MARKS’IN DEMOKRASİ TEORİSİ- M.Taş

Komünist manifestoda Marx işçi sınıfının hedefini şöyle belirler “proletaryayı egemen sınıfın pozisyonuna yükseltmek, demokrasi savaşını kazanmaktır.” Marks ve Engels hiçbir zaman demokrasiyi sosyalizmden ayırmadı. Gerçek demokrasiyi veya sosyalist demokrasiyi bir politik sistem olarak değerlendirmediler. Onu değerler sisteminden oluşan, sürekli değişime uğrayan ve büyüyen, özünü koruyan ve kendisini aşan bir toplumsal model gibi gördüler.

Marx ve Marksistler demokrasinin belli bir sınıfın çıkarlarına hizmet ettiğinin altını çizdiklerinde kapitalizm koşullarında aldığı biçimi vurgulamışlardı. Burjuva demokrasisi azınlıktaki egemen sınıfın çıkarlarını korur; gerçek demokrasi ise, toplumu oluşturan, çalışan büyük çoğunluğun toplumsal ortak değerlerini belirler. Toplumsal demokrasi değerlerden oluşur. Öte yandan, devlet politikalarını düzenleyen, sınıf politikalarını yansıtan, politik bir sistem olan demokrasi politik demokrasidir. Lenin ve komünist partiler ekonomik demokrasiyi, sosyal demokrasi ve yeni sol partiler politik demokrasiye öncelik verdiler. O tarihlerde bu ayırım belki gerekebilirdi ancak bugün uzun süren tarihsel deneyimlerden sonra bu ayırımı yapmanın anlamı kalmadı.

Marks’ın demokrasi teorisinin temel elemenler şöyle: demokrasi meşruiyetin kaynağıdır; seçimler “emekçilerin iktidarı kadar önemlidir”; yerel, bölgesel ve ulusal delege seçimleri yani temsili demokrasi esastır; Parlamento politik tartışma ve meşruiyetin uygulama alanıdır; yürütme her zaman parlamentonun denetiminde kalmalıdır; tek başına yürütme militarist ve bürokrasidir; anayasa, hukuk ve devlet “halkın sadece kendi kaderini tayin hakkını ve belirleyici rolünü içermelidir” (Marx). Gerçek demokraside politik devlet kaybolurken Anayasa hukuk vs devam eder.

Demokrasi komünizmde sınıfların yok olmasıyla birlikte politik sistem olma özelliğini yitirecek ama değerler sistemi olarak daha da güçlenip gelişecek. Komünizmin, bilinen tüm sömürücü sistemlerden daha fazla demokrasiye ihtiyacı olacak. Bir sınıfın diğer bir sınıfı sömürmediği, sosyal-ekonomik eşitliğin toplumsal bir norma dönüştüğünde demokratik değerlerden oluşan komünizmde “bağımsız özgür üreticiler birliği” işlevini sürdürebilecek ve gerçek özgürlük demokratik değerlerle beslenip büyüyecek.

Komünizmin ana hedefi insanın gerçek politik özgürlüğüne kavuşmasıdır. Politik özgürlük insanın toplum yönetime aktif katılımıyla, pratik deneyimlerle demokratik hak ve özgürlüklerin günlük yaşamda kullanımıyla başarabilir.  Demokratik değerler politik yönden aktif sınıf, birey ve grupların mücadeleleri sonucunda kazanılan toplumsal özgürlük alanlarıdır. Hak ve özgürlüklerden oluşan değerler şunlar; seçimlere saygı, Seçme ve seçilme hakkı; insan, azınlık ve hayvan hakları; eleştiri, konuşma, örgütlenme ve toplanma hakları, basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, çoğulculuğa, çevreye ve farklılıklara saygı, tartışma ve kararlara katılma haklarıdır.  Kısaca “özgürlük, eşitlik ve kardeşliktir”.  Özgürlük ve eşitlik, demokraside bulunur, emekçi yığınlar iktidarı ele geçirdiğinde elde edilir ve bütün toplum için uygulanır.

Demokratik veya demokratik olmayan devletler her zaman her yerde özgürlüğü sınırlandırır. Özellikle liberal devletler her çeşit özel mülkiyete ve kapitalist mülkiyete toleranslıdır asla yasaklamayı tartışmaz. Mülkiyete yönelen herhangi bir saldırı karşısında tolerans toleranssızlığa dönüşür, diktatörlük karakteri ortaya çıkar. Benzer biçimde sosyalist demokrasi toplumsal mülkiyeti koruma altına aldığından diktatörlüktür.  Her devlet bir özünde bir diktatörlüktür; bu nedenle ekonomik demokrasi ve diktatörlük bir birini dışlamaz.

Fakat politik demokraside durum ekonomik demokrasiden daha karmaşık. Marks’a gör       “ Paris komünü yüksek bir demokratik biçimdir” fakat kendini korumak için elde silah direniyordu. Sovyetlerde Kışlık Sarayın alınışı ve iktidarın korunması silahla olmuştu.

Liberal demokrasilerde “güvenlik ve terör” bahanesiyle demokratik hak ve özgürlükler kısıtlanıyor demokrasi zayıflatılıyor ama ortadan kaldırılmıyor. Halkçı devrimci iktidarlar geçiş döneminde sosyalizme gidişi sürdürmek ve iktidarda kalmak uğruna demokraside kısıtlamalar yapabilir fakat hedefin net süresinin kısa olmasına özen gösterilmeli. Amaç demokrasiyi değil düşmanlarını bertaraf etmek olmalıdır.

Demokrasi barışçı olmayan metotları içermediğinden zorla kurulamaz fakat Marks’ın dediği korunabilir. Demokrasiye yabancı olan şiddetin dışarıdan gelen tehlikelere karşı önlem almak amacıyla kullanılırsa kabul edilebilir. Ayrıca halkın iktidarını kurmak ve korumak için şiddet her zaman iyi sonuç vermeyebilir, çok kötü sonuçları olduğu da bir gerçek.  Toplumsal örgütlülük, halkın şiddete karşı kültürel birikimi, zamanın ruhu dikkate alındıktan sonra zor unsurunun kullanımı düşünülebilir. Bazı ülkelerde halkın gelenekleri iktidarı parlamenter veya başka barışçı metotlarla alınmasını zorlayabilir, bu durumda şiddet yöntemleri tamamen devre dışı tutulmalı.

Emekçilerin iktidarında politik yasaklamalar geçiş sürecinde yine sınırlı ölçülerde kabul edilebilir. Kapitalizmi savunan partilerin kurulması, seçimlere katılımı serbest olmalıdır. Eski rejime dönüş gerici sağ partilerin yeniden iktidara gelmeleri için propaganda yapmaları demokrasiyi güçlendirir, halkın politik bilincini arttırır. Fakat silahla şiddetle devrimci iktidarı yıkmak veya ekonomik güç toplamalarına izin verilmemelidir. Kapitalizmden sosyalizme gidiş ne kadar zorsa sosyalizmden kapitalizme gidişte o kadar zorlaştırılmalıdır. Demokrasideki sınırlamalar demokrasiyi ortadan kaldıracak sınırlara kadar taşınmamalıdır.

Lefebvre’ye göre Marx demokrasiyi bir sistem olarak değil mücadele süreci olarak görür der. Süreç içinde demokrasi bazen durur, bazen geri gider, bazen de ileriye doğru yol alır, ama hiçbir zaman tamamlanmaz. Demokrasi için mücadele demokratik devletin ötesine giderek devletsiz bir toplum kurulunca demokratik değerler toplumda sınırsız uygulanır.

“SOSYALİZM YA DEMOKRATİKLEŞİR YA DA YOK OLUR GİDER”, H. Lefebvre

About Mehmet Tas

Check Also

Aslında hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir.

Aslında hiçbir şey dışardan göründüğü gibi değildir. AKP Meclis Grup Başkan vekili Cahit Özkan AKP …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com