Lenin Nerede?- Admin

21 Ocak 2024, Lenin’in ölümünün üzerinden bir asır geçmiş olmasına rağmen, tarihin akışını değiştiren liderler listesinin en başında kesinlikle onun adı yazılıdır. Düşünceleri ve siyasi çalışmaları, yalnızca Rus Devrimi’nin başarısıyla sınırlı değil tüm dünyadaki sol düşünce için önemi küçümsenemez. Ölümünden bir asır sonra bile etkisi bugüne kadar devam ediyor ve onun düşünceleriyle ilgili tartışmalar, dün olduğu gibi bugün de hala sıcaklığını koruyor.

Lenin’i bu kadar dirençli, bu kadar güncel, bu kadar canlı tutan nedir? Marksizm’i depolitize etmeye, onu sempatik bir teoriye dönüştürmeye yönelik sürekli tekrarlanan girişimlere karşın o güçlü bir kalkan olarak duruyor. Lenin, kapitalizmin yıkılmasının ve onun yerine o koşullarda adil olabilecek bir toplumsal sistemin geçmesinin somut yollarını gösterdiği gibi sömürülen kitlelerin kendilerini örgütleyebilecekleri düşünceler de üretti, işte tam da bu yüzden çok önemlidir.

Çünkü Lenin’in mirasını takip ettiğini iddia eden birçok örgütten onu ayıran en önemli nitelik dogmatik olmayışıdır. Eğer Lenin etrafını saran somut durumdan etkilenmeseydi, kendi formülasyonlarını inatla değiştirmeseydi ve daha sonra Devlet ve Devrim’de billurlaşan Nisan Tezlerini tersine çevirmeseydi, Ekim’de Rusya’da iktidarın ele geçirilmesi mümkün olmazdı. 

Bu yoksullar için paha biçilmez mirastır. Başlarında Lenin’in bulunduğu Rus devrimcileri, dünyanın sömürülen sınıflarına hatalara, yozlaşmalara ve ardından gelen başarısızlığa rağmen bir devrimin mümkün olduğunu gösterdiler. Sovyetlerde örgütlenen yoksulların gerçekten bir devrimi gerçekleştirebileceklerini kanıtladılar. Nesiller boyu sosyalistlerin hangi şeyleri düzelteceklerini, nelerden kaçınacaklarını, gerçekten olmuş bir şeyden neyi kurtaracaklarını tartışması ve bunun olup olmayacağı hakkında spekülasyon yapmayı veya körü körüne taklit etmeği bırakması gerektiğinin somut bir örneğidir.

Bu yüzden Lenin’in nerede olduğu ve nerede aranması gerektiği merak ediliyor. Bu soruya verilecek yanıt, kişiden kişiye hareketlere ve partilere göre değişir; kimine göre Berlin Duvarının enkazı altında, kimine göre Kızıl Meydandadır. Sadık takipçisi dünyanın Marksist-Leninist’leri onu bilinçlerinde, söylemlerinde ve yüreklerinde taşımaya devam ediyorlar.

Son yıllarda, devrimci sol Lenin’in nerede olduğunu ararken ya Leninizm’den belirli bir kopuşa ya da “Lenin’e dönüş” talep ederek dogmatizme saplandı, derin kopmalar oldu.  Ancak şu bir gerçek ki Lenin’e geri dönersek, ve onu dikkatlice okursak, artık var olmayan savaş ve Çarlık konjonktüründe belirlediği strateji ve taktikleri eleştirmek kaçınılmaz oluyor. O halde Lenin’in veya Leninizm’in nerede olduğu sorusuna evrensel cevaplar aramak kesinlikle doğru değildir. Lenin’in liderlik yaptığı Sovyet deneyimini akılda tutarak her durumdaki seçenekleri tek tek ayıklayarak ve tarihsel anın özgül güç ilişkilerini belirleyerek, politik dinamikleri birbirine bağlayan dişlileri serinkanlılıkla ayıklayıp çözmektir. Leninist düşüncenin en verimli diyalektik mirası burada yatmaktadır.

Kısacası, Lenin’e geri dönmek, zamanımızın solu için bir toparlanma ya da geri dönüş pratiği olmamalı, özerk ve aynı zamanda cesur politika üretmeyi içermelidir.

 

Lenin’in ölümünün 100. Yılı dolayısıyla hazırladığımız yazılar en önemli eserlerinden biri olan Devlet ve Devrim ile sınırlı kalacaktır. 56 ciltte toplanan çalışmalarından genel bir değerlendirme yapmak çapımızı aşar ve sonuç alıcı olmaz diye düşünüyoruz.

Lenin’in Devlet ve Devrim’de formüle ettiği temel düşüncelerine ilişkin kapsamlı eleştirileri ve pozitif değerlendirmeleri yapan makaleleri web sitemiz ve feysbuk sayfamızda yayınlayacağız. Bu önemli kaynakları okumadan fikir beyan etmenin doğru olmayacağını düşünüyoruz.

Okunmasını önerdiğimiz kaynaklardan ikisi Sait Almış ve M. İnanç Turan’ın Ütopya yayınlarından çıkan kitapları. Sadece bu iki arkadaşımızın çalışmalarını değil sayfamızın üyesi olan ve olmayan tüm dostlarımızın yazılarını yayınlamaya ve tanıtmaya hazır olduğumuzu duyururuz.

  • İ. Lenin, Devlet ve Devrim, Yordam, 2022
  • Sait Almış ve M. İnanç Turan, Lenin’e Dönüş, Ütopya, 2014 s. 303-396
  • Lenin’den Sonra, Mehmet İnanç Turan, Sait Almış, ÜTOPYA, 2016
  • Demokrasi İçin Birlik ve Dayanışma, Lenin’in 100. ölüm yıldönümü yazıları
  • Lenin: Farklı Bir Yol, Lars T. LihAslı Önal (Çevirmen), ayrıntı yayınları, 2017
  • Yusuf Zamir, 1917 Ekim Devrimindeki Devletçi Sapma, El Yayinlari, 1 Kasım 2014

 

 

About Mehmet Tas

Check Also

KÜRTLERİN TARİHİNE YOLCULUĞUM (3)-M. Taş

1.Meclis, Mustafa Kemal ve Kürt Özgürlük hareketi Balkanlar ve Ortadoğu bağımsızlık savaşlarıyla çalkalanırken Kürt ve …

One comment

  1. Fikret Demir
    Ekim devriminden sonra demokratik merkeziyetçi anlayışını sürdürmesi bence sosyalizm kuruculugunda Lenin’in en önemli yanlisiydi.Bilindigi üzere demokratik merkeziyetçilik anlayışında demokratikligin yeri ya azdır ya da esas olan merkeziyetçilik tır.Bu da parti içi demokrasinin zayıflığı anlamına gelir.Proletarya diktatörlüğü anlayışında işçi sınıfı iktidarının diktatörlük olarak adlandırılması bir başka talihsizliktir.Oysa rejimi silahla değiştirmeyi amaçlayan siyasetin yasaklanmasi dışında tüm siyasal partilerin özgürce yaşam sürdürecekleri bir siyasal sistem olusturulsaydi sosyalizmin geleceği daha aydınlık olabilirdi.Her şeye karşın Lenin 20.yuzyilin sosyalizm adına parıl parıl parlayan kızıl yildizidir.Eserleri eleştirel bakış açısıyla büyük bir dikkatle okunmalıdır.Ondan öğrenilecek önemli ve paha biçilmez deneyimler söz konusudur.Selam olsun uluslararası işçi sınıfının büyük önderine
    Mehmet Kahraman
    Fikret Demir Bolşevik partisinde ve genel olarak RSDİP demokrasinin az olduğunu söylemek doğru değil durum tam tersidir. İşçi sınıfı iktidarının proterya diktatörlüğü diye adlandırılmasının kaynağı marx ama kaynağının kim olduğundan bağımsız olarak bu eşyayı ismi ile tanımlamaktır. Her sınıf iktidarı o sınıfın diktatörlüğüdür aynı zamanda. Başka türlüsünü söylemek gerçekleri ters düz etmek olur. Siyasal partilerin yasaklanması yoktur. Sınıf mücadelesinin doğal sonucu olarak her devrim kendi karşısına dikilen güçlerle mücadele eder. Ya devrimi yapanlar kazanır ya karşı çıkanlar.Tarih başka türden bir devrime bu güne kadar şahit olmamıştır.
    Birol Parlak
    Fikret Demir Sn. Demir demokratik merkeziyetçilik ve sovyetlerin önemsizleşmesine neden olan uygulamalar devrime niyetlerinin aksine gölge düşürmüş, nesnel temelden uzaklaşması yol açmış, teknotratların, bürokratların hak etmedikleri güç ile donanmalarının yolunu açmıştıŕ.
    Parti içi zayıflık ifadenizi nesnel bulmadığimı eklenmeliyim.
    Proleterya diktatörlüğü kavramı da ismen belki uygun bulunamayabilinir lakin o uygulama olmazsa devrim çözülür. Sonuçta 70 yıl sonra da yaşanıldığı gibi.
    Birol Parlak
    Sn. Demir Lenin ustanın iç savaşın bitiminden sonra çok uzun yaşamamış olması da devrimin ve bütün dünya insanlığının büyük talihsizliği olmuştur. Bu merkeziyetçi yada devletçi yönelişten geri
    dönülmesini, yerinden yönetimin tekrar güçlenmesini sağlanması yönün de harekete geçeceği kesindir.
    Merkeziyetciliğe yöneliste ki hataya kulp bulmak gibi olmasın ama sanırım bu hataya neden olan duygu da devrimi daha iyi kollayıp gözetmek olmalıdır. Devrimciler için eşsiz örneklerle dolu Ekim Devrimini yapan yiğit bolşevikler ve Lenin ustanın anıları önünde saygı ile eğilmekten onur duyuyorum.
    Behzat Baba
    1917 ekim devriminde DEVLETÇİ SAPMA Yusuf Zamir in kitabı da burada önerilmeli bence..
    Mehmet Tas
    Behzat Baba olur, paylaşırım.
    Mehmet Tas
    Behzat Baba Ekledim. Aslında amacım Devlet ve Devrimdeki Lenin’in görüşlerini değerlendirmek, Yusuf’un kitabı sosyalist ekonomik politikayla ilgili, farklı bir konu.
    Mustafa İrvem Keskinoğlu
    Lenin = emperyalizm teorisi; Lenin = devrim teorisi; Lenin= parti teorisi (sosyal psikoloji açısından). Unuttuklarımı siz tamamlayın.
    Hakan Demircan
    Mustafa İrvem Keskinoğlu lenın esıttır felsefe calısmaları
    lenın esıttır ulusların kendı kaderlerını tayın hakkı ve hak esıtlıgı kavramı
    Hakan Demircan
    Mustafa İrvem Keskinoğlu lenın esıttır bolsevızm ıle sosyal demokrası-mensevızm farkı..proletaryanın ve sovyetlerın oncu guc oldugu kavramı..proletarya enternasyonalızmı kavramı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com