Köşelerden Bir Demet (27)- Cavlı Çulfaz

Bertolt Brecht – Yurttaşlarıma

https://www.youtube.com/watch?v=11GGnR1DP8I

Dünkü Köşelerden Bir Demet iletime hem tarihsel, ezeli ve ebedi, hem de son derece güncel, acıklı bir fıkra ile başlamıştım: Türkiye’de bir mahkûm hapisane kütüphanesine gider ve yazarın adını vererek “ bu kitap var mı’’ diye sorar.  Yanıt aynen şöyledir: “Maalesef aradığınız kitap yok ama yazarı burada “.  Sevgili yoldaşım Necmiye Alpay, dün yolladığım acıklı fıkrayla ilgili olarak bir düzeltme notu iletti ve şöyle dedi: ‘’İlk anekdota göz attım ve bir noktayı düzeltmeden edemedim: [Türkiye’de] Hapisanede mahkûm kütüphaneye gitmez, gidemez, kütüphane görevlisi el arabasıyla koğuşun kapısına gelir.’’ Necmiye’nin bu iletisini paylaşarak bana gönderilen bu kısa fıkrayı aynen aktardığım için özür diliyorum. Kara mizahı şöyle aktarmam herhalde daha doğru olacaktı: Türkiye’de tutuklulardan birisi bir kitap istediğinde kütüphane görevlisi şu cevabı vermiş: “Kitap yok, ama yazarı burada…” [C.Ç.]

https://pdfs.semanticscholar.org/6f46/be176b814e16f1e8482bd8fa9ab5bc52ed71.pdf

Portekiz ve İrlanda Cumhurbaşkanları ve bizdeki bir uzun konvoy

https://twitter.com/marklowen/status/1283701058720673792

Herkes bilsin ki yüzyıllardır tahakküm altına alınmaya çalışılan kadınlar susmayacak. Karanlığa geçit vermeyecek. Her gün bir kadın daha ölmesin diye gerici eril düzen ile mücadele sonuna kadar sürecek. Sokaklar bizim, direniş bizim!

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/zulal-kalkandelen/sokaklar-bizim-direnis-bizim-1752431

Kamuran Kızlak – Çin, ABD’nin yerini mi alıyor (2) – Çin’in artan nüfuzuna paralel olarak uluslararası kurumlardaki ağırlığı da hissedilir ölçüde artıyor.Peki! Çin’in uluslararası kurumlarda giderek artan ve ABD’yi bazı kurumlardan çekilecek kadar rahatsız eden gücü bize ne anlatmalı.

https://www.birgun.net/haber/cin-abd-nin-yerini-mi-aliyor-2-308847

Kemal Kılıçdaroğlu – Bülent Ecevit’in, Yön dergisinin 27 Aralık 1961 tarihli ikinci sayısında yayımlanan mektubunda, Yön dergisinin bildirisine ilişkin itirazlarını sıralarken özellikle “devletçilik” ile ilgili şu görüşünü paylaşır: “…Önemli olan devlet işletmeciliğine her türlü özel teşebbüs imkânını köstekleyici ve teşebbüs ruhunu baltalayıcı avantajlar sağlamak değildir; önemli olan, devlet işletmeciliğine teşebbüs ruhunu, özel teşebbüse de devlet işletmeciliğinin toplumsal sorumluluğunu kazandırmaktır.”

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kemal-kilicdaroglu-yazdi-yeni-devletcilik-guclu-sosyal-devlet-1752442

Erkan Baş – Kapkaç tarzı yasa yapma anlayışıyla, Meclis Polis ablukasına alınmış durumda ve gece yarısını geçmişken, Meclis TV yayını bile olmayan Cuma günü “Avukatlık Kanunu” görüşmeleri devam ediyor. Sonuna kadar direnmeye devam edeceğiz.

https://twitter.com/erkbas?lang=en

https://twitter.com/erkbas/status/1006288909427531776

Taner Timur – Ortada adeta “İlahiyat zamanla ya özgür felsefeye dönüşür ya da donarak kalıplaşır“ diyen Engels’i doğrular bir durum vardı. Bu ülke şimdiye kadar hiçbir zaman gerçekten halkçı bir rejim altında yaşamadı ama halkı kandıran ve ezenler de eninde sonunda, şu veya bu şekilde, mutlaka bu “yumuşak huylu atın” çiftesini yediler…

https://www.birgun.net/haber/ayasofya-din-ve-siyaset-308868

Özdemir İnce – Bre o(ğ)lum bu nasıl iş, Osmanoğullarının kanının DNA’sında 72.5 milletin hissesi varken böyle bir aşure, senin gibi damarlarında katkısız Türk kanı akan bir yiğidin nasıl atası olur? Benim sözüm safkan Türk oğlu Türk ve de torunu olan Bahçeligiller familyasına. Devlet Bey gardaşım, bu “Şalvarı şaltak Osmanlı / Eğeri kaltak Osmanlı / Ekende yok biçende yok / Yiyende ortak Osmanlı” diye hakaret ettiğin Osmanlı, sana “İdraksiz Türk” (Etrak-ı bi idrak) demez miydi?

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ozdemir-ince/nasil-bir-duzen-1752424

Nuray Sancar – Bir Düğün Gecesi’nde yetmez ama evet – Yayın tarihi sosyalizme ilginin hiç olmadığı kadar yaygınlaştığı bir zamana denk düşen Bir Düğün Gecesi’nin devrimle konfor arasındaki arafta nihilistleşen uyumsuzlarının bir türlü kuramadığı denge sokaktan gelen dalga yüzünden daha da zorlanır. Adalet Ağaoğlu’nun 2010 referandumunda yetmez ama evet (YAE) oyu kullanması, kampanyalara destek vermesinin edebiyatıyla bir ilişkisi yoktur diyemeyiz. Tersine yazar tutarlı bir çizgide yürümüştür hep. Dönemlerin orta sınıf ruhunu edebiyatında çok iyi yansıtan bir kalem olarak sonraki pişmanlığının da tutarlı olduğunu söylemek mümkün.

https://www.evrensel.net/yazi/86760/bir-dugun-gecesinde-yetmez-ama-evet

Güray Öz – Siyasal devrimci gelişme nasıl hoşnutsuz kitlelerin ve siyasetin onayına gereksinim duyuyorsa, bilimde “paradigma değişimi” de bilim dünyasının kimi zaman kıyasıya kavgasına ve onayına gerek duyuyor.  İçerdeki arkadaşlarımızı, ölümün kıyısındaki avukatları düşünüp utanalım biraz…

https://www.birgun.net/haber/hurafenin-bilimle-umutsuz-savasi-308850

İHD Genel Merkezi – Akın Birdal

https://twitter.com/ihd_genelmerkez?lang=en

Baskı ve kadın düşmanı politikalara karşı biz kadınlar birlikte güçlüyüz! KadınMücadelesi HerYerde

https://twitter.com/dbp_genelmerkez?lang=en

 Bertolt Brecht – Bütün düzen bir tahteravalli aslında

https://www.youtube.com/watch?v=lQTULC6GHZI

Bertolt Brecht – Okumuş bir işçi soruyor

https://www.youtube.com/watch?v=DG-aAE-xdxM

Attachments area

Preview YouTube video Bertolt Brecht – Yurttaşlarıma

Bertolt Brecht – Yurttaşlarıma

Preview YouTube video Bertolt Brecht – Tahterevalli

Bertolt Brecht – Tahterevalli

Preview YouTube video Bertolt Brecht – Okumuş bir işçi soruyor

Bertolt Brecht – Okumuş bir işçi soruyor

 

About admin

Check Also

Köşelerden Bir Demet (190)-Cavlı Çulfaz

Üniversiteler kendine özgü /türü kendisiyle sınırlı kurumlardır. Bu kurumların kuşkusuz topluma karşı sorumluluğu vardır, ancak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com