BASINDAN – KEMAL YILMAZ

BU DA DEMİRTAŞ IN TOPLUMSAL BARIŞI…

 Toplumsal barış

“Öncelikle, toplumsal barış konulu bir çalıştay yapılmalı. Mümkünse seçimlerden önce, ki seçimlere büyük katkısı olur ve sonrası için de güçlü bir zemin hazırlar, şayet seçimlerden önce olamıyorsa seçimlerden hemen sonra geniş katılımlı ve birkaç gün sürecek bir çalıştayla toplumsal barışın yol haritası çıkarılabilir”

 Toplumsal barışı bozan şeyler nelermiş?

Silahlı eylemler, çatışmalar veya terör

Sekülerlik muhafazakâr dindarlık (laik-dinci)

Alevilik- Sünnilik (mezhepçilik)

Kürt-Türk

Kürt-Devlet (ulusçuluk-asimilasyonculuk)

Atatürkçülük-Atatürk karşıtlığı (Kemalizm-Osmanlıcılık)

Gayri Müslim-Müslüman (dindarlık)

Siyasal/radikal İslamcılık-Kültürel Müslümanlık (dincilik-dindarlık)”

https://t24.com.tr/yazarlar/selahattin-demirtas/toplumsal-baris,33082

Yavuz Alogan yazdı…

“Peki bir siyasî partinin ilkelerine ve kadro zihniyetine süreklilik kazandıran şey nedir?”

“Elbette partinin belirli bir sınıfın ya da toplumsal kesimin çıkarlarını temsil etmesidir.”

“Başka deyişle, siyasî partinin halkın bir kesimiyle organik ilişki içinde olması gerekir. Bu ilişki gerçekleştiğinde, partinin yönetimi dayandığı toplumsal kesim tarafından denetlenir, ilkelerini ve kadrolarını kolayca feda edemez. Sol bir partinin sendikalara, kooperatif örgütlere; sağ bir partinin patronlara ve muhafazakârlara; merkez partisinin orta sınıflara dayanması beklenir.”

https://www.veryansintv.com/oze-donus

Akşener, liberal sol kesimi memnun etmek zorunda mı?

“Meral Akşener merkez sağın yeni lideri olma hedefine odaklandı. Bugüne kadar seküler sağ-milliyetçi seçmenden oy alıyordu. Artık onları dışarıda bırakmadan, AK Parti ve MHP tabanına da sesleniyor.”

“Akşener seçmen tabanını genişletmek istiyorsa liberal sol kanaat önderlerini memnun etme kaygısı taşımamalı.”

https://m.haberturk.com/yazarlar/kubra-par-2561/3243407-aksener-liberal-sol-kesimi-memnun-etmek-zorunda-mi

Eğer bu haber doğruysa;bakalım “irade” neye hükmedecek, partisini ne yana döndürecek?

Hakan Aygün: AKP’li milletvekilleri İmralı’ya sürekli gidip geliyor

Flash TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Aygün, AK Partili vekillerin, cezaevindeki PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüştüğünü öne sürdü: “AKP’li milletvekilleri İmralı’ya sürekli gidip geliyor.”

https://www.gazeteduvar.com.tr/amp/hakan-aygun-akpli-milletvekilleri-imraliya-surekli-gidip-geliyor-haber-1540970

  1. yüzyıl sosyalizminin turnusol kâğıdı

”Buna rağmen patronlar sınıfının sözcüleri ve sosyalizmden umut kesen solcular sorumluluğu Lenin’in üzerine yıkmak için ellerinden geleni yaptılar, yapıyorlar. Lenin Marx’ın en sağlam öğrencisiydi. Lenin’in bugünkü düşmanları ise onu Marx’tan koparmaya çalışıyorlar. “Marx insancıldı, kapitalizmi güzel eleştirdi, meta fetişizmi ya da yabancılaşma gibi güzel felsefi kavramlar geliştirdi” diyorlar. “Oysa” diye ekliyorlar, “Lenin çok disiplinli bir parti kurmuştu, bu Sovyetler Birliği’ni bürokratlaştırdı”. Sonra ekliyorlar: “Lenin acımasızdı, Lenin proletarya iktidarında burjuvaziye hiçbir hak verilmemesini savundu, Lenin düşmanlarına karşı gaddarca davrandı”. Daha neler, daha neler.”

”Böylece Marx bir aydın gevezeliği konusu, sohbetlerde bilgi ve caka satmanın bir bahanesi haline getiriliyor. Sakalı kesiliyor, etkisizleştiriliyor, bir devrimci olarak değil akademik bir aydın gibi gösteriliyor. Buna karşılık Lenin, işçi sınıfının iktidarı için mücadelenin kötü bir şey olduğunu anlatmak için yerden yere vuruluyor.

Bunun için bugün Marksist olmak artık yeterli değil. İşçi sınıfının kurtuluşu için mücadele etmeyen bir Marksizm olamaz. Lenin’i karalayanlar işte tam da buna karşı çıkıyorlar. Öyleyse, bugün sosyalizm açısından Marx değil Lenin’dir turnusol kâğıdı.”

https://gercekgazetesi.net/teori-tarih/lenin-150-yasinda-21-yuzyil-sosyalizminin-turnusol-kagidi

Gençlik pınarı ve çarklar

“Anarşist örgütlenmenin zaafı, anarşizmin çok değerli bir ilkesi olan doğrudan demokrasinin anarşist örgütlenmeye yanlış bir şekilde ve dogmatikçe aktarılmasından kaynaklanmaktadır. Anarşistler, temsili demokrasiye karşı olduklarından, örgütsel alanda da “üyelik”, “yönetim kurulu”, “denetim kurulu”, “kongre” vb. türü temsili örgütsel organ ve kurumları reddederler. İşte olanlar bu noktadan sonra olur. İngiliz anarşistleri içinde yaygın bir kullanım olan “invisible management” (yani görünmez yönetim) böylece ortaya çıkar (gerçi Batı’da başka sigortalar bu sakıncalı durumu dengeler).

Görünmeyen bir yönetim, örgütün işletilmesini tekeline alır ve giderek zorba bir çeteye dönüşür. Bu klik her ne kadar “invisible management” ise de aslında zorbalığıyla fazlasıyla görünen bir yönetimdir. Bu yönetimden kimse hesap soramaz, çünkü görünürde yönetim değildir ama fiilen yönetimdir.”

https://amp.artigercek.com/yazarlar/gun-zileli/genclik-pinari-ve-carklar-1

About Mehmet Tas

Check Also

BASINDAN-KEMAL YILMAZ

Ahmet Şık-SS atışması! https://youtu.be/bBFPn0ya4qc  Kadın ve derinleşen yoksulluk “Toplumsal cinsiyet perspektifiyle bütçe yapılmağı için kadınlar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com