Yazarlar

Demokrasi ve “Sol”

Demokrasi ve “Sol” Bu aralar “Sol”un Demokrasi ile imtihanını sorgular durumdayım. Aslında Sağ, Sol kavramlarıda çok eskidi, kullanım değerini yitirdi.Genel bilindik bir niteleme olduğu için bu yazıda bir miktar “Sol” kavramını kullanacağım. Bizim gençliğimizde siyaset yaptığımız yıllarda o toz duman arasında içinde bulunduğumuz örgütlerin yapısını, işleyişin demokratik olup olmadığını sorgulamazdık,sorgulayamazdık bile.Sorgulamaya kalkıştığımız anda kendini kapının önünde bulur, kapının önünde bulmakla …

Read More »

Türkiye solunun temel sorunu ;” Gelenekçi siyaset yapma tarzıdır.”

Türkiye solunun serpilip gelişmesinin önündeki temel engel; “Gelenekçi siyaset yapma tarzı…”dır. Uzun zamandır kafamı meşgul eden bu sorunu, Bir Gelenekte siyaseti yapan bir arkadaşım ile tartışırken O kurdu bu konuyu net olarak ifade eden cümleyi onun için tırnak içine aldım. “ Gelenekçi siyaset yapma tarzı…” Bu tarz yaklaşık 40-50 yıl önce ülkede kitleselleşme anlamında ivme kazanan kitleselleştikçe bölünerek yüzlerce; kariyerizm, …

Read More »

MEKTUP

Çok sık kaybolurum. Yönümü kaybeder, gideceğim yere gidemem. İlk kaybolduğumda 6 yaşındaydım. İstanbul’a göçüyorduk, benim yüzümden neredeyse ailece otobüsü kaçırıyorduk. Sonraki yıllarda çok kereler uçak kaçırmamın geleneksel hale gelmiş olmasının nedeni de bu olsa gerek. Başka şekilde ve uzun süreli kaybolduğum da oldu. İlk kayboluşumdan sonra yolumu bulup tekrar eve her dönüşümde, babamın beni bulduğu zamanki o tarifsiz, yüreğinden gözlerine …

Read More »

Yakınma Kültürü ve Sanat-SİNAN ABUZER AKDAĞ

Sanatçının, yazarın kendini nasıl konumlandırdığı, ideolojik olarak ne kadar donanımlı, doğru ve güçlü olduğu, onun, yaşama karşı duruşunu, olay ve olgulara bakışını, onları değerlendirmedeki yaklaşımını, onlara karşı alacağı tutumu ve içinde yaşadığı yaşamın dönüştürülmesinde ve geleceğin şekillendirilmesindeki kendisini konumlayacağı tarafı belirleyecektir! Günümüz Türkiye’sinin tükenmişlik duygusunu yansıtan, derin bir sessizlik sarmalı içine girmiş toplumsal yaşamı ve bu yaşamın özneleri olan yönetenlerin …

Read More »

Öznesi Olmak Yaşamın

Sanatçının en mutlu olduğu anlar, yıllarca verdiği emeğin karşılığı olarak alkışlara boğulmanın yanı sıra, başarısının ödüllendirildiği anlardır. İçsel bir mutluluk yaşarken, üstüne düşeni yapmış olmanın getirdiği dinginliği, çokluk, olgunlukla yaşamaktadır. Bu olgunluk ve dinginlik sanatçı olmanın getirdiği doğal bir sonuçtur. Sanatçının yaşadığı emek ve üretim sürecinin kazandırdıklarıdır. Yerine getirdiği sorumlulukların bir şekilde farkına varılmış olması ve emeğinin değerlenmesi onu mutlu …

Read More »

Varoluşçuluk ve Varoluşçu (Bireyci) Sanat

Yaklaşık yarım yüzyıla yakındır gündemde olan ve emperyalist “küreselleşme” politikalarının başarılı olduğu kaçınılmaz bir gerçekliktir.  Bu başarının en önemli nedenlerinden biri, öncelikle geniş ezilen kitlelerin bulunduğu ülkelerde, hemen hemen alt tüm sınıf katmanlarının pasifleştirilerek toplumsal muhalefetlerin zayıflatılmasının ve bireyin edilgin ve toplumsal hedefler yerine “bireyci” hedeflere yönelmesidir. Bunun yanı sıra küresel politikaların ana hedeflerinden biri olan  “Ulus Devlet” modellerinin yıkılması …

Read More »

ÇİÇEKÇİ KADIN, KAKTÜS VE AŞK

İğde ağacı almam gerekiyordu. Sevgi dolu bilge bir kadın vardı. Yirmi yaşındayken kaybettiği oğlunun, yüreğinde onulmaz derin yaralar açtığı kadın, sonunda oğluna kavuşacağı umuduyla aramızdan ayrılmıştı. Son isteğini yerine getirme görevini bana vermiş, öldüğünde mezarına iğde ağacı dikmemi istemişti. O da âşık bir kadındı. İğde ağacı sembolü, aşkları tüm sevdikleriydi. Sağlığıma tamamen kavuştuğum 16 Haziran günü ilk defa sokağa çıktım. Daha önce …

Read More »

İÇERİDEN NOTLAR

“Gerçekte tekerrür yok, hareket ve değişme vardır.” – Dr. Hikmet Kıvılcımlı Uzun zamandır bu kadar erken uyanmamıştım. Saat 08.30’da boğaz ağrısı ile yataktan kalktım. Aile hekimine gidip, bir iki ilaç yazdırıp işe gitmek niyetindeydim. Tabii, işsiz olduğumu önceki yazılarımda belirtmiştim. İşe girdiğimi, dolayısıyla lümpen proleterlikten kurtulduğumu henüz sizlere açıklayamamıştım. Anlatacağım olay da, zaten henüz işe başlamamın beşinci gününde oluyor, yani anlatmakta fazla …

Read More »

Bit Pazarına Nur Yağdı; Arabeskleşme!

Arabeskin özellikle yetmiş ve seksenli yıllarda toplumsal yaşamımızın baskın gerçeklerinden biri olması, zaman zaman durulup sonra yeniden parlaması, bizim gibi çarpık kapitalist ilişkilerin hüküm sürdüğü toplumsal yapıların doğal olası sonuçlarıdır. Toplumsal bir çöküşün ve her geçen gün hızla değerler erozyonunun yaşandığı son dönemlerde, bu olgunun başarılmasında en temel rolü arabesk müzik ve kültür öğelerinin, daha çok da arabesk müziğin oynadığını …

Read More »

Mayıs Yıldızları

“Elinde ne piyon kaldı, ne vezir, ne kale/ Düştü birbiri ardına atlar, filler/ Ama şah hâlâ direnmekte/ Yeni taşlar bulundu çünkü: Köpekler” – Ataol Behramoğlu Yeniden yayımladığım aşağıdaki yazıyı Son Baskı’da yayımlayalı 16 yıl olmuş. Ama onlar öldürmeye devam etmişler: Gün, ay, yıl gözetmeksizin… Çoluk çocuk, genç gözetmeksizin Berkin’i, Ceylan Önkol’u, Ali İsmail Korkmaz’ı öldürmüşler. Kadınları öldürmüşler hunharca, bodrumlarda yakmışlar insanları. Hepimizin gözleri önünde …

Read More »
PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com