Köşelerden Bir Demet (255)-Cavlı Çulfaz

Zihni Çakır’ı sahaya kim sürdü? Düşünün şimdi, amiraller bir duyuru yayımlamış, ertesi gün iktidar en sert şekilde, bir operasyonla amiralleri hedef almış; öyle ki muhalefetin bir bölümü bile amiralleri savunmaya cesaret edememiş; pek çok kesim duyurudaki Montrö uyarısını değil de hükümetin tuzağına düşerek duyuruda darbe “iması” olup olmadığını tartışmaya başlamış… Böyle bir siyasal iklimde, bir kişi ortaya çıkıp neden, üstelik doğru olmadığı halde, “Bildiriyi ilk ben yayınladım” der? Çünkü öyle bir siyasal iklim oluşmuştur ki ilk yayımlayan da her an darbeci ilan edilebilir! Zihni Çakır neden böyle bir risk almış ve topa girmiştir?

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mehmet-ali-guller/zihni-cakiri-sahaya-kim-surdu-1827019

[Zihni Çakır diye birisi… Bir buçuk yıl önce de buna benzer Talat Atilla diye birisi vardı. -C.Ç.-]

https://eksisozluk.com/zihni-cakir–1898910

https://www.youtube.com/watch?v=WEs4fSTmqyk

https://www.korkusuz.com.tr/gece-yarisi-bildirisi-iddiasi-coktu.html

Veysi Sarısözen: Ben Can Ataklı’nın yazısından öğrendim: “Saray gazetecisi Zihni Çakır”… 15 Temmuz’da Hande Fırat, 4 Nisan’da Zihni Çakır. Bu Zihni “bana Soylu telefon etti” demiyor elbette. Güya bir “vatansever” Amiral buna bildiriyi göndermiş. “Zihni Sinir” bunun “darbe bildirisi” olduğunu anladığı için Saray’ı aramış. Sonrası şöyle: “Haber bekledim, gelmedi. Bildiri üzerinde 4 Nisan tarihi vardı. Bu Türkiye’nin NATO’ya girişinin yıl dönümüydü. Darbe iması yapan amirallerin böyle bir mesaj verdiğini düşünerek tarih dönmeden yayınlanması gerektiğine karar verdim”

https://www.ozgurpolitika.com/yazarlar-haberleri/

SSCB’nin Boğazlar’dan bir tehlike algılamaması için gerekli tüm tedbirleri aldılar. Böylece Hitler’e karşı SSCB ile anlaşmış oldular. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin özellikle 18, 20 ve 21 maddeleri ile. 18. madde, Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin gemileri ve uçaklarının ancak kontenjan dahilinde Karadeniz’e girebilmesine ve ancak belli bir süre kalabilmesine izin veriyor. Bu kontenjan hem sayı hem de tonaj açısından kısıtlamalar getiriyor. Sayı kesindir, değişmez; ama 1936 yılının gemileri ile bugünün gemilerinin tonajları çok farklı. Dolayısıyla bu tonaj hikâyesi 1936’da kemikleştiği için Rusya bugün bu antlaşmadan çok memnun. Fakat dünyanın en önemli ülkesi ABD bundan memnun değil.

https://www.gazeteduvar.com.tr/baskin-oran-85-yildir-herkes-montroden-memnun-abd-haric-makale-1518787

Anayasa’nın süreli yayınların ancak mahkeme kararıyla kapatılmasını öngören 28’nci maddesinin kapatmayı ağır bir yaptırım olarak gördüğünü ve geçici kapatma için dahi mahkeme kararının gerekliliğini ifade ettiğini hatırlatan Anayasa Mahkemesi, doğrudan kapatmanın temel hak ve özgürlüklere en ağır müdahaleyi oluşturduğu, kapatma kararının ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri olan gereklilik ve orantılılık ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı.

https://www.gazeteduvar.com.tr/aym-yayin-organlarinin-kapatilmasina-gerekce-olan-khk-maddesini-iptal-etti-haber-1518617

AİHM’in pek çok kararında belirttiği gibi, ifade özgürlüğü “sadece zararsız ve lehte olan düşünceleri değil, aynı zamanda devleti ya da toplumun bir bölümünü rahatsız edici, incitici, şok edici düşünceleri de korur. Demokratik bir toplumu oluşturan çoğulculuk, hoşgörülülük, açık fikirlilik bunu gerektirir”. Emekli amirallerin açıklamasını saran hukuksuzluklar arasında en tuhaf olanı Yargıtay ve Danıştay’ın yaptıkları açıklamalar. Soruşturma yürütülen bir dava hakkında, o davada son sözü söyleyecek yüksek mahkemelerin açıklama yapmaları tarafsızlıklarıyla bağdaşır mı?

https://t24.com.tr/yazarlar/riza-turmen/once-ifade-ozgurlugu,30538

Bütün bu iddialar, Çin’in 2013 yılında ilan ettiği ‘Kuşak ve Yol Girişimi’ ile birlikte okunduğunda ihtimal dışı kalmıyor.

https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/serpil-yilmaz/kanal-istanbul-diye-yazilir-cin-ve-katar-diye-okunur-6360265/

Rusya ise ABD’nin tahriklerine kapılmıyor. Soğukkanlı. Geri adım atmıyor. Alttan almıyor. Hiç kimse iki devlet arasında sıcak çatışma beklemese de Rusya; ABD’nin bölgede Ukrayna’yı vekil güç olarak kullandığını, Rusya’ya karşı teşvik ve tahrik ederek, Karadeniz’e yerleşmek istediğini biliyor.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/baris-doster/ukrayna-gerilimi-abdnin-niyeti-ve-montro-1827018

 Ve Donald Trump, Türk başkanının baskısıyla ABD askerlerini Suriye’den çekme kararını açıkladığında, Judith Butler, Noam Chomsky, merhum David Graeber ve David Harvey dahil olmak üzere Amerikan solunun önde gelen birçok ismi, ABD’nin “SDG’ye askeri desteği sürdürmesini” talep eden bir bildiri yayınladı (ancak bunu yaparken, ABD’nin kara gücüyle doğrudan müdahalesinin yine de söz konusu olmaması gerektiğini belirttiler). Neo-kampçılar arasında bile çok az kişi bu açıklamayı kamuoyu önünde kınadı.

https://artigercek.com/haberler/antiemperyalizmin-ahmakca-taklitlerinden-sakininiz

Francis Fukuyama – Drones have done much to promote Turkey’s rise as a regional power in the year 2020. The country has now decisively shaped the outcomes of three conflicts, and promises to do more of the same. The Middle East, which looked like it was being polarized along Sunni-Shia lines led by the two primary antagonists Saudi Arabia and Iran, is in fact more genuinely multipolar. Turkey has not aligned itself permanently with anyone.

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

Attachments area

Preview YouTube video Talat Atilla: İsmini söyleyemem ama kaynağım CHP’li

Talat Atilla: İsmini söyleyemem ama kaynağım CHP’li

About Mehmet Tas

Check Also

Köşelerden Bir Demet (275)-Cavlı Çulfaz

“Burjuvazi tarihte son derece devrimci bir rol oynamıştır. Burjuvazi, iktidara geldiği her yerde bütün feodal, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com