Köşelerden Bir Demet (251)- Cavlı Çulfaz

[Selahattin Demirtaş’ın önerdiği beş maddelik demokrasi ittifakı, gerici-faşist kesimde telâş ve şaşkınlığa yol açtı. -C.Ç.-] 1. Güçlü temsil ve demokratik yönetim biçimi (Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem), 2. Bağımsız ve tarafsız yargı, 3. Basın, örgütlenme, gösteri, düşünceyi açıklama özgürlüklerinin garanti altına alınması ile serbest seçim, 4. Kamu atamalarında liyakât dışında hiçbir ölçütün esas alınmaması, 5. Demokratik ve sivil bir anayasa yapılması ile Cumhuriyet’in temel ilkelerine sahip çıkılarak toplumsal barışın sağlanması. Demokrasiye inanan bütün siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların, meslek odalarının, çevre hareketlerinin bir araya gelerek, “Biz demokrasi ittifakı ilân ediyoruz. Hem bu ilkeler için birlikte mücadele edeceğiz, hem de önümüzdeki seçimde en mâkûl işbirliği seçeneklerini hayata geçireceğiz” diyebilirler. Bu, tüm toplum için yeni bir umut yaratır. Mevcut siyasi ittifakları da çok çok aşan dinamik bir ittifak modeline imkân sağlar.

https://yeniyasamgazetesi2.com/akp-tam-bozgun-icinde-gurlemesine-aldanmayin/

Anayasanın 138. maddesine bakalım: “Hâkimler bağımsızdırlar. Hiçbir organ, makam, kurum, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.” Anayasa varsa, o anayasanın en önemli dayanak ve güvencesi Anayasa Mahkemesi’dir. Devlet Bahçeli’nin, “HDP’nin kapatılması namus görevidir” veya “Anayasa Mahkemesi’nin kapatılması artık ertelenemez bir görev olmuştur” talimatı suç değil ifade özgürlüğüne giriyorsa, o zaman ben de ifade özgürlüğümü kullanırım. Kamuya, savcılıklara, Anayasa Mahkemesi’ne şöyle seslenirim: MHP’nin kapatılması ertelenemez bir görev olmuştur. Anayasa Mahkemesi’nin onurlu hâkimlerine sesleniyorum:

https://t24.com.tr/yazarlar/oya-baydar/anayasa-yoksa-mahkemesine-de-gerek-yok,30450

HDP iddianâmesinin tam metni –  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, DTP’nin de bu gerekçeyle kapatılmış olmasına rağmen Türkiye’yi mahkûm etmesini dikkate almayan başsavcılık, HDP’nin geçmiş ve şu anki tüm vekillerinin de aralarında olduğu 687 kişi için de 5 yıl süreyle siyaset yasağı talebinde bulundu.

https://t24.com.tr/haber/iste-hdp-iddianamesinin-tam-metni,940016

Parti kapatmanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından çok istisnai olarak kabul edilmesinin örneklerini pek çok kararda görebiliriz. TBKP dâvasında kapatmaya yol açan parti programında, “Kürt ulusundan” söz edilmesi ve Kürt halkının kendi kaderini kendi tâyin etme hakkına (self-determinasyon) yer verilmesiydi. AİHM Büyük Dairesi, “bir partinin barışçı bir çözüm bulmak amacıyla, nüfusun bir bölümüne ilişkin bir sorunu tartışmak istemesinin” haklı bir kapatma gerekçesi olamayacağını ileri sürdü ve 11. Maddenin ihlâline karar verdi.

https://t24.com.tr/yazarlar/riza-turmen/siyasetsiz-ve-siyasal-partisiz-turkiye,30451

Çünkü bu iddianâmelerle güdülen amaç, bir siyasi parti tüzel kişiliğini sona erdirmekten çok daha fazla bir şeyleri söylüyor: Siyasetin, ancak iktidarın irili ufaklı ortaklarının yapabileceği bir mesele olduğunu, başka türlü eylem, söylem ve hareket alanının herkese bırakılmasının pek de mümkün olmadığını…

https://birikimdergisi.com/guncel/10544/siyasetsiz-ve-siyasal-partisiz-turkiye

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının hazırladığı tartışmalı Basın Kartı Yönetmeliğinin Danıştay’ın en üst organı olan İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından durdurulması Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’u kızdırdı.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/danistayin-basin-karti-yonetmeligi-kararina-altundan-tepki-teror-seviciler-1825089

O sıralar çoğu özgürlüğüne kavuşmamış, sömürge durumunda olan Müslüman ülkeleri bir yana bırakalım, 5 Aralık 1934 tarihinde dünyanın birçok uygar ülkesinde kadınlara henüz seçme ve seçilme hakkı verilmemişti. Kadınların Türkiye’den sonra seçme ve seçilme hakkına kavuştuğu ülkeler: Fransa (1944), Japonya (1945), İtalya (1946), Çin (1947), İsviçre (1971).

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ozdemir-ince/cumhuriyet-ve-kadin-1825032

Evet, kadına şiddette erkekler kadar kadınların da suçu vardır. Çünkü bu örgütlü kötülüğün içinden kendi kişiliklerini sağlıklı bir şekilde oluşturup isyan etmeleri çok zordur. Üniversitede okuyabilirler, politikaya girebilirler, Meclis kürsüsüne çıkıp fikir beyan edebilirler. Ama köklerindeki eğitim tabularla, ahlakla, yasaklarla onların dillerini ve kalplerini bağlar. Eğitim alabilmiş, ekonomik özgürlüğünü kazanmış ve bir birey olmayı başarmış olduğu halde… “Çocuğum, kocam, annem, babam, hısım, akraba, komşularım, mahalleli, esnaf, el âlem ne der” zırhını kuşanarak dilini ve aklını adaletsizlikle savaştan yana kullanabilecekken kullanmayan tüm kadınlar suçludur.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mine-sogut/genis-kalcali-ve-cok-memeli-kadin-tanrilar-1825037

[Bir zamanlar, belki de milâttan önce, 30 bin üyesiyle bütün Türkiye’yi kucaklayan İlerici Kadınlar Derneği’nin (İKD) önderlerinden Gönül Dinçer yoldaş aşağıdaki yazıya dikkatimi çekti. Kendisine teşekkür ediyorum. -C.Ç.-] “Bir hayalet Avrupa’yı kovalıyor. Bir heyulâ Avrupa’nın üzerine kâbus gibi çökmüş: Kuşaklararası eşitsizlik heyulâsı.”

https://www.prospectmagazine.co.uk/politics/uk-millennials-age-generation-divide-jobs-youth-employment

[1961 yılı Mülkiyesinden sınıf arkadaşım, Sanattan Yansımalar sitesinde Geçmişe Özlem köşesinin emekçisi, başkent Ankara’nın vak’anüvisü Savaş Sönmez kardeşim yine bir başka Mülkiyelinin, Vecdi Sayar’ın yazısına dikkatimi çekti. Kendisine teşekkür ediyorum. -C.Ç.-] Aramızda topladığımız para ile gazeteleri alır ve hepimiz sıra ile bunları okurduk” diye anlattığı dönemdi.”

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/olaylar-ve-gorusler/2-inonu-zaferi-ve-mulkiyeliler-vecdi-sevig-1825035

https://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/savas-sonmez/otanazi-krematoryum-olusumu-oko/2442/

Jeremy Seal on “A Coup in Turkey: A Tale of Democracy, Despotism and Vengeance in a Divided Land” (Penguin). The book explores the legacy of Adnan Menderes, who became the Republic of Turkey’s first democratically elected prime minister in 1950 before being overthrown in a military coup in May 1960.

https://turkeybooktalk.podbean.com/e/jeremy-seal-on-adnan-menderes-and-the-long-shadow-of-turkeys-1960-coup/

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

About Mehmet Tas

Check Also

BASINDAN-KEMAL YILMAZ

Ahmet Şık-SS atışması! https://youtu.be/bBFPn0ya4qc  Kadın ve derinleşen yoksulluk “Toplumsal cinsiyet perspektifiyle bütçe yapılmağı için kadınlar …

One comment

  1. Yazımdan yaptığınız alıntı için teşekkür ederim. Bir teşekkürüm daha var: Yazgülü Aldoğan, bir süre önce Cumhuriyet’te bir yazısında Vecdi Sayar yerine Vecdi Seviğ yazmıştı. Vecdi Sayar’a borçlu duruma düşmüştüm. Şimdi siz de benim yerime Sayar’ın soyadını kullanmışsınız. Böylece Sayar’a bir yazılık soyadı borcumu ödeme ve gülümseme olanağı tanıdığınız için teşekkür ederim. İyi günler dileklerimle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com