BOĞAZI SIKILAN DEMOKRASİ

Devletin terk edileceği bir zamandayız.

Bizde uzunca yıllardır, demokrasinin boğazı sıkılmaktadır.

Dünyanın merkezi ABD’de ise bitirmek üzere demokrasinin boğazı sıkılmaktadır.

Devlet karşıtlığı ile devletin terki önerisi ayni şey değildir.

Devletsizliği önermeyenler, devlet karşıtlığında samimi değillerdir.

Onlar var mı yok mu demokrasi derler. Oysa demokrasi, devletin cazibesidir.

Devlet karşıtları, aslında devletin enerjisidirler. Devlet anti tezi ile güçlüdür.

Ne olursa olsun, uydurma bir anti tez devletin dinamiğidir. Demokrasi talebi, insanı devlete bağlamanın bir aracı olmuştur.

Zirt pırt demokrasi isteyerek, masum insanlar devlet pençesinde tüketilmiştir.

En büyük hayal kırıklığı Sırrı Süreyya’dır. O samimi insan, demokrasi yolunda yıpratılmıştır.

İlk çağlarda devletler zuhur etmeden, demokrasi zuhur etmiştir. Devletin gerçek temeli demokrasidir.

Demokrasinin temeli toplumdur. Uzunca bir zamandır devlet toplum ayrılığı görmekteyiz. Bunun nedeni devlet demokrasi ayrılığıdır. Devletler demokrat olamıyor, toplumlarda devletlerden ayrılıyor. Devletlerin bozulmuş insanlara terk edilmesi rastlantı değildir.

Toplum, demokrasi ve devlet tarihselliği bitmektedir. Önce toplum sonra da demokrasi devletten ayrılmaktadır.

Devlet, toplumun üzerinde yüktür. Dünya boyut üretilen artı değerden, çok daha fazlası bir değeri, sadece ABD bütçesi tüketmektedir.

Toplumlar böylesi devasa bir yükü taşımaktan kaçarlar. Toplumların olmadığı yerde de demokrasi olmaz. Çıplak bir devlet kalır. O da tahakküm demektir. Bu devletin başına Sırrı Süreyya’yı koyalım o da demokrasi getiremez.

Rıza Türmen Güçlendirilmiş parlamenterizm ve katılımcı demokrasi diye bir yazı yazmış. Yazı pandemi sonrası için önerilerde bulunuyor. Sol bunu benimsiyor ve tartışıyor. Oysa “pandemi sonrası” diye bir şey yok ve olmayacak. Pandemi bir felakettir. Farklı felaket olabilir ama felaketsiz bir dünya olamaz. Sol bunu bilmiyor ve bilemez.

Hep zaman kaybı, Rıza Türmen çok orijinal bir şey mi söyledi de ilgi odağı oldu. Katılımcı demokrasi tüm ekonomik toplumsal biçimlerde ideal bir tarzdır. Ancak olamaz. Kapitalist ülkelerde olduysa bile çakma olmuştur. Daha çok eski sosyalizme yakışıyordu. Orada bile olduğu söylenemez ya da nispeten olmuştur.

2002 ile başlayan, çağdaş düşünsel çizgimde, demokrasinin insanlıktan ayrılmakta olduğunu gördüm. Sonrasında da demokratik mücadeleyi anlamsız buldum. Bizim sosyalist kesimler hep inadına demokrasi dedi. 2010 yılında bir anayasa oylaması yapıldı. O oylama, anayasayı ortadan kaldıran, bir anayasa oylamasıydı, bunu bile fark etmediler.

Devlet, teknik ve mekanik bir olgudur. Demokrasi ise düşünsel ve dinamik bir olgudur. Devlet yapay ya da bozuk zekâya terk edilebilir ama demokrasi ne bozuk ne de yapay zekâya terk edilemez. Uzunca bir zamandır, bozuk zekânın elinde olan demokrasinin, aslına ait bir şey kalmadı. Ne anayasa var ne serbest seçimler var ne toplantı özgürlüğü var….

Demokrasi, devletin bozuk ve yapay zekâya doğru geçtiğini fark etmiş ve devletten ayrılmıştır. Zira demokrasi toplum ister. Toplum, tahakkümden başka özelliği olmayan çatı altında kalmaz. Çatı altındakiler devletten fayda elde eden bozulmuş insan yığınlarıdır. Demokrasi bozulmuş insan yığınlarını kabul etmez. Bozulmuş insanların gittikleri partilerde de demokrasi yoktur.

Bugün devrimci tartışma demokrasi üzerine odaklanmamalı, bizde demokrasi, çok önce bozuk zekâya geçti. Türkiye solcuları bunu bilmiyor ve bilmemenin bedelini ağır ödüyor ve ödemektedir. Sendika ve partilerde bile demokrasi kalmadı.

Biz devletten ayrılan demokrasi ile devletin dışında buluşabiliriz. Nispi de olsa bunu başarıyoruz. Farklı fikirler, ayni düşünce platformlarında yarışabiliyor. Bu iyi bir demokrasi örneğidir. Demokrasi topluma yayılmalı ve toplumsal dinamizm yükseltilmelidir.

Toplum devlet ayrılığı gerçekleşmektedir. Bu ayrılıkta demokrasinin tarafı toplumdur. Devletin yapay zekâya terk edilmekte olduğu günümüz dünyasında, demokrasiyi devletle bir düşünmek, çok ama çok acizliktir.

Sermaye, ekonomi, dünya pazarı ve devlet konuşulmadan demokrasi konuşulamaz. Ekonomi ile devlet bir arada olamıyor. Sermaye aklı, devleti yapay zekâya terk ederek çözüm aramaya çalışıyor. Devletin yapay zekâya terk edildiği bir devlette demokrasi olabilir mi? Demokrasi ile bozuk zekalı ya da yapay zekalı devlet bir arada olmaz.

İlk devletler, eski sosyalizmi çağrıştıran demokratik halk devletleridir. Halkla ve demokrasi ile başlayan devletli süreç yapay zekâya terk edilmektedir. Buradaki amaç sermayeye güvenlik aramaktır. Sermaye devletsiz olamaz. Devletle de olamıyor. Zira devletlerin sermayeye olan borcu, dünya hasılasından çok daha fazladır. Yapay zekâlı devlet, borç almaz ve sermaye tüketmez.

Sermayenin yeni bir dinamizm elde edebileceği yeni bir toplumsal bir ekonomik toplumsal model beklentisi var. Bu model, giderek tümüyle yapay zekaya devredilmiş devlet modelidir. Bakın ABD kongresinde geçmiş bir yasa var. Bu yasa dijital cüzdan, dijital para ve eksi faiz içermektedir. Bu dijital paraya geçişi anlatıyor. Devletler artık para basamayacak. Hal böyleyken ve ayrıca, sermaye ve devlet ölümcül bir çelişkiyle pençeleşirken demokrasi talep etmek ahmaklıktır.

Devletin demokrasi ve toplumla başlayan serüveni, yapay zekâya terk edilerek finale doğru ilerliyor. Önüne geçilemez bir realite ile karşı karşıyayız. Sermaye ve devlet uzlaşısı bu süreci insansız yapamaz. İnsanı malzeme ederek ilerlemeye çalışacaktır. Önce Floyd’un nefesini kestiler ve ardından halk isyan etti ve orada önemli ölçüde polis tasfiye edildi. Floyd altın tabuta konularak özür dilendi ve teşekkür edildi. Minnesota’da polisin tasfiye edilmesi için halkın isyanına muhtaçtılar.

Krizler çağından hiçbir zaman çıkamayacağız. Yani pandemi sonrası diye bir dünya yok. Pandemi süreci, kademeli bir biçimde bozuk zekalı devlet tasfiye edilecek ve yapay zekalı devlete geçilecek. Geçiş süreci tamamen krizli bir süreçtir. Kriz içinde demokrasi olmaz ve gündeme gelemez. Gerçekleri lütfen ama lütfen görmeye çalışın. Sol tam yirmi yıldır bozuk zekâlı devletten demokrasi beklemiş ve kendisini yıpratmış ve bitirmiştir. Şimdi ise bozuk zekâ yerini yapay zekaya bırakıyor ve demokrasi olasılığı hiç kalmıyor. Demokrasi olasılığı, sadece devlet çatısının dışında olanaklıdır.

About admin

Check Also

AŞI;”Emperyalizmin oyununa mı geliyoruz yoksa?”

“AŞI”?! “Emperyalizmin oyununa mı geliyoruz yoksa?” En baştan söyliyeyim katı bir aşı karşıtı değilim. İki …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com