STALİN’İN ANTİ-MARKSİST POLİTİKALARI-M. Taş

  • Marks ve Lenin, Stalin döneminde yaşasaydı ya Gulag adalarına çalışma kamplarına sürülürdü ya da öldürülürdü.

Dokuz başlıkta toplamaya çalıştığım somut olgulara dayanan Stalin’in ant-Marksist politikaları Sovyetleri nasıl içten içe çökerttiğini kanıtlamaya yeter mi bilmiyorum ama tartışmaların yararlı sonuçlar vermesine yardımcı olur sanıyorum. Stalin’i destekleyenlerin ileri sürdükleri gibi o tarihlerde yaşananların hiçbiri anti-Sovyet bir kampanyanın ürünü değildi. Birçoğundan Sovyet düşmanlarının haberi bile yoktu. Geçekten yaşanmış ve komünistlerin yüzleşmek zorunda olduğu anti-komünist politikalardı.  Orijinal belge isteyenler klavye tuşuna basarlarsa fazlasıyla bulabilir. 30’lu yıllarda Stalin ve çevresindekilerin oluşturdukları politik iklim mantıktan ve komünist değerlerden çok uzaktı. Neden böyle bir düşünceye vardığımı anlatmaya çalışacağım.

SINIFSAL SOYKIRIM

Stalin döneminde oldukça fazla insan öldürüldü. Resmi Sovyet kayıtlarında 660.000, daha yüksek olduğu söyleniyor. Burada en büyük sorunlardan biri Hitlerin Yahudileri fırınlarda yakmasıyla Stalin’in orta ve zengin köylüleri öldürmesinin eşit görülmesidir. Biri bir sınıfı diğeri bir topluluğu yok ediyor, ikisi de şiddet üzerinden yapılıyor. Aradaki diğer farklılık toplumu dizayn etmede uygulanan ideolojidir.  Almanya’da ırkçı ideolojiyle ırk temizliği yapılırken Sovyetlerde ırkçı ideoloji yoktu Stalinci otoriter devletle istikrarın gerçekleşmesi hedeflenmişti.

KOMÜNİST LİDERLERİN ÖLDÜRÜLMESİ

Buharin, Troçki, Zinoviev, Kamenev ve  Rykov gibi çoğunlukla masum olan siyasi “rakipleri” tasfiye etti. 24 saat içinde düzenlediği göstermelik mahkemelerle öldürttü. Lenin’in ölümünden sonra muhalefetle birlikte hareket eden, inanılmaz karşı kampanyalarla yıpratılan ve iki komünist yöneticiği kurtaran Krupskaya’nın dediği gibi “ o yıllarda Lenin yaşıyor olsaydı öldürülürdü.” Ekim devriminin yetiştirdiği bu dünya liderlerinin katledilmesi sıradan bir komünist avı değildi.  Bu olayın insanlık dışı olmasının yanında partide çoğulculuğu bitirip toplumsal değişimin yönünü değiştirmesidir. Partideki azınlık düşüncelere tanınan haklar zamanla devrimci demokrasinin toplumda yeşermesine zemin olabilirdi, sosyalizm kuruculuğu farklı bir yol izleyebilirdi. Bu komünist katliamlardan sonra Stalin ve yandaşları fazla anlamadıkları diyalektikle, yanına yaklaşamadıkları tarihi materyalizmle komünizm kuruculuğu hakkında ahkam kesmeye devam ettiler. Yaptıklarını teorileştirerek ülkeyi komünizme götüreceklerini planlamışlardı ama sonuçta dogmatizm ve teori k hatalar ürettiler. Teori ve pratikteki hatalar kapitalizmin geri gelmesine kapıları açmıştır.

ETNİK TOPLU SÜRGÜNLER

Kırım Tatarları ve Çeçenler gibi etnik ve dini azınlıkların toplu sürgünlerini başlattı. 1915’te Ermeniler’e yapılanların benzeri değil mi? Sovyetlerde oluşmakta olan halkların birlik süreci ağır darbeler aldı. Ezilen halkların işçi sınıfı ile kurtuluş yolu belirlemeleri zorlu ekonomik ve politik mücadele ve uzlaşmalarla olur. Halkların ve işçi sınıflarının iradeleri zorla şiddet kullanarak sosyalizme yönlendirilemez. Halkların özgür iradesine dayanmayan sosyalizm olamaz. Olsa olsa despotik bürokratik bir rejim olur adına sosyalizm demenin fazla bir anlamı olmaz.

KİŞİYE TAPINMA ANTİ-KOMÜNİZMDİR

Stalin, savaşta Sovyetler için savaşan ve Naziler tarafından yakalanan oğlunu kurtarmayı reddetti. Bu olumlu bir tutum olarak görülemez. Oğlu tek başına yakalanmadı birlik bozguna uğratılmış sağ kalan binlerce kızıl ordu askeri esir düşmüştü.  Hepsini kurtaramazdı, oğlunu kurtarıp diğerlerin bıraksaydı tutuklu askerlerin anneleri ve SSCB halkı onu affetmeyeceğini biliyordu, ayrıca politik bir krizi göze alamazdı. Böylece oğlunun ülkesi için ölmesine izin verdi. Daha da ileri giderek diğer diktatörler gibi kendini ulusun babası gibi gösterdi, kişiye tapınmanın otorite sağlamanın bir aracına dönüştürdü. Her şeyi bilen, herkesin yardımına koşan, ulusun şefkatli babasına tapılmaz mı? Onun gözünde komünizmi kurmaya hazırlanan özgür emekçiler yoktu, emirleri yerine getiren ağır koşullarda çalışmak zorunda kalan yönetilmeye mahkum bir sınıftı onlar.

KIZIL ORDU GENERALLERİNİN TASFİYE EDİLMESİ

Hitler’in Slovakya ve Avusturya’yı işgal ettiği Barbarossa harekâtı başlamadan hemen önce ordu generallerinin çoğunu tasfiye etmesi büyük bir hataydı. Savaş hakkında öngörülerden yoksun olduğunu kanıtlamıyor mu? Oraya kadar gelebilecek liderlik özelliklere sahip değildi, iktidar gücüyle ülkeyi yönetiyordu.  Politik basiretsizliği askeri alanda daha da derindi.

HİTLERLE YAPILAN ANTLAŞMA

Hitler’le yaptığı anlaşmaya çok güvendi. Savaşın başlangıcına kadar Almanya’nın saldırmayacağını tahmin ediyordu. Antlaşmanın Hitleri durdurmak için bir taktik ve büyük bir diplomatik başarı olduğu söylense de savaşın başlangıcında Alman ordularının herhangi bir zorlukla karşılaşmadan Moskova’ya dayanmaları Hitlerin işine yaradığı söylenebilir.  Kimin kimi oyaladığı savaşın başlangıcında belli olmuştu.

YENİ EKONOMİK POLİTİKAYI ERKEN BİTİRMEK

Orta ve küçük köylüleri kazanmayı hedefleyen Yeni Ekonomik Politikanın (NEP) erken zamanda bitirilmesi devrim için gerekli sınıf ittifaklarını ve sosyo ekonomik temelleri çökertti. Dengeli ve istikrarlı yoldan ekonomik gelişmeyi sağlayacak yolları tıkadı.  Politikanın zengin sınıf yarattığı gerekçe gösterilerek bitirilmekle kalınmadı zengindir diye on binlerce insan sürgüne gönderildi, gida yetersizliği ve açlık belirdi. Halkları ağır çalışma koşullarına zorlayarak gerçekleşen; elektrik, demir-çelik ve kömür üretimi, okuma yazma, kadın erkek eşitliğindeki sağlanan başarılar ve 1936 anayasasının kabul edilmesi gibi başarılar kapitalizm koşullarında da gerçekleşebildiği defalarca görüldü. Dünyadaki kapitalist ülkelerin otoriter ve liberal yönetimleri halkı zorlayarak aynı başarılı ekonomik sonuçların alındığı biliniyor. İnsanı köleleştiren, otoriteye boyun eğdiren rejimlerle sağlanan ekonomik kalkınma sosyalizme yabancıdır. Sovyetlerin sosyalizmden uzaklaşma nedenleri o yıllarda aranmalıdır bence.

SÜPER BAŞKANLIĞA DAYANAN TOTALİTERİZM

Tek parti sistemi üzerinde kurulu olan karmaşık Sovyet devlet yapısını tek kişiye bağlayarak (Sovyet meclisi ve parti sekreterliği) süper başkanlık sitemini geliştirerek korudu. Sosyalizmin ruhu, vicdanı ve adaletiyle ilgisi olmayan bürokratik rejim kişiye tapınma ve totaliter rejimin mekanizmasına dönüştü. Rejim sorun çözeceğine sorun üreterek Sovyetleri adım adım toplumsal çöküşe sürükledi. Lenin ve öldürülen liderler yaşasaydı sistemi defalarca değişikliğe uğratırlardı.

ENTERNASYONAL DAYANIŞMAYI ANLAMAMAK

“Sınıfa karşı sınıf savaşları” gibi Marksizm karşıtı uydurma politik stratejilerle yıktığı ilerici anti-faşist cephe G. Dimitrov ve Komünist Enternasyonal sayesinde onarıldı.  Geliştirilen yeni politika savaş başlamadan ABD, İngiltere ve birçok Avrupa ülkelerinde savaş karşıtı hükümetlerin işbaşına gelmesine ve anti-faşist cephelerin kurulmasına olanak sağladı. İkinci Dünya savaşında politik enternasyonal dayanışma doruklara taşındı, bunun bir uzantısı olan gizli istihbarat bilgiler Stalin’e ulaştırıldı. Hitlerin her attığı adım, kaç askerle, kaç tankla, ne zaman nereye gideceği hakkında sistemli bilgi verildi ama o diktatörlüğü için kullanmayı tercih etti. Savaş Stalin’in liderliği sayesinde kazanılmadı. Sovyet ordusunun ve halklarının olağanüstü kahramanlığı ve tarihte eşine az rastlanan enternasyonal dayanışmayla insanlık faşizm vahşetinden kurtarıldı. Stalin ülkenin başında olmasaydı çok daha az kayıpla savaştan çıkılabilirdi.

Stalin’i bir diktatör olarak kabul ederken gericilerin ileri sürdüğü gibi komünizm kötüydü 1 yılda 1 trilyon kişi öldü demiyoruz. Komünizme olan güvenin darmadağın olduğunu vurguluyoruz. Onun otoriter yönetimi yüzünden Sovyetler Birliğinin üstesinden gelmesi gereken büyük engeller ve önünde toparlanması gereken kayıplar oluştuğunu, Lenin’in ölümünden sonra SSCB’deki liderlik boşluğunu, acımasız ve zeki politik manevralarla rakiplerini ezerek doldurduğunu belirtiyoruz.

Sıralamaya çalıştığım olayların tamamından sorumlu olan Stalin, Lenin’in dediği gibi iktidar gücünü şuursuzca kullanabilecek merhametsiz biriydi. Ona liderlik unvanı veren kimi arkadaşlar şu ikilemle karşı karşıyadır; ye en rafine insani değerlerin toplamından oluşan sosyalist değerlere sahip çıkarlar ya da Stalin ve Stalinizm türü otoriter rejimleri desteklemeye devam ederler.

About Mehmet Tas

Check Also

Demokrasi ve “Sol”

Demokrasi ve “Sol” Bu aralar “Sol”un Demokrasi ile imtihanını sorgular durumdayım. Aslında Sağ, Sol kavramlarıda …

One comment

  1. Yazı üzerinde yapılan tartışmalar;

    Sait Almış
    Sevgili Tas, konuyu çok iyi özetlemişsin. Mehmet İnanç Mehmet Inanc Turan arkadaşımızın kitaplar dolusu yazdığı; Stalin’in revizyonist düşünceleri ve anti-Marksist “kuruculuk” pratiğini kısa bir makalede toparlama becerisi gösterdiğin için seni kutlarım.
    Ayrıca seni “sosyalizm düşmanlarınca üretilen dönemin ihtiyaçlarına uygun “belgeleri” sosyalistlere karşı kullanan dönemin ortaya çıkardığı “uygun” kadrolar,” arasında saymayı unuttuğum için kusura kalma…

    Hasan Iyi
    soruna böyle yaklaşım bizi bir kişinin yanlışları üzerine yöneltir, sorun kişiselleştirir… dost düşman ayrımına yol alır… bir devrim gerçekleşiyor… devrim liderleri belli, ilk yönetimde yer alıyor… baş lider ölüyor, devrim liderlerinden birine geçiyor yönetim…ülke katliama dönüşüyor… dışardan emperyalist güçler saldırıyor, nazi faşizmi saldırıyor… ki yazıda bu nazi saldırı değerlendirmesi yok… savaş açlık kıtlık salgın yok yazıda…ha hitler ha stalin demek bizi gerçeklere doğru tespitlere götürmez… stalini kendi ülke sistem içinde değerlendirmek zorundayız… bir sovyet sistemi var, bu sistem içinde, liderlerin bilgi birikimlerine göre değerlendirebilmeliyiz… stalin dönemi yaşanılıyorsa o dönemde onu destekleyen, yanında yer alan, sessiz kalan, boyun eğen bir bütünselliği görebilmeliyiz… stalin döneminde parti üyesi olup dörtlü çete yönetiminde yer alan bırak komünistliği, demokrat bile olmayan kişinin bile yer alması düşündürücü bir konu… yazı aynı zamanda uluslararası konum ve durum üzerine yorumlanmıyor… bir stalin dönemini anlatan yazı okumuştum, şimdi bulamadım paylaşmak için…

    İsmet Karadağ
    Bu ne stalin düşmanlığı Emperyalizme hizmet etmekten öteye gitmez, o koşullarda en doğrusunu gerekeni yapmıştır .! Vaz geçin bu saçmalıklardan.!
    Adnan Gecikligün
    stalin işçi sınıfı eğemenliği adı altında kendi kişisel diktatörlüğünü kurmuştur.zaten sistem doksanlarda bitmiştir.

    Erdoğan Ünal
    25 yıl önce Troçkist yayınlarda çok sık rastladığım karalamaların, Mc Carthycilerin, dönemin Medya Patronu Murdoch un ABD de komünist acında çok sık kullandıkları Kırım Kafkasya sürgünlerinin harmanlanmış bir özeti, yazık Sait Almış da büyük methiye düzmüş, keşke biraz SSCB tarihi konusunda bilginiz olsaydı, birdönem TKP ve bağlaşıkları içinde bulunmuş Sosyaist Sistemin çöküşü ardından kişisel ikbal ve çıkar dedine düşüp en uç ant-sovyet, anti-komünist propagandalara sarılanlardan burada medet umulması ilginç,

    Erdoğan Ünal
    NEP ler 1928 de tartışılarak 5 yıllık kalkınma planında alınan sanayileşme kararı ile kaldırılmıştır. 1921 den 1928 yılına kadar süren NEP uygulamaları tarımsal üretim artışına katkı sağlamanın yanıda (NEP men) olarak tanımlanan tarımsal ürün ticareti yapan ve stoklayan zengin bir tüccar sınıfı ortaya çıkatmış, 5 yıllık kalkınma planında ihtiyaç duyulan iş gücünün tarımda kollektifleşmeye gidilmesi ile sağlanması hedeflendiğinden alınan karadır, NEP leri ısrarla savunan Buharin Stalinle ters düşmüş, SBKP organlarında ezici çoğuklukla NEP lere son verilmesi kararı karşısında sessiz kalmıştır, Komünternde ABD Komünist Partisinden Jay Levostone ve Troçkistler le ULUSARARASI KOMÜNİST MUHALEFETİ grubunu karması nedeniyle SBKP den ihraç edilmiştir, 1934-1937 yılları arasında süren Moskova Duruşmalarında 1934 yılında Stalinin çabaları ile serbest kalmış, 1937 de yeniden tutuklanmıştır. Zinoviev 1926 da Troçki ile oluşturdukları “Birleşik Muhalefet” hizip hareketi nedeniyle partiden ihraç edilmiştir, 1927 de 15. Kongrede özeleşri yapması üzerine yeniden Partiye kabul edilmiştir, sonra tekrar ihraç vs. 17.kongrede Staline övgüler, 1934 te Kirov süikasti, 1936 da Kamenev ile birlikte Staline darbe ve suikast itiraflar, ki Stalin İdam edilmelerine karşı olduğunu açıkladığı halde, mahkeme kararı ile 1936 Ağutosunda idam edilmişlerdir.

    Erdoğan Ünal
    yani yazıda iddia edildiği gibi tutuklanıp 24 saatte göstermelik bir yargılama ile idam edilmemiştir hiç kimse, Ünlü Moskova duruşmaları gizli kapaklı da yapılmamıştır, dünya basınına açık aleni olarak yapılmıştır, Kameneve, Zinoviev in mahkemede kendi itirafları vardır.
    Erdoğan Ünal
    iddia edildiği gibi Krupskaya nın Stalin ile ilgili böyle bir açıklamasıda yoktur, Murdoch un binlerce yalan uydurma haberlerinden birisidir.,

    Erdoğan Ünal
    Kırım ve Kafkasya sürgünleri için de birkaç hatırlatma, Çeçen-İnguş ÖSC de Fillandiya ile başlayan savaşı takip eden günlerde Gudermes, Grozni, Malgop ta karşı devrimciler ayaklanmış, yerel Kızıl Ordu güçlerini, parti mensuplarını katletmiştir, 1940 sonlarında Nazilerin SSCB ye saldırısı sonrası Tüm Özerk Cumhuriyete hakim olmuşlardır, isyancılar Hitlerin danışmanı Kudüs Müftüsü Hüseyni ile irtibatlı, gizli olarak örgütlenmiş günümüz İŞİD benzeri İslami Çihatçılardır. İsyancıların 60.000 civarında silahlı bir gücü vardır, karşı devrimciler 1943 Stalingrad da Nazilerin yenilgi ile Nazilerle birlikte kaçmışlardır, 1944 de Nazilere karşı başlatılan topyekün harekatta bu bölgelerde gerek nazilerle işbirliği yapan gerekse isyan çıkaran bölgelerde yaşayan BİR milyon civarında kişi cephe gerisi güven altına almak için zorunlu ikamet için gönderilmiştir. Nazilerin Saldırısında Nazilerin işgal ettiği SSCB topraklarında yaşayan yaklaşık 20 milyon SSCB yurttaşı Naziler tarafından Doğu sürülmüştür ve 5 yıl sonra ancak yurtlarına dönebilmişlerdir, acaba bu yazıda o insanlardan bir cümle ile neden bahsedilmemiştir.

    Nurani Ersoy
    STALİN düşmanları, utanmadan, niyet okumayla MARKS ve Lenin adına konuşabiliyor. Bu ne aymazlık.
    Erdoğan Ünal
    SSCB 22 milyon yurttaşı katledilmiştir, SBKP 4 milyon civarında olan Pari üyesi ve aday üyelerinin Dörtte üçünü (3/4) kaybetmiştir bu savaşta, işte o parti 8 yılda ülkeyi yeniden toparlamıştır, biraz düşünmeniz için, Naziler 3000 SSCB yerleşim alanını işgal etmiş, 100 milyondan fazla insan etkilenmiş yerinden yurdundan olmuş, 10.000 den fazla işletme , (fabrika, kolhoz vs.) hasar görmüştür, bu toployu hayal edebiliyormusunuz, sanmıyorum, birileri gerekcehaletleri yüzünden, gerekse rahat koltuklarında çaylarını yudumlarken böyle eften püften karalamaları derleyip, çok “bilimsel” üretim yapmış gibi sunabiliyorlar, bu iş 100 yıldır, 100.000 kez yapıldı, şimdi bu işin asıl mimarları ya usandı bıraktı, ya da “komünist” eskileri bu işi daha iyi yapıyor diye bir tarafları ile gülüyor,

    Ayhan Demir
    Bu konu günümüz açısından değerlendirilmeli. Stalin değerlendirmesini Anti-komünist düzlemde yapanların Türkiye pratiğinde Amerikan emperyalizminin “kara gücüm” dediği ve 25 bin TIR silah verdiği HDP-PKK yanlısı ve Atatürk karşıtı konumda olmaları sorgulanmalı.

    Kemal Yilmaz
    Yazıda eleştiri içerikli bölümler var ki gayet normal, olması gereken…
    Hitlerle yapılan anlaşma,nep in erken bitirilmesi,parti içi demokrasinin yokluğu,Stalin in teorik zayıflıgı gibi…
    Ancak bazı konularda eleştiriyi aşmış…
    -“doğmatizm ve teori üretme saçmalığı”
    Yeni bir şey kuruluyor, Marksizm-Leninizm in yol göstericiliğinde ama hayat ağacı yeşil,teoriye göre yürümüyor. Yeni bir şeyler söylemek gerekiyor. Söylenene yanlış denebilir ama söylenmesine saçma demek uygunsuz olmuş.
    -“…kaitalizmi getirmenin anahtarı…”
    Denmiş.
    Yapılan, yapılmak istenen getirmek için değil gelmemesi içindir. Ama gelmesine giden yolu açmıştır dense daha uygun olurdu.
    -“düzen karşıtı dini yada ulusal gruplar yapılan uygulamalar” eleştirilmiş…Kuruculuk, yeni bir toplumsal düzen mücadelesi çiçek bahçesinde dans olmuyor ne yazık ki.
    -“oğlunu kurtarmayı reddetti…olumlu görülemez…gücü yetmedi” denmiş…
    İstediğini öldürten,sürdüren diktatör…Bu ikisi perhiz- turşu gibi olmuş.
    -ordudaki tasfiyeler tartışması, kimisi yapılacak bir darbeyi engellemek içindi diyor kimisi yok öyle darbe marbe adam yanlış yaptı, orduyu zayıflattı diyor.
    Tartışmalı…

    Erdoğan Ünal
    Kemal Yilmaz herhalde eleştiri görünümü verilmeli, ki amaç hasıl olsun. SSCB gerek Stalin gerek başka Sovyet yetkililerin birçok konuşmasında Hitlerin 1931 den 1937 kadar Avrupada 1. Dünya savaşındaki sınırlarının iki katından fazla büyümesine Fransa, İngiltere ABD nin göz yumduğu aksine SSCB ye saldırtmak için desteklediğini belirtmişlerdir. NEP lerin tasfiyesi 1. 2. kalkınma planları ve sanayileşmeye ağırlık verilmesi, SSCB ye yönelik dış tehditler karşısında alınan ciddi önlemlerdir. Önemli geleişmeler sağlanmış olsada Müttefiklerin önünü açtıkları Nazi Almanyasının silahlanması karşısında çok gerilerde kalmışıtır, bu nedenle de SSCB savaşı ötelemek zaman kazanmak için Nazi Almanyası ile anlaşmalar yapmış, ikili ticari ilişkileri sürdürmüştür. Bunun da saldırıdan kısa bir süre önce ağırlıklı olarak batıda bulunan ağır sanayi ve savaş endüstrisi tesisleri fabrikalar sökülerek doğuya taşınabilmiştir. Aslında Sovyet yönetimi burada hem diplomasi hemde gelecek açısından çok önemli adımlar atmıştır. “Demokratiklik” “ant-demokratiklik” çok yönlere çekilecek bir konu, Leninist Parti böyledir, Bir zamanlar buna övgüler düzülürken şimdi globalleşen dünyada çok şeyler söylenir, o da doğal, ama 1934- den 1937 kadar süren Moskova duruşmalarını yürüten mahkemeler, yargıçlar, sovyet medyası bana göre bugün yaşadığımız yargı, medya vs. vs. ile kıyaslandığında çok çok demokratmış, 🙂

    Mehmet Tas
    Gönderi Sahibi
    Kemal Yilmaz Yaptığın eleştiri için teşekkürler Kemal. Bu uslupla tartışabilmeliyiz. Uyarılarından sonra yazıda bazı düzeltmeler yapacağım.

    Erdoğan Ünal
    Ben bunları Stalini savunmak için tekrarlamadım, yanlış bir kelimem de yok varsa belirtin hangi kelimem yanlış, Bence Stalin karşı devrimcilere karşı çok müsamalı davranmış. Zira 5 yıllık kalkınma Planında NEP lerle zenginleşen Tüccarların tasfiyesi öyle kolayda olmamış, bir nevi kısa süreli iç savaş yaşanmıştır, bunu Sovyet yazarlar Maksim Gorki nin eserlerinde, Şolohov da görebilirsiniz,

    Rauf Cankurtaran
    Somut hiçbir şey yok . Stalin düşmanlığını ayyuka çıkarmışsın Mehmet abi. Hele oğlu için yazdıkların bütün art niyeti ortaya koyuyor. Pes demekten başka bir şey demeye gerek yok

    Mehmet Tas
    Rauf Cankurtaran istediğini söyleyebilirsin, art niyet olmadan yazdığımı gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Hatta daha fazlasını yazmam gerekirdi, konu dağılırdı kesmek zorunda kaldım. Önemsediğin için bir şey hatırlatmak istiyorum. Stalin’in oğlunun kim olduğunu başına gelenleri okumuşsundur, burda tekrar etmeyeceğim. Birliğin başına gelenleri de hatırlatmayacağım, ölün teslim olmayın denilmişti. Esas olan Stalin’in oğlunun teslim olduğunda onunla beraber çok sayıda kızıl ordu askerinin Almanlar tarafından esir alınmış olmasıdır. Stalin “cesaret edemezdi” derken sadece oğlunu kurtarsaydı çocuklarının kurtarılmasını bekleyen binlerce anneye ne diyecekti? …..Zor olan bu sorunun cevabıydı.Yeterince açmadığımı sonradan fark ettim, düzelteceğim.

    Savaş Devrim Şahin
    tkp kurucusu mustafa suphi sovyet devrimine katılan birisi.sscb stalin döneminde önemli bir atılım içindeydi.

    Erdoğan Ünal
    “Sınıfa karşı sınıf savaşları” gibi Marksizm karşıtı uydurma politik stratejilerle yıktığı ilerici anti-faşist cephe G. Dimitrov ve Komünist Enternasyonal sayesinde onarıldı. Geliştirilen yeni politika savaş başlamadan ABD, İngiltere ve birçok Avrupa ülkelerinde savaş karşıtı hükümetlerin işbaşına gelmesine ve anti-faşist cephelerin kurulmasına olanak sağladı. İkinci Dünya savaşında politik enternasyonal dayanışma doruklara taşındı, bunun bir uzantısı olan gizli istihbarat bilgiler Stalin’e ulaştırıldı. Hitlerin her attığı adım, kaç askerle, kaç tankla, ne zaman nereye gideceği hakkında sistemli bilgi verildi ama o diktatörlüğü için kullanmayı tercih etti. Savaş Stalin’in liderliği sayesinde kazanılmadı. Sovyet ordusunun ve halklarının olağanüstü kahramanlığı ve tarihte eşine az rastlanan enternasyonal dayanışmayla insanlık faşizm vahşetinden kurtarıldı. Stalin ülkenin başında olmasaydı çok daha az kayıpla savaştan çıkılabilirdi.” Not: yazıdan alıntıdır,

    Erdoğan Ünal
    yukarıda ki alıntıyı özellikle yaptım, çünkü bütünüyle yalan. Naziler SSCB ye saldırı planlarını (Barbarossa harekatı) 6 ay önceden hazıladıkları, Nürünberg duruşmalarında ortaya çıkmıştır, bunula ilgili batının SSCB verdiği hiç bir istihbarat yoktur,

    Erdoğan Ünal
    İkincisi 1. Dünya savaşı sonrası yapılan anlaşmalarla Almanyanın Silahlı kuvvetleri dağıltılmış, sınırlı sayıda ve hafif silahlara sahip Jandarma ya izin verilmiştir. 1933 den sonra hızla silahlanmaya başlamıştır. Müttefikler (ingiltere, Fransa ABD, İtaly) yapılan anlaşmaya göre, Müttefiklerin müdahale hakları olduğu halde hiçbir şey yapmamışlardır, Hitler 3 yılda 3 milyon kişilik orduya binlerce tank , top, uçak yapmasına göz yummuşlardır, “enternasyonal dayanış, Staline istihbarat vs. yalanları nasıl söyleniyor aklım almıyor, nerede ise Naziler, batı kapitalistleri haklı çıkarılacak. Stalin onlarca kez İngiltereden, ABD den ikinci cephe açılmasını istemiştir, ama cevap alamamıştır, Haziran 1944 de başlamıştır Normandiya çıkartması, yani 4 yıl sonra , nedeni Nazilerin Stalingrad yenilgisinden sonra SSCB topraklarından kaçmaya başlaması , Romell karşısında Kuzey Afrikada İngilizlerin yenilmeleri nedeniyle ikinci cephe açılmıştır, bu kadar yakın bir tarihi dahi bu grupta böyle tahrif ederek sunmak, pes doğrusu, ABD nin Anti-Komünist medya patronu Murdoch bu kadarını yapamadı,

    Dario Navaro
    Erdoğan Ünal yorumunuza ters düşen tarihi bilgileri es geçmişsiniz. Savaş arası yıllarda Sovyetler ile Almanya arasındaki teknik askeri işbirliği sayesinde Alman ordusu askeri manevralarını Sovyet topraklarında yürütmüştür. Ağustos 1939 Molotov–Ribbentrop paktı ile Nazi Almanya’sının Polonya’ya saldırarak 2. Cihan savaşını başlatması için yeşil ışık yakmıştır Stalin. Ağustos 1940’ta Almanya’nın saldıracağı uyarılarına inanmamış, Hitler Barbarossa harekatını başlatınca vaktinde tepki veremediği için savaşın ilk günlerinde milyonlarca Sovyet askeri esir düşmüştü.

    Erdoğan Ünal
    Son olarak , bu grupta bulunmanın sinir bozmaktan başka hiçbir anlamı yok galiba,
    Turan Serin
    Memeleket yangın yeri STALİN polimiği abesle iştigal Stalin bir komünisttir ve komünistlerin yoldaşıdır
    Mustafa İrvem Keskinoğlu
    Kanımca değerlendirmeler doğru ama üslup Batı propagandasından fazlaca etkilenmiş.

    Hasan Iyi
    bize aktarılan yanlış tarihi bilgi… doğrusu, ”ya baban aleyhine hareket edersin, yada kurşuna dizilirsin” sonuç kurşuna dizilmek ile sonlanır… oğlu üzerinden pazarlık yoktur… Stalin oğlunun esir düştüğünü ve kurşuna dizildiğini çok sonra öğrenir…
    Dario Navaro
    Hasan Iyi bu konuda değişik rivayetler var. Kamp sınırını bilerek geçtiği için vurulduğu, yani intihar etmiş olacağı da söyleniyor….

    Aydın Doğer
    Bu karalamalar neyi hedefliyor? bizi bir yere götürecek mi? YETER ARTIK…..
    Ahmet Beserek
    “Yeni tip araştırmacı” abiler: bu corona virüsünüde başımıza bela eden STALİN olmasın. Karıştırın çöplükleri kesin bir şeyler bulursunuz

    Celal Inal
    Gecikmiş bir yazı. Kutlarım tavariş Mehmet Taş…
    Haşmet Devran
    Bence de kapatın şu Stalin muhabbetini geçmişte hepimizin Kahramanı Stalin di. var mı itirazı olan.

    Vahit Azazi
    Elimizde her şeyi tartacağimiz Marxizm diye bir terazi var. Leninizmi ,Stalinizmi ve diger tarihi kişileri yaptiklarıyla bu teraziyle tartacağız. Başka bir terazi varmi? Bence yoktur. Peki Marxizm özü itibariyle neydi? MARXIZMIN ÖZÜ radikal bir hümanızmdir. Marxizm,Insanın ve doğanın bilimsel total bir kurtuluş teorisidir. Eğer buraya kadar anlaşıyorsak, şimdi Stalinin pratığını bu teraziyle tartabiliriz. Stalinizmde hümanizma varmıydi, Stalinizmde insanın kurtuluşu yolunda bir pratik varmıydi, Stalinizmde eşitlik ve özgürlük varmıydi. Kisaca Stalinizmde insan ve doğanin kurtuluşu yönünde bir pratik varmıydi? Ben göremiyorum.Insan her zaman bir bahane bulabilir. Ama Marxta bahanelere yer yoktur.Leninizmde, Stalinizmde, dünya emekçilerine Marxizm komünizm adına yutturulan bir tabletti. Çoğumuz da bu tableti yuttuk. Fakat çöküşle beraber mizrağın artık çuvala sığmadığı görüldü ve çoğumuz geriye dönüp “Biz nerede yanlış yaptık?” sorusunu sormaya başladık. Bu soruyu sorarken elimizde tek bir ölçü var. O da Marxizmdir.Sovyet deneyimini bu ölçüye vurdugumuzda gördük ki, yapılanların tümü Marxizmle bir alakasi yok. Yani yanlış olan Marxizm değil, genel olarak Marxizm dışı uygulamalardır.Şimdi biz yapılanlari elimizin tersiyle itip tekrar başa dönüp Marxı okuyacagiz ya da “Marxın tembel talebeleri” olarak hiç bir şey olmamış gibi yine “Yasaşınlarla” vakit geçirip kendimizi aldatmaya devam edecegiz. Seçim bizimdir.

    Hayri Ata
    M. Tas’in dusunceleri genel olarak Sbkp’nin 20. Kongre’de acikladigi ve onaylanan Stalin tanimlamasina uygundur ama eksiktir… Kirov cinayeti, ki Stalin tarafindan kotarildigi aciktir ve ardindan gelen Moskova durusmalari ve sonuclari, birakin sosyalist yasalligi tam bir hukuk katliamidir ayni zamanda…
    Cecenler ve İnguslar, nereden ciktiysa, 60 bin kisilik silahli, İsid benzeri(!), karsi devrimci ve Nazilerle isbirligi yapan…. Dogru degil, Naziler, hicbir sekilde Cecen ve İngus topraklarina giremediler… 1942 kisinda, Nazi Guney Ordusu Vladikavkaz onlerinde durduruldu ve Naziler geri cekilerek Stalingrad cephesine takviye olarak gonderildiler… Sadece, Grozni’ye inen 200 kisilik bir parasutcu Nazi birligine geleneksel usullere uygun karsilama yapildi… Bu kadar… Cecenler ve İnguslar, savasin tum cephelerinde kahramanca savastilar, cok sayida en ustun madalyalarla eve donduklerinde ailelerinin ve neredeyse tum halkin Kazakistan’a suruldugunu gorduler… Oyle, dendigi gibi, “Cephe gerisini guvenceye almak icin…” falan degil, cunku yukarida dedigim gibi, Cecenistan uzerinden Hazar petrollerine ulasmak icin gonderilen Nazi ordusu daha bir yil once, 42 kisinda, yenilmis ve geri cekilmisti…
    En kolay “savunma yontemi” de “burjuvazinin ve emperyalistlerin argumanlari ile…” basliyor… Kizil Ordu’nun Kurmaylari, basta Tukhacevski, 1937’de tasviye edildi ve Ordu, İc Savas artigi Vorosilov’a teslim edildi, ki adam hala Nazi tanklarina karsi suvari birlikleri kurmakla mesguldu… Ardindan, Nazi-Sovyet Pakti(39) geregi, Alman sinirinda “saldiri amacli” bir askeri konumlanma yapilmisti; bu birliklerin “savunma” icin ne ne planlari, ne techizatlari, ne de yeterli ve gerekli silahlari yoktu… Neden? Cunku, Stalin Nazilerin Sovyetlere saldiracagina hicbir zaman inanmadi; Alman cephesinden firar edip Sovyetler tarafina gecerek, “Alman Ordusu iki gun icinde saldiracak…” diye bilgi veren Alman askeri derhal kursuna dizdiler… Kisaca, ilk bir kac haftada bir milyondan fazla Sovyet askeri ve toprak kaybinin nedeni, yere goge sigdirilamayan Stalin’in ve kurmaylarinin bu “stratejik kafasi” dir…
    Nep ile ilgili de soylenecek cok sey var… Olanlar, oyle zengin koylu ile isci devleti, partisi arasindaki sinif savasi basitligi ile aciklanamaz… Resmen soykirimdi yapilanlar…
    Kisaca, M. Tas dogrulari yazmis ama eksik yazmis…

    Erdoğan Ünal
    Hayri Ata da baskılanmış eski çağlardan kalan Rus düşmanlığı depreşmiş, Bir zamanlar yükselen sınıf hareketlerinden etkilenen siyasi ikbal peşinde olanlar dünyanın her yerinde Sınıf mücadelesine katıldı, Sınıf mücadelesinin ilk zorluklarında bilinçsiz inançsız vedaha bir çok nedenlerle ne yazık ki çoğu döküldü, onurlu ve dürüst olanlar sessizce köşelerine çekildi, ne acıdır ki az bir kesim en gerici, faşişt kesimlerden daha fazla kendi geçmişini mücadele arkadaşlarını suçladı karaladı. Hayri Ata SSCB ye beş vakit küfreden faşiştlerin dillerinden düşürmedikleri argümanlara sarılmış, bir de “çırpınırdı karadeniz” marşını söyleseydi tam olacaktı. Çok iyi araştırdığım için Çeçen-İnguşetya ÖSC ile ilgili kısa değindim. Biraz açayım Kış savaşı olarak bilinen SSCB Fin savaşı Kasım 1939 da başladı, bunun akabinde SBKP den kovulan Hasan İsrailov ve Kardeşi Hüseyin yaşadıkları Shatoy yurt ta ayaklanmayı başlatmıştır. Onu Mairbek Şeripov takip etmiş ayaklanma Gudermes Grozni dahil Çeçen-İnguşetya yı kapsadı, geçici hükümet kuruldu. İsrailov un dünyaya yaptığı çağrıdan bir paragraf “Yirmi yıldır Sovyet yetkilileri halkımla savaşıyor ve onları grup grup yok etmeyi amaçlıyor: önce kulaklar , sonra mollalar ve , milliyetçileri . Şimdi eminim gerçek amaç budur. Bu savaşın başlangıcı milletimizin bir bütün olarak imha edilmesidir. Bu yüzden kurtuluş mücadelelerinde halkımın liderliğini üstlenmeye karar verdim. ” Uzatmaya gerek yok kimseyi ikna etmek derdim de yok, Bu isyancılar Özerk Cumhuriyette SSCB ye bağlı komünist, kolhozcu yakalayabildikleri herkesi katletmişlerdir, Osmanlı Çarlık çatışmasında Çarlığa karşı savaşan Kafkasya Haklarına 11 bölgeye temsilciler göndererek Kafkasya da ayrı bir devlet kurmayı, Nazi Almanyasının bunu desteklediğini vs. propagandasını yapmışlar ama destek alamamışlardır, bütün bu yaşananlar halen arşivlerde mevcuttur Nazilerle birlikte kaçmışlardır, Avusturya da Amerikalılara sığınmışlardır, SSCB savaş sonrası bunlar Nazilerle işbirliğini, yaptıklarını belgeleri ile Amerikalıların önüne koymuş, Amerikalılar da savaş suçlusu olarak iade etmiş, bunun üzerine bir çoğu intihar etmiş, kalanlar Türkiye üzerinden iade edilmiştir. Anlaşılan hasbel kader bu sürece bulaşmış birileri şimdi kendilerine yıllarca anti-sovyet propaganda yapan başta Murdoch medyası olmak üzere her türden anti-komünist propagandayı rehber edinmişler, bana eyvallah, siz masturbasyon yapmaya devam edin, zaten bu saatten sonra hiçbiriniz benim için metelik etmiyorsunuz,

    Erdoğan Ünal
    Ukraynalı Stefan Banderası nasıl bilirdiniz desem bu muhterem “komünist” eskilerine sayfalar dolusu faşist, nazi işbirlikçisi vs. vs. destan yazarlar ne hikmet ise Karşı devrimci nazi işbirlikçisi Kırım Tatar, Çeçen-İnguşlu, ya da karaçaylı karapapak olunca kahram , özgürlük savaşçısı olacak neredeyse, yaw bi gidin, yerli nazi hayranları faşiştlerin 70 yıl ağızlarından düşürmedikleri kelamlara sarılmak nedir, İçine düştüğünüz duruma acımak bile gereksiz,

    Erdoğan Ünal
    Stefan Banderas kim diye mereak eden olursa, Nazi işgalinde hizmetleri nedeniyle Hitlerin madalya taktığı 5.kol müfrezenin komutanıdır, şimdilerde yine Ukraynada çok popüler,
    Erdoğan Ünal
    samimi olarak bir sorum olacak, Stefan Banderasçılar ile Hasan İsrailov, Mairbek Şaripova arasında ne fark var, neden bu yazıda Stefan Banderas a sahip çıkılmıyor?

    Erdoğan Ünal
    “24 saat içinde düzmece mahkemelerle komünist liderleri öldürttü” diyor yazıda,Zinoiyev , Kamenev, Buharin ile ilgili 1926 den 1938 ya kadar süren inişli çıkışlı süreçleri yukarıda açıkladım, böyle bir yalanı buraya taşıyanlara Romanya da bir çok yalanlarla itham edilen Çavuşevko nun 45 dakilalık ayak üstü bir göstermelik “yargılama” ardından hemen kurşuna dizildiğini televizyonlardan canlı canlı izlettirildiği halde, ne düşünüyorlar diye şahsen ben merak ettim, belki de bu hiç önemli bir konu değildir birileri için,

    Mehmet Tas
    Erdoğan Ünal Stalin hakkında söylediklerinin hiç birisi objektif değil. 50-60 yıldır söylenenleri tekrar ediyorsun. Sana göre Stalin iyi bir komünist lider, tamam öyle olsun. Fazla uzatmayalım, kalanları sonraki tartışmalara bırakalım. Yazdıklarının hepsini web sayfamızda görebilirsin. Tartışmaları kapatıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com