TKP’NİN KEMALİZMLE DANSI

TKP’NİN KEMALİZMLE DANSI
TKP, Mustafa Suphi ve arkadaşları tarafından kurulurken, Marks’ın düşüncesi 1917 Ekim Devrimi’yle pratik yaşamdaki karşılığını bulmuştu; ve Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkıntıları arasından ulusal bir devlet (Türkiye) var olma mücadelesindeydi. Bir tarafta Sovyetler Birliği, bir tarafta da ulusal kurtuluşçu bağımsızlık hareketi.
Mustafa Suphi ve arkadaşlarının bu iki akımdan etkilendiklerini söylemek yanlış olmaz. Buradaki yanılgı, bağımsızlık hareketinin anti-emperyalist olarak değerlendirilmesi meselesidir.
Bu algının bizim kuşakları da içine aldığını kabul etmek gerekiyor.1960’lı yıllardan beri mücadelenin içinde yer alan biri olarak bu gerçeği teslim etmeliyim. Başta TKP olmak üzere Türkiye sol hareketi, bu yanılgıyla günümüze kadar geldi. TKP ve elbette sol hareketin, Mustafa Kemal hareketini analizdeki yetersizliği, onun mücadelesinde yanlışlara sürüklenmesine yol açtı.
Kemalizmin, sistem içinde kalma ve antidemokratik karakterini görmeyen bir bakış açısının kaçınılmaz sonucu olarak, tüm farklılığına rağmen, onun hatalarını paylaşmaktan kendini kurtaramadı. Kemalizmin anti- emperyalizm olarak algılanması, Kürt meselesinde bilinen hataya düşmeyi kaçınılmaz kılmıştır.”
Şeref Yıldız
 
TKP uzun yıllar Kemalizmi savunarak yanlış bir ideolojik zeminde yürümüştür. Oysa:
Kemalizm, yıkılan bir imparatorluk içinden çıkan ulus devletlerden birinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi ideolojisidir. Emperyalist işgale ve Monarşik yönetime kendi sınıfsal çıkarları adına başkaldıran yerli burjuvazinin ideolojisidir. Temelleri, kurtuluş savaşı içinde Mustafa Kemal tarafından atılmıştır.
Bir ulus devlet ideolojisi olarak Kemalizm, ulusalcılık ve yurtseverlik ilkelerine dayanır. Ulusalcılık, egemen burjuvazinin çıkarlarını savunmanın kod adıdır. Ulusalcı olmak, ulus devlet sisteminin doğal bencilliğini savunmaktır.
Yurtseverlik ise bir mülkiyet duygusudur. Burjuvazi yurt olarak sınırlarını çizdiği toprak parçasını kendi mülkiyetinde görür. Yurt, burjuvazi için egemen olduğu bir iç pazardır. Aslında yurtseverlik tam olarak küçük mülk sahiplerinin kendi mülkiyetlerini tabulaştırma duygusuna dayanır.
TKP ideolojik ve örgütsel olarak dünyanın ilk işçi devleti Sovyetler Birliği’ne ve dünya proletaryasının örgütü Komintern’e dayanarak kurulmuştur; ama zaman içinde Stalinci ideoloji ile çürütülmüştür.
Marksizm işçi sınıfının ideolojisidir. Marksizme göre işçilerin sınırları çizilmiş bir vatanı yoktur. İşçilerin vatanı tüm dünyadır. Bu nedenle Marksistler yurtseverliğe, yurtseverlik adı altında toprak mülkiyeti düşüncesine karşıdırlar. Ulusalcılık kavramı da işçi sınıfına yabancıdır. Ulus sınıflı bir toplumdur. Proletaryanın amacı kendisi ile birlikte tüm sınıfları ortadan kaldırmak olduğundan, ulusu ve ulusalcılığı savunmaz. Ulusalcılık adı altında ulusun çıkarını savunan bir Marksist, egemen sınıfın çıkarını ve ideolojisini savunuyor demektir

About Sait Almis

Check Also

Karanlıktan Aydınlığa Mustafa Suphi-Ahmet Kardam

Türkiye Komünist Partisi’nin kurucu lideri Mustafa Suphi’nin bir “şanlı tarihin” kurban-kahramanı olarak mitleştirilmesine karşılık, fikirlerinin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com