Köşelerden Bir Demet (174)-Cavlı Çulfaz

Sözleşme’nin 46. Maddesi gereğince, AİHM’in kararları kesin ve bağlayıcı. Devletler, AİHM’in kararlarını uygulamakla yükümlü. Kararın nasıl uygulanacağını AİHM kararında belirtiyor: Selahattin Demirtaş derhal serbest bırakılmalıdır!

https://t24.com.tr/yazarlar/riza-turmen/aihm-selahattin-demirtas-kararinda-ne-diyor,29188

Edirne Cezaevi’nde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AİHM’nin kararı üzerine iktidarın yaptığı açıklamalarla ilgili şu mesajı paylaştı: “Bakmayın öyle bağırıp çağırdıklarına. Korkularını, zayıflıklarını, acizliklerini örtmeye çalışıyorlar. Hep birlikte kazanacağız. Merak etmeyin, Türkiye 5’li çeteden büyüktür.”

https://www.gazeteduvar.com.tr/demirtas-bakmayin-oyle-bagirip-cagirdiklarina-korkularini-ortmeye-calisiyorlar-haber-1508220

AİHM Büyük Daire Selahattin Demirtaş kararını açıkladı. Görülen duruşmada Selahattin Demirtaş’ı temsil eden Prof. Dr. Başak Çalı ve Dr. Kerem Altıparmak Facebook kanalımızda canlı yayında Demirtaş davası kararını değerlendirdi.

https://www.youtube.com/watch?v=1DqUHcfjKyA&t=4745s

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

Çok yaygın bir söylem dünyayı dolaşıyor, Türkiye’yi de: Artık korona salgınından sonra dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Ne kastedildiğini anlamakta gerçi zorluk çekiyorum. Evet, değişecekler var ama esasta ne değişecek, temel soru budur. Evet bu, dünyada ihtilal yapacak bir konudur. Henüz kimsenin dokunmadığı… Belki de dünya çapında ayaklanmalarla ancak çözülebilecek.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/orhan-bursali/hicbir-sey-eskisi-gibi-olmayacak-diyenlere-tek-soru-1800986

Can Dündar değil gazetecilik mahkûm edildi. Leyla Güven’i mahkûm etmek, aslında Leyla Güven’i değil demokrasiyi mahkûm etmektir. Selahattin Demirtaş hakkında AİHM Büyük Daire kararını “bizi bağlamaz” cevabıyla karşılamak aslında Demirtaş’ı değil hukuku ve adaleti mahkûm etmektir. MİT TIR’ları haberini bulup çıkaran Can Dündar’ı mahkûm etmek, aslında Can Dündar’ı değil gazeteciliği mahkûm etmektir.

https://t24.com.tr/yazarlar/aydin-engin/can-dundar-degil-gazetecilik-mahkum-edildi,29179

Yargı kararları Erdoğan’ı bağlamıyor, AYM kararları bağlamıyor, altında devletin imzası bulunan uluslararası sözleşmeler bağlamıyor, anayasa bağlamıyor, cumhurbaşkanı olarak ettiği yemin bağlamıyor. Peki sizi ne bağlıyor Sayın Erdoğan? O bağın ne olduğunu bilsek, bağlamanın çaresini de bulurduk belki.

https://t24.com.tr/yazarlar/oya-baydar/silivri-soguktur-hele-de-ciplaksaniz,29181

3 gün koğuşta don-atlet gezen askerler kararlıydı. Bu kez döve döve giymeye zorlandılar. Onların da bir B planı vardı. Tek tipler giyildi. 123 sanık salona girdi. Kelepçeler çözüldü. Basın içeri alındı. Hesap belliydi. Ertesi gün gazeteleri açanlar, üniforması çıkarılan askerleri tulum içinde görecekti.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/baris-terkoglu/askerlerin-ciplak-fotografinin-oykusu-1800974

Fethi Naci yakın dostlarının portresini çizmiş. Çoğu da siyasal çalkantılardaki sağlam yol arkadaşları. Özellikle bir adı anmak gerekiyor, Orhan Çulfaz’ı. Kitap ona adanmış. Kara gün dostu Orhan Çulfaz’a sevgilerle, diye. Dostlukların sınandığı günler vardır, işte o günlerde pekiyi alanlar, ömür boyu o dostluğu kazanırlar. Fethi Naci’nin tutuklandığı, parasız, dostsuz kaldığı günlerdeki dayanışma unutulur mu? Kitabın ilk fotoğrafında kim var? Bunu tahmin etmek güç değil. Orhan Çulfaz.

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/fethi-nacinin-anilarinda-huzun-var-38380713

Çok partili yaşamda laikliğin evrimi, duvarda bulduğu çatlakları ustalıkla genişleten ve klasik demokrasinin temel ilkeleriyle bağdaşmaz bir ideoloji olan ‘siyasal İslâmcı’ örgütlenme hesaba katılmadan anlaşılamaz.

http://www.diken.com.tr/laiklesme-macerasinda-turkce-ezan-ve-cok-partili-yasam-asamasi/

[Stalin üzerine güzelleme yapan yoldaşlara Nâzım Hikmet’in Hacıoğlu Salih şiiri… Temize çıkma kağıdı geldi Salih Hacıoğlu’nun ve Stalin’in bıyıkları içindeydi çorbamızın – Altı yıl, Hacı oğlu Salih kutladı İnkılâbın yıldönümünü tel örgüler ve kurt köpekleriyle çevrili. Ve öldü bir bahar günü elli kişilik barakasında. Bu akşam Moskova’da bayram eyledik, kutladık İnkılâbın yıldönümünü: Dolaştı türkü söyleyerek meydanları Marks Engels Lenin ve Temize çıkma kâadı Salih’in – Taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan bıyıkları lokantalarda içindeydi çorbamızın… ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce ton taşın tuncun alçının ve kâadın…

https://www.insanokur.org/nazim-hikmet-staline-saygim-tam-ama-insan-kendi-dusunmeli-artik-biz-kendimiz-dusunecegiz/

Hikmet’e göre sistemin dört önemli sorunu vardı: Bürokratizm, halktan kopuk elitler, sanat ve edebiyata baskı, lider sultası ve tapınmacılığı. Kendi ifadesiyle, komşuya evine giren yılanı göstermek gerekiyordu. Ama korku atmosferi derdini anlatmasına imkan vermiyor, çok yakın çevresinde görüşlerini dile getiriyor, kimi zaman da eleştiriye maruz kalıyordu. Nâzım bir gün Vera’ya şunları söylemişti: “İktidar emelleriyle yoldan çıkmak en büyük tehlike. Özellikle de siyasi iktidarın. Stalin buna en iyi örnek.”

https://samihguven.blogspot.com/search/label/Nazım Hikmet

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

Attachments area

Preview YouTube video Demirtaş Davası AİHM Büyük Daire Kararı

Demirtaş Davası AİHM Büyük Daire Kararı

About admin

Check Also

Gündemden Bir Demet/Politika/M.Aydin

Fehim Taştekinftastekin@gazeteduvar.com.tr Tiyatro diyenler bu yazıyı okumasın! İran’ın saldırı koreografisini silahların yüzde kaçı hedefe ulaştı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com