Köşelerden Bir Demet (199)-Cavlı Çulfaz

Bugün katledilişinin 28. yılında hasretle andığımız Uğur Mumcu, daha 1993 yılında 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünü görmüş, “Tarikatlara ve cemaatlere alınan genç çocuklar 30 yıl sonra general olacaklar ve Cumhuriyete karşı ayaklanacaklar” demişti.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/emre-kongar/yargi-hiyerarsisi-de-yikildi-1808364

Nice dostlarım var benim, hiç umutsuzluğa kapılmadılar; “yenildiklikleri, zamanın değiştiği, artık vazgeçmeleri gerektiği” onlara söylendiğinde, beyaz yelkenli gemiden hiç umut kesmediklerini, kötülüğü Pandora’nın kutusuna sonsuza kadar kapatacaklarını, savaşmaktan vazgeçmemek gerektiğini genç arkadaşlarına usul usul anlatırlardı. Onlardan öğrendiğim masalları umudunu yitirmişlere değil, o eski kahramanların çocuklarına anlatıyorum işte bu yüzden ben de burada…

https://www.birgun.net/haber/pandora-nin-kutusu-ndan-cikan-tuy-331561

Sonuçta, örgüt yaşamları boyunca yenilgiden başka bir şeyi ne yazık ki görememiş olan ve aklı hâlâ eski örgüt mantıklarına göre çalışan eski militan kuşakların, yani bilgisayarla otuzlu ya da kırklı yaşlarında tanışmış, cep telefonunu ancak ellisinde kullanabilmiş olan ve başından beri fazlasıyla eril bir mücadele diline saplanıp kalmış olan bizler, acaba birkaç adım geriye çekilip gençlere yol açsak daha yararlı olmaz mıyız?

https://artigercek.com/yazarlar/yigit-bener/orgutlenmek-hic-bu-kadar-kolay-olmamisti

1955 senesinde çocuk felci (polio) aşısını bularak bugüne kadar 40 milyondan fazla çocuğun hayatta kalmasına katkı sağlayan doktor Jonas Salk’a CBS spikeri canlı yayında patentin sahibini sorunca Salk, “Yani, halk, sanırım… Patent yok. Güneşin patentini alabilir misiniz?” diye cevap verdi. Salk’ın aşının patentini almayarak 7 milyar dolarlık bir servetten olduğu tahmin edilir.

https://www.birgun.net/haber/telif-savaslari-1-329813

Kürsüde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Şunları söylüyor:  “Bugün mutlulukla ifade ediyorum ki; Türkiye artık ne Çetin Altan’ı 300 kez mahkeme kapılarına çağıran, düşünceyi mahkum eden bir Türkiye’dir, ne de Nazım Hikmet’i 12 yıl boyunca hapishanelerde tutan Türkiye’dir. O alıngan, o vehimler üreten Türkiye, artık yerini özgüvene bıraktı.

https://www.karar.com/yazarlar/ahmet-tasgetiren/2009dan-2021e-ne-kaybedildi-1588354

Tekelleriniz, çeteleriniz, mafyalarınız ve gerici telif yasalarınız ortaçağ kiliseleri gibi yerine dibine geçecek. Çünkü insanlar bilginin ve sanatın özgür olmasını ister. Telif meseleleriyle kafayı bozmuş olan sanat bakkalları, şarkılarını korsan dinleyen yoksul insanlara bile gıcık olurlar. İsterler ki sanatlarını seven, sevmeyen, parası olan, olmayan herkes onlara ödeme yapsın. Şarkıyı telefon melodisi yapan üniversite öğrencisinden, izci kampında çalınan şarkıdan, düğün salonunda çekilen halaydan ve köy berberinin açtığı radyodan bile telif almak isterler.

https://www.birgun.net/haber/telif-savaslari-2-331578

Demek ki ‘tarih’ adı verilen alan, aslında epeyce politikmiş, objektif olmayabilirmiş, hay Allah! 1931’den itibaren tarih kitapları değişir değişmesine ancak Avrupa’yı tümüyle reddetmenin aşırılığı anlaşılınca bir süre sonra ufak tefek değişiklikler yapılmak zorunda kalınır. Avrupa merkezli Aydınlanmacı tarih anlayışından, ‘unutturulan’ Türk tarihine yöneliş (arkeoloji çalışmalarından yararlanarak), Türk tarihini anlatan ders kitaplarının yayınlanması…

http://www.diken.com.tr/nasil-olur-da-turklugu-kabul-etmezler-belki-turk-degillerdir/

Ödemiş’te yayınlanan Cephe isimli gazete kelleyi koltuğa alarak, Diyarbakır’a ve Musa Anter’e şöyle destek vermişti: “İstanbul gazeteleri kıyamet koparıyor. Diyarbakır’da çıkan İleri Yurt gazetesi Kürtçe bir şiir neşretmiş. Bakın Küstaha. Genelevlere kadar ‘Welcome’ diye Amerikanca yazılan memleketimizde, Kürtçe şiir Garbilik şerefimize dokunuyor…”

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ayse-hur/lozan-sark-islahat-plani-ve-kurtce-1104843/

Solun ikilemi budur. Yalnızca sesimizi duyurmamızı engellemekle kalmayıp, bizi merkezden yok etmeye çalışan Freedland gibilerinin ve bizi sürekli içeriden yok eden George Monbiot ve Owen Jones gibilerinin seslerini teşvik eden bir ana akım medya ortamındaki tartışmalarda bu yüzden haklılığımızı ispatlayamıyoruz. Varoufakis’in de dediği gibi, solun acilen saldırıya geçmesi gerekiyor.

https://yeniyasamgazetesi2.com/sola-karakter-suikasti/

https://www.jonathan-cook.net/blog/2021-01-08/assange-cobyn-character-assassination/

https://demokrasibirlikdayanisma.com/category/turkiye/

https://demokrasibirlikdayanisma.com/category/sol-marksizm/

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

https://mikoglu76.wordpress.com/yazilar/

Prof. Dr. İlhan Başgöz, memleketine dönmenin sevincini, şair Enver Gökçe’nin şiirinden ‘Senin emekçin olaydım, şen olası türküsü dost kokusu, dost selamı Türkiye’ dizelerini okuyarak anlattı.

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/prof-dr-ilhan-basgoz-turkiyeye-dondu-siir-okudu-41707137

İlhan [Başgöz] Hoca romancı ve senarist olarak adını, methini çok duyduğu Vedat Türkali’nin gerçekte kim olduğunu hayli zaman sonra fark ediyor sözgelimi, kendi kendine “Yahu, bu bizim birlikte hapis yattığımız Yüzbaşı Abdülkadir!” diyerek

https://birikimdergisi.com/guncel/10447/ilhan-basgoz-icin-topraginiza-hos-geldiniz-hocam

Paul Dumont’un Yazısı Dolayısıyla Mustafa Suphi Üstüne Notlar

https://birikimdergisi.com/images/UserFiles/images/Spot/70/61/paul_dumont039un_yazisi_dolayisiyla_mustafa_suphi_ustune_notlar_mete_tuncay.pdf

Kitap hangi ihtiyacın sonucu olarak ortaya çıktı? TKP’nin kuruluşundaki savaş koşulları nasıl değerlendiriliyor? Kitaptaki başlıklar neye göre belirlendi? Kitabın yazarlarının parti emekçilerinden oluşması özel bir tercih miydi? Komünistler geleceğe nasıl bakıyor?

https://www.youtube.com/watch?v=PWIhWSO6QSg&feature=youtu.be

Türkülerin anlam ve içeriği dünya görüşünü biçimlendirmekte; dünya görüşü, türkülerini sevip yorumlamakta belirleyici etken oldu. Sanatçı-toplum ilişkilerini bilinçle, sevgiyle besleyerek her zaman diri, işlevsel tuttu. Ne sanatından en küçük bir ödün verdi ne sağlam dünya görüşünden. Kendini sanatına sanatını halkına adadı.

https://www.youtube.com/watch?v=fVstKf0RcWc&t=2971s

Attachments area

Preview YouTube video ‘100 yıllık mücadele’ye armağan: Gelecek yürüyüşünü büyüteceğiz

‘100 yıllık mücadele’ye armağan: Gelecek yürüyüşünü büyüteceğiz

Preview YouTube video RUHİ SU BELGESELİ ( ing.altyazı)

RUHİ SU BELGESELİ ( ing.altyazı)

About admin

Check Also

Köşelerden Bir Demet (222)-Cavlı Çulfaz

Toprak damda yan yana yatan üç yaşındaki Mehmet Ali, sekiz yaşındaki Emine, dokuz yaşındaki Merune gözümün önüne geliyor. Fotoğraflarını …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com