GÜNDEMDEN BİR DEMET (11)-Admin

Rakel Dink: Adaletsizliği bir kez daha yüzümüze vurdular

Rakel Dink’in konuşması şöyle:

İki gün önce hepinizin bildiği gibi Hrant’ın katili olduğu söylenen kişiyi serbest bıraktılar. Bir kez daha adaletsizliği yüzümüze çarpıp, yasın en ağır günlerine geri yolladılar bizi. Şunu bir kez daha hatırlattılar: Hrant’ın cinayetini konuşmadan Türkiye’de azınlık haklarını konuşmak mümkün değildir.

Nerede nasıl bir yerde yaşadığımızı bilerek yaşıyoruz elbette. Biz zaten yıllardır katillerle aynı havayı soluyoruz. Çutağımın (Hrant Dink’in) öldürülme emrini verenlerin aramızda dolaştığını biliyoruz zaten. Sabahattin Ali’nin katiliyle, İlhan Erdost’un, Zeki Tekiner’in, Doğan Öz’ün, Uğur Mumcu’nun, Musa Anter’in katilleri, Sivas’ın katliamcılarıylla aynı havayı soluduğumuzu bilmiyor muyuz? Bir gün bile ceza almamış katillerin arasına karıştı gitti, bir tetikçi  daha. Cumartesi Anneleri’nin hala daha bir mezar yerleri dahi olmadan, her gün katilleriyle aynı sokaklarda yürümek zorunda kaldıklarını bilmiyor muyuz? Hrant bilmiyor muydu nerede yaşadığını? Türk düşmanı yaftasını ona yapıştırmaya kalktıklarında işkence ediyorlardı ona. Güvercin tedirginliği derken, lirik yalnızlık derken, kendi azınlık halini haykırıp duruyordu. Elbette sembolik anlamı var tetikçinin  serbestçe dolaşmasının. Aynı cinayet günü olduğu gibi, bugün de. Ülke gerçeğini Cumhuriyet’in 100. yılında görmeyenlerin gözüne sokuyor, unutanlara hatırlatıyor. Hrant Dink’i öldüren tetikçi serbest, Osman Kavala içerde. Azmettirenler serbest, Çiğdemimiz (Mater) içerde. Hedef gösterenler serbest, avukatlarımız içerde.

https://www.agos.com.tr/tr/yazi/29458/rakel-dink-adaletsizligi-bir-kez-daha-yuzumuze-vurdular

Habermas, Gazze ve soykırım

Almanya dünya savaşı çıkartmış, bir ırkı bütünüyle yok etme gayesiyle soykırımı gerçekleştirmiştir ama sonuçta onlarca Alman kenti haritadan silinmiş, yüz binlerce sivil Alman hayatını kaybetmiş dolayısıyla o insanlık suçlarının kefareti ödenmiştir.

Almanya’nın farklı üniversitelerinden dört akademisyen 13 Kasım’da Gazze’de yaşanmakta olan insanlık dramına dair bir bildiri yayınladılar. Nicole Deitelhoff, Rainer Forst, Klaus Günther ve Jürgen Habermas’ın imzalarının yer aldığı bildiri esas olarak meselenin Alman toplumuna yansıyabilecek olan potansiyel tehlikelerine dikkat çekiyor. Buna göre Almanya’daki siyasi kültürün dayandığı demokratik etik çerçevesinde Yahudilerin yaşamı ve İsrail’in var olma hakkı savunulmalıdır. Ülkenin Nazi geçmişi göz önünde bulundurulduğunda bu elzemdir. İmzacıların vurguladığı diğer husus ise İsrail’in uyguladığı yöntemin soykırım olarak adlandırılmaması gerektiği. Nazi Almanyası’nın bir ırkı bütünüyle ortadan kaldırmaya yönelik uyguladığı soykırım yöntemi tarih içinde benzersizdir. Soykırım tabirinin Yahudi Soykırımı dışında da kullanılması Almanların geçmişte işlediği bu insanlık suçunun niteliğini zayıflatmaktadır. Habermas ve diğerlerinin soykırım tabirine dair yaklaşımları bu çerçevede ele alınmalıdır.

https://www.politikyol.com/habermas-gazze-ve-soykirim/

HEDEP Sözcüsü Doğan: Halk Öcalan’ın özgürlüğünü istiyor

ANYAKAYDER İstanbul kongresinde konuşan HEDEP Sözcüsü Ayşegül Doğan, halkın PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü istediğini belirterek, ‘Eğer halk başkaldırırsa herkesi özgür bırakabilir’ dedi

Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAYDER), “Öz değerlerimizle özgür geleceği” şiarıyla 3’üncü Olağan Kongresini Kağıthane’de bulunan Labella Düğün Salonu’nda gerçekleştirdi.

Kongrede konuşan ANYAKAYDER Eşbaşkanı Evin Genç, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi hatırlatarak, tecridi kabul etmediklerini vurgulayarak, “Sayın Öcalan, tecrit altında olması hepimizin tecrit altında olması demektir. Tecridi kırmak için herkes elini taşın altına koymalıdır” ifadelerini kullandı.

-Yeni Yaşam, Haber Merkezi, 26 . 11.2023

Cezaevlerinde açlık grevleri başlıyor

Türkiye cezaevlerinde tutulan siyasi tutsaklar ‘Abdullah Öcalan’a özgürlük, Kürt sorununa çözüm’ kampanyası dahilinde açlık grevlerine başlayacaklarını duyurdu

“Abdullah Öcalan’a özgürlük, Kürt sorununa çözüm” sloganı ile 10 Ekim’de startı verilen ve küresel çapta yürütülen kampanyaya tutsaklar da açlık grevi ile katılacaklarını açıkladı. Türkiye cezaevlerinde bulunan tutsaklar adına Deniz Kaya’nın ANF’de yer alan açıklamasına göre, Türkiye cezaevlerinin genelinde siyasi tutsaklar 27 Kasım-15 Şubat tarihleri arasında açlık grevine girecek. Açıklamada, eylemin dönüşümlü olacağı ve hasta, yaşlı ve cezasının bitimine iki yıl kalmış olan tutsakların dahil edilmeyeceği kaydedildi.

-Yeni yaşam, Güncel Manşet, 26.11.2023

About Mehmet Tas

Check Also

Gündemden Bir Demet/Mustafa Aydin

Buzkıran gemisi olarak Büyük Özgürlük Yürüyüşü İktidarın beynini besleyen otobanvari ve hortum gibi şah damarına …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com