sanatçısı Coşkun Aral bir televizyon programında Picasso’nun İspanyol olmasına rağmen Guernica kasabasını görmediğini, bu nedenle Nazım Hikmet’in birkaç yıl önce bir toplantı için bu kasabaya gittiğini öğrendiğinde ondan yardım istemeye karar verdiğini söyledi. Picasso çizdiği eskizleri Abidin Dino aracılığı ile o yıllarda Moskova’da yaşayan Nazım Hikmet’e göndererek düşüncesini alır. Coşkun Aral, Picasso’nun gönderdiği eskizleri Nazım Hikmet’in Moskova’daki evinde gördüğünü belirti.

https://artigercek.com/haberler/picasso-nazim-ve-abidin-dino-guernica

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

About Mehmet Tas

Check Also

Gündemden Bir Demet/Politika/M.Aydin

Fehim Taştekinftastekin@gazeteduvar.com.tr Tiyatro diyenler bu yazıyı okumasın! İran’ın saldırı koreografisini silahların yüzde kaçı hedefe ulaştı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com