Köşelerden Bşr Demet (245)-Cavlı Çulfaz

“Hak ihlâline dair bu görüşler, her ne kadar Osman Kavala’nın tutukluluk durumunu değiştirmese de, çağdaş hukuk normlarının sahiplenilmesi konusunda umut vericidir. Anayasa Mahkemesi  kararının muhalefet şerhinde belirtilen güçlü ve cesur görüşlerin, Türkiye yargısının işleyişinde hak ettiği yeri alması en önemli beklentimizdir.”

https://bianet.org/bianet/hukuk/241335-hak-ihlali-surekli-hale-getirildi

O dâvada, AKP’nin ceza almamasını savunan tek üye, Başkan Haşim Kılıç’tı. İlginçtir, Haşim Kılıç da yıllar sonra lehine oy verdiği partinin hedefi oldu. Şimdi pek kimse anımsamıyor. Ancak mahkeme dosyasını açınca gözüme ilk çarpan, Haşim Kılıç’ın AKP’yi savunmaya sosyalist Rosa Lüksemburg’dan yaptığı alıntıyla başlaması oldu: “Özgürlük, yalnızca ve daima farklı düşünenlerindir.” Geçmiş, ondan habersiz olanlar için ne ifade eder bilmem. Ama bildiğim bir şey var: Geleceğin resmi, mutlaka geçmişi hatırlayanların renkleriyle yapılacak.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/baris-terkoglu/akp-dosyasindaki-teror-orgutu-1823024

[Churchill], İngiliz ve Fransız yöneticilerin Hitler’i durdurma gücüne sahip olmalarına rağmen zamanında harekete geçmeyerek onun bir ulusu/halkı “bir savaş makinesi” olarak hazırlama olanağı bulmasına seyirci kalmalarını büyük öngörüsüzlük olarak niteler. Bu iki emperyalist devletin özellikle de Münih Politikası ile içine düştükleri “gafleti” işaret ederek Sovyetler Birliği ile ittifaktan kaçma ve Hitler’i “yatıştırma” siyasetini çok büyük kayıplara neden olan yanlışlar olarak değerlendirir.

https://www.evrensel.net/yazi/88409/beklentiye-degil-mucadeleye-ihtiyac-var

Bu toplumun 1990’lı ve 2000’li yıllarda yaşadığı şeyin adı “entelektüel suikast”tır. Bu toplumda akıl, uzun süren bir suikastın kurbanı olmuştur. Kültür kuramlarından akademisine, felsefesinden edebiyata kadar topluma sistematik bir yıkım uygulanmış, bu toplumu akılsızlaştırmak ve düşünme yetilerini felç etmek için son derece bilinçli bir uğraş verilmiştir. Bu toplum, ince bir bilinç terziliğinin, son derece hassas bir “sosyal nanoteknoloji”nin son ürünüdür. Bu topluma kaba şiddetin dışında son derece programlı ve sistematik bir ideolojik şiddet uygulanmıştır.  Buna karşı yapılacak ilk iş öncelikle bu ideolojik şiddetin farkına varmaktır.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/edebiyatla-ahmaklastirma-felsefeyle-cokertme-ozdemir-incenin-yazisi-1821777

İçimizdeki Şeytan’ın Ömer’i, egemen olamadığı, üstesinden gelemediği iradesizliğiyle, Rus edebiyatının “gereksiz aydın” diye adlandırılan tipleri Onegin’den, kahramanı olduğu romanla aynı adı taşıyan Oblomov’dan, Turgenyev’in Rudin’inden dolaylı da olsa izler taşıyor… Sabahattin Ali döneminin kibirli, bencil, eylemsiz yazar, şair vb. “aydın”ları için bir yazısında kullandığı “omurgasız” nitelemesini de belki ilk kez bu romanında kullanmaktadır… Tertemiz, dupduru Macide ise, Onegin’in Tatyana’sını anımsatıyor.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/edebiyatimizin-essiz-bir-yaraticisiydi-ataol-behramoglunun-yazisi-1822446

Zaman zaman dönüp, çeşitli nedenlerle daha önce okuduğum eski romanları, kitapları okuyorum. Bazen yeniden okuduğum metinlerin, o metinlerden aklımda kalan şeylerle neredeyse hiçbir ilişkisinin bulunmadığını görüyorum. Jean Cocteau, “Bir kitabı yeniden okuduğum zaman daha önce hiç okumamış olduğumu anlıyorum,” demiş. Madam Bovary’yi yeniden okurken bana da aynı şey oldu… Madam Bovary’nin kim olduğu sorulduğunda Gustave Flaubert, “Benim,” dediği zaman, eminim ki, “Evet, Madam Bovary bir kadın ama bir erkek de olabilirdi,” demek istedi. Çocuk kalmış kadınlar varsa çocuk kalmış erkekler de çok çünkü. Hem de tarih boyu koca koca ülkeleri yönettiklerine tanık olduk.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/madam-bovary-benim-ulker-incenin-yazisi-1822649

Algoritma çağında yaşıyoruz. Yaşamlarımızı etkileyen kararlar – okula gittiğimiz yer, araba kredisi alıp almadığımız, sağlık sigortası için ne kadar ödeyeceğimiz – insanlar tarafından değil matematiksel modeller tarafından veriliyor. Teoride bunun daha fazla adalet sağlaması gerekir çünkü bu şekilde herkes aynı kurallara göre değerlendirilmiş olur, dolayısıyla önyargı ortadan kalkar. Cathy O’Neil, aslında bu durumun tam tersinin yaşanmakta olduğunu söylüyor. Bugün kullanılan modeller, şeffaflıktan ve tartışılabilir olmaktan çok uzaklar. En rahatsız edici olansa, ayrımcılığı güçlendirmeleri… “Demokrasi için zehirli bir kokteyl” yaratan Büyük Veriler’in karanlık tarafına hoş geldiniz!

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/sayilarin-saldirisi-1821772

Alınız, mesela; Nâzım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndaki Mahkûm Halil şiirini… Şairimizin TKP’den yoldaşı, ama Partiyle geçimsiz olan hapishane arkadaşı Doktor Hikmet Kıvılcımlı anlatılmaktadır; kimbilir kaç kere okumuşsunuzdur:

https://www.ekdergi.com/bu-dunyadan-bir-doktor-da-geldi-gecti/

Hikmet Kıvılcımlı dini hem “teorik bir dünya görüşü” hem de “pratik bir evren düzeni” olarak tanımlıyor ve dinin toplumu, toplumun da dini etkilediğini vurguluyor. Aslında Kur’an doğru okunabilse tarihî bir belge niteliği taşıyor, tarihsel olayları anlatıyor ona göre. Ama işte en çok da istismar edilen alan din olduğu için dogmalar, ideolojik çarpıtmalar yapılıyor. Kıvılcımlı bunlarla ideolojik olarak baş edilemeyeceğini söylüyor, yapılması gereken bilime başvurmak; dinsel anlatılar altındaki gerçeklikleri ortaya çıkarmak. Bunun da âdeta toplumsal bir psikanaliz yoluyla yapılabileceğini söylüyor. Böyle olunca ve içinde yaşadığı toplumu da düşününce Kıvılcımlı’nın dine karşı neden ideolojik bir propaganda yapma yoluna gitmediği açık aslında. Tarihsel toplumsal süreçleri anlayıp dinin nasıl bilinçaltına bastırıldığını, aslında tarihte yaşanmış hangi gerçek olaylara referans verdiğini anlayalım ki dinin bu çarpıtılmış biçimiyle mücadele edebilelim diye düşünüyor.

https://birikimdergisi.com/guncel/10516/pratikten-basini-kaldirdikca?fbclid=IwAR1Kehv6hJcaLXB6q4gMXkRkYrGKxNmVY-YK5NKfwjvPWAkNyklGamDaTw4

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

About Mehmet Tas

Check Also

Köşelerden Bir Demet (303)-Cavlı Çulfaz

Bu topraklarda mafyanın ve mafyayla ilişki içinde olan rezil bir yapının nicedir sürdürdüğü hükümdarlığı olağanlaştırıyorlar. Ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com