MUSTAFA SUPHİ’NİN PARTİSİ’NİN 100. DOĞUM YILI YAKLAŞIRKEN LİKİDASYONDAN GERİYE KALANLAR!

MUSTAFA SUPHİ’NİN PARTİSİ’NİN 100. DOĞUM YILI YAKLAŞIRKEN LİKİDASYONDAN GERİYE KALANLAR!

Yazan: Mehmet İnanç Turan  

Likidasyondan geriye anılarıyla yaşayan TKP üyeleri kalmadı sadece. Bir de anti-Marksist görüşler, komünizm pişmancıları kaldı. ”İnsani bir dünya için ölmeye değmez,” diyenler kaldı. Köşesinde oturmak zorunda kalan TKP üyelerine söylenecek söz yok. Onlar TBKP likidasyonunun nesnel sonuçları. Kendi geçmişine saygılı eski TKP üyeleri komünist hareket için yaptıkları fedakârlıklardan, verdikleri emeklerden dolayı minneti hak eder. Ama ”Yeni Düşünceler” adına hâlâ anti-Marksist görüşleri savunanlar, pişmancılar saygıyı hak etmezler. Gerçi sermaye cephesi onları onurlandırır. TKP açısından ise bu durum kadro politikasının yanlışlığını gösterir. Bu kadar kolay at değiştiren yönetici kadrolar hangi kadro politikasının ürünüdür? Onlardan örnekler seçilebilir ve TKP Genel Sekreterliği yapmış Haydar Kutlu’dan (Nabi Yağcı’dan) bahsedilebilir.

 

BİR ÖRNEK

 

Nabi Yağcı, 9 Kasım 1990’da, Neşe Düzel ve Ahmet Altan’ın konuğu olarak Star-1 Televizyon’unda programa katılır, soruları yanıtlar. Bazı sorular ve yanıtlar şöyle:

 

Soru: Serbest piyasayı destekliyor musunuz?

 

Yanıt: Evet. Sovyetler Birliği’nde yaşanan bunalımın gerisinde devlet sosyalizminin yattığı düşüncesindeyseniz gayet tabii özelleştirmenin de, serbest piyasanın da yanında olmak çok mantıki bir sonuç.

 

Soru: Komünizm ve serbest piyasa yıllarca birbirinin zıddı oldu. Şimdi ikisini yan yana söylemek çok enteresan. Lütfen tarihi bir belge olsun. ’Ben bir komünistim ve serbest piyasa ekonomisini destekliyorum,’ der misiniz?

 

Yanıt: Derim.

(…)

Soru: Türkiye’de siyasi partiler içinde size en yakın düşünen parti hangisi?

 

Yanıt: Serbest piyasa uygulaması açısından bize en yakın parti ANAP.” (Nabi Yağcı, Star-1 Televizyonu’nda yapılan söyleşi, 9 Kasım 1990, aktaran Naciye Babalık, TKP’nin Sönümlenmesi, s.351-352)

 

Nabi Yağcı’nın verdiği yanıtların Marksizmle ilgisinin olmadığı açık. Ancak insan yine de düşünüyor: Bu görüşleri savunan insan nasıl komünist olmuş, nasıl TKP’nin başına geçmiş, nasıl sermayenin ideolojisine böylesine kendisini yapıştırabilmiş? Kadro politikasının doğruluğunun veya yanlışlığının denektaşı ilk önce yönetici kadroların seçimidir. Partinin beyni çürükse, diğer organlar da çürür.

About Sait Almis

Check Also

Yakınma Kültürü ve Sanat-SİNAN ABUZER AKDAĞ

Sanatçının, yazarın kendini nasıl konumlandırdığı, ideolojik olarak ne kadar donanımlı, doğru ve güçlü olduğu, onun, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com