Köşelerden Bir Demet (264)-Cavlı Çulfaz

Selâhattin Demirtaş: “Bu sömürü düzenine karşı direnmeyip de ne yapacağız? Bu ülkenin çeşitli kimliklerden ve inançlardan binlerce onurlu sanatçısı var. Sanatın muhalif duruşunu hakkıyla başarıyla temsil eden binlerce haysiyetli evlâdı var. Sadece onlar mı, direnen on milyonlar var. Ne diye moralimizi bozalım ki? Nereye baksak umut var, cesaret var. Ezilenlerin, direnenlerin görkemli dayanışması var.”

https://artigercek.com/haberler/erkan-ogur-ile-hapishane-anim

[On parmağında on marifet olan bir jonglörü seyretmeye ya da dinlemeye vaktiniz var mı? -C.Ç.-] Jonglör sözcüğü Türkçeye Fransızca Jongleur sözcüğünden geçmiştir. Top, lobut, halka, kumaş, sopa, ateş, ip gibi bir ya da daha çok objeyi havaya atıp tutarak, çeşitli beceriler sergilemek bir jonglörün işidir. Açılışlar, fuarlar, festivaller, şenlikler, düğünler, şirket organizasyonları gibi oluşumlarda gösteriler yapan jonglörler, “gösteri sanatları/sanatçıları” kavramı içinde yer alırlar. Jonglörlüğün, top çevirme, lobut çevirme, ipe bağlı ağırlık çevirme ve bir ipte makara yönlendirme iki kısa çubuk yardımı ile bir uzun çubuğu çevirme gibi çeşitleri bulunur.

https://www.youtube.com/watch?v=jCxJ8ic0lzQ

Elazığ depremi sonrası Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem vergilerinin ne olduğuna, nereye harcandığına verdiği cevap, “sistem”in hesap verme konsepti hakkında aydınlanmamızı sağladı: “Harcanması gereken yere harcadık. Bundan sonra da Bay Kemal’e bu tür şeylerin hesabını vermeye zamanımız yok.” Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık altın ve döviz rezervinin akıbetini soranlara verilen en tatminkâr cevabın ‘merak etmeyin’ makamından çalması da, rejimin hesap verebilirlik ‘noktasındaki’ vaziyetini aydınlatıyor. “Verilmeyecek hesabımız yok… hesabını veririz” (ve “hesabımızı Allaha veririz”) efelenmeleri, hesap vermezliğin pelerini olarak kuşanılıyor. Gerçekten ve asla hesap vermemenin örtüsü.

https://birikimdergisi.com/haftalik/10574/hesap-vermek

Öğrenciden, okuduğu metinde hangi sıfat hangi isme, hangi zamir hangi fiile, hangi ifade hangi duyguya ait, çözmesi beklenir. Okuduğunu anlayamayan öğrenciler, anlamaya değil de bilgiye dayalı diğer soruları doğru cevaplarlarsa Türkçeden kalmazlar ama sınıfı düşük notla geçerler. İlkokulda da bu böyledir, üniversitede de. Ve hayatta da. John Berger “Görme Biçimleri” kitabının başlangıcında “Düşündüklerimiz ve inandıklarımız, nesnelerimizi, görüşümüzü etkiler” der ve günbatımından örnek verir.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mine-sogut/burada-yazar-ne-demek-istemistir-1829739

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eski Yargıcı Rıza Türmen değerlendiriyor.

https://www.youtube.com/watch?v=uZEe-j0dbk0

Roma’nın bilge filozofu Epiktetos, her makama özenen, bugün tüccar, yarın konsül, öbür gün sanatçı olmak isteyenlere “Bir tek adam olman gerek” diye öğüt veriyordu; “İyi ya da kötü, ama bir tek adam.” Politik alanı belirleyememekten ileri gelen muhalif kimlikleri kültürel alanda yeniden ve yeniden üretmeye yarayan böyle bir savunma stratejisi, politikayı belirleme gücü vermiyor, sadece kişiye kendi muhalifliğini yaşama imkânı sunuyor, o kadar.

https://www.gazeteduvar.com.tr/kulture-siginan-politik-karamsarlik-makale-1519798

Kardeşim, yoldaşım, düşündaşım, 65 yıllık arkadaşım, şair, yazar, aktivist, Abdullah Nefes’i kaybettik. Bugün Ankara Karşıyaka mezarlığında sonsuzluğa uğurluyoruz.

https://twitter.com/A_Behramoglu/status/1384631852019949569

Kolya’nın Sakalı – “Toplantı kalabalıktı, çünkü gençler, tartışma konusunun Kolya’nın sakalı olduğunu öğrenmişlerdi. Hücre sekreteri konuşmasında şöyle dedi: bütün komsomolcular sinekkaydı tıraş oldukları halde Kolya böyle yapmıyor, bu da onun ‘stil’e [modaya yani] son derece bağlı olduğunu gösteriyor. Toplantıdakiler tartışmaya başladılar; kimileri, sakalın şahsi bir mesele olduğunu, hiç kimse tarafından kontrol altında tutulmaması gerektiğini savunuyorlardı. Diğerleri ise tam tersine, insanın dış görünüşünün, onun iç dünyasının yansıması olduğunu ve kötü örneklerin de bulaşıcı olacağını söylüyorlardı. Toplantıdakilerin çoğu sakala karşı oy kullandı, Kolya da onu kesmeyi kabul etti.”

https://ayrintidergi.com.tr/kolyanin-sakali-stilyagi-ve-demokrasi/

Yeryüzündeki birçok din ve inanç sistemi kadının “denetlenemezliği”ni vurgularken, kadın “ayrıksılığı” hattâ “sapkınlığı” uzun yıllar egemenliğini korudu. Oldukça genç bir bilim dalı olan psikoloji de yakın zamanlara kadar erkek egemen bir alan olarak toplumsal önyargılardan kurtulamadı. 1960’lardan sonra yükselen kadın hareketi sonucunda yeni bir feminist psikoloji alanı gelişti ve baskın düşünce sistemine karşı çıkan, sorunları sosyo-politik ve kültürel bağlamda değerlendiren kadın merkezli bir psikoloji doğdu. Kadın ve erkek, biyolojik farklılıklarının yanı sıra toplumsal normlar ve değerler sistemi tarafından oluşturulan toplumsal cinsiyet açısından da ele alınır oldu.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kulturel-bir-baskaldiri-1829350

Emniyet’ten kaçmasın diye sorgu süresi uzatılmayan Mehmet Ali Ağca, Sıkıyönetim’e teslim edildikten 6 ay sonra, Türkiye’nin en iyi korunan askeri cezaevinden kolayca kaçırıldı. Elbette bu firardan sonra da kuşkular Orgeneral Necdet Üruğ üzerinde toplanmıştı. Bir baskı devrinin kudretli komutanı Üruğ, sadece 12 Eylül darbesine dair değil, öncesine ve sonrasına ilişkin de çok şey bilen bir tanık olarak, karanlığı dağıtabilecek sırlarıyla çekip gitti.

https://artigercek.com/haberler/necdet-urug-sirlariyla-gitti

Akademisyen Yazar Fikret Başkaya anlatıyor. Paradigmanın iflâsı ve yeni paradigma inşası ne anlama geliyor? Avrupa merkezcilik eleştirisi bize ne söylüyor?

https://www.youtube.com/watch?v=aDd1e4yKnbM

Lou Andreas-Salome – The Audacity to be Free

https://www.imdb.com/video/vi553368345?playlistId=tt4976588&ref_=tt_pr_ov_vi

 https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

Attachments area

Preview YouTube video Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Tarafsız Bölge’de merak edilenleri yanıtladı – 19.04.2021

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Tarafsız Bölge’de merak edilenleri yanıtladı – 19.04.2021

Preview YouTube video Çetele – Rıza Türmen: Muhalefetin ortadan kaldırıldığı bir siyaset isteniyor

Çetele – Rıza Türmen: Muhalefetin ortadan kaldırıldığı bir siyaset isteniyor

Preview YouTube video Tarihin Peşinde Bölüm 1 – Fikret Başkaya: Osmanlı imparatorluğu bir bakıma bizans’ın devamıdır

Tarihin Peşinde Bölüm 1 – Fikret Başkaya: Osmanlı imparatorluğu bir bakıma bizans’ın devamıdır

About Mehmet Tas

Check Also

BASINDAN-KEMAL YILMAZ

MARKSİZM SOHBETLERİ https://youtu.be/KIzgHaAcy38  Aydın Engin: Bolu’da halk dalkavukluğunun utanç verici yükselişi “Bolu bu utancı hak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com