DÜNYA BARIŞ GÜNÜ NEDENİYLE LENİNCİ BARIŞ ANLAYIŞI!

Sosyalistlerin Savaşlara Karşı Tutumları Ne Olmalıdır?

Lenin sosyalistlerin emperyalist savaşlara, pazar paylaşımı mücadelesi veren burjuva sınıfların halkların kanını dökmesine  karşı çıkmalarını öğütler. Lenin “salt” savaş karşıtlığını “pasifizm”, burjuvazinin savaş politikasına hizmet etmek olarak yorumlar. Savaşa karşı çıkmak, barış sloganları atmak; kitlelere savaşın yıkıcılığını göstermek, barıştan yana olmak başlangıç için iyidir. Lenin’e göre, sosyalistler bu tür gösterilerin içinde olmalı, ama bununla yetinmemelidir. Sosyalistler emperyalist savaşlara karşı çıkarken, devrimci savaşların haklı ve gerekli savaşlar olduğunu unutmamalı ve unutturmamalıdırlar.

“Sosyalistler halklar arasındaki savaşları daima barbarca ve canavarca bulmuşlar ve kötülemişlerdir. Bizim savaşa karşı tutumumuz gene de aslında burjuva pasifistleri ile anarşistlerden farklıdır. Her şeyden önce biz, bir yanda savaşlar ile öte yanda bir ülke içindeki sınıf savaşımları arasındaki ayrılmaz bağlılığı; sınıflar ortadan kaldırılmadan ve sosyalizm kurulmadan savaşların ortadan kaldırılmasının olanaksızlığını ve iç savaşların, örneğin ezilen sınıfın ezene, kölenin köle sahiplerine, serflerin toprak beylerine, ücretli işçilerin burjuvaziye karşı verdikleri savaşların haklılığını, ilerici niteliğini ve gerekliliğini kabul ederiz.”[1]

Eğer gerçekten savaşların ortadan kalkması isteniyorsa, emperyalist savaşlara neden olan koşulların ortadan kalkması için mücadele edilmelidir. Emperyalist kapitalizm var oldukça, dünyanın ekonomik olarak paylaşılması her zaman için gündemde olacak ve savaşlara yol açacaktır. O yüzden kalıcı bir barış ancak emperyalist kapitalizmin ortadan kaldırılması ile yani sosyalizmle mümkündür. İşte bu yüzden sosyalistler emperyalist savaşlara karşı çıkarken, kitleleri sosyalizm için yani burjuvazinin egemenliğini yıkmak için devrimci savaşa çağırmalıdır.

“Gerici bir savaşta, devrimci bir sınıf, hükümetinin yenilmesini istemekten başka bir şey yapamayacağı gibi, hükümetin askeri başarısızlıkları ile onu devirme olanaklarının arttığını görmemezlik de edemez.”[2]

Bu noktada haksız, gerici savaşlarla; haklı, devrimci savaşların birbiriyle ayrılmaz bağlılığı da anlaşılır oluyor. Savaşa sınıf mücadelesi açısından bakıldığında, proletarya ekonomik paylaşım için diğer ülkelerin burjuvazisi ile savaşan kendi ülke burjuvazisinin yanında değil, karşısında yer almalıdır. Savaşların sadece hükümetler arasında anlaşma ile son bulacağına inanan küçük burjuva pasifistler bunu anlayamaz. Savaşların gerçekten ve kalıcı olarak ortadan kalkmasını isteyen Marksist devrimciler, halkların ellerindeki silahları birbirine değil; kendi burjuvalarına çevirmeleri için yani devrimci savaş için propaganda yaparlar.

“Sürekli ve demokratik barış isteyen herkes, hükümetler ile burjuvaziye karşı, bir iç savaştan yana olmak zorundadır.”[3]

 

[1] ) Lenin, a.g.e. s.11.

[2] ) Lenin, a.g.e. s.27.

[3] ) Lenin, a.g.e. s.28.

Sait Almış-Mehmet İnanç Turan, Lenin’e Dönüş”,  s.253-255,  Ütopya yayınları, 2014.

About Sait Almis

Check Also

KÜRESELLEŞME YALANI

  “KÜRESELLEŞME” YALANI “Küreselleşme” neo-liberal bir yalandır. Mehmet İnanç Turan bu yalanı çok önceden afişe …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com