IRKÇILIK KORONA VİRÜSÜ GİBİ SINIR TANIMIYOR-M. Taş

ABD başkanı Trump’ın ve İngiltere başbakanı Boris’in yaptıkları son açıklamalarla  ırkçılığın virüsten de daha fazla yayılmasına önayak oldular. Trumpa’ın koronavirüsü “yabancı virüs” olarak tanımlamasıyla yabancıları sorumlu tutması ve Boris’in “sürü bağışıklığı” planınında  yaşlı kuşağı  sağlık sisteminin dışına atması ırkçılığı yeniden tartışma gündemine taşıdı.

Aşağıdaki iki makale bu sorunları ayrı ayrı ele alıyor.

İNGİLTERE HÜKÜMETİNİN SÜRÜ-BAĞIŞIKLIĞI PLANI; NÜFUSUN %90’ININ COVID-19’A YAKALANMASI VE BIR MİLYONDAN FAZLA İNSANIN  ÖLÜMESİ ANLAMINA GELİR.

İngiliz hükümetine bağlı çalışan Davranışları Yönetme Ekibi başkanı David Halpern, hükümetin koronavirüse  karşı savunmasız yaşlı hastaları “kullanarak”  genel nüfusun “toplu bağışıklığa” kavuşturulacağını söyledi. Bu açıklamanın ardından  muhabirler “toplu bağışıklık” politikasının resmi hükümet politikası olup olmadığı konusunu araştırmaya başladı ve doğaldır ki kamuoyunda geniş tartışmalara neden oldu.

Tartışılan planda toplumun %90 virüse yakalanarak bağışıklık kazanacak ve  bu arada yaşlılarınyaklaşık bir milyonu ölecek. Bu ırkçı politika yalnızca yaşlı kuşağı hedef almıyor az gelirli fakir emekçi halkın önemli bir kesimi virüsün kurbanı olacak. Böylece Kamu sağlık kuruluşu olan NHS büyük bir masraftan kurtarılacak.

‘Sürü bağışıklığı’ (veya toplu bağışıklık) antikorlara sahip olmak için ‘sürü’nün %80’nin veya daha fazlasının virüse yakalanmasını gerektirir – yani COVID-19 ile antikor elde etmenin tek yolu hastalığa yakalanmaktır.

Koronavirüsü şu anda İtalya’nın sağlık sistemine yıkıcı etkide bulunurken İngiltere’de ise Muhafazakar partinin kesintileri yüzünden zayıflamış olan NHS’i, batmaktan kurtaracak bu ırkçı politika düşünülüyor.

İngiltere’de en kötü senaryoya göre halkın % 80’ni virüse yakalanması halinde beklenen ölüm oranı % 1 olduğu yazılıyor. Ama % 1 oran çok düşük. Çin’de yaklaşık 2-3% ve İtalya’da % 3-5 civarında. Savunmasız yoksul emekçi insanlar arasında bu oran çok daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. İngiltere Nüfusu 63 milyondur, bunun % 90’ı 57 milyona eşittir, bu kadar milyon insan virüse yakalanacak  ve 1.1 milyonun ölmesi bekleniyor.

B.Johnson, danışmanı D. Cummings ve diğer ırkçı ojenistlerin gözünde insanlar sürü olabilir ama bunlar anne- baba, karı -koca ve akrabadır, insandır herşeyden önce.  Irkçı aşırı sağcı hükümetler kitlesel ölümlere yol açan barbar politikalarını dayatıyorlar. Artık insanı insan gören demokrasi ve sosyalizmin iktidar olma zamanı gelmiştir.

 

KORONAVİRÜSÜNÜN NEDEN OLDUĞU IRKÇILIK

Trump’ın Koronavirüsünü ‘yabancı virüs’ olarak tanımlaması kamuoyunda şok etki yarattı.

Trump yaptığı konuşmada, “Yabancı virüsle mücadele edebilmek için sert ve kapsamlı çaba gereklidir.” diyerek planladıkları  tedbirleri açıkladı.  “Virüsü eninde sonunda ve süratle” yeneceklerinden emin olduğunu vurguladı.

Trump’ın “yabancı virüs” tanımı basında yer almasından hemen sonra akademisyenlerin açıklamaları geldi. Tarihte buna benzer kaç ırkçı açıklama yapıldığını sıraladılar.

Tarihçiler geçmiş yüzyıllarda benzer hikayelerin anlatıldığını, Veba’dan SARS’a kadar tarihin çeşitli dönemelerindeki salgın hastalıklara paralel, ırkçılığın ve yabancı düşmanlığın da hemen yükselişe geçtiğini hatırlattılar.

Bir tarihçi “Bu tanımlama hastalık hakkında tehlikeli düşünmeye yol açabilir. Bir kez o kapı açıldı mı … nereye gidileceğini tahmin edebiliyoruz. Ve oraya gitmek istemiyoruz. Bunu son derece tehlikeli” bulduklarının altını çizdi.

Akademisyenlerin salgın hastalıkların yol açtığı  beş ırkçı olayı örnek olarak verdiler;

Bunlardan birincisi, 14. yüzyılda ‘Kara Ölüm’. Yahudilerin kuyuları kasıtlı olarak zehirleyerek vebaya neden olmakla suçlandı. Bunun örnekleri Avrupa’nın pek çok yerinde görülüyor.

İkincisi, 19. yüzyılda New York’ta kolera salgını. 1832’deki kolera salgınından İrlandalı Katolik göçmenler sorumlu tutuldu.

Üçüncüsü, 19. yüzyılda San Francisco’nun Çin Mahallesi’ndeki karantinalar. San Francisco’daki  Çin’liler sorumluydu.

Dört, 19. yüzyılın sonu ve 20. Yüzyılın başında Ellis Adası’nda sağlık taramaları ve karantinalar; her zaman ki gibi Amerikalı olmayı hak etmeyenler ırkçı suçlamalarla karşı karşıya kaldı.

Ve 2003 SARS salgını. Bu salgında yabancı düşmanlığı ve ırkçı  tepkiler azalmış gibiydi. Fakat yine de bazı ABD gazetelerinde SARS taşıyıcıları olarak tüm Çinli turistler gösterilmişti.

Görüldüğü gibi her salgın hastalıkta bir etnik grup kurban gösterilmiştir. Irkçı  zehir toplumsal yaşamda halkın içine damla damla enjekte edildi. Eskiden olduğu gibi bugün de virüsün çeşidi ne olursa olsun hiç bir sosyal grubun etnik sınırları tanımaz. Bu yüzden, belirli insan gruplarını hedef göstererek onlardan uzak durmaya çalışmak büyük bir yanılgıdır.

Koronavirüsünü “Yabancı virüs” olarak tanımlamak yabancı düşmanlığını körüklüyor, virüsten uzak durmayı değil belirli bir sosyal gruptan, Çinliler’den ve diğer yabancılardan, uzaklaşmayı hedef gösteriyor, ırkçılıktır.

About Mehmet Tas

Check Also

TARTIŞMALAR ÜSTÜNE: SOSYALİZM, DEMOKRASİ, PARA VE EKONOMİ….M. Taş

Hasan Karataş arkadaşın üç yazısında dikkatimi çeken görüşlerini kısa notlar halinde değerlendirip cevap vermeğe çalıştım. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com