Rosa Luxemburg

Yolsuzluga karsi mücadele

Rosa Luxemburg

Rus Devrimi

Bölüm 7

Yolsuzluğa Karşı Mücadele

Her devrimde büyük önem taşıyan bir sorun, Lümpenproletarya ile mücadeledir. Her yerde olduğu gibi Almanya’da da bu sorunla yüzleşmek zorundayız. Lümpenproletarya unsuru burjuva toplumunun derinliklerine işlemiştir. Sadece özel bir kesim, sosyal düzenin duvarları yıkılırken muazzam bir şekilde büyüyen bir tür sosyal atık değil, aksine sosyal bütünün ayrılmaz bir parçasıdır. Almanya’daki – ve az çok diğer ülkelerdeki – olaylar, burjuva toplumunun tüm kesimlerinin bu tür bir yozlaşmaya ne kadar kolay maruz kaldığını göstermiştir. Ticari vurgunculuk, hayali anlaşmalar, gıda maddelerinin tağşişi, hile, resmi zimmete para geçirme, hırsızlık, soygun ve soygun arasındaki kademeler birbiri içine öyle bir şekilde akmaktadır ki, onurlu yurttaşlık ile cezaevi arasındaki sınır çizgisi ortadan kalkmıştır. Bunda, denizaşırı bir sömürge ortamında yabancı bir toplumsal toprağa nakledildiklerinde burjuva ileri gelenlerinin düzenli ve hızlı yozlaşmasında olduğu gibi aynı olgu tekrarlanmaktadır. Geleneksel engellerin ve ahlak ve hukuk desteklerinin ortadan kaldırılmasıyla birlikte, burjuva toplumunun kendisi de doğrudan ve sınırsız bir yozlaşmanın [Verlumpung] kurbanı olur, çünkü onun en içteki yaşam yasası ahlaksızlıkların en derinidir, yani insanın insan tarafından sömürülmesidir. Proleter devrim bu düşmanla ve karşı-devrim aracıyla her yandan mücadele etmek zorunda kalacaktır.

Ancak bu bağlamda da terör kör, hatta iki ucu keskin bir kılıçtır. Sıkıyönetimin en sert önlemleri, lümpenproleter hastalığın patlak vermesine karşı etkisizdir. Gerçekten de, her ısrarcı sıkıyönetim rejimi kaçınılmaz olarak keyfiliğe yol açar ve her türlü keyfilik de toplumu ahlaksızlaştırma eğilimindedir. Bu bağlamda da, proleter devrimin elindeki tek etkili araçlar şunlardır: politik ve sosyal karakterli radikal önlemler, kitlelerin yaşamının sosyal garantilerinin mümkün olan en hızlı dönüşümü – sınırsız politik özgürlük koşulları altında sadece kitlelerin yoğun bir şekilde aktif yaşamı yoluyla herhangi bir süre boyunca sürdürülebilecek devrimci idealizmin ateşlenmesi.

Güneş ışınlarının özgür etkisi enfeksiyonlara ve hastalık mikroplarına karşı en etkili arındırıcı ve iyileştirici ilaç olduğu gibi, tek iyileştirici ve arındırıcı güneş de devrimin kendisi ve onun yenileyici ilkesi, onun tarafından var edilen ve en geniş siyasi özgürlük biçimini alan kitlelerin manevi yaşamı, faaliyeti ve inisiyatifidir[1].

Dipnotlar

[1] Orijinal el yazmasında ayrı bir kâğıtta bulunan aşağıdaki bölüm, bu bölümdeki fikirleri büyük ölçüde tekrarlamakta, ancak şematik bir biçimde, görünüşe göre bu bölümün taslağını oluşturmaktadır:

Her yerde olduğu gibi bizim durumumuzda da anarşi kaçınılmaz olacaktır. Lümpenproleter unsur burjuva toplumunun derinliklerine gömülüdür ve ondan ayrılamaz.

Kanıtlar:

* Doğu Prusya, “Kazak” soygunları.

* Almanya’da soygun ve hırsızlığın genel salgını. (Vurgunculuk, posta ve demiryolu personeli, polis, düzenli toplum ile cezaevi arasındaki sınırların tamamen çözülmesi)

* Sendika liderlerinin hızla yozlaşması (Verlumpung).

Buna karşı, acımasız terör önlemleri güçsüzdür. Aksine, daha da fazla yozlaşmaya neden olurlar. Tek anti-toksin: kitlelerin idealizmi ve sosyal aktivitesi, sınırsız polis özgürlüğü.

Bu, hiçbir tarafın muaf tutulamayacağı, ezici bir nesnel yasadır.

About Mustafa Aydın

Check Also

UKRAYNA-RUSYA BARIŞ MEKTUBU-çeviri

Şili Devlet Başkanı Sayın Gabriel Boric Font’a hitaben yazılmış mektup Sayın Gabriel Boric Font, Şili …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com