BASINDAN -KEMAL YILMAZ

Bir Sungur Savran yazısı!

”Lenin 1902’de Ne Yapmalı?’yı kaleme aldığında, proletarya partisi için hedefi, gayet keskin bir biçimde (partinin parasıyla yaşamak anlamında değil, hayatını devrime adamak anlamında) bir “profesyonel devrimciler örgütü”nün inşası olarak koyuyordu. Bir yıl sonra geveze aydınları kaybetmek istemeyen Menşeviklerden tam da bu yüzden ayrıldı, Bolşevik Partisi’nin farklılığı böylece belirginleşti. Ama 1905 yılında ülkede muazzam bir devrim patlak verince, Lenin bu sefer döndü ve geçmişte savunduğu profesyonel devrimcilerle kavga etmeye başladı: “parti komitelerini işçilere açın”!

 Lenin’in diyalektik düşünüşünü anlayamayanlar, hele Bolşevik Partisi’ni kötülemek de istiyorlarsa, dünyada ve Türkiye’de, “bakın Lenin bile daha sonra fikrini değiştirdi, siz hâlâ Ne Yapmalı?’da çakılıp kalmışsınız” dediler. Rosa Luxemburg’un “aşağıdan sosyalizm”i olarak adlandırdıkları, aslında kendilerine özgü ve bir ölçüde liberal bir parti modelini savunmaya başladılar.”

https://gercekgazetesi.net/gundemdekiler/devrimci-isci-partisinin-diyalektik-sicrayisi

————————–

BU DA BİR DUYURU!

 BU HAFTANIN PANEL KONUSU:  1917 EKİM DEVRİMİ  

PANELİST: ŞEYDA GÜRBÜZ  

TARİH, SAAT: 4 KASIM PERŞEMBE saat 14.00           

YER: Önder Babat Kültür Merkezi / Tünel.       

Moderator: NURANİ ERSOY

    — – – – – —-

 2022’de “helal muayene” ve helal turizm” çalışmaları başlatılıyor

Cumhurbaşkanlığı 2022 Yıllık Programı’nda “Helal akreditasyon uygulama alanlarının (helal muayene, helal turizm vb.) genişlemesiyle birlikte yeni helal akreditasyon programları oluşturulacaktır” ifadeleri yer aldı

https://www.indyturk.com/node/430796/haber/2022%E2%80%99de-helal-muayene-ve-helal-turizm-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1-ba%C5%9Flat%C4%B1l%C4%B1yor

 Sayıların net bir şekilde işaret ettiği gibi Türkiye’de emeğiyle geçinmeye çalışan on milyonlar, gıda başta olmak üzere en temel gereksinimini dahi karşılayamadığı gibi milyonlarca işsiz ve kayıt dışı olarak çalıştırılan insan ise bu “açlık ücreti”nden dahi yoksundur

 Özgür Müftüoğlu

Her şeyden önce otomobil, cep telefonu vs satışları, refahın ya da satın alma gücünün yüksek olmasıyla değil, kolay borçlandırma politikasıyla ilişkilendirilmelidir. Düşük kredi ile borçlandırma, talebi arttırmanın yanı sıra emekçileri sisteme bağımlı hale getiren ve üzerlerindeki tahakkümü arttıran bir tuzaktır.

https://yeniyasamgazetesi2.com/yoksulluk-araba-ile-ortulur-mu/

Eşit temsil olmadan asla!

Yeni inşa sürecinde eşitlik temel ilke olmadan kuracakları sistem ancak bugünkü iktidar bloğunun kadın kazanımlarını gasp eden yürüyüşüne uygun adımla eşlik etmek olacaktır…

24 Anayasası’nın yazılıp oylandığı o günlerde Kadınlar Halk Fırkası kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na (Dâhiliye Vekâleti) vermiş, sekiz aydır dilekçesine cevap beklemekteydi. Ülkemizde kadınlar 1908’den beri siyasal haklar mücadelesini yükseltmiş ve parti kurmayı başarmışlardı. Cumhuriyet Halk Fırkasından bile önce kurulup hatta isim ilhamı veren ilk partisidir Cumhuriyetimizin, Kadınlar Halk Fırkası.

https://www.gazeteduvar.com.tr/esit-temsil-olmadan-asla-makale-1540183

RAUF TAMER

Mesleklerinde başarılı olabilirler ama cumhurbaşkanlığını taşıyabilecek kapasiteleri var mı?

“O mevki benim haddim değil” diyen çıkmıyor içlerinde…

Nasıl çıksın?

Profili düşük ya da sembolik diye diye koltuğu hafiflettiler.

***

Bir de öbürleri var… Kendiliğinden koltuğa talip olanlar.

Kim bunlar?

Kamuoyunda on gram karşılıkları yok… Ama 100 bin imza toplayıp aday olmaya hazırlanıyorlar.

Bu ne özgüven…

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/rauf-tamer/pazar-notlari-41928743

Muhafazakarlar -bile- huzursuzsa…

.İnsanların bugünü ve geleceklerine dair kaygı hissetmeden yaşayabilmeleri, o ülkenin başardığının ispatıdır. Demokratik zeminde, herkesin fikri, etnik kökeni, inancı ve kimliği nedeniyle ayrımcılık görmeden, bütün haklardan eşit yararlanabilmesi ve bütün imkanlara erişimde de eşitliğe sahip olabilmesi gerçek başarı ölçüsüdür. İktidarlar değiştikçe hem imkanların hem de güven içinde yaşama hakkının tersyüz olduğu ülkeler ise, diğer ölçüler ne söylüyor olursa olsun başarısızdırlar.

Türkiye, farklı kimliklere eşit haklar veremiyor ve eşit erişim hakkını tesis etmeyi başaramıyor.

https://www.karar.com/yazarlar/mustafa-karaalioglu/muhafazakarlar-bile-huzursuzsa-1591077

About Mehmet Tas

Check Also

BASINDAN-KEMAL YILMAZ

Ahmet Şık-SS atışması! https://youtu.be/bBFPn0ya4qc  Kadın ve derinleşen yoksulluk “Toplumsal cinsiyet perspektifiyle bütçe yapılmağı için kadınlar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com