Gelişkin Bir Sosyalizm İçin*- Fuat Filizler

Bu kadarını eko-sosyalistler de savunabilir. Ama otomasyon, robatizasyon, yapay zeka, dijital teknolojilere gelince “hayır olamaz” diyeceklerdir. Oysa günümüzün dijital platform teknolojileri, Birleşmiş Milletler Unesco’nun “dijital ekonomi” raporlarında bile örtük olarak itiraf etmek zorunda kaldığı gibi, üretim ve tüketimin piyasa, fiyatlama, değişim değeri, para, meta, ücret vb dolayımı olmadan ve bunları gereksizleştirerek ve kaldırarak, doğrudan emek-saat hesabı üzerinden bilinçli ve planlı düzenlenmesi olanağını yaratıyor.

Mikro-çip ve bağlantılı teknolojiler, kafa emeği/kol emeği dahil toplumsal, sektörel, uluslararası işbölümlerinin kaldırılması; herkesin toplumsal zenginliğe doğrudan katkısı ölçüsünde ondan payını (sermaye, piyasa, meta, devlet, işbölümü, sektör, cins, ulus, ırk vd dolayımı olmadan) doğrudan alabilmesi; herkesin toplumsal ve bireysel ihtiyaçların ve neyin ne kadar nasıl üretileceğine, üretim, yeniden üretim ve ekolojik ilişkilerin nasıl organize edileceğine vd dair karar, denetim, düzenleme ve eylem organlarına doğrudan katılacağı ve yer alabileceği bir sosyalist devrimci konseyler, komünal organlar demokrasisini geliştirme olanaklarını artırıyor.

Kapitalizmde canlı emek sömürüsüne dayalılık ve kriz nedeniyle üretimde uygulanması daha yavaş ve sınırlı olan ileri otomasyon, yapay zeka vb teknolojileri, sosyalizmde modifiye edilerek, en tehlikeli ve ağır işlerden başlayarak, zorunlu ve zahmetli emeğin kaldırılması, insanın işgücüne indirgenmekten çıkması, üretici güç ve geçim aracı olarak zorunlu emekten ve dolayısıyla ekonomiden özgürleşmesi, zaman ve mekanda özgürleşmesi, serbest zaman yaratıcı etkinlik bilim kültür eğitim sanat spor cinsellik doğa oyun eğlence merkezli bir toplumun olanaklarını geliştiriyor.

Nesnelerin interneti, toplumsal ve doğal yaşam ve ortamların hepsinde hava, su, toprak, canlılar, ürünlerdeki zararlı maddelerin ve kirliliğin analiz edilerek sensörlerle merkezi bilgisayar sistemlerine iletilmesi; hatta tarımsal biyo-ürünler ve eko-sistemlerin bile bulundukları ortamlarda nelerden zarar gördüklerini ve neye ihtiyaç duyduklarını insanlara bildirmesi; böylece bu sorunların kaynakların tespit edilerek ortadan kaldırılması mümkün hale geliyor. Diyelimki ileri otomasyon, robotizasyon, yapay zeka donanım ve algoritmaları ile işleyen, çok az sayıda işçinin bilgisayar ekranlarından takip ve kontrol ettiği bir fabrikanın, ne kadar doğal kaynak, hammadde, enerji tükettiği, içinde ve dışında doğaya ve insanlara zararlı etkenlerin, emisyon ve atıkların ne olup olmadığı, herkes tarafından görülebilecek ve denetlenebilecektir. O fabrikanın yalnız kendisi ve yakın çevresi değil, bütün üretim süreci ve yan, dolaylı ve birikimli olanlar dahil etkileri analiz edilerek yeniden düzenlenmesi (örneğin kullanılan materyal ve enerji verimliliğinin artırılarak minimize edilmesi, emisyon ve atık sorunlarının çözülmesi vd) tasarım ve planlamaya dahil edilecektir.

Günümüzde kendi enerjisi ve suyunu güneşten ve yağmurdan kendi üreten, suyu arıtıp atıkları ayıklayıp yeniden kullanıma sokan “akıllı” fabrikalar ve konutlar  gündemde. Günümüzde en büyük ve en hızlı büyüyen atıkları oluşturan elektronik ürünler başta olmak üzere, pek çok ürünün içerdiği (plastik, ağır metaller, kimyasallar gibi) zararlı bileşenlerden arındırılarak ve atıksız üretim için (her üretim ve tüketim sürecinin atıklarının aynı ya da başka üretim sürecinin – olabildiğince az geri dönüşümü gerektiren biçimde – girdisine dönüşmesi) baştan ve yeniden tasarlanması da sosyalizmin toplumsal-ekolojik bilimsel-teknolojik araştırma ve geliştirmelerinin ufkunda olacaktır.

En önemlisi şudur: Her türlü üretim süreci ve ürünün, doğaya zararlı etkileri ortaya çıktıktan sonra bunların azaltılmaya çalışılması değil, daha en baştan, araştırma-geliştirme, tasarım ve planlama sürecinde, ekoloji sorununun, temel ve olmazsa olmaz bir tasarımsal belirleyici olması. Günümüz kapitalizminde tasarım, imalat ve pazarlama ardzamanlı ve ayrı aşamalar olmaktan önemli ölçüde çıkmış durumda; makineler, ürünler, üretim süreci (ve tedarik, lojistik, dağıtım süreçleri) birlikte, eşzamanlı olarak tasarlanıyor. Algoritmik geri besleme döngülerine dayanan otomatik planlamayla, talep/ihtiyaç üretimin dolaysız girdisi haline geliyor (ki bunlar da meta, fiyat, piyasa dolayımı olmadan gelişkin bir sosyalist planlamanın olanakları arasındadır). Bunlar da tasarım, üretim, ihtiyaç ve ekolojik etki süreçlerinin gerçek zamanlı ve birbirine içerili, bütünsel olarak düzenlenebilmesinin olanaklarını yaratıyor.

Ekososyalistlerin çoğu bilim karşıtı ya da en azından “her türlü bilim”e karşı mesafelidir; ama dile getirdikleri ekolojik sorun ve bu sorunların kaynaklarının analiz ve açıklanabilmesini bile doğa bilimlerindeki gelişmelere borçlu olduklarının farkında değildir:

“Ama bu alanda da yavaş yavaş, uzun ve çoğunlukla sert deneyler, tarihsel malzemenin toplanması ve incelenmesi sonucu, üretim faaliyetlerimizin dolaylı, daha uzak toplumsal etkileri konusunda aydınlığa varmayı öğrenmekteyiz; böylece, bu etkileri denetleme ve düzenleme olanağına da kavuşuyoruz. Bu düzenlemeyi gerçekleştirmek için de, salt bilgiden başka şeyler gereklidir. Bunun için bugüne kadarki üretim tarzında ve onunla birlikte tüm toplumsal düzenimizde bir devrim gereklidir. Şimdiye dek var olmuş bütün üretim tarzları, ancak emeğin en yakın, en dolaysız yararlı etkisine ulaşmayı hedef almıştır. İleride ortaya çıkan, yavaş yavaş yinelenerek ve yığılarak etkile duruma gelen daha sonraki sonuçlar tamamen ihmal edilmiştir. (…) Kapitalistler, doğrudan doğruya kar için üretim ve değişim yaptıklarından ilk planda yalnızca en yakın, en dolaysız sonuçları hesaba katarlar. Bir fabrikatör ya da tüccar ürettiği ya da satın altığı metayı normal bir karla satarsa, durumdan hoşnuttur ve metanın ve alıcısının sonradan ne olacağı onu ilgilendirmez. Bu faaliyetlerin doğal etkileri için de aynı şey geçerlidir.” (Engels, Doğanın Diyalektiği)

Bugün ise, canlı ve cansız doğanın ve sayısız tür ve bileşenlerinin hemen her birinin kendi içinde ve birbiriyle içsel bağ ve etkileşimleri, insan faaliyetlerinin her biri ve bütünü ile içsel bağ ve etkileşimleri (evrimsel ve moleküler biyolojiden genetiğe, ekosistem analizlerine kadar) konusunda çok daha gelişkin ve bilimsel bilgiye, bunun kadar kapitalist ilişkiler sistemi içindeki uzlaşmaz çelişkilerin tarihsel gelişim süreci ve doğrultusunu açıklayan devrimci diyalektik tarih bilimine sahibiz, ve toplum ve doğa/ekosistem bilimlerini birbirine içerilmiş tek bir bilim haline getirerek, insan ve doğanın birlikte kurtulma, iyileşme ve gelişimini gerçekleştirmede kullanma olanağına da sahip olacağız.

doğa ve toplum

Biz bilim ve teknoloji ile de sınırlamadan toplumsal üretici (ve yaratıcı) güçlerin günümüzde geldiği gelişim ve toplumsallaşma düzeyinde, daha gelişkin ve toplum ve doğayı ortak yaşarlık içinde birlikte iyileştirecek ve geliştirecek bir sosyalizmin (kendisini değil) olanaklarını görüyoruz. Sosyalizm elbette bilimsel, teknolojik gelişme, toplumsal üretkenlik ve entegrasyon düzeyinden ibaret değildir, ama bu olanakların olmadığı ya da çok daha sınırlı olduğu bir sosyalizm de, tarihsel deneyimlerin gösterdiği gibi toplumsal-siyasal sınır, sıkışma, basınç ve sorunlar yaşar. Ekososyalizmin üretken güçler ve üretkenliği ekoloji adına engelleyip geriye götürmeyi öngören anti-endüstriyel, anti-üretken emek-yoğun sosyalizm hayali, “ekonomi değil ekolojik tarım, kültür ve doğrudan demokrasi merkezli bir toplum” söylemlerinin aksine,  tarihsel deneyimlerdekinden bile daha ağır toplumsal kısıt ve sorunlar yaşar, toplam toplumsal çalışma zamanını azaltmak yerine artırmak ve angaryalaştırmak zorunda kalır, metalaşma, işbölümü ve planlama sorunlarını çözemeyeceği gibi, ekoloji sorununu da çözemez.

 

* Bazı Ekososyalist Anlayışların Marksist Eleştirisi başlıklı yazının son bölümü.

-Fuat Filizer,  Polen ekoloji, 24 Eylül 2022, Bazı Ekososyalist Anlayışların Marksist Eleştirisi

About Mehmet Tas

Check Also

ERKEN SEÇİM TEK ALTERNATİF, BAŞKA ALTERNATİF YOK! – Mehmet Taş

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde dipten gelen dalga tsunamiye dönüşerek otoriter rejimin dayandığı zemini ve …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com