TABUTA SON ÇİVİYİ KİM, NASIL ÇAKACAK?

Her gün öfke kusuluyor, kusuyoruz iktidara.

Sokaklardan sosyal medyaya kadar bu öfkenin yansımadığı alan yok.

En sessiz görünenimiz bile kapı aralarında olsun tepkisini dile getiriyor.

Öte yandan büyük bir korku yaşanıyor.

“Cumhuriyet Bayramı” sırasındaki toplu zeybek oynamalar,  toplu taşıma araçlarında marşlar söylemeler “Tepki böyle mi dile getirilir?” diye sorgulanabilir belki ama sorgulanamayacak gerçek bunların korkunun dışa vurumu olduğu… Mezarlıktan geçerken ıslık çalmanın bir başka versiyonu!

Kimin ne zaman, ne şekilde tepki gösterdiğine dair bir şikâyet değil bu; korku duyulmasına kinaye hiç değil.

Ama…

Toplumun %50’sinden fazlasının tepki gösterdiği…

Çok ama çok daha fazlasının “Ne olacak?” korkusunu yaşadığı bir süreç yaşanıyor…

Gelin görün ki, kenarından köşesinden kimi çözüm bulma, çözüm gösterme çabaları olsa da ortada eni sonu belli bir çözüm ufukta görünmüyor.

Çözüm teşhisle birlikte gelir, ancak ortada tek tük istisnaları saymazsak doğru bir teşhis konulmuş değil.

Uzatmayayım… Çok az insanın dile getirdiği teşhise katılıyorum: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇÖKMÜŞTÜR!

Demokrasiden nasibini almamış olsa da… Kör topal yürüyor olsa da… Tayyip Erdoğan ve Ergenekon çeteleri kâbus gibi rejimin tepesine çökene kadar, ordusuyla, eğitim, hukuk, siyaset -din de dâhil- kurumlarıyla işleyen bir cumhuriyet vardı.

Geçmişi kanlı, yalan ve talan üzerine oturmuş olsa da vardı o cumhuriyet.

Kimse kendini kandırmasın… Artık yok.

O cumhuriyet, omurgasının artığı Ergenekon çetesi (ki, “ağacın kurdu içinde olur”) Tayyip Erdoğan çetesiyle iktidarın ortağı da olsa, ARTIK YOK.

Bugün var olanın ne olduğuna ilişkin türlü türlü analizler ve değerlendirmeler yapabilirsiniz ama olmayan belli: TÜRKİYE CUMHURİYETİ. O, ARTIK YOK!

Bu teşhisi koyduktan sonra, ancak ve ancak ondan sonra, çözümün ne olabileceğine kafa yorabiliriz.

Çözüm, birbirleri ile ilişki ve çelişkileri olan iki ayrı mecrada aranmalı.

Biri üstte (devlet olarak) nasıl bir yapılanma, biri altta (halklar olarak) nasıl bir yapılanma öngöreceğimizle ilgili.

İkiye ayırıyorum çünkü bu bir fetret devridir. Dağılma hem tabanda hem tavandadır.

Öte yandan, bütün bunları belirleyecek olan da son çiviyi tabuta kimin ve nasıl çakacağıdır.

İç dinamikler mi, yoksa dış dinamikler mi üretecektir bu cevabı bilinemez. Birincisinin yetmezliğinin davet edeceği ikinciye doğru meylediyor göstergeler giderek.

Öyle ya da böyle, 2020’nin bu tabuta son çivinin çakıldığı yıl olması dileğiyle, yeni yılınız kutlu olsun!

About Hayri Zafer

Check Also

En geniş tabanlı bir “Muhalif Hareket” örgütlemek üzerine

En Geniş tabanlı bir “Muhalif Hareket” örgütlemek üstüne… Başlıkta işaret edilen:”En Geniş tabanılı muhalefet hareketi”nin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com