TARİHİ TKP, KÜRD HALKININ KADERİNİ BELİRLEME HAKKI VE DEMOKRATİK KONFEDERALİZM- M. Taş

Mustafa Suphi 100. yıl Tezlerinden (1984)

Tarihi TKP, 1973 programında Kürd halkını azınlık olarak tanımlamış ve politikasını buna göre belirlemişti. Ancak, parti üyesi Kürtlerin ve diğer Kürd yurtseverlerin sorunu ısrarla gündeme getirmeleri sonucunda politikasında önemli değişliklere yol açtı. 1984’te yapılan kongrede kabul edilen Mustafa Suphi tezlerinde (1984) azınlık tanımlamasından vaz geçildi, Kürd halkının kendi kaderini özgürce seçme hakkı kabul edildi. Bugün kendilerini “komünist” olarak tanımlayan partilerin üzerinde ciddi düşünmesi gereken tezlerde Kürd politikası aynen şöyle formüle ediliyor;

“TKP’ye göre ulusal sorunun çözümü için Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkını elde etmesi zorunludur. Türkiye’de hiçbir burjuva erk, Kürt ulusuna bu hakkı tanımaz. TKP Programı’ndaki anti emperyalist demokratik halk devriminin gerçekleşmesi, ulusal sorunun çözülmesinin, Kürt ulusunun kendi kaderini özgürce tayin etmesinin önkoşullarını yaratacaktır. Türkiye’de yaşayan Kürtlerin kendi kaderlerini tayin hakları, Türkiye’den ayrılarak ayrı bir devlet kurma hakkıdır. TKP kimsenin bu hakka karşı çıkma, onu yasaklama hakkı olmadığı görüşündedir. TKP bu hakkı ödünsüz savunur. Bu hak gerçekleştirilmeden eşitlikten söz edilemeyeceğini, Türkiye’de sonuna kadar tutarlı bir demokrasinin kurulamayacağını açıklar. Kürt yurtseverlerini bölücülükle suçlayan Türk şovenistlerinin amacı Kürtleri zorla Türkiye devleti içinde tutma isteklerini gizleme çabasıdır. Ulusların ayrılma hakkı ile onların şu yada bu dönemde ayrılmalarının uygun olup olmayacağı sorunu birbiriyle karıştırılmamalıdır. TKP bu sorunu o dönemdeki somut koşullara bakarak ve işçi sınıfının sosyalizm savaşımının çıkarlarını başa alarak çözümler. Eğer Kürt halkı özgür iradesi ile Türk halkı ile birlikte kalmaya karar verirse, ortak devlet, somut tarihsel koşullara uygun bir biçimde düzenlenecektir. Demokratik devletin anayasasında Kürt halkının ayrılma hakkı güvence altında olacaktır. Komünistler her zaman gönüllülük temelinde demokratik merkezi bir devletten yanadır.”

Görüldüğü gibi 1973 programındaki azınlık belirlemesi tamamen kaldırılarak Kürd ulusunun kendi kaderini tayin hakkı kongrede kararlaştırıldı. Aradan 38 yıl geçmiş olmasına rağmen Türk egemen güçleri sorunu çözmemekte direndi ve kan dökmeye devam etti. Bu zaman diliminde Türkiye’nin batısında kalabalık bir Kürd nüfusu oluştuğundan kültürel eşit haklar dayattı. Dolayısıyla, demokratik özgürlükçü komünistlerin önlerinde duran güncel görev, Kürd halkının kendi kaderini özgürce belirleme hakkı ile eşit kültürel hakları birleştiren tek bir stratejik geliştirmeleridir.

Bu gerçeklere sırtını dönen şimdiki TİP ve TKP programlarına aldıkları eşit vatandaşlık haklarıyla Kürd sorununa sözde çözüm aramaktadırlar. Eğer, Türkiyeli komünistler yalpalamadan gerçek anlamda enternasyonalist bir politika izlemek istiyorlarsa, kültürel vatandaşlık haklarıyla ayrılma hakkını birleştirmekten başka çıkış yolları kalmamıştır.

Vatandaşlık hakları ile ayrılma hakkına son zamanlarda bir üçüncüsü daha eklendi; Demokratik Konfederasyon.  Rojova’da kısmen uygulanan Apo’nun Demokratik Konfederasyon tezi ulusların kendi kaderlerini belirlemede bir alternatif olarak duruyor. PKK’nın kimi yöneticilerine göre, Marksist-Leninist bir ilke olan ulusların kendi kaderini tayin hakkı salt devlet kurma ilkesi olarak ele alındığı için tarihi felaketlere yol açmıştır. Buna karşın “Demokratik konfederasyonizm, demokratik ulus seçeneğinin yönetme şekli olarak bir halkın kendi geleceğini özgür ve demokratik yollarla belirleyebilmesinde bir biçim olarak kendini tarif etmektedir.” Bu politik perspektifle ulus devlet ve özerk yönetimler barış içinde bir arada yaşayabilirler.

Demokratik özgürlükçü Komünistler, Kürd ulusal sorununun demokratik yoldan kalıcı çözümü hakkında daha geniş bir vizyon oluşturmak istiyorlarsa, yukarda üç grupta toplanan çözüm alternatiflerini kendi içlerinde ayrı ayrı tartışıp netliğe kavuşturabilirler. Bununun için gerekirse, Kürd özgürlük hareketinden yardım ve destek talep edilebilir.

http://www.tkp-online.org/sites/default/files/mustafasuphi_100yil_tezleri.pdf


 

About Mehmet Tas

Check Also

UKRAYNA-RUSYA BARIŞ MEKTUBU-çeviri

Şili Devlet Başkanı Sayın Gabriel Boric Font’a hitaben yazılmış mektup Sayın Gabriel Boric Font, Şili …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com