Köşelerden Bir Demet (276)-Cavlı Çulfaz

1 Mayıs’ın yankıları… DİSK’in Sesi … Nâzım Hikmet: Bugün 1 Mayıs

https://twitter.com/diskinsesi/status/1386258949700296704

https://twitter.com/hashtag/LabourDay?src=hashtag_click

[Mülkiyeden dönem arkadaşım, Paradigmanın İflâsı kitabının yazarı Fikret Başkaya, Yeni Yaşam’da çıkan yazısını yolladı. Kendisine teşekkür ediyorum.  -C.Ç.-] Yaşlılar, kapitalizm için muteber değildir… Neoliberal kapitalizm dahilinde eğer bir insan artı-değer üretim aşamasında ‘işe yaramıyorsa’, üretilen malın alıcısı değilse, bankalardan kredi de talep etmiyorsa sistemin ilgi alanı dışındadır. Üretmiyor, az tüketiyor, kredi de kullanmıyorsa, sistem için lüzumsuzdur… Onlara ödenen emekli aylıkları, sağlık harcamaları da kapitalistlerin (büyük hırsızların) elinden kaçan telef edilmiş kaynak sayılıyor… ‘Paran kadar sağlık’ demek utanılacak bir şey değil midir? Yolu hastaneye düşenler bilir: Kapıdan girdiniz mi önce vezneyi gösteriyorlar…

https://yeniyasamgazetesi2.com/yaslilara-olum/

Yordam Kitap, 13 Şubat 1961’de kurulan ve Türkiye siyasal hayatında çok önemli bir yeri olan Türkiye İşçi Partisi’nin 60. kuruluş yıldönümünü özel bir kitapla selamlıyor: Türkiye İşçi Partisi Radyoda: Proletaryanın Büyülü Kutusu. Attila Aşut ve Gökhan Atılgan tarafından hazırlanan kitap, TİP sözcülerinin efsanevi radyo konuşmalarına odaklanıyor. Gökhan Atılgan’ın “Türkiye İşçi Partisi’nin Radyo Konuşmaları: O Koyu Günlerden Yarına Ses Veren” başlıklı makalesi ile kendisi de TİP adına devlet radyosundan halka hitap etmiş bir isim olan Attila Aşut ile yapılmış “Radyodaki Bir Konuşma Bütün Hayatımı Değiştirdi” başlıklı uzun söyleşi de kitaptaki metinler arasında bulunuyor.

https://twitter.com/YordamKitap/status/1387106119290605570

https://www.yordamkitap.com/proletaryanin-buyulu-kutusu-1-mayis-ta-aciliyor

Bütün buralardaki çürümeyi görmeyip Türkiye’de hiç umut kalmadığını iddia edenlere şaşıp kalıyorum. Evet Türkiye’de çok kötü şeyler oluyor, evet Hrant Dink’i vuruyorlar ama cenazesini yüzbinlerle kaldırıyoruz. Gezi’de dünya tarihine geçecek direnişler vardı. Bölgenin en dinamik, en aydın Kürt kadınları Türkiye’de. Türkiye’de kadınlar susmuyor, sinmiyor, mücadele ediyor.

https://birikimdergisi.com/guncel/10291/sovyet-muslumanlari-ve-turklerinin-tarihi-daha-yeni-yaziliyor

Türkiye’nin Yakın Tarihinde Emek, Toplum ve Siyaset – Bu kitapta derlediğimiz tebliğler 14-15 Aralık 2019’da “Türkiye’nin Yakın Tarihinde Emek, Toplum ve Siyaset, 1980-2002” başlığıyla, bu konuda öncü çalışmalara imza atmış uzun yıllar Petrol-İş sendikası Araştırma ve Eğitim Müdürlüğü görevini yürütmüş İlyas Köstekli’nin anısına düzenlenen dördüncü konferansta sunulmuştu.

https://www.tustav.org/2021/04/28/turkiyenin-yakin-tarihinde-emek-toplum-ve-siyaset-kitabi-yayinladi/

Bir de sınıfsal boyutunu hatırlamak lazım bu teyze sözünün. Karşısındaki kadın ‘zengin görünümlü, şık giyimli olsa teyze der miydi’ sorusu düşüyor akla ve hemen hayır diyorum. Yaşı çok daha ileri olsa bile asla teyze demezdi cevabı eşlik ediyor soruya. Peki ya başörtülü olmasa? Bu da çetrefil bir soru aslında çünkü eğitimli, meslek sahibi, şık giyimli, aksansız konuşan birisi bile olsa hatta genç de olsa başörtülü kadınlara teyze veya abla hitabı çok yaygın alışkanlıklardan. Başörtülü kadınları eşit yurttaşlık haklarından yoksun bırakan politikaların sosyal yaşama yansıması, zihinlerdeki iz düşümü.

https://www.gazeteduvar.com.tr/neden-mehruze-keles-degil-de-mehruze-teyze-makale-1521216

Orhan Burian, Kurtuluştan Sonrakiler isimli kırk bir şairin şiiriyle hazırladığı antolojisinde en geniş bölümü Nâzım Hikmet‘e ayırır. Öyle ki, henüz yayımlanmamış olan, fakat aydınlar arasında elden ele dolaştığı için bir hayli maruf olan Kuva-yı Milliye Destanı‘ndan uzun bir bölümü ve Hikmet’in on yedi şiirini daha esere dahil eder. Üstelik söz konusu yıllar, Nâzım Hikmet’in değil şiirlerinin okunmasının, isminin anılmasının dahi hoşnutsuzlukla karşılandığı karanlık yıllardır. Bir dönem yayın hayatında varlık gösteren Ufuklar dergisi de onun emeğinin ürünüdür. Ki söz konusu dergi onun ölümünden sonra Vedat Günyol tarafından yeniden yayın hayatına kazandırılır.

https://artigercek.com/haberler/karanlikta-kalan-bir-deger-orhan-burian

zım Hikmet, 1957 yılında, ikinci kez Azerbaycan`a gider. İlk gidişinden o yana tam otuz yıl geçmiştir.  “Affedersiniz, ben, hele gençlere bir teklifim var; yüzüne karşı kimseyi övmeyelim. Övene kolay, övülene zor.”

https://www.cafrande.org/nazimin-1957-baku-konusmasi-desin-ki-nazim-geldi-biz-onu-kardes-gibi-bagrimiza-bastik/?amp

PABLO PİCASSO’YA SON BİR SAYGI SÖZÜ – JOHN BERGER

https://www.cafrande.org/pablo-picassoya-son-bir-saygi-sozu-john-berger/

 Bu yazarlar Kızıl Ordu ile birlikte Beyaz Ordu’ya karşı Kazan’ın savunulması sırasında esir düşerek kurşuna dizilen Tatarların gerçek lideri Mollanur Vahidof’tan hemen hemen hiç söz etmezler. Ettikleri zaman da Rusların maşası gibi bir yaklaşımla aşağılarlar. Sultan Galiyef’se her fırsatta kendisinin Mollanur Vahidof’un öğrencisi olduğunu tekrarlamaktan çekinmemiştir. Zaten Kırım Tatarları İsmail Gaspirinski’nin faaliyetleri sayesinde Türkiye Türkçesine en yakın olan toplulukları barındırıyor. “Burjuvazi” kelimesinin artık hakaret olarak kullanıldığı, Rusça “Tavariş”, Tatarca “İbdeş/Yoldaş”ın diğer bütün sıfatların önüne geçtiği bir dönem yaşanıyordu. Örneğin Salavat İshakov’un Tatar Tarihi ve Devrim ve Rusya Müslümanları (2004) adlı kitapları var. Sonuncusunu yayınevinize basılmak için vermek istiyorum.

https://birikimdergisi.com/guncel/10291/sovyet-muslumanlari-ve-turklerinin-tarihi-daha-yeni-yaziliyor

Kadın, ev halkının nedense hep son ana ertelediği, son anda hesabını kendisinden sorduğu sorunla da uğraşır. Üniformanın bir düğmesi düşmüştür, pergel nerededir, görmüş müdür acaba? Pardösü, temizleyiciden gelmiş midir? “Bir kentin tarihini kavramanın en kestirme yolu,” diyor bir dostum, “o kentte doğup büyümüş bir kadının yıllar yılı es­nafla ilişkilerinde kullandığı dili incelemektir. Bir sokakta “Yenge” ya da “Bacı” olan kadın, iki sokak ötede “Hanımefendi” katına yükselebilir.

https://yalpertem.com/blog/2018/03/13/uyar-istanbulla-aram-bozuk-bu-aralar/

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

About Mehmet Tas

Check Also

Gündemden Bir Demet/Politika/M.Aydin

Fehim Taştekinftastekin@gazeteduvar.com.tr Tiyatro diyenler bu yazıyı okumasın! İran’ın saldırı koreografisini silahların yüzde kaçı hedefe ulaştı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com