TKP’NİN YÜZÜNCÜ YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA AÇIK ÇAĞRI-Demokrasi için Birlik Dayanışma

Neo-liberalizm denilen vahşi kapitalizmin yarattığı sorunları en acımasız örnekleriyle görüyor ve yaşıyoruz. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, dijital çağ, insanlar için daha iyi yaşam olanakları sunmasına karşın, vahşi kapitalizmin iflâh olmaz kâr hırsı, yarattığı çevre sorunları, iklim krizi, bölgesel savaşlar bu sorunları daha da derinleştiriyor.

Ülkemizde de, bu sorunların yanı sıra tek kişi diktasına dönüşen otoriterlik, aydınlar ve Kürt halkı üzerinde acımasız baskılar yaratıyor, komşu ülkelere emperyal düşlerle yapılan dış müdahaleler, ekonomiyi iyice çökertiyor, bunun ağır yükü emekçi halkın sırtına yükleniyor.

DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK DAYANIŞMA

Gerek uluslararası, gerekse ülkemizin de içinde bulunduğu bölgesel sorunlar, bütün sol güçlere  büyük sorumluluklar yüklüyor. Kanımızca, bu sorunlar var olduğu sürece; ülküleriyle düşleri adalet, hakkaniyet, eşitlik ve özgürlük olan toplumların vicdanı sol güçler tükenmeyecek, Marksist sol tarihsel işlevini yerine getirme yükümlülüğü altında olacaktır.

Bu anlamda, uluslararası alanda sol adına sevindirici, olumlu gelişmeler yaşanıyor. Sol güçler, reel sosyalizmin çöküşünden bu yana, içine düştükleri moral çöküntüyü aşıp toparlanmaya ve günün koşullarına uygun politikalar geliştirmeye çalışıyor.

Türkiye’de ise, Türkiye Komünist Partisi kendi tarihinin zengin hazinesini içinde barındırmasına karşın, bu hazineden ne yazık ki gerekli dersler çıkarılıp yeterince yararlanılamıyor. Böyle olduğu içindir ki Marksist hareket halkın gözünde bölünmüş ve dağınık gözüküyor.DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK DAYANIŞMA

Sol hareketin ana gövdesi, çınarı olan TKP, belki Türkiye’nin en ihtiyaç duyduğu bir dönemde yavaş yavaş eriyip sönümlendi.

Tarihsel TKP’nin 1990’lı yılların başlarında yavaş yavaş sönümlenmesi çok tartışıldı, hâlâ da tartışılıyor. Ancak zaman zaman çok sertleşen suçlamalarla bir yere varılamayacağını artık herhalde kavramış olmamız gerekiyor. Yine de kırıcı suçlamalarda ısrar ediliyor ve bunu anlamak mümkün değil.

“Oto-likidasyon”, “partiye ihanet”, günah keçisi olarak kişileri hedef tahtasına oturtmak, kanımızca belki içimizi boşaltmak, zihnimizi ferahlatmak için bir çare olabilir ama önümüzdeki sorunları çözebilir mi? Eğer ortada yapılan yanlışlar varsa, hepimiz şu ya da bu ölçüde bunun sorumlusu değil miyiz? Kanımızca, hepimiz bu dağılma sürecinden bir ölçüde sorumluyuz ama belirleyici olan kişilerden çok nesnel koşullar ve uygulamadaki sosyalizmin gelip dayandığı tıkanma ve dağılma süreciydi.

DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK DAYANIŞMA

Uzun uzun TKP tarihine girmeye gerek var mı? Kurulduğundan bu yana TKP, değişik dönemlerde daralma ve genişleme süreçleri yaşamış, dönem dönem yurt dışı organları ve radyo yayınları dışında ülke içinde çalışmalarını askıya almış izlenimi vermiştir. Ama başta Mehmet Ali Aybar, Behice Boran, Sadun Aren, Mihri Belli, Nihat Sargın gibi eski TKP’li militanlar üzerlerindeki ağır baskı ve yasakları yasal bir siyasal faaliyete dönüştürebilmek için büyük çaba harcamışlardır. “Eski tüfekler” özellikle Türkiye İşçi Partisi olarak, hem parlamentoda, hem de sendika ve gençlik hareketi içinde aktif bir çalışma yürütmüşlerdir. Ne var ki gerek yurt içinde gerekse yurt dışındaki kadrolar arasında, solun çocukluk hastalığının dışa yansıması olan farklı düşünceye hoşgörü gösterememe, itibarsızlaştırma ve tasfiyecilik zaman zaman yaşanmış ve bütün bunlar ağır tahribata yol açmıştır. Her ne olursa olsun, hepsi eğrisiyle doğrusuyla bizim ortak geçmişimizdir. Kanımızca geçmişimizden gerekli dersleri çıkararak Sisypos’un kayasını hep yuvarlanacak da olsa tepeye çıkarabilmek için elbirliğiyle omuzlamamız gerekiyor. Durmadan yenilsek, hep yenilmiş olsak ve yine yenileceğimizi bilsek bile, daha iyi yenilebilmek ve en sonunda da kayayı tepeye oturtup işte başardık diyebilmemiz için yeniden ve hiç yılmadan yeniden mücadeleye koyulmaktan başka bir seçeneğimiz var mı? DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK DAYANIŞMA

Türkiye’nin içinde bulunduğu açmazlar, dünyada yaşanan sorunlar göz önüne alındığında, TKP hem tarihi birikimi, hem de yetkin kadrolarıyla esas şimdi tarihi sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır. Bu her birimiz için, tek tek ama toplu olarak da vicdani bir sorumluluktur. Bu bakımdan, aramızdaki sürtüşme ve farklılıkları derinleştirip ayrışmaya götüren gereksiz suçlamaları bir yana bırakmamızda yarar var. Eğer fazlasıyla büyüdüysek, çocukluk hastalıklarımızdan kurtulmamız gerekmiyor mu? Parti tarihinde yer almış, bedeller ödemiş olan yoldaşlarımızın iyi niyetinden, özverilerinden kuşku duyabilir miyiz? Nesnel temelleri olan ve hepimizi etkileyen hatalar nedeniyle birbirimize karşı daha insaflı davranmamız gerekmiyor mu? Dindarların “ilk taşı günahsız olanınız atsın” deyişi geliyor aklımıza!

Bir daha yinelememizde yarar var. Dünyamız, bölgemiz, ülkemiz ağır sorunlarla karşı karşıya ve hepimiz yaşlı tarihe karşı hem yaptıklarımızdan hem de yapamadıklarımızdan sorumluyuz. Bizlerin kısır tartışmaları, geçmişte yaşanmış gönül kırgınlıklarını bir yana bırakıp, Marksist sol olarak; birbirimizi ötekileştirmeden, çelişkileri derinleştirmeden, günümüz koşullarına uygun, gerçekleşebilir amaçları önümüze koyarak sorumluluğumuzu yerine getirmemiz gerekiyor.

Tarihsel TKP, belki şu ya da bu sayıda hemen her yerde, bir bakıma toplumun kılcal damarları içine  yayılmış durumda ama, onca deneyim ve birikimleri düşünüldüğünde, etkileri olması gerekenin henüz çok uzağında. Oysa, birbirimize karşı önyargılarımızı aşabilir, aşınan güven duygumuzu tazeleyip yeniden omuz omuza durmayı becerebilirsek, hem Türkiye için, hem emekçi halklarımız ve solun birliği için yeni fırsatlar yaratabiliriz.

DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK DAYANIŞMA

Burada amacımız herhalde tarihsel TKP’yi yeniden oluşturup canlandırmak değil. Ama eski TKP’liler, TİP’liler, Kürt devrimci demokratları etkileri hissedilecek şekilde, kucaklayıcı ortak bir duruş gerçekleştirebilirler. Böyle bir yaklaşım, pratikte belki de dar bir kadro partisinden daha etkili bir işlev görebilir.

TKP’nin yüzüncü kuruluş yılını, hem toplum içinde şanına yaraşır bir saygınlık yaratarak hem de bunu bir fırsata dönüştürerek kutlayabiliriz. Aramızdaki  çekişmeleri, yararsız suçlamaları, kişisel kırgınlıkları bir tarafa bırakarak; öküzün altında buzağı aramaya kalkışmadan, özlemini duyduğumuz özgürlük, eşitlik, hakkaniyet ve adalet mücadelesini daha etkili olarak verebiliriz.

Yukarıda söylediklerimiz kulağa belki içi boş bir hamaset ya da iyi niyetli bir temenni gibi gelebilir. Ama şimdilik bunları bir kez daha dile getirmekten başka bir şey elimizden gelmiyor. Daha sihirli formülleri, daha etkili düşünceleri olan bütün yoldaşları, ayrıca ilgilenen herkesi bu tartışmaya yapıcı şekilde katılarak TKP’nin Yüzüncü Yıldönümünü hep birlikte kutlamaya çağırıyoruz.

DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK VE DAYANIŞMA SİTESİ

DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK DAYANIŞMA

TKP’NİN YÜZÜNCÜ YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA

TARTIŞMAYA KATILMASINI BEKLEDİĞİMİZ İSİMLER

 

About admin

Check Also

Feminizm Üzerine-Meral Öz

Çoğu zaman sapkın bir hareket olarak kabul edilen, aşağılanan Feminizmin bugün güçlü küresel bir hareket …

One comment

  1. 100. kuruluş yılına yaklaştığımız bu zaman itibarıyla ülkemizin siyasi hayatında yer eden demokrasi mücadelesine ve kültürel zenginliğimize önemli katkılarda bulunan TKP ile ilgili somut gözlemleri bulunanlara sayfamızı açmış bulunuyoruz. Listenin ucu açıktır. TKP sol siyaset içerisinde olan hemen her kişi ve kuşaktan insanların hayatlarında hala yer ediyor dolayısıyla bu konuda duygu temelinde söylenecek her söz kaleme alınacak her yazının önemi olduğu görüşündeyiz. Karşıtlarımızı sevindirmeden, inadına bu yüzyıllık partiyi analım. Bu önerinin doğru anlaşılması ve sahiplenilmesini umuyoruz.” Mahmut Mengüllüoğlu
    Email: info@demokrasibirlikdayanisma.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com