Sorulara verdiği cevaplar- Bahattin Seven

Öneri ve görüşlerim

Daha öncede yaptığım onlarca paylaşımda Koruna Virüs hakkında genel görüşlerimi açıkladığımı okuyanlar anımsar veya bilir.  Covid-19 Pandemy sadece aktuel olan son salgındır. Alışa gelmiş politikalar devam ederse daha çok tehlikeli pandemilerin ve doğal felaketlerin olması da kaçınılmaz olur. Dünya çapında yaklaşık altı milyar insanın kendini eve kapatıp, Pandemi karşısında çaresiz ev hapsine razı olması, dehşet verici bir Siyasi sonuçtur. Bu aynı zamanda küresel sömürü sisteminde iflasıdır.

Neo-liberilzm politikaların 1980 ortalarında başlamasıyla, dünyada yeni bir sürece geçildi. Bunun insanlık ve canlı hayat için hiçte iyi bir başlangıç olmadığı, daha 90 ların başlangıcında dünyanın birçok bölgesinde kendini gösterdi. Birincisi ekolojik dengelerin bozulması dünyanın birçok bölgesinde Doğal afetler başladı. Neo-liberalizmin başlangıç yılları olan 1980 ortalarında AİDS salgını yayıldı. Bu yeni epidemiden sonra, 1990 sonlarında Sars, Mers, Kuş gribi, domuz gribi, Afrika da Ebola…farklı adlar verilen yeni salgın hastalıklar Dünya da yayılmaya başladı. Sadece epidamy veya pandami değil, kronik hastalıklardan kalp-damar hastalıkları, Akciğer-solunun hastalıkları, diabet, astım, kanser türleri, alerji yayılmaya başlaması tesadüfi olmadığını düşünüyorum. Bunlar tamamıyla Neo-liberal politikaların vardığı Küresel aşamanın getirdiği ekolojik dengelerin tahribatı ve sosyal eşitsizliğin sonuçlarıydı. Sadece insanda değil, diğer omurgalı canlarda büyük zarar gördü ve görüyor. Birçok hayvan türü azaldı veya tamıyla yok oldu. Sadece hayvanlar değil, bitkilerde büyük zarar gördü, birçok bitki türü yok oldu.

Kimi ekolojik dengeler milyonlarca yılda meydana geldi. Bazıların oluşması yüzbinlerce yıl aldı. Bu dengeler doğal zincirlerin halkalarında meydana geliyor. Zincirin en zayıf halkasından başlayarak sırasıyla her canlıyı içine alıyor. Genel olarak buna Fauna ve Flora denilir. Hayvan ve bitki popülasyonu çevrenin ısınmasıyla bu zincirler birer birer kopuyor. Böyle devam eder ve karşı durulmazsa canlı hayatın sonu yaklaşıyor. İnsanlar dahil tüm canlı hayat için büyük tehlikeyi durdurmak yine insanlara düşen temel bir görev.

Ekolojik dengelerin bozulup, iklim değişmeleri başladı. Bunların sonuçları büyük doğal afetlere neden oldu. Kimi bölgelerde kuraklık yaşanırken, yine bazı bölgelerde aşırı yağmurlar sel baskınlarına neden oldu. Kuralıklar açlık, salgın hastalıkların yuvası Afrika Kıtası oldu. Milyonlarca insan öldü, hayvanlar ve bitki türleri yok oldu. Bütün bunlar Neo-liberal Küresel güçlerin Dünya halklarına ve canlı yaşama getirdiği kötülükler olduğunu mutlaka kabul etmek ve bunlara karşı dünya çapında etkili mücadele etmek.

Kirlenme doğal dengelerin bozulması sonucunda artan sıcaklıklar büyük orman yangınlarına neden olduğu açık ve nettir. Başta ABD orman yangınları aylarca devam etti. Yüzbinlerce hektar orman alanları yok oldu. Benzer yangın Portekiz de aylarca sürdü. Burada yüzbinlerce hektar orman alanları yok oldu. Yunanistan da benzer orman yangınları oldu. 2019 yılının Ağustos aynında Avusturalya da başlayan orman yangınlarında milyonlarca hektar orman yangını altı aydan fazla sürdü. Bu yangında bir milyonun üstünde hayvan telef oldu. Şu an Ukrayna da çıkan yangın söndürülemiyor. Çernobil kazasında etrafa yayılan radyasyon yeniden aktifleşerek hızla çevreye yayılmaya başladı. Bu yeni bir felaketin de habercisi.

Sadece ekolojik yıkım değil, 1990 başında dünya da politik kirlenme ve politik ahlaksızlık birçok ülkede yayılıp çoğaldı. Aşırı sağ ve ırkçı politikalarda önemli artışlar oldu. AB ülkelerinde, Türkiye de aşırı sağın artışı büyük sosyal tehlikeli boyutlara vardı. Bu popülist sağ politikalar iç-savaşları ve bölgesel savaşların yayılmasını başlattı. Politikacılar ve devletlerin üst bürokratları birçok yolsuzluklara ve kirli karanlık işlere bulaştı. Bu odaklar insani değerleri yok sayıp, kendi kişisel çıkarları için savaşları, terörü ve yolsuzlukların yayılmasına neden oluyor. Demokrasinin gelişmediği Orta-doğu, Asya, Afrika, Balkanlarda…Terör, silah kaçakçılığı, uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı, iktidarların siyasi rakiplerini kaçırma ve fiziki olarak yok etme olağan politik uygulama sayıldı. Bütün bunlar küresel güçlerin dünya halklarına getirdikleri ekolojik, sosyal ve ekonomik sonuçlarıdır.

 AB(EU) ve ABD bu olanlara seyirci kaldı, gizli servisler eliyle kimi yerlerde destek oldu. Birçok bölgede veya ülkede gizli servisler bu söz konusu hukuk dışı organize suç örgütleriyle ilişki içine girdiler. Bunların belgeleri elde olmazsa bile, pratikte uygulamalara bakılınca bunlar daha iyi anlaşılır. Hepimizin tanık olduğu İŞİD terörü AB devlet güçleri Müslüman gençleri kendi devlet sınırları içinde toplayıp, Türkiye üzerinde Orta-Doğu ülkelerine gönderdikleri bir gerçek. Orada Arap ve Kürtleri birbirine kırdırıp, Türk devlet güçlerinin Suriye topraklarını işgal etmesine seyirci veya yardım ettiler.

Kötülüğün başka bir kaynağı ekonomik eşitsizlik. 1990 başlarında SB dağılmasıyla, ülkelerde ekonomik eşitsizlik hızla yayıldı. EU ülkelerinde gelir dağılımı dengeleri çalışanlar ve yoksullar aleyhine hızla bozuldu. Yoksullar daha da yoksullaşırken, büyük sermaye sahipleri son yirmi otuz yılda servetleri on misli arttı. Gelişen teknoloji işsizlik yığınlarını daha da artırdı. İnsanların yaptığı işler ve hizmetler robotlara verildi. Banka şubeleri, postanenler, hava alanlarında yer hizmeti veren personellerin işlerine son verildi, bu iş alanlarına makinler konuldu. Benzer bir uygulama yerel yönetimlerde, eğitim kurumlarında çalışanların yerini makineler aldı. Otomatik dijital makineler(robotlar) milyonlarca insanın işsiz kalmasına neden oldu. Küresel sermaye devletlerinden sanayinin birçok dalların üretimi Çin, Tayland, Hindistan, Vietnam, Bangladeş benzer yoksul ülkelere ucuz emek kullanmak için kaydırdılar. Çin Huwan kentinde Korona baş göstermesi tesadüfi değil. Sağlık koşullarına uygun olmayan yerlerde yaşayan işçiler arasında epidemin yayılıp, Pandemi durumuna gelmesi tesadüfi değil. Tamamıyla sağlık koşullarına uygun olmayan yerlerde işçiler çok ucuz emek gücüydü.

 

Birinci Sorunun cevabı

Küresel küresel Sermaye (G8 ve G20) yarattığı dünya böylesine, ekoloji, insan ve  ve canlı düşmanı. Bunun önüne geçilmezse hayatın sonu yaklaştığını bilmezsek Küresel ekolojik dengelerin bedelini milyarlarca insan ve canlı kurban verilecek.

Bunlar bize başka bir önemli politik ve sosyal örgütlenme zorunluğunu getirdiğini görmek önemli. Tek tek devletler bu türde doğal, ekonomik, politik , pandemi ve sosyal olayların üstesinde gelmeyecekleri açık ve tartışma götürmeyecek  kadar nettir. Tartışmalara nokta koymanın zamanı çoktan geçti. Artık bunlar nasıl önlenir, yaşanır bir dünya nasıl yeniden kurulur? Sorusuna Küresel sermayenin (G8- G20) güçlerin dışında, yeni gerçekçi alternatif çareler aramak en doğru ve güvenli yol olacak.

  1. Avrupa Birliğini tüm Avrupa halkları yararına yeniden gözden geçirmek ve ona yeni öncekinden farklı gerçekçi adil bir hukuksal, politik, sosyal demokratik idareyi temel alan, yeni bir eşitlikçi ekonomik işlevsellik kazandırmak. AB biçimsel olarak dünyanın en ilerici demokratik siyasal, ekonomik ve sosyal organizasyonudur. Avrupa aydınları Birliğe gerekli önemi vermekten pasif davranmaları, büyük bir eksiklikti. Avrupa “solu” başından beri aşırı sağ politikalara paralel birliğe karşı bir milliyetçi yola girdi. EU karşıtı politikaların izlenmesi “sosyalistler” yönünde mantıklı ve haklı bir açıklaması da yok. Diğer yönde aşırı sağın popülist politikacıları EU karşıtı fanatik bir politikanın öncülüğünü yaptı. Böyle iki yönlü, EU sadece sermayenin insafına bırakmalarına neden olan sağ ve “sol” un çıkmaz alternatif politikaları oldu. AB sadece küresel sermayeye bırakılması, en büyük hata ve eksiklik oldu. Sermaye zaten II.DS sonra birçok alanda iş birliği içindeydi. İşçi sınıfı (sendikalar), sınıf partisi iddiasında olan siyasiler, aydınlar, serbest meslek sahipleri AB (EU) politikaları dışında kaldı veya muhalefet yapıp nasyonal konumlara düştüler. Bunlar Temel bir eksiklik ve önemli bir hataydı. Böylece AB sadece sermaye birliğine dönüştü. Olması gereken gerçek işlevini yerine getirmekten oldukça uzak kaldı.

Şu belirlemeyi yapmak hem önemli, tamda sırası. Baş üstü duran EU ayakları üstüne oturtmak mümkün. Zamanla yapılan hata ve eksikleri tamamlamak mümkün. Mevcut durumda formel olarak kâğıt üstünde iktidarsız bir EU var. Buna bir gençlik aşısı yaptırmak onu Küresel sermayenin elinden kurtarmak. Canlı işlevini yerine getiren Avrupa halklarının sorunlarını çözebilecek dinamik yetenek kazandırmak şarları var. Bunun içinde Avrupa halklarının desteğini alacak kararlı radikal bir siyasi öncü güce ihtiyaç var.  Yeniden EU canlandırmak gerçek yerine, ayakları üstüne oturtmak.  Bunun içinde yapılması gereken radikal dört politik, ekonomik, sosyal karar alınması zorunlu!

  1. Tek bir Avrupa (Euro) para birini tedavüle sokmak. Bütün üye devletlerin Euro para birimini kendi ülkelerinde uygulamak, kendi para birimlerine son vermek.
  2. Tek bir EU Central Bank. Avrupa Merkez bankası sistemine acilen geçmek.
  3. Yeni bir Avrupa Birli (EUCO) Anayasası hazırlamak, bütün üye ülkelerde kendi iç hukuklarını ABA uygun duruma getirmeleri. Her bir Avrupa üye devleti ülkeleri, ABD benzer bir idari yapıya kavuşması.
  4. Her devletin ayrı birer ordu beslemelerine gerek yok. Tek bir Avrupa Ordusu tüm Avrupa sınırlarını daha güvenli bekleme şansını elde edecek. Şu andaki askeri harcamaların tümü yerine Avrupa çapında yapılan silah, personel ve lojistik destek harcamaları %25 yeterli olacak artan %75 AB ülkelerinde sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, çevre korunmasına ve yeni iş alanların yaratılmasına yeterli.

Bu aynı zamanda NATO ya da gerek kalmayacak, ABD EU iç işlerine ve ülkeler arasındaki ilişkilerde çıkmış olacak. Bu dünya barışı açısında katkısı olacak hatırı ve sözü dinlenecek, caydırıcı bir barış gücü olacak. Mevcut durumda EU dünya politikasında sadece ABD pasif bir takipçisidir.

AVRUPA ÜLKELERİ ARASINDA ACİL YAPILMASI GEREKEN İŞ BİRLİĞİ

  1. Doğal dengelerin korunması yasası çıkarılmalı, her üye ülke bu yasanın uygulaması zorunlu hale getirilmesi. Ortak net bir çevre politikası. Karbon emisyonon azaltılması. Fosil kaynaklardan enerji sağlanmasına son vermek. Güneş, rüzgâr ve bio enerjiye dönmek.
  2. AB ülkeleri arasında sağlık, eğitim ve doğal afetlere karşı ortak birlikte hareket edip karşı koymadıkça, felaketlerin her ülkeye yayıldığını Covit-19 Pandemisi gösterdi. Şuna kesinlikle inanmak gerekir. Artık tek bir ülkede kendi devletleri sorunların üstesinde gelmesinin şansı yok. Sorunlar bölge ve dünya sorunu düzeyine varmış.

Güçlü kendi kendine yeten bir AB diğer birçok bölgeye de emsal teşkil edebilir.

Orta-Doğu Birliği, Türkiye, İran, Süriye, Irak, Lübnan, Ürdün… Asya birliği, Afrika Birliği benzer birlikler gündeme gelebilir. Bu da dünya halklarının yakınlaşmasını demokrasinin gelişmesine katkı yapacak. Artık milliyetçilik gerici zamanı geçmiş bir ideoloji olduğunu kabul eden halklar bu küresel beladan kurtulma şansları büyük olur. Milliyetçi popülist politikalar halkları ya kul veya köle durumuna getirdiğini görmeden kimseye yaşama sansı yok. Tek tek zalim devletler ve fakir yoksul halklar dünyamızın geldiği yerdeki sorunları çözme şansı yok. İş birliği dayanışma ve birlikte yaşamaya sarılmaktan başka kurtuluş yolu ve formülü yok. “Şayet müdahale edilmezse, corona dan sonra dünya başka iyi bir dünya olmayacak. Daha kötü canlının insanlığın yok olma süreci başlayacak.” Beylik lafları karanlık arşivlere atalım. Somut doğru projelerin üstünde düşünce ve güç birliği yapmanın tamda zamanı. Fazla bekleme vaktimiz yok olmak üzere.

Bizim olana sahip çıkıp, onun hakkında söz ve karar sahibi olmak! Bu çok önemli. Geçekten Sosyalistler dünyayı değiştirmek istiyorlarsa, bunun için kararlı olan namuslu bilim insanlarıyla aydınlarla, gerçek çevre hareketleriyle birlikten çalışmaktan başka seçenek yok. Bilerek veya bilmeyerek artık şu ulus devletlerin aşılma zamanları çoktan geçti. Enternasyonal iş birliği yapmanın tam zamanı! Avrupa Sosyalistleri artık yüz yıl önceki anlayışları, ezberleri terk edip, 21.yy küresel güçlere karşı yeni alternatif projelerle karşı durabilirler. Dünya ancak bu şekilde değişir.

EU “komünizm hayaleti gelmedi.” Şu anda gerçek bir hayalet altı milyar insanı COVİT-19 hayaleti esir almış.

ŞUNLARI BİLMEKTE BÜYÜK YARAR VAR!

  1. Temiz-Hava, 2.Temiz-Su ve 3.Temiz-Toprak canlı yaşamın temel yaşama hakları ve doğal değerleridir. Hayat ancak bu ÜÇ ANA MADDENİN temiz olmasıyla sağlanır.
  2. Fosil yatakların enerji üretiminde aşırı kullanılması Dünya çevresinde bir CO2 kuşağı (tabakası) Sera olayı oluşturdu. (Greenhouse incident) CO2 tabakası Güneşten gelen ısı atmosfere geri yayılmasını engelledi. Bu Dünyada ısınması olayını meydana getirdi. İklim değişmelerine, doğal afetlere neden oldu. Bunun başlıca etkeni Greenhouse Incident oldu.
  3. Silah sanayi, iç savaşlar ve bölgesel savaşlar Doğayı tahrip edip, insanlar, tüm canlılar yok oluyor. Derhal her türlü savaşa ve başka halkların ülkelerin işgaline son verilmeli. Temel Amaç insani ve canlıyı yaşatmak ve doğal dengeleri korumak. Bu dünya tüm insanların ve canlıların ortak evi. Evimizi her türlü tehlikeye karşı korumalıyız.
  4. Aşırı gübrelemeler, aşırı ilaçlamalara tarım alanında son vermek. Gübreleme ve ilaçlama en başta toprağı zehirleyip kirletti. Toprakta yaşayan faydalı bakterilerinde ölmesine neden oldu.  Kirlenen toprağın kalitesi ve verimliği düştü. Zehirlenen toprak gıda maddelerin zehirlenmesine neden oldu. Bunun sonucunda Hububatların (tahılların) genleriyle oynandı. Kuraklığa dayanıklı buğday, arpa, mısır, çavdar, mercimek, nohut, fasulye…Ayrıca bu genlerle oynama birçok buğday türünü yok etti, (ekilmesine yasak getirildi.) Bir defa kullanılan tohum ikinci yıl ürün vermiyor. Her yıl kim satıyorsa, oradan yeniden alma zorunlu oldu. Bu tarımı bağımlı yaptı, insanların aç kalmasına neden oldu.
  5. Toprağın veriminin bilerek düşürülmesi, gübre ve tarım ilaçları üreten Dünya çapında Kimya sanayinden ayrıca düşünemeyiz.
  6. Birde bunlara Dünya da Küresel güçlerce kurulan, İki Dev Tohum-Bankasını da eklemek gerekir. Biri Greenland, (ABD Küresel güçleri ve İsrail ortaklığı) diğeri de Norveç’in kuzeyinde (Avrupa daki Küresel Sermaye Ortaklığının kurduğu) her biri yüz milyar dolardan daha büyük sermaye ile kuruldu. Bu iki banka yer yüzünün tüm tohumlarını toplayıp, saklıyorlar. Bunlar bilinmeden, ülkelerin bilim insanının katılımıyla demokratik bir dünya denetimi altında alınmadan, dünya da hastalıkları, açlığı, işsizliği ve doğa ile barışık yaşamak, Doğal felaketleri azaltmanın imkanları yoktur. Dünya Tüm insanlarla canlıların ortak evi. Önce bizim olana sahip çıkmak, Dünya hakkında söz ve karar sahibi yine dünya insanları olması zorunludur. Evimizde Canlılarla birlikte barış içinde yaşamayı gündeme getirmeden ne Pandemiler biter, Ne açlık, ne diğer kronik hastalıklar, ne sefalet, ne işsizlik ve nede terör-Savaş…hiçbir kötülük bitmez. “Sivri sineklerle savaş sonuç getirmez. Bataklığı kurutmak gerekir.” Bataklık bu söz ettiğim temel konulardır.
  7. Hayvanların avlanması sonucunda birçok tür yok etti. Bu aynı zamanda hayvanda yaşayan virüslerinde yeni yaşama alanları aramalarını körükledi. Hayvanlarda yaşayan virüsler insana geçmesini beraberinde getirdi. Corona Virüsü Yarasa, Yılan, kertenkele, bazı kuşlarda yaşıyordu. Onların yenilmesi, yok edilmesi Corona virüsün insana geçmesini sağladı.
  8. Bazı Komplo teorileri ister gerçek veya spekülasyon olsun. Sonuç aynı yere çıkar. İlaç tekelleri, silah tekelleri, Gıda üreten tekeller, Petrol ve kömür madeni işletmeleri Ormanları kesip, yakan, yok edenler, Konut-İnşaat tekelleri her türlü kötülüğün nedenleri bunlardır. Çok basit, hastalık olacak ki ilaç satılsın. Savaş olacak ki silah satılsın, otomobiller olacak ki, petrol satılsın. İnsanlar aç bırakılmayla tehdit edilecek ki  GDO ve hormonlu gıda tekelleri kazansın.  Şu soruda akla gelmiyor değil. Corona virüsün aniden dünyaya yayılıp Covit-19 pandemisine dönüşmesinin hızla yayılmasının kuşkusu devam ediyor! Öncelikle dünya halkları Çevre Kirlenmesi bedelini canlarıyla ödüyorlar.

 21.yy başında, 20.yy emperyalizmin yerini alan sermayenin dünya çapında yeni aşaması Küresel Sermayedir. G8 ve G20 devletleri sermayenin dünya çapında birleşmesinin vardığı aşamadır. Artık tek, ulusal ve devletlerin sermayesi yerini Dünya çapında birleşen sermayenin sonuçları dünya halklarına ödettikleri bedellerdir. Emperyalizm adı 21.yy. da Küresel sermaye oldu. Kendine “sosyalist” diyen ahmaklar ya gübreleşip yok oldular veya Fosilleşip kaldılar. Bu iki durumunda hayatta karşılığı yok. Canlanmak yeniden alternatif müdahale ile politik, ekonomik ve sosyal hayatın içinde yer almak.

Dünyaya yeni Alternatif bir politika gerekmektedir. Bu politika adil, eşitlik temelinde evrensel hukuk kurallarına saygılı olunması. Bunun içinde başvurulacak yer insanlığın 13 ve 15 bin yılda yarattığı değerlerdir. Bu değerlere sarılmak…

Dünyamız hakkında söz ve karar sahibi olan kırk aile dünya gelirinin %40 sahip olursa barış, huzur ve sağlıklı yaşamak mümkün olmaz. Bu eşitsizliğe karşı durmadan gecikilirse, daha önce olduğunda çok daha ciddi kötü belalarla ve felaketlerle dünya halkları karşı karşıya kalacak.  Dünya nasıl olacak? Sorusuna bugünden tezi yok, nasıl olacağına dünya haklarının temsilcileri karar vermelidir. Namuslu aydınlar, bilim insanları, halkçı politikacılar, Gerçek ekolojik çevreler, kadın temsilcileri, duyarlı ilerici gençlerle birlikte yeni bir dünyanın nasıl olacağına karar vermeliyiz. Adaletin, özgürlüğün, barışın, savaşların son bulduğu, doğa ile barışık olduğumuz bir dünyada yaşamak istiyoruz.  Devletlerin açık, demokratik parlamenter sisteme dönmeleri, her kademede bürokrasinin azaltıp şeffaf hukuksal denetim altına alınması.  Bugün zorunlu ve çaresizce uyduğumuz Pandemi küresel hapishaneyi yıkmak ve bir daha geri gelmemek üzere top yekûn ayağa kalmak. “Bu dünya bizim karar ve söz sahibi olmada bizimdir!” Sözüne sarılmak. Küresel güçlerden bir şey beklemek isteyenler yok olmayı hak edecek kurban olmaktan kurtulmayacaklar.

 İkinci sorunun cevabı;

Özgürlük Barış Mutlu bir Dünya için temel İsteklerimiz

  1. Bölgesel ve iç savaşlar derhal durdurulmalı. Devletleri olmayan halk hareketleri Derhal silah bırakmalı. Adil demokratik devlet içinde, her halkın eşit yurttaşlık temelinde, Anayasayla hakları garanti alınması kabul edilmeli.
  2. Fosil yataklardan enerji elde edilmesine tedricen son vermek. HES’ler durdurulmalı.
  3. GDO gıda maddeleri üretimine son. Geleneksel doğal tohumların çoğaltıp, yaygınlaştırılması. Askeri maksatla yasaklanmış meraların hayvancılığa açılması. Tarım alanında kullanılacak gübre ve tarım ilaçlarına ilk anda denetimli sınırlar getirilmesi. Doğal denge politikasıyla bio mücadele olanakları yaratılması araştırma ve çalışmalarına başlatılması. Organik gübreleme olanakları yaratılması.
  4. İnsan ve Canlı sağlığı Kesinlikle ticari araç olmaktan çıkarılması, genel halk sağlığının parasız olması.
  5. Eğitimin her aşaması, yaygın eşit, her yurttaş için parasız olması.
  6. Genel Güvenlik ağının yaygınlaştırılması, yaşlılar için insan onuruna uygun huzur evlerinin açılması.
  7. Kişisel otomobillere sınırlar getirilmesi. Güneş enerjisiyle çalışan otomobillerin üretimine izin verilmesi. Enerjisini güneşten alan tren ve benzeri kitle taşıma ulaşımına geçilmesi
  8. UN (BM) yasasına işlevlik kazandırılması, her devlet bu yasanın hukuksal kurallarını kendi ülkesinde geçerli sayılması.
  9. Silahlanmaya son, ordu giderleri her yıl belli oranda azaltılması.
  10. Her devletin gizli servisleri terör ve suç örgütleriyle ilişkilerini kesmesi terör ve organize suç örgütleriyle ülkeler arasında bir gücün kurulması. İNTERPOL benzeri güçlü yaptırım gücü her ülkede geçerli bir gücün kurulması. Bu güç ülkeler arası bilim kurulunca denetlenme olanakları yaratılması.

Bunlar ve benzeri öneriler daha da çoğaltılıp, olgunlaştırmak mümkün. Bizler geleceği belirsiz “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!” Bunlar bir yanıyla boş sadece bir safsata, insanı rahatlatan tedavi amaçlı sözlerdir. Belki kısa süreli bazının acılarını dindirmeye yarar.  Şu anda, dünya hakkında söz ve karar sahibi olanların keyfine bırakılırsa, çok daha tehlikelere ve ölümlere doğa katliamlarına hazır olmak gerekir. Her ülkede duyarlı insanlar, kurumlar gidişata olumlu dünya halkları ve tüm çalılar adına müdahale etme hakları var. Bu dünya hepimizin. Bizim olan hakkında söz ve karar sahibi değilsek, o bizim değil. Kim söz ve karar veriyorsa dünya onlarındır. Buna mutlaka dur demek lazım. Bin yıllardan beri onlar karar verdiler. Dünyayı bugün bir Küresel hapishane yaptılar. Bu hapishane yıkılmadan kurtuluş yok. Kimi “sosyalistler” Dünya eskisi gibi olmayacak sözüne bayılıyorlar. Ey ahmaklar ne eskisi, muhalif olanlar alternatif demokratik müdahale etmezlerse çok daha kötü felaketlerle insan ve canlı yaşam karşı karşıya kalacak. Yukarda gerekçelerini özetlediğim, sıraladığım maddeler acil ve temel istekler olabilir. Olmalıdır. İşte bizim istediğimiz dünya bu temel 10 maddedir.

Üçüncü sorunun cevabı

 Türkiye de durum biraz daha farklı ve Oldukça karmaşık katı bir faşist diktatörlük mevcut. Bu yüzden Türkiye sorunları EU ülkelerinde oldukça farklı ve büyük. Mevcüt iktidar sorunlarla ayakta duruyor. Bu bir devlet geleneği. Bizans oyunları, Osmanlı saray entrikaları boşuna söylenmiş sözler değil. Onların devamı olan İttihat Terakki TC ve şu an AKP+MHP ve Ergenekon koalisyonu. En temel sorun Kürt sorunu ve bunun yarattığı Savaş koşulları. Türkiye de “ulus-devlet” aşılmadan hiçbir sorun çözülmez. 35 yıldır savaş koşulları yeni güç odakları oluşturdu. Özel hareket Timi, Korucular, Gizli servisler, uyuşturucu, Silah tüccarları, Arsa-arazi mafyası, devlet ihalesinde beslenenler, silah üreten İslami-faşist sermaye, GDO gıda üreticileri…benzer şer ve kâr odakların her biri mevcut iktidardan besleniyorlar. Önce bu tespiti yapmadan Türkiye de politika yapmak zor.

Şunu belirteyim, Kürtler Politikayı ters taraftan okuyor. Öylesine anlaşılmaz olaylar yapıyorlar ki “Bunu PKK mi yaptı?” diye sormadan edemiyoruz. Bunun en üst boyutu “Hendek-savaşları” oldu. Bu tam bir provokasyon binlerce insanı telef etti. Türkiye yi düzlüğe demokratik bir devlete kavuşturmak isteyen Kürt dostları mutlaka bu türde politikalara kesin tavır almaları zorunlu. HDP Demirtaş liderliğinde önemli demokratik bir alternatif başlattı. Bu hareket “PKK” veya devletin derin kolu tarafından sabote edildi. HDP MV ve Demirtaş rehin alındı. Belediyelere Kayyumlar atandı. Şu durumda TBMM hiçbir işlevi kalmadı. Bu şartlarda politikası olağan koşullardan farklı olması gerekir. Alışıla gelmiş yollarla ne TC. demokratik bir devlet olur. Ne de Kürtler temel demokratik insani haklarına kavuşur.

Yapılacak politika yeni farklı bu sistemden zarar görenlerin ortak bir demokratik muhalefet cephesini oluşturmak. Kesinlikle söylendiği gibi kolay değil. Kendine “sosyalist” diyenler burnunda kıl aldırmıyor. Her grup kendi kliklerini, daha kendisi sınıf farkında olmayan çalışanların “işçi-sınıfı” partileri olduğunu ileri sürmesi anlaşılmaz bir sekterlik. Bunlar yine kendi aralarında on parçaya bölünmüşler. Başta bu sekterliğin giderilmesi kendini sosyalist olarak tanımlayanların bir siyasi harekette toplanması. Bence isim hiç önemli değil.

CHP içinde ki sosyal demokrat olan kesimlerle doğru ilkeli ilişkiler geliştirilmesi onları muhalefet cephesine katılmalarını sağlamak.

Aydınları, bilim insanlarını bir araya getirip, onların öneri ve eleştirilerine değer vermek.

Sendikalar, kadın örgütleri, çevre örgütleriyle dostluk dayanışma ilişkilerini geliştirmek örgütlemek.

Anti-kapitalist Müslümanlarla doğru ilkeli ilişkiler geliştirmek.

Bu güçlerle ortak bir ANAYASA HUKUK KOMİSYONU oluşturmak. Türkiye’nin tarihine sosyolojik yapısına ve çoğulcu kültürüne uygun bir toplumsal sözleşme (Anayasa) hazırlamak. İlk seçimlerde bu yeni demokratik Anayasa talebini kamuoyuna onaylatmak. Seçimlerin sonucunda bir korucu meclis oluşturup, T.C. laik sosyal demokratik bir hukuk devleti olmasını onaylatmak. Yeniden demokratik parlamenter sisteme güçler ayrılığna geçmek Cumhurbaşkanlık sistemine son vermek. Yeni anayasada temel idari yönetim değişikliği yapmak. Belediyeleri Almanya veya İskandinavya ülkelerinde olduğu bir sisteme geçmek Türkiye için tek kurtuluş yoludur diye düşünüyorum.

Bunların gerçekleşmesi için;

  1. PKK nın koşulsuz silahları bırakıp, siyaseti demokratik ve barışçı yollarla yapacağını ilan etmek.
  2. Devletin operasyonları sonlandırmak, evlerini köylerini terk edenleri güvenlik içinde topraklarına dönmesi
  3. Tüm siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşturulması.
  4. Belediyelerin kayyumların elinde alınması. Mevcut yasalar her siyasi partiye eşit ve genel uygulanması.

Bunlar zor, gerçekleşmeyecek politik talepler değil. Bunu HDP başlatabilir. Bunlara başka arkadaşlar ilaveler yapabilirlerse daha da zenginleşir.

20 Nisan 2020 Copenhag

Bahattin Seven

About admin

Check Also

Türkiye solunun temel sorunu ;” Gelenekçi siyaset yapma tarzıdır.”

Türkiye solunun serpilip gelişmesinin önündeki temel engel; “Gelenekçi siyaset yapma tarzı…”dır. Uzun zamandır kafamı meşgul …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com