UKRAYNA’DAKİ SAVAŞ, FAŞİZM VE ANTİ-FAŞİZM-M. Taş

Ukrayna’da savaşan iki taraf içinde faşistler güç kazanıyor. Rusya ve Ukrayna silahlı güçlerinin eğitip beslediği neo-nazi ve aşırı sağ milliyetçi hareketler savaş ortamından yararlanıyor, tehlikeli biçimde güç topluyor. Her iki tarafın militarist ve politik eliti faşist tehlikeyi küçümsenmeye devam ediyor.

ABD ve NATO yanlıları, Neo-Nazi, aşırı sağ ve yabancı düşmanı grupların, Ukrayna ve Rusya dahil hemen hemen her ülkede var olduğunu şiddete meyilli olduklarını ama sayısal olarak az ve devlet düzeyinde siyasi etkilerinin olmadıklarını söylüyorlar. ABD’deki KKK ve Rusya’nın dazlaklar ve neo-Nazi gruplar bu ülkelerde ne kadar tehlike oluşturuyorlarsa Ukrayna’da da ancak o kadar oluşturabileceklerini belirtiyorlar. Sistemik bir hal alan bu tür açıklamalar tehlikenin hafife alınmasına yarıyor.

“Denazifikasyon”, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’ya yönelik devam eden saldırıları için ileri sürdüğü gerekçelerinden biridir. Bu açıklama, Putin rejiminin saldırganlığını meşrulaştıran bir Kremlin propagandasıdır.

Elbette Ukrayna hükümeti gerici, burjuva ve emperyalizm yanlısıdır, ancak gerçekte Naziler tarafından yönetilmiyor. Bununla birlikte, aşırı sağ milliyetçi örgütlerin varlığını ve 2014’ten bu yana Ukrayna siyasetini etkileme yeteneklerini görmemek, işçi sınıfının ve Ukrayna’da ezilen halkların uğradıkları ırkçı saldırıları inkar etmektir.

Putin, Ukrayna’ya saldırısını desteklemek için bazı gerçekleri çarpıtıyor. Onun gerici politikasına ve Ukraynalılara yönelik ulusal baskısına karşı çıkmak, gerici Ukrayna güçlerinin oluşturduğu tehdidi küçümsemek anlamına gelmez. Aslında, bu aşırı sağ örgütler savaşı ulusal düzeyde siyasi konumlarını güçlendirmek için kullandıkları her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Putin’e karşıt duruşuyla bilinen New York Times bile uyarı yapma gereğini duydu. Şunları yazdı:

“Ukrayna’daki istikrarsızlık, Afganistan, Irak ve Suriye’deki istikrarsızlığın yıllardır cihatçı militanlara sunduğu eğitim fırsatlarının aynısını neonazi yanlılarına sunuyor”. Ukrayna, uluslararası ırkçıların merkezine dönüştürüldü. Aşırı sağcı grupların seferberliği, Putin’in Kiev’deki hükümeti kontrol eden Nazilere karşı savaş açtığına dair iddiasına haklılık kazandırıyor.

Neo-Nazi gruplar büyük bir tehlike. Son seçimdeki başarısızlıklarına rağmen 2014’teki Euromaidan hareketinden bu yana yalnızca siyasi ve sosyal etki alanlarını arttırmakla kalmadılar, aynı zamanda eğitim ve mücadele yoluyla önemli deneyimler topladılar. Ukrayna’daki aşırı sağ, resmi Ukrayna ordusuna az ya da çok entegre olmuş binlerce kişiye sahip, gençlik kamplarına ve kültürel mekanlara sahiptir. Günümüzdeki Batılı Avrupa aşırı sağından çok, 1930’ların faşist örgütlerine benzemektedirler.

Azak Taburu ve Batı Suç Ortaklığı

Kanadalı bir uzman olan Michael Colborne, İngiliz politik dergisi New Statesman’te Ukrayna Aşırı Sağını şu sözlerle anlatıyor:

“Ukrayna’nın aşırı sağı, özellikle Azak hareketi, uluslararası benzerlerine kıyasla  iyi korunuyor ve uzun süredir faaliyet gösteriyor. Hareket, 2014 başlarında savaşın kaosunda, aşırı sağ militanları ve futbol holiganlarından oluşan bir grup tarafından kuruldu ve daha sonra Ukrayna Ulusal Muhafız birimine dönüştü.

Tahminen 10.000 üyesi var … Azak hareketi, 2014’te başlayan Rus saldırısıyla beraber genel bir vatanseverlikten yararlanmayı başardı.

Batılı emperyalist militarist elit Ukrayna’daki Aşırı Sağın siyasi ve askeri faaliyetini biliyor ve lojistik destek veriyor. Savaşın sonuçları ne olursa olsun, silahlı aşırı sağın Ukrayna’nın geleceğinde siyasi bir rol oynayacak. ABD, Nato ve bölgesel ortakları bu güçleri kontrol etmenin ve kendilerine bağlamanın kalıcı yollarını arıyorlar.

Azak Taburu’nun 2014’te Emperyalistlerden siyasi ve askeri destek kazanmak için kendilerini güvenilir bir hareket olarak takdim ettiler. Novara Media Ukrayna’ya gelişlerini şu sözlerle anlatıyor:

“2014’te çatışmalar patlak verdiğinde, Avrupa’nın dört bir yanından neo-Naziler hem Ukrayna hem de Rus tarafına katılmak için Ukrayna’ya akın etti. Azak’ın itibarı için yurtdışından gelen aşırı sağ savaşçıların varlığı pahalıya mal oldu.”

Batılı liderler bu grupların faaliyetlerini örtbas etmeye ve küçümsemeye devam etti. Al Jazeera’nın yazdığı gibi, “Haziran 2015’te hem Kanada hem de ABD, neo-Nazi bağlantılarını öne sürerek kendi güçlerinin Azak alayını desteklemeyeceğini veya eğitmeyeceğini açıkladı. Ancak ertesi yıl ABD, Pentagon’un baskısı altında yasağı kaldırdı.” Bu arada Facebook, son zamanlarda bazı Azak propagandalarına yönelik sansürünü gevşetti.

Ukraynalı Pravi örgütü

Pravi örgütü Ukrayna’daki bir diğer önemli aşırı sağ gruptur. Lideri Dmytro Kotsyubaylo, Ukrayna cumhurbaşkanı tarafından “kahraman” olarak ödüllendirildi. Sunday Times, Pravi örgütünün portresini şu ifadelerle anlatıyor:

“Grup, 2013 yılında hem aşırı milliyetçi hem de sağcı destekçileri içeren militarize bir hareket olarak ortaya çıktı ve hızla Rus destekli ayrılıkçılara karşı mücadelede bir dayanak noktası haline geldi. Siyasi kanadı başarısız olmasına ve 2019 seçimlerinde tek bir sandalye elde edememesine rağmen, Ukrayna’da geniş çapta, ülkenin toprak bütünlüğünü korumaya kendini adamış vatansever gönüllülerden oluşan bir güç olarak kabul ediliyor. …”

Pravi ile Ukrayna devleti arasında güçlü bir bağ var, okul çağındaki çocukların ülkelerinin tarihi öğrenmek amacıyla örgütün eğitim kamplarını ziyaret ettiklerini görmek rutin bir etkinliklerden biridir. Stepan Bandera’nın Ukrayna İsyan Ordusu’nun (UIA) tarihi özellikle iyi bir örnektir. UIA, İkinci Dünya Savaşı sırasında hem Kızıl Ordu hem de Nazilerle savaşan, ancak ikincisi ile işbirliği yapan Ukraynalı milliyetçi bir askeri örgüttü. Bandera’nın ordusu binlerce Polonyalı ve Yahudi’nin katledilmesinden sorumluydu.

Oligarkların Özel Milisleri?

Ukrayna Aşırı Sağının daha az bilinen bir yönü var: milliyetçi paramiliter grupların başlıca mali destekçileri arasında yer alan Ukraynalı oligarklarla olan bağları. Bu, yalnızca Azak Taburu’nu değil, aynı zamanda Dnipro 1 ve Dnipro 2 milislerini, Aidar’ı ve Donbas birimlerini de finanse eden enerji patronu Igor Kolomoïsky’dir.

Kolomoisky Yahudidir, Ukrayna ve İsrail vatandaşlığına sahiptir, bir zamanlar Avrupa Yahudi Toplulukları Konseyi Başkanıydı. Buna rağmen hiç kimse onu Ukrayna’daki neo-Nazi milislerini, özellikle de Azak Taburu’nu kendine bağlı olduğu sürece finanse etmekten durduramaz.

SSCB’nin çöküşünden bu yana Ukrayna’nın siyasi tarihi böyle olmuşturuldu. Savaş suçlusu neo-Nazi milisleri Rusya ile savaşmaları için eğitildi ve finanse edildi.

Yahudi olan Kolomoïsky’nin neo-Nazizm ile bağlantılı grupları finanse etmesi bir paradoks gibi görünebilir. Bazıları ayrıca Zelenski’in Yahudi olduğu için “neo-Naziler” tarafından desteklenemeyeceği veya desteklenemeyeceği gerçeğine de işaret ediyor. Ancak bütün bu çabalar bu grupların faşist kişiler tarafından kurulduğunu gizlemeği amaçlıyor.

Bu nedenle, İsrail gazetesi Haaretz bir makalede “Azak Taburundaki birliklerin Birleşmiş Milletler tarafından savaş suçlusu ilan edilirken yerel Romanlara, LGBT’lere yönelik saldırılarından örnekler verilmiştir. Ancak son on yılda aşırı sağ gruplar tarafından kanunsuz şiddet uygulansa da… Yahudilere yönelik şiddet nispeten nadirdir.” Bu örgütlerin Yahudi nüfusa daha az saldırması, neo-Nazizm’den uzak oldukları anlamına gelmez.

“Rus yanlısı” Aşırı Sağ

Putin ve Rus propaganda makinesi Ukrayna’nın “Nazifikasyonunu” kınarken ve bu örgütlerin hükümetteki gerçek ağırlığını abartırken, aşırı sağ militanlar ve “Rus yanlısı” Donbas milislerinin saflarındaki liderler hakkında hiçbir şey söylemiyorlar. Bu akımların “halk cumhuriyetleri” içindeki etkisini gizlemeye çalışsa da gerçek şu ki, Rusya yanlısı tarafta da milliyetçi gericiler var.

Rusya hiçbir zaman kendi milliyetçileriyle yüzleşmedi. Uzmanlar, Fransa’dan Marine Le Pen ve İtalya’dan Matteo Salvini Putin ile yakın ilişkilere sahip olması, Rusya’nın da Avrupa’nın aşırı sağıyla kol kola yürüdüğünü gösteriyor.

Geçmişinde Nazi amblemi taşıyan Rus güvenlik örgütü Wagner’i unutmamak gerek.

Rusia Today, “Ukrayna Yahudi Örgütleri ve Toplulukları Birliği Vaad Ukrainy başkanı Losif Zisels, 2014 yılında Rus neo-Nazilerinin (Rus Ulusal Birliği) doğu Ukrayna’daki çatışmalarda aktif bir rol oynadığını’ söyledi.

Benzer şekilde, gazeteci Julia Ioffe, 2014 yılında Donbas’tan yaptığı gizli haberde, birçok Rus yanlısı savaşçının Nazi sembolleri taşıdığını, ancak aynı zamanda Nazi bağlantılarını gizlemek istediğini ortaya koydu.

Kollarındaki gamalı haç hakkında yalan söylüyorlar.  Onlara göre bu bir gamalı haç değil, eski bir Slav sembolüdür. Swa, gökyüzünün tanrısı olduğunu yaymaya çalışmaktadırlar.

Donbas cumhuriyetlerindeki yetkililer ile Batı’daki Aşırı Sağ arasında net resmi bağlantılar var. Birçok Avrupa ülkesinde Putin yanlısı sağ popülist partiler yükselişte ve ABD sağında da yankı buluyor.

2014 yılında bölgede düzenlenen bağımsızlık yanlısı referandumların “demokratik geçerliliğini” tasdik etmeye gelen “uluslararası gözlemciler”in listesini bir gazeteci şöyle tanımladı: Avusturya’nın popülist Özgürlük Partisi: Aymeric Chauprade, Fransız Ulusal Cephesi’nin uluslararası konularda danışmanı; Eski neo-Nazi FANE üyesi ve şimdi aşırı sağ bir partinin üyesi olan Belçikalı Luc Michel ve aşırı sağ Vlaams Belang’dan iki yurttaş; Bulgar aşırı sağcı Ataka Partisi’nin iki üyesi; Aşırı sağ Jobbik partisinden Macar Bela Kovacs ve diğerleri. Görüldüğü gibi Putin Avrupalı ırkçılarla yakın temas içinde, istediğinde onları yardıma çağırıyor. Dolayısıyla Rusya ‘Anti-faşist’ Bir Savaş vermediği gibi Ukrayna da vermiyor.

Rusya, Ukrayna’nın Rusça konuşan nüfusunun “kurtarıcısı” olarak sunması ve onları bir Ukrayna neo-Nazi tehdidine karşı savunduğu propagandası inandırıcı olmuyor. Ayrıca, Putin rejiminin gerici ve baskıcı yapısını gizleyemez. Donbas’taki liderlerin Ekim Devrimi’nden önceki İmparatorluk Rusya’sını yansıtan, Ukrayna’nın doğu ve güney bölgelerini bir araya getirecek bir yeni Rusya kurmak gibi tekrarlanan siyasi manevralarını da gizleyemez. Rusya’daki bu neo-faşist ve sağcı milliyetçi grupların amaçladıkları Nazi Almanyası’ndan çok Rus çarlık emperyalizmidir. Bu akımlar Ukraynalı neo-Nazilerden daha az zararlı değil.

Şu bir gerçek ki, Rusya kendini Nazilerden arındırmalı çünkü Rusya’da da aşırı sağ, faşist unsurlar var. Ukrayna, dünyanın çoğu ülkesinde olduğu gibi faşist gruplara sahip ancak örgütsel güçleri ve seçmen desteği diğer birçok Avrupa ülkesinden ve Rusya’dan daha fazla değil.

Bağımsız, Savaş karşıtı Bir Anti-faşist Alternatif İçin

Aşırı Sağ, işçi sınıfı ve Ukrayna’nın ezilen halkı için gerçek bir tehdittir. Ancak tehdit sadece Ukrayna’nın gerici milliyetçilerinden değil, aynı zamanda “Rus yanlısı” gruplardan da geliyor. Putin’in baskıcı “Büyük Rusya” politikası, Ukrayna’daki gerici milliyetçi akımların gelişmesine yardımcı oluyor. Rus baskısı yüz binlerce insanın gözünde bu faşist tehlikenin önemsizleşmesine yol açıyor.  Kiev ve Ukraynalı oligarkların politikaları şiddetli anti-Rus milliyetçiliği teşvik ediyor.

Savaş, özellikle Ukrayna güvenlik güçleriyle yakın işbirliği yapan aşırı sağ akımların güçlenmesiyle sonuçlanabilir. Kuşkusuz NATO’nun “askeri yardımından” yararlanıyorlar ama aynı zamanda Kiev hükümetine yönelik emperyalist siyasi destekten de dolaylı maddi imkan da sağlıyorlar. Ukrayna’nın savunmasında rol alan bu faşist milisler Batı ülkelerinde prestij kazanıyor.

Ukrayna hükümeti bir çöküş yaşasa bile, bu akımlar fırsatçı bir şekilde Zelenski’ye karşı çıkarak avantaj elde etmeye çalışabilirler. “Rus yanlısı” askeri bir zafer olursa işgal karşıtı direniş için faşistler daha da güçlendirilecek.

Savaştan çıkmanın tek yolu, savaş karşıtı anti-faşist bir alternatif inşa etmektir. İlericilerin önderlik edeceği, Rusya’dan, Batı emperyalizminden ve gerici milliyetçilerden bağımsız devrimci bir kitle hareketi alternatif olarak örgütlenebilir. Savaş sürecinde devrimci sosyalist bir perspektifi benimsemek, ileriye doğru atılmış çok önemli bir adım olacaktır. Ulusal hakları ve gerçekten bağımsız bir Ukrayna’yı garanti etmenin gerçekçi yolu budur.

Kaynakça

– Philippe Alcoy, Lefteast, 27 Mart 2022, (Yazı bu makaledeki kaynaklara dayandırılarak yazıldı)

-New York Tames, Aşarı sağ milisler, 5 Şubat 2022

-The Statesment, Sessiz kalmak Aşırı sağı güçlendirir. 22 Şubat 2022

-Novara Medıa, Aşırı Sağ Ukrayna Krizini Güçlenmek için kullanıyor, 22 Şubat 2022

-El Jeezira, Azak Taburu Kimdir, 1 Mart 2022

-Haaretz, Ukrayna Savaşı Aşırı Sağ için Bir Fırsat Olabilir, 11 Şubat 2022

About Mehmet Tas

Check Also

KÜRTLERİN TARİHİNE YOLCULUĞUM (3)-M. Taş

1.Meclis, Mustafa Kemal ve Kürt Özgürlük hareketi Balkanlar ve Ortadoğu bağımsızlık savaşlarıyla çalkalanırken Kürt ve …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com