DAHA FAZLA CESARET

Nesnel koşulların devrimci, egemen iradenin gerici olduğu bir zamandayız.

Nesnel koşullar ile egemen irade çatışmaktadır. Egemen irade, nesnel koşulların karşısına dikilerek, çatışmayı ötelemeye çalışmaktadır.

Nesnel koşullarla gelen devrimci irade, saldırı altındadır. Devrimci irade insandır. İnsan, çok büyük bir saldırıya maruz kalmıştır.

Hâkim güçler, sermaye ve devlet ortaklığıdır. Sermaye ve devlet insana yabancıdır ve insanı tahakküm altına almıştır.

Sermaye devlet ortaklığı, insanı ekonomi politik bir dünyanın içine çekmiştir, çekmektedir. İnsan bu dünyadan firar etmelidir.

Ekonomi ve siyaseti olmayan bir dünyaya kaçmalıdır. Solcu ve sağcısı, milliyetçi ve küreselcisi, devletçi ve liberali olmayan bir dünyaya firar etmelidir. Yalın insanlar bir araya gelmeli ve insan eklentileri çöpe atılmalıdır.

Ekonomi ve politikada ısrar eden insan terk edilmelidir. O insan terk edilmediğinde, politik insan, gerçek insanın celladı olacaktır.

Bugün sermaye devlet ikilisi, kendi arasında mutabakatı sağlamış ve yeni ekonomik mekaniği işletime başlatacaktır. Şu anda eski mekaniği tasfiye etmektedirler. Yeni mekanik, kontrol devreleri sayesinde ele geçirdiği insanı köle yapacaktır.

Hem insan, hem de doğa müthiş bir saldırı altına girdi. Tüm insanlık sokağa çıkamıyor. Savaş yıllarında gibiyiz. Ağaçların kuruduğu, kuşların topluca öldüğü ve böceklerin de %80 inin öldüğü söylenmektedir.

Bu bir biyolojik savaş değildir, bu virüs örtüsünün altında, sistemsel mekaniğin değiştirilmesidir. Yeni mekanik, IMF’nin parasal soygunu ile BM çatısı altında işletilecektir. BM, bundan böyle birleşmiş devletler örgütü olacaktır. IMF parası ise merkeziyetli ve sınırsız para olacaktır. Bu para, gerçek para değildir. Olamaz. Gerçek para, karşılığı olan bir değere, karşılık olan temsili değerdir. IMFnin parası, hangi değere, karşılık gelen değerdir. Dünya hasılası 80 trilyon, dünyanın borcu ise 260 trilyon dolar.

Dünya boyut, devletlere ve mali oligarklara ait sermaye tükenmiştir. Kuracakları yeni mekanikle tüm insanlığın elinde kalan, altın ya da sermaye karakterli her şeye saldıracaklardır. Bu saldırı çok önemli değildir. İnsanın soyguna maruz kalması, insanın tükenmesi değildir. İnsanın kontrol altına alınması, insanın tüketilmesidir. Tesla hep soyguna maruz kaldı ama hiçbir zaman tükenmedi. Otelde 5 parasız öldü ama insanlığa çok büyük bir miras bıraktı. Oysa o kontrol altında yaşamış olsaydı, elektrikte bu denli başarılı olabilir miydi?

İnsan dinamiktir. İnsan bilimdir. İnsan kontrol altına girmeyi sevmez. Girdiği anda kendini kaybetmeye başlar. O süreçte yaratıcı olmaktan çıkacak ve baş çelişkisi kontrolden çıkmak olacaktır. Kontrol süreci insani ilerleyişi sekteye uğratacaktır. Emperyalist ülkelerin işçi sınıfı, yüksek ücretler nedeni ile kontrol altına girdiğinde, hangi kavgaya öncülük edebildi. 1990 sonrası sosyalizm aradan çekildiğinde, insanlık devletlerin tahakkümü altına girdiğinde, nasıl bir ilericilik gösterebildi. Sadece bir tek örnek istiyorum.

Bugün sermaye aklı, devlet aklından bağımsız değildir. Oysa bugün devletler suç örgütleri konumuna geçmişlerdir. Siyasi liderler, eski hayatın bittiğini ilan etmektedirler. Peki, ne oldu da eski hayat bitti. Buna virüs neden oldu denilemez. Zira virüs tüm dünyada şimdiye dek 50.000 insanın ölümüne neden oldu. Bir o kadar da olsa 100.000 olacaktır. Oysa İspanyol gribinde 100 ila 140 000 000 arası insan öldü. Yine de toplumsal biçim değişmedi. Demek ki salgınlar sonrası toplumsal değişimler olacak diye bir koşul yok. Suç işlenmiş ve hiç bir devlet bunu deşifre etmemiştir. On binlerce insan bu değişime kurban edilmiştir. Siyaset, kurban alarak yol aldığına göre, insanın kendisini siyasetten sakınması gerekmektedir.

İlginç bir realite ise virüs ile radyasyon bulguları aynidir. Yüksek ateş ve bağışıklık sisteminde bozulma, eklem ağrısı, boğaz şişliği her ikisinde de mevcuttur. Gerçek radyasyon mu yoksa virüs mü? İktidara inanmıyoruz, muhalefet bir şey diyor mu? Trump, 10 gün direnin diyor. İyi de neden 10 gün? Virüsle tarih mi konuşuldu. 10 gün sonra uydudan yapılan test çalışmaları sona erecek ve radyasyon yayılımı mı duracak? Kuşkulanmakta haklı değil miyiz? Sağlık bakanı şöyle konuşuyor: “Çin bizi yanılttı 65 yaş üstünü risk altında düşündük. Oysa 20 yaş altı gençler de hayatını yitirdi.” Bakana göre 20 ila 60 arası risk yok. Virüs, soruyor, yaşın kaç 19 tamam sendeyim, bir başkasına, yaşın kaç, 21 aa olmaz sende kalamam. Gençlerin gün boyu alacağı radyasyonla kanser olmalarına gönülleri razı gelmedi. Gençlik hep kanser olursa nereden köle bulacaklar?

Siyaset, hezeyanlarla dolu, ekonomide de bir o kadar anlamsızlık tezahür edecektir. Endişe ve korku bugünü anlatmaktadır. Yarın, fotoğraf değişecek, devlet ve sermaye bireyleri efendi, toplum bireyleri ise köle olacaktır. Ancak burada bir parantez açalım, bu duruma itiraz eden bilinçli bireyler, kontrol dışı kalacaktır. Geliştirdikleri merkeziyetsiz kripto paralarla başka bir dünyanın insanı olarak, bu dünyanın içinden özgür dünyaya doğru çıkış arayacaklardır. Firar başlayacaktır. Bir başka şans ise Asya insanı büyük oranlarda dünya pazarının dışında kalacaktır. Pazar, daha fazla insanı kendi kapsamına alamıyor.

Asya mekaniği, hem uygar, hem otoriter, hem de komünaldir. Asya’nın komünal damarı, gerçek insan için bir ışıktır. Bakın, virüs sahteciliği Asya’da çok fazla ölüm getirmedi. Sadece wuhan eyaletini vurdu. Orası, Çin’in silikon vadisidir, 5G testlerinin, EM dalgalar ile çok fazla radyasyon yayacağı bir bölgedir. Bir düşünün, “biz bunu çok az ölümle başardık” dediler. Şayet bu virüs olsaydı ayni anda biter miydi, demek ki 5G testleri kesildi ve ölümler de ayni anda kesildi. Hiç ölüm olmadan olabilir miydi? Açıkça anlatılsaydı, kimse sokağa çıkmaz ve ölümler olmazdı. Ancak değişimler için korku ve endişe şarttı. Toplumun olası değişimleri bilmemesi gerekiyordu. Bireyler işsiz kalacağını bilir ve isyanlara başlardı.

Evet, egemenler kendince yeni bir dünyaya geçmektedirler. Bu dünya, gerçek insan için tahammül edilemez bir dünyaydı. Devlet ve sermaye ortaklığı ile gerçekleşen yenidünya, insanı tümüyle yapay zekâya teslimini getirecektir. Şimdiye dek birçok arkadaş virüse odaklanarak yanlış yaptı. İlk günden itibaren virüsün bir örtü, gerçeğin ise dünya boyut bir dönüşüm olduğunu anlatmaya çalıştım. Bugünde dönüşümle gelecek olan olası tehlikeleri anlatmaya çalışıyorum. Örn. cip taktırmak insanın tükenişinin itirafıdır. Bugün kendisine cip taktırmak istemeyen insanların çok fazla olacağını ön görüyor ve bunun gelecek için bir umut olacağını düşünüyorum. AB ülkelerinde 2021 Ocak ayında yeni bebeklere cip takılacağı söylenmektedir. Umarım bunun önüne geçilir.

Bir önceki yazımda devlette ve birçok sektörde önemli tasfiyeler olacağını yazmıştım. Bu çok kötü bir şey değildir. İşsizlik ve parasızlık ayni zamanda özgürlüğün kapısını aralayacaktır. Çiçero’nun bir sözü ile bitireyim. İnsan şerefini kaybedebilir, bu çok büyük bir kayıptır. İnsan namusunu kaybedebilir bu çok daha büyük bir kayıptır. İnsan cesaretini kaybettiğinde ise her şeyini kaybetmiş olacaktır. Ben de gelecek için cesaret diyorum.

About hasan karatas

Check Also

Günümüzde yoldaşlık-M. Taş

Devrimciler arasında yoldaşlığın ne anlama geldiğini bilmeyen yoktur sanıyorum. Sözlük anlamı; arkadaş, dost, eşlerden, ortak …

One comment

  1. Yazılarında ele aldığın olgu ve süreçlere kendine ait bir dille anlatıyorsun. Yorumlarını açık ve net bir mantık sistematiği içinde geliştiriyorsun. Ancak düşüncelerini geliştirirken sosyolojiye, sınıfsal dengelere ve politikaya rastlayamıyorum. Teknoloji ve egemen eliti analiz ederken toplumsal kültürel karmaşık yapıdan soyutladığını görüyorum, yanlışsam düzeltebilirsin amacım diyaloğu geliştirmek. Yazılarını ilgiyle okuyorum, eline sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com