Köşelerden Bir Demet (352)- Cavlı Çulfaz

‘Baraj nedir dede?’ diye sordu torunum… Torunum haklı, bizden geçmiş olamaz. Mücadeleyi ertelememek karamsarlığın tuzağına düşmemek için “iş iş işten geçti, biz bir kere daha yitirdik” demekten yana değilim ben. Tam tersine olanakların gittikçe arttığını ve olgunlaştığını görüyorum. Çünkü torunlarım hızla büyüyorlar, üstelik çok meraklıdırlar. Merak değil midir her derdin çaresi?

https://www.birgun.net/haber/baraj-nedir-dede-diye-sordu-torunum-357587

Çocukken babasız kalıyor, Budapeşte’deyken annesi artık paralarının olmadığını söyleyince, Türk Büyükelçiliği’ne gidiyor, 14 yaşında, demek ki yıl 1935, büyükelçi bilet, para ve yemek kuponu verip Türkiye’ye yolluyor. “Bizim kadınlar fevkalade direniş kabiliyetine sahip. Müthiş güvenim var. Yarın daha fazla baskı yaparlarsa kadınlar da daha fazla direnecek.” Nâzım Hikmet’in dizesi içimi serin sular gibi ferahlatır hep: “ben iyimserim dostlar akarsu gibi.”

https://www.birgun.net/haber/yardimci-ders-kitabi-101-yikarsa-gericiligi-kadinlar-yikar-357589

[Temel Demirer yoldaş, “Dördüncü Dalga Vesilesiyle Yeniden Korona” başlıklı yazısını iletti. Kendisine teşekkür ediyorum. -C.Ç.-] Şimdi(lerde) cesarete muhtacız! Hayır cesaret, pervasız davranmak değildir. O; korkuyu tanımayarak, iliklerine kadar korkarak, sonra da korkudan korkmamayı öğrenerek kazanılan bir güçtür. Gösterişe gerek duymayan cesaret, sakin bir güçtür; korkunun panzehiridir; korkunu yenersen korkmazsın…

https://rojnameyanewroz3.com/iv-dalga-vesilesiyle-yeniden-corona-16897.html

“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir” demişti Atatürk. İlhan Selçuk 1960’ların ortalarında biçimcileri “gardırop Atatürkçülüğü” diyerek eleştirmiş, Nadir Nadi de çağdaş uygarlığa ve ulusal bağımsızlık kriterlerine sırt çevirenlere yönelik olarak, bu Atatürkçülük ise “Ben Atatürkçü değilim” demişti.

https://www.evrensel.net/yazi/89394/her-mesrebe-gore-bir-ataturk

“Futbol sayesinde sözlerim çok daha geniş kitlelere ulaşıyordu. Brezilya’da futboldan anlamayan bir kişi bulamazsın. Buna karşılık çok az insan siyasetten anlar ve halkın büyük çoğunluğu eğitimsizdir ancak futbol ve siyaseti bir araya getirerek hem halkı eğitebilir hem de toplumsal değişime önayak olabilirsiniz”… “Socrates saha dışında, içinde olduğundan daha önemli olan ender futbol dehalarındandı. O, sadece bir futbol takımının değil bir ülkenin de değişmesinde büyük bir rol oynadı…”

https://www.birgun.net/haber/filenin-onundeki-savas-357414

1970 yılında aynı zamanda ANT yazarı olan Doçent Çetin Özek, 1970 yılında yapılan bir panelde, şiddetle yüz yüze kalan sosyalist gençlerin direnmesinin meşru olduğunu söyleyecekti.

1971 12 Mart darbesinden sonra bu “direnmenin meşruluğu” söylemi, Çetin Özek’in önüne konacaktı askeri savcı tarafından. “Devrimci gençlere akıl veriyor” diye Harbiye’nin özel hücrelerine konacaktı Şiar Yalçın ile birlikte.

https://yeniyasamgazetesi2.com/sol-gelenek-yasiyor-ve-yasayacak/

[Doğan Özgüden yoldaş, Mikis Teodorakis ile ilgili yazısını yolladı. Teşekkür ediyorum. -C.Ç.-]

https://artigercek.com/yazarlar/doganozguden/surgun-yillarinin-mikis-theodorakis-i

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

https://en-gb.facebook.com/groups/DemBirDay/

 Ernest Hemingway’in Çanlar Kimin İçin Çalıyor romanının kahramanı Robert Jordan’da Hemingway’in kendisi, asıl ismi Hacı Umar Mamsurov olan Albay Ksante, Polonyalı komünist gönüllü Antoni Chrost ve Robert Hale Merriman vardır.

http://www.kalabalikcadde.com/hemingwayin-robert-jordani-kimdir/

Ernest Hemingway de  FBI’ın “Devlet Düşmanı Amerikalılar” listesinin  üst sıralarında yer alır. İspanya İç Savaşı’nda Franco’ya karşı dövüşen cumhuriyetçi ordunun komutanı, İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler faşizmine karşı Sovyet, Polonya orduları ve Yugoslav partizanlarının kahramanı, Fidel Castro’nun askeri danışmanı İspanyol General Enrique Lister’i tanıyor muyuz?

https://www.pinterest.com/pin/556053885217450336/

ENRIQUE LISTER ARRIVES AFTER THIRTY EIGHT YEARS EXILE

https://www.youtube.com/watch?v=8u8fHTJYefs

Máté Zalka (1896 – 1937) was a Hungarian writer, soldier and revolutionary. At some point, he fought in the Turkish War of Independence under the assumed name of Lukács Tábornok (General Lukács). Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda  “Lukács tábornok”  ismiyle Mustafa Kemal’in saflarına katıldığı söylenir.

https://en.wikipedia.org/wiki/M%C3%A1t%C3%A9_Zalka

Sınırları Aşmak: Muzaffer Şerif Başoğlu

http://psikoloji.humanity.ankara.edu.tr/2015/07/27/sinirlari-asmak-muzaffer-serif-2/

About Mehmet Tas

Check Also

BASINDAN-KEMAL YILMAZ

MARKSİZM SOHBETLERİ https://youtu.be/KIzgHaAcy38  Aydın Engin: Bolu’da halk dalkavukluğunun utanç verici yükselişi “Bolu bu utancı hak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com