TARTIŞMALAR ÜSTÜNE: SOSYALİZM, DEMOKRASİ, PARA VE EKONOMİ….M. Taş

Hasan Karataş arkadaşın üç yazısında dikkatimi çeken görüşlerini kısa notlar halinde değerlendirip cevap vermeğe çalıştım.

“Ücret, sosyalizme ait bir argüman olamaz.”

Ücretler pazara bağlıdır. Kapitalist ekonomilerde işgücünün değerini pazar belirler. Sovyetlerde kar gütmeyen bir ekonomi vardı bürokrasi işçi ücretlerini belirliyordu. Üretim araçlarına yabancı olan işçilerin üstünde bürokratik bir hıyararşı oluşturulmuştu. Ekim devriminin başlattığı Özgürlük ve eşitlik mücadelesi tıkanmış, çıkmaz bir sokağa girmişti. İşçi ücrete bağımlıydı özgür değildi. Kar amaçlamayan bir ekonomi vardı ama eşitlik yoktu. Dolayısıyla yeni ekonomik model özgürlükçü demokratik ve eşitlikçi olmak zorunda. Bu yönüyle bakıldığında Yanis gibi ilerici düşünürlerin ileri sürdüğü ekonomik demokrasi düşüncesi kapitalizm sonrasının ekonomik rejimine bir ışık tutuyor. Kapitalizm sonrası görüşler ortaya atılıyor tartışmalarla olgunlaştırılıyor. Belki de tamamen farklı hipotezler geliştirilebilir.

“Ancak eski sosyalizmde hem devlet hem de sermaye…”

Eski sosyalizmde devlet ve sermaye olmak zorunda çünkü eşitlik ve özgürlük amacına ulaşmamıştı.

“Uydurma sosyalizm”

Politik bir kavram değil. Uydurma kavramı izafi ve ofansiftir. Kullanılmamalıdır. Bürokratik sosyalizm, devletçi sosyalizm politik literatüre daha uygun düşer.

“Demokratik sosyalizm, ekonominin değil, devletin demokratlaşmasıdır”

Demokratik sosyalizm devletin demokratikleşmesiyle sınırlı değildir. Toplumun, devletin, mahallenin, ailenin, okulun ve dinin demokratikleşmesidir. Devletin demokratikleşmesiyle sınırlı bir tarif doğru değildir.

“Bugün para ve devleti, insan yaşamının dışına çıkaran teknolojiler mevcuttur.”

Yakın bir tarihte para ve devletin insan yaşamının dışına çıkarılması mümkün değildir. Ancak Yapay Zeka ve robotlar geliştikçe iki ikisinin biçim değiştirmesi kaçınılmaz olacak. Toplumsal denetim ve yeni teknoloji geliştikçe devletin denetimsiz zor araçları ortadan kalkacak. Paranın işlevlerinden bir veya ikisi tarihe karışacak.

“Merkez bankalarına bağlı para sistemi ömrünü tamamlamış”

Merkez bankalarına bağlı para basma sistemi devam edecek. Bugün MB’ları bastığı nakit para dolaşımdaki paranın sadece % 3’üçüdür. Bu miktar önemli ölçüde azalacak. Geri kalan %97’si hacim olarak azalacak ama son bulmayacak. Çünkü paranın sermaye olma işlevinin yanında toplumsal fonksiyonları da var. Değer, ödeme vs…işlevleri devam edecek.

“Bunlar değer saklayabiliyor ve hırsızlıklara imkân vermiyor.”

Para sadece değer saklama aracı değildir. Ayrıca her hangi bir paranın hırsızlıkları önleme gibi bir işlevinin olduğunu duymadım, para olmazsa da hırsızlık olur.

“Bu paralar, sınırlı sayıda piyasaya çıkmakta ve piyasa uzlaşısı ile değer elde etmektedir.”

Paranın işlevleri hakkında yetersiz bilgilenmeden kaynaklanan bir yorum, ekonomik temeli olmayan bir anlayış. Paralar sınırlı sayıda piyasaya çıkmaz. Paranın tarihine baktığımızda takastan hemen sonra para sırasıyla altın, gümüş, döviz, ve en son olaraktan emek ve dolayısıyla üretimdeki büyümeğe göre basılıyor. Piyasa uzlaşısıyla değer kazanmaz. Emek ölçü birimi olduğundan içinde değeri taşır. Rezervlere ve ekonomik kalkınma hızına bağlı olarak evrensel ölçümler kullanılarak değerlendirilir.

“İnsanın olmadığı yerde demokrasi olmaz.”

Devletle sınırlı bir demokrasi tarifidir, doğru değildir. İnsan devlette olmasa dahi toplumda var olacak dolayısıyla toplumsal yönetim demokrasiyle olacaktır. Demokrasi bir yaşam biçimidir, insani değerler toplamıdır.

“Son çözümlemede bu iyi ile kötünün, tanrı ile şeytanın, gerçek insanla bozulmuş insanın kavgasıdır. Yani Emek ve Sermaye kavgasıdır.”

Politik olmayan ve kavramsal kargaşadan oluşan bir saptama. İyi, kötü, tanrı, şeytan bozulmuş gibi bozulmamış gibi kavramlar emek ve sermayeden çok farklıdır.   Emekle sermaye ekonomik gelişmenin belli bir aşamasında ileri bir misyon üstlenen sınıfsal farklılığın karşılığıdır. Diğerleri sübjektiftir, ekonomiye sömürüye tekabül etmez, daha çok psikolojik, moral ve ahlaki değerleri tanımlar.

“Demokrasinin ardında gitmek çok büyük ahmaklık”

Demokrasi hakkında mükemmel bir bilgiye sahip olan birinin kızgın olduğu bir anda kullanacağı ifadedir. Bir insan ne zaman sosyal bilimlerde “ben her şeyi biliyorum” havasında olursa isabetsiz yorumlardan kurtulamaz. Bu tür söylemlerden uzak durmak en doğru yoldur. Politik tartışmalarda hiç kullanmamasını öneririm.

“Bir arpa kadar demokrasi kazanmadılar.”

Demokrasinin 2500 yıllık tarihinde hiç gelişmediği sanılan, kapkara zamanlarda bile en parlak zamanlara hazırlık içinde olduğu görülmüştür. Diktatörlük dönemlerinde demokrasi için verilen her mücadele büyük bir demokratik kabarışın habercisidir.

“Demokrasi, gerçekte toplumsal bir ilerleyiştir.”

Tuhaf değil mi! Seninle bu noktada anlaşıyoruz.

“MB’ları neden devredilmiyor?”

Evet, Yanis MB’larının iktidarlara devredilmesi gerektiğini söylemiyor. Ben kendim söyleyebilirim. Emekçi halkın ilerici iktidarında bağımsızlık kılıfı altında finans sermayeye verdiği hizmetler son bulacak, toplumsal ekonomik faaliyetine yönelecek.

“Üstelik her yıl yenilenen kredi veriyor. Kredi, borç ve faiz demektir.”

MB’larının vatandaşa verdiği krediler borç veya faiz demek değildir. Buradaki kavram kargaşasını önce bir netleştirelim. Zamanında ödenemeyen krediler borça dönüşür. Faizler de bildiğimiz kar amaçlı faizler değildir. Para işlemleri sırasında harcanan emek karşılığında ödenmesi gereken paradır. Kapitalizmdeki finans sermayenin uyguladığı paradan para kazanmayla bir ilgisi yoktur.

“Yani demokrasi, henüz tezahür etmemişti”

Demokrasi insanın var olduğu her yerde var olmuştur. Mezopotamya’da, Sümerlerde, Atina’da, göçebe toplumlarda vs ….

“Ekonomi para demektir. Paranın demokrasisi mi olur?”

Son derece yanlış bir saptama. Ekonomi para değildir. Para ekonominin en önemli faktörlerden sadece bir tanesidir.  Para ile demokrasi arasında dolaysız ilişki kurmak hatalıdır. İnsanla demokrasi olur parayla olmaz.

“Ekonomilerin çözüldüğü yerde demokrasiler de çözülür.”

Ekonomiler çözüldüğü yerde demokrasiler çözülmez. Egemen sınıfların çıkarları kriz dönemlerinde tehlikeye girer demokrasiyi rafa kaldırma süreçleri başlar, bugünlerde yaşadıklarımız gibi. Halk kitleleri ekonomik kriz belirdiğinde demokrasiyi genişletme taleplerinde bulunur. Demokrasiyle halkın talepleri arttıkça ekonomik çözülme durdurulabilir. Fakat burada ilerici ve gerici güçlerin iktidar mücadelesi belirleyicidir.

About Mehmet Tas

Check Also

104 Emekli Amiralin altında imzası olan bildiri ne anlama geliyor.

104 Emekli Amiralin altında imzası olan bildiri ne anlama geliyor. 3 Nisan akşamı saat 23.00 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com