Köşelerden Bir Demet (159)-Cavlı Çulfaz

Geçen sene bu ayda kaç insanımızı kaybettik, şu anda kaç insanımızı kaybettik, kaybediyoruz. Ve bu, hangi sayılarla devam ediyor. Yapmasınlar. Tedbir alsınlar. Yalvarıyorum; lütfen tedbir alsınlar.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekrem-imamoglu-yalvariyorum-lutfen-tedbir-alsinlar-1797049

Berkin Elvan davasının 18. duruşması yarın (9 Aralık) 09:30’da Çağlayan Adliyesi, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.

https://www.gazeteduvar.com.tr/berkin-elvan-durusmasina-davet-musait-olan-dostlarimizi-bekliyoruz-haber-1506738

Bu araştırma sırasında gitmediğim yerlerden biri Maraş’tır. Çünkü hiçbir mağdur Maraş’ta değildi; Londra’da, Köln’de, Bern’de, Cenevre’ydi. Maraş katliamı artık neredeyse Londra’nın sorunu haline gelmiş durumda. Londra’da bir sürgün, göç hikayesi olarak devam ediyor.

https://www.gazeteduvar.com.tr/orhan-ertekin-maras-katliaminin-uc-faili-cumhuriyetci-seckinler-ulkucu-hareket-ve-halkin-kendisi-haber-1506716

“Bu Cumhurbaşkanlığı seçiminin bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olmadığını görüp anlamak için ne olmalı? Çok mu akıllı olmalı? Yok canım… Saf olmamalı yeter… Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi bir Cumhurbaşkanlığı seçimi değildir. Nedir? Hükümetten sonra devletin de 1923 Cumhuriyeti’nin elinden alınması demektir..  Hem de herkese ‘asker darbe yapacak’ korkusuyla yaşatılan bir sivil darbeyle… Çok değil beş ay kaldı!..”

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/bir-yazardan-cok-otesiydi-1797074

Akın Birdal, Kürt düşmanlığının son bulması için herkesin biraz empati kurması ve biraz Kürt olması gerektiğinin altını çizdi: “Toplumsal barış ve adalet adına bir reform olacaksa önce başta siyasi tutsaklar olmak üzere, hak savunucuları, gazetecileri, avukatları derhal serbest bırakmaları gerekiyor.  Bunlar çok fazla cesaret, kararlılık ve mücadele gerektirmiyor.”

https://www.ozgurpolitika.com/haberi-sadece-endise-yetmiyor-7893

Bürokrasi, devlet geleneği gereği olarak, devlet (kamu) mal ve çıkarlarını hükümete, sermaye ve işveren sınıfın çıkar saldırılarına karşı korurdu. AKP, Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapatmasaydı, hükümetin faaliyetlerini denetleyen kurumları budamasaydı, yolsuzluklar ve gayri meşru ilişkiler olmazdı.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ozdemir-ince/hukumet-devlet-degildir-1796929

 Ben Azraille 15 yaşımda, ağabeyimi alıp götürdüğünde tanıştım. O zamandan beri de bütün yaşamımda hep yol arkadaşım oldu. O zalimler ki kendi zulümlerinin tutsağıdırlar ve bütün yaşamları korku içinde geçer… O kaçınılmaz karşılaşma anı gerçekleştiğinde nasıl davranırlar dersiniz?

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/emre-kongar/azraille-goz-goze-1796927

Virüsün ilk ve en ağır dalgasıyla karşı karşıya kalan Çin’in başarısını “totalitarizm” gibi gerekçelerle açıklayanlar olsa da, Çin güçlü kolektivist kültüre sahip bir ülke. Asya’nın Tayvan, Hong Kong, Tayland, Vietnam ve Singapur gibi benzer kolektivist kültüre sahip ülkeleri de pandemiyle mücadelede daha başarılılar.

https://www.birgun.net/haber/2020-ve-biz-325788

Çünkü bu günlerde iktidarı hala desteklemekte olanlar bile öfkelerini çaresizliğin sığınağında yatıştırmaya çalışıyorlar. Eğer gerçek anlatılabilirse öfkelerinin bu sığınaktan çıkacağından emin olabiliriz. Çünkü gerçek ilk defa bu kadar ideolojinin tozundan, dumanından, yalanından, dolanından, sisinden kurtulma şansına sahip oldu.

https://ilerihaber.org/yazar/korku-yilginlik-belirsizlik-ofke-120224.html

Böyle durumlarda kural sayılmalıdır: Yönetenler, kendi korkularını, karşı tarafı daha fazla korkutarak yenmeye çalışırlar. O zaman, yönetilenlerin üzerine geleneksel baskı araç ve yöntemlerinin yanı sıra özel korku ortamları yaratarak yürünmesi gerekecektir. Öyle ki yönetilenler “Sahi, böyle tehlikeler var” desinler…

https://ilerihaber.org/yazar/evet-imparatorluk-ama-korku-imparatorlugu-120268.html

Önce destansı (epik) bir uzaklıktan -sanki gözleriyle görüntüleri seçmeye çalışırcasına- baktığı durum ve olaylara, dizeler birbirini izledikçe -yaşananlara birinci elden tanık oluyormuşçasına- “dramatik” bir sıcaklık katmakta, öykünün -izleyicisini soluksuz bırakan- doruk noktasında ise bir masalcının bilgeliğiyle gülümseyerek burukluğu derinleştirmekte, bir başka deyişle, “pathos”a ulaşmaktadır.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/aysegul-yuksel/nazim-ve-genco-erkaldan-kuvayi-milliye-destani-1796958

1991’de SHP – HEP ittifakından milletvekili seçilen, sonra da Türkiye’nin hukuk ayıplarından (Düzeltiyorum: Suçlarından) biri olan DGM (Devlet Güvenlik Mahkemesi) tarafından 15 yıl hapse mahkûm edilip Ankara’nın kara ünlü Ulucanlar hapishanesine yıllar geçiren, beraat edip çıktıktan sonra da Kürt siyasal hareketinin yasal parti ve kurumlarında olanca gücüyle demokrasi ve barış için çalışan bir babanın kızı olduğunu asla unutmadı ve yurda döndü.

https://t24.com.tr/yazarlar/aydin-engin/bir-gazeteci-daha-silahli-teror-orgutu-kurmus,28973

Ayşegül Doğan, “Zaten sansür, karartma, tehdit, hapis tehdidi altında çalışıyoruz. İş yaparken algılarla da uğraşmak zorundasınız. Bunun ispat külfeti de bize bırakılıyor. Dolayısıyla sadece gazetecilik yargılanmıyor. insanların habere erişim hakkı elinden alınıyor” diyor.

https://www.kisadalga.net/aysegul-dogan-anlatiyor/

1951 TKP tevkifatında 167 kişi tutuklanmıştı. Abidin Dino da aynı operasyonda gözaltına alınıp sonra bırakılmıştı. Tutuklananlar arasında yer alan Ahmet Arif çıktığında yaşadığı, tanıklık ettiği İşkenceleri Dino’ya anlatır, o da çizer. Kitaptaki İşkence desenleri doğası gereği iticidir ama bu yapılanların da bir biçimde toplumla paylaşılması, yapılanların sergilenmesi gerekiyordu.

https://ilerihaber.org/yazar/goruntulerin-anlattigi-120304.html

Aydın Yalçın’ı mı, Sadun Aren’i mi? Mehmet Ağar’ı mı, Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir’i mi? Beşir Hamitoğulları’nı mı, İsmail Beşikçi’yi mi? Mehmet Şevket Eygi’yi mi, Cemal Süreya’yı mı? İsmet Özel’i mi, Ece Ayhan’ı mı? Hasan Celal Güzel’i mi, Baskın Oran’ı mı? Dönek ve darbeci idarenin işbirlikçisi kimi ‘eski Marksist’ hocalarını mı, Korkut Boratav ve Cem Eroğul’u mu?

https://www.gazeteduvar.com.tr/mulkiye-universite-ve-muhittin-tuncer-bey-makale-1506611

Türkiye Sanayi Proletaryası (Çevirmeni Güneş Bozkaya’dan Kendi Oğluna İthaf ve İmzalı)

Y.N.Rozaliev – Nadir Kitap

https://www.salom.com.tr/koseyazisi-115684-ozur_dilerim_umutluyum.html

https://independent.academia.edu/CAVLICULFAZ

Gençlerin en çok izlediği bu BTS grubu ne anlama geliyor? – “Aklımı kaçırdım, her şeye küfrediyorum.  Hepsini yakmak istiyorum. Zıplayın, delirin, hepsini yakın!”

https://www.youtube.com/watch?v=6I8FC9hp354&list=PLR6FdVxL6nlDPhBVZaZLm-Xx_jokWc2JJ&index=574

Attachments area

Preview YouTube video BTS – Fire (Türkçe Altyazılı/Turkish Subbed)

BTS – Fire (Türkçe Altyazılı/Turkish Subbed)

About admin

Check Also

Köşelerden Bir Demet (190)-Cavlı Çulfaz

Üniversiteler kendine özgü /türü kendisiyle sınırlı kurumlardır. Bu kurumların kuşkusuz topluma karşı sorumluluğu vardır, ancak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com