BASINDAN – KEMAL YILMAZ

 Kılıçdaroğlu affı mı? Devri sabık mı? Emekçi halk kendisinden ve geleceğinden çalınan her şeyi geri alacak!

Tüpraş’ın, Telekom’un, Şeker fabrikalarının, Tank Palet’in, uçsuz bucaksız devlet arazilerinin peşkeş çekilmesinde, devlet bankalarının içinin boşaltılmasında, üniversitelerin ticarileştirilmesinde, sağlığın özelleştirilmesinde, sendikaların ele geçirilip devlete bağlanmasında, bu gidişata muhalif olanların tasfiye edilmesinde kısacası Türkiye’nin bir A.Ş.’ye dönüşümünde rol alan bu kadrolar sadece kişisel çıkar elde etmedi. Bugüne kadar bu rezilliğe göz yumulduysa emekçi halktan alıp güç sahibi sermaye kesimlerinin ve emperyalistlerin kasalarını doldurdukları içindir. Bu kadrolar sadece kişisel menfaat elde etmemiş, bu ülkenin emekçi halkına karşı suç işlemiştir. Kimsenin iktidar hesaplarıyla bu suçların üstünü örtmeye, kendince af ilan etmeye hakkı da yoktur haddine de değildir.

https://gercekgazetesi.net/gundemdekiler/kilicdaroglu-affi-mi-devri-sabik-mi-emekci-halk-kendisinden-ve-geleceginden-calinan

Fatsa ‘Fikri’ Almanya’da

Başka bir dünya kurmak mümkündür”

“Paris’ten 110 yıl sonra, Türkiye’nin Karadeniz kıyılarındaki Fatsa’da da benzer bir tarih yazıldı. 14 Ekim 1979’da yapılan Belediye Başkanlığı seçimini devrimcilerin adayı Fikri Sönmez’in kazanmasıyla yönetim, komiteler halinde örgütlü halkın eline geçti. Bu dönem dokuz ay sürdü. Tabii bu dönemi 1960’lı yılların sonlarından itibaren bu bölgedeki devrimcilerin; özellikle 70’li yılların sonlarındaki direniş komiteleri mücadelesiyle birlikte ele almak gerekiyor. Seçimden sonraki dokuz ayda devrimciler, özyönetim, demokratik katılım, kadın hakları, halka hizmet açısından savunduklarını, gerçek sosyalizmin neye benzeyebileceğini biraz da olsa halka gösterme şansı buldular. Böylece dünyanın birçok yerinde iktidardaki bürokratik sosyalizm modellerine, bu modellerin takipçilerine alternatif oldular. O dönemde Fatsa’yı ziyaret eden aydınlar da devrimcilerin “Yarını bugünden yaratacaksın, o senin tarihin olacak” şiarına dair tanıklıklarını kaleme alarak, yaşananların tüm Türkiye’de duyulmasına katkıda bulunuyorlardı.”

“Sol Kültür Yayınları’nca hazırlanan ve Türkiye’de ilk kez 12 Eylül 2021’de gösterilen film, şimdi Avrupa’da.”

https://www.birgun.net/haber/fatsa-fikri-almanya-da-366290

Einstein hep haklı çıkıyor ve bununla dine de zarar veriliyor…

Daha önce defalarca tekrarlandığı üzere, Merkez Bankası’nın aldığı her faiz düşürme kararı sonrasında TL değer kaybına uğruyor.

Albert Einstein’a atfedilen, tekrar tekrar aynı şeyleri yapıp her defasında farklı sonuç almayı beklemenin akılsızlık olduğuna dair özdeyişi hatırlayalım.

Neden kendimizi o olumsuz tespitin öznesi durumuna düşürüyoruz?

https://m.duzceyerelhaber.com/fehmi-koru/66298-einstein-hep-hakli-cikiyor-ve-bununla-dine-de-zarar-veriliyor%E2%80%A6

Erkan Baş: Halka karşı suç işleyen herkes hesabını verecek

 “Elindeki gücü, iktidar olanaklarını halka karşı kullanan, halka karşı suç işleyen herkes işlediği suçların hesabını verecek”

https://www.indyturk.com/node/436396/siyaset/erkan-ba%C5%9F-halka-kar%C5%9F%C4%B1-su%C3%A7-i%C5%9Fleyen-herkes-hesab%C4%B1n%C4%B1-verecek

ABD ve Rusya’nın Kürt politikası

Türkiye’de iki konu sık sık işlenir: Birincisi, Rusya ile ABD’nin Kürt politikasının hiçbir farkının olmadığı, ikincisi de ABD ile Rusya’nın Suriye’nin “paylaşımında” anlaştığı konuları…

ABD’nin PYD’ye desteğini “normalleştirmek” için, “PYD’nin Moskova’da temsilciliği var” derler ve bu gerçek üzerinden Rusya’nın da ABD gibi PYD’yi desteklediğini savunurlar. Hatta buradan hareketle Türk-Rus işbirliğini sabote etmeye kalkarlar.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mehmet-ali-guller/abd-ve-rusyanin-kurt-politikasi-1886136

Devri daim makinesi

Elbette bu yapı toplumun parçalanmasını; sendika, dernek, meslek birliği, bağımsız kadın ve gençlik örgütü gibi modern demokratik yapıların güçsüzleşmesini gerektiriyordu. Bunların yerini tarikatlar, cemaatler, etnik dayanışma grupları, bölgeciliği esas alan örgütler ve menfaat çeteleri aldı. Anayasa’da tarif edilmeyen, yasal tanımı olmayan bu gruplar kaçınılmaz biçimde mafyalaştı; kendi kanunlarını uygulayan, kendi efsaneleri, tarihi, bir diğerinden farklı söylemi ve ritüelleri olan yapılara dönüştü. Siyasî partiler bu yapıların temsilcileri olarak, komplolarla, tuzaklarla, yönlendirmelerle “dizayn” edildi.

https://www.veryansintv.com/devri-daim-makinesi

‘Faşizm’ dediğinde ne olur? ‘Kurumsallaşma’ dersen ne?

Rejimin tanımı çok önemlidir.

Bu tanımdan politik çizgi çıkarılır.

Rejim faşist olarak tanımlandığı zaman, bunun alternatifi demokrasidir. Demokrasi dışı her türlü “ara çözümler” faşizmi şu ya da bu şekilde yaşatmaya yol açar. Bu “ara çözümler”, demokrasiyi dışlar. Örneğin “vatanı kurtarmak” için Millet İttifakı ile Saray İttifakı’nın “ortak koalisyonu” demokrasi getirmez. Millet İttifakı’nın faşist rejime eklemlenmesi anlamına gelir. Böyle bir durumda faşist rejimi faşist yapan bütün özellikler olduğu gibi devam eder.

Faşist rejimin başlıca özelliği “savaş”tır. Savaş politikasını kendisine “komünist” diyen bir parti bile uygulasa, rejim yine “faşist” rejim olur.

https://www.ozgurpolitika.com/haberi–fasizm-dediginde-ne-olur-kurumsallasma-dersen-ne-156382

Döviz krizi, rejimi dönüştürmek için…

“Döviz krizinin siyasi kararlar sonucu patladığını herkes görüyor ama sebebi konusunda rivayet muhtelif!

Gazeteci Fikret Bilâ, “Yoksullaştırma politikası” başlıklı yazısında “İktidara göre lira değer kaybettikçe, ihracat artacak ve cari fazla ortaya çıkacaktır. Cari fazla ortaya çıkınca döviz bolluğu yaşanacak, döviz bolluğu yaşanınca döviz fiyatları ve enflasyon da düşecektir” tespitinde bulundu.”

“Meriç Köyatası, “Bunun tek bir açıklaması var. Türkiye’deki varlıkları yok fiyatına yabancılara, ya da yurt dışında dolar istiflemiş yandaşlara satmak. Varlık satışı ile yurt dışından kaynak getirmek istiyorlar. Galiba ülkeyi satışa çıkardılar. Sezon sonu indirimi yapar gibi faizi indirip dövizi yükselterek Türkiye’nin varlıklarının değerini iyice düşürüyorlar.”

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/mobi/doviz-krizi-rejimi-donusturmek-icin-487964h.htm

About Mehmet Tas

Check Also

BASINDAN-KEMAL YILMAZ

Ahmet Şık-SS atışması! https://youtu.be/bBFPn0ya4qc  Kadın ve derinleşen yoksulluk “Toplumsal cinsiyet perspektifiyle bütçe yapılmağı için kadınlar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com