EVRİMİN TEMEL DİYALEKTİK YASALARI-Nevcivan Balta

Evrim kavramı temel bilimlerde değişim ve dönüşümün niteliksel olarak gerçekleşmesini ” sıçramayı” ifade eder.

Darwin   ” türlerin çeşitliliği ve kökeni “kitabında canlılığın organik evrimini teorik olarak ifade etmiştir.

Canlılığın uzun zaman periyodunda tek hücreli formdan çok hücreli forma dönüştüğünü iddia eden bu teori geniş bilim çevrelerinde kabul gördü.

Bunun üzerine geliştirilen bilimsel kanıtlar bulgular ışığındaki çalışmalar teoriyi güçlendirdi.

Gerçek mesleği Avukatlık olan Darwin gemi yolculuğunda Galapagos adasındaki daha önce gördüğü aynı tür kökeninden kuşların    gagalarının farklılığını keşfetti.

Aynı kökenden gelen kuşların gaga özelliklerinin vücut büyüklüklerinin ayak yapılarının beslenmelerinin   farklılığını inceledi.

Sonuç da aynı türde çevre faktörlerine uyumdan kaynaklanan iklime ortamın fiziksel koşullarına bağlı   canlıda görülen değişiklilere “modifikasyon” denir.

Bir türden tamamen farklı bir türe geçiş, evrimsel bir sıçrama niteliksel dönüşüm olması için    genlerde değişiklik olması gerektiğini geni oluşturan DNA moleküllerinin dizilişinde değişikliğin türde değişikliğe neden olduğu buna da bilim de “Mutasyon” denir.

Bugün virüs salgını nedeniyle çokça duyduğumuz virüsün mutan olduğu yani yeni tiplerinin kalıtım materyalinin değişikliğe uğradığı açıklanıyor. Bunu virüs canlı organizmanın hücrelerinde kendini kopyalayarak gerçekleştiriyor.

Mutasyon sebebi iklimin değişmesi veya sanayileşme ile karbon salınımının artması gibi çevre faktörlerinden kaynaklanmaz. Canlının gen yapısını değiştiren hücre birleşmesi veya bölünmesinde yeni canlının zigotunda meydana gelen kalıtımsal hatadan veya radyasyon kozmik ışına maruz kalmaktan, hücre çekirdeğindeki kalıtım materyali molekül yapısını değiştirecek   nedenlerin sonucunda gerçekleşir.  Evrim teorisi DNA moleküllerinde uzun süreçte oluşan kalıtım materyalindeki değişimdir.

Bilimde evrim sadece organik canlılarda gerçekleşmez inorganik dediğimiz maddelerde de gerçekleşir. En küçük parçacık Kuarklardan atom altı parçacıklar elektron proton nötrona ve bu elementer parçacıkların oluşturduğu   atoma en basit atom yapısı Hidrojenden daha karmaşık radyoaktif atomlara kimyadaki periyodik cetvelde atom numarasına göre atom numarası büyüdükçe çekirdeği ağırlaşan proton ve nötron sayısı artarak daha kompleks elementlere geçişte bir evrimsel süreçtir.

Evrenin oluşum modelinde bu evrimsel süreç basit hidrojen gazı dan sıkışarak yıldız oluşumuna galaksilere ve yıldızdan kopan gaz toz bulutlarının dönerek soğumasıyla da gezegenlerin oluşumuna giden süreçte evrimsel süreçtir.

Bu değişim ve dönüşüm süreçlerinde geçerli iki diyalektik yasa vardır.

1- Nicelikselden niteliksel dönüşüm ve sıçrama

2- Olumsuzlaşmanın olumsuzlaması ve yeninin oluşumu

Bu temel yasalar tüm diyalektik süreçlerde geçerlidir.

Toplumsal dönüşümlerde de diyalektik süreçler ve evrim bilimdeki gibi uzun periyotları kapsar. İnsanın oluşumundan önce de maddesel evrimsel süreç vardı ve bugün de bu süreç henüz sonucunu bilmediğimiz bir geleceğe doğru devam eder.

Bu nedenle niteliksel bir sıçrama birdenbire oluşmaz.

Niceliksel dönüşümler iç çelişkinin doğurduğu uyuşmazlık ve zıtların bütünselliğinde eskinin yok olarak yeninin ortaya çıkmasını zorunlu kılar.

Sıçrama hem niteliksel dönüşümü hem de olumsuzlaşmanın olumsuzlaması sonucunda yeninin oluşumuna neden olur. Eski geçersizleşirken içinden çıkan olumlu yanlar yeniyi oluşturur.

Bu nedenle evrimin gelişim sürecinin sarmal gerçekleştiği ve kesikli süreçlerde içerdiği düşünülür.

Buna örnek periyodik çizelgedeki elementlerin oluşumu çekirdekteki proton ve nötron sayılarının arttıkça yeni elementlerin oluştuğu ve oluşan elementin özelliklerinin bir öncekine göre fiziksel ve kimyasal olarak değiştiğidir.

Dört Hidrojen atomunun kademeli birleşmesi Helyuma dönüşümü, iki atomlu Oksijenden üç atomlu Ozon gazının oluşumu, radyoaktif maddelerin ışıma yaparak çekirdekten parçacık ve enerji foton atarak yeni radyoaktif elemente dönüşmesi, Uranyumdan kurşuna kadar bu sürecin devam ettiği yeni elementin farklı özelliklerin oluştuğu temel bilimlerde inorganik maddedeki evrimsel süreçtir.

Aynı şekilde dünyanın oluşumu sonrasında jeolojik evreler, bu evrelerde meydana gelen tektonik hareketlilik sonucu kıtaların yok olup yenilerinin oluşumu yanardağ patlamaları yüzey şekillerini değiştirmesi ve bu zincirleme jeolojik olayların sonucunda da uzun periyottaki evrimsel süreç yerkabuğunun değişimine dönüşümüne sebep olur.  Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Toplumsal yaşamın gelişimi sürecinde de   insanlık tarihinin her aşamasında da diyalektik yasaların geçerliliği düşünülür.

Aile klan topluluk oluşumu ve sınıflı toplumların ortaya çıkışı ve toplumların niceliksel değişimine üretim ilişkilerinin değişimi sebep olduğu sonuçta nitel sıçrama yaşandığı düşünülür.

İlkel komünel toplumda takas yoluyla gereksinimlerin karşılanması mal değişimi kendi üretimini kendi yapan insandan alet üreten kullanan insana geçiş ve bu yöntemle   mal el değişimi süreci başlar.

Zaman içinde üretim araçlarının daha çok gelişmesi tarım aletleri ve küçük lonca sistemindeki zanaat aletlerinin gelişimi ilkel toplumdan köleci ve nihayetinde feodalizme geçiş ve malın para ile alınıp satılma sürecine geçilir.

Bunun da sermaye ve artı değerin ortaya çıkmasının sebebi olduğu düşünülür

Üretim araçlarının bir sınıfın eline geçmesi ile feodal toplumda Aristokrasi ortaya çıkar ve karşısında sınıfsal çelişki olarak köylülüğü tanımlarken ürün ve malın satışından kar elde edilmesi ve artı değerde artış sürecine geçilir sermaye katlanarak büyür.

Nihayetinde makineleşme ile gelişen sanayi sermayenin artışı üretim araçlarının özelleşerek tek elde toplanması burjuvazinin ortaya çıkışı, serbest rekabetin sonucunda karın ve artı değerin sermaye gücünü arttırması üretim araçlarının sahibi burjuvaziyi aristokrasinin yerine geçen güçlü bir sınıf olarak ortaya çıkardı. Bunun karşıtı sınıfsal çelişkisi olaraktan   meta üreten emeğin sahibi sınıf proletaryayı oluşturdu.

Kapitalist sistem feodalizmin içinden çıkan niteliksel bir sıçramadır.

Kapitalizm aynı zamanda İlkel komünal toplum, köleci toplum ve feodalizm den oluşan tarihsel sürecin geldiği son aşamada olumsuzlamanın olumsuzlamasının olumsuzlamasıdır.

Gerek doğa bilimlerinde gerek sosyal bilimlerdeki diyalektik dönüşüm ve bunun sonucunda yaşanan niteliksel sıçrama çok uzun periyodu kapsar.

Sorumuz şu olmalı makineleşme sürecinin yeni aşamasında yapay zeka ve robotik teknoloji bu süreci nasıl etkileyecektir. Yapay zeka ve robotların bir üretim aracı haline gelmesi tarihsel sınıfsal evrim sürecinde   geçerli olan kapitalist üretim ilişkilerinin devamını olanaklı kılacak mı? yoksa yeni bir sınıfsal çelişki mi? geçerli olacaktır.

Marksist teoriye göre kapitalizmden sonra proletarya diktatörlüğü ve sosyalizm inşa edilir. Sosyalizm de üretim araçlarının kamulaştırıldığı sürecin sınıfların ortadan kalktığı üretim araçlarının bir sınıfın elindeki hegemonik özelliğinin ortadan kalkacağı bir topluma geçileceği düşünülür.

İnsanın üretimde yönlendirici konumda farklı alanlarda iş kollarında çalışacağı akıllı fabrikalarda işçilerin yerini robotların almasının bunu sağlayabileceğini düşünenler olduğu gibi bu durumun çok sayıda insanın satın alma gücünün ortadan kalkmasına sebep olarak yoksullaşmayı arttıracağı bu sürecin de

Toplumsal bir kaosa gidişi hazırlayacağını da düşünenler oldukça fazla.

İyi ve kötü senaryo; Burada devreye girecek olan İnsanlığın süreci yönetme bilinci olacaktır.

Bu bilinç eskinin içinden daha olumlu yeniyi tüm çelişkileri içinden bütünsellikle ortaya çıkararak nitel bir sıçrama yaratabilecek mi?

Bu da başka bir soruyu oluşturur, var olan kaynakları tüm insanlık için verimli tasarrufa yönelik, adaletli paylaşım içinde planlayabilen bir sistem oluşturmak ve teknolojiyi insanlık yararına kullanan bilim kurgu veya ütopik devlet modeli öngörülerine ihtiyaç duyulduğudur. Bu da eskinin içinden yeninin oluşumunu öngörebilen bir bakış açısını gerektirir

Bu da belki eskiden türetilen yeninin Marx la Asimov sentezine giden bir yeni mi?  Olacağıdır. Çünkü iddialar yapay zeka teknolojisinin yöneticisi insan zekası olurken çalışma hayatının içinde insanlarla robotların birlikte konumlanacağını öngörüyor.

Elbette tüm bunu kurgularken hayatımıza giren yeni parametreleri de hesaba katmak gerekir. Nedir bunlar; virüs salgınları, iklim değişiminin yarattığı kuraklık, canlı formlarında oluşan mutasyon, dünyada canlılık yaşamında olası yeni değişimlerin nasıl şekilleneceğinde önem taşır.

Anlaşılan yeni diyalektik süreçleri değerlendirirken bugün görünür hale gelen üç etkili parametrenin devreye girdiğini söylemeliyiz.

Bunlardan  birincisi insanın emeğinin geliştirdiği yaşanan dördüncü sanayi devrimi bunun uzun vadede üretim araçlarına etkisi , robotlar ve akıllı fabrikalar insansız ulaşım araçları iş yerleri gibi teknolojinin uzantısında değişiklikler  ve bir diğeri Covid-19 virüs salgını ve olası salgınlarının canlılığın sürdürülmesine etkileri ve üçüncüsü çevre yaşanılan gezegende oluşacak yaşamsal değişiklikler iklim değişimi veya dünyanın manyetiklik özelliğinin ortadan kalkarak etrafındaki koruyucu kalkan Van Allan kuşağının yok olması kozmik ışınların  gelişini engelleyen özelliğini yitirmesi ve insanlığın daha çok zararlı ışımaya maruz kalacağı  görüşleri de mevcut. Tüm bu parametrelerin bugün tali nedenler gibi görülen koşulların insanlık tarihine ve evrimsel sürece etkileri ve bu etkilerin belirleyici olabileceğidir.

Evrimsel süreçte neden ve sonuç ilişkisinde yan etken olarak görülen etkenlerin   belirleyici unsurlar halini alarak devrede olabilecekleri ihtimali üzerinde de düşünmek gerekir.

 

Nevcivan Balta

About admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com